(5271 S. K. m. 232, 279, 280) (5237 S. K. m. 22, 85, 86, 87) (765 S. K. m. 452) (1. CD. 19.10.2007 T. 2006/5288 E. 2007/7577 K.)
İstinaf yoluna tabi karara karşı, süresi içerisinde, başvuru hakkına sahip bulunan sanık Z. A. müdafi Av. A. P. tarafından yapılan istinaf talebinin CMK’nun 279/1. maddesi gereğince reddi nedenleri bulunmadığı anlaşıldığından, CMK'nun 280. maddesi gereğince dosyanın esasının incelenmesine başlandı. Dosya içerisinde bulunan iddianame, duruşma tutanakları, gerekçeli karar, dosyaya sunulmuş tüm deliller, belge ve bilgiler ile istinaf dilekçesi içeriği incelendi. Duruşma yapılmasına gerek görülmeksizin dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ;
Gerekçeli karar başlığında, 16:00 olan suç zaman diliminin yazılmayarak CMK 232/2-c maddesine ve 27/10/2015-28/10/2015 tarihleri arasındaki 1 (bir) günlük gözaltı süresinin yazılmayarak CMK 232/2-d maddesine muhalefet edildiği,
Olay günü maktul A. D.'in tarafları ayırmaya çalıştığı sırada, sanık Z.'in maktulün boynuna yumrukla vurması üzerine maktulün yere düşerek kafasını zemine çarptığı ve ölü muayene ve otopsi zaptında; künt kafa travması neticesi meydana gelen kafa tası boşluğu içine kanama ve beyin fonksiyon bozukluğu nedeniyle vefat ettiğinin, kişide saptanan kafa tası boşluğu içindeki kanamanın sert bir zemine çarpma ile oluşmasının mümkün olduğunun dıştan yumruk vurma ve benzeri etkiler ile olmasının mümkün olmadığının belirtildiği, İstanbul Adli Tıp Kurumu İhtisas Kurulu'nun 30/08/2016 tarih, 3798 karar sayılı raporunda; kişinin boyun bölgesine yumruk ile vurmak suretiyle yaralandığının kabulü halinde, sadece bu olay sonucu maktulde meydana gelen yaralanmanın kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olmadığının, kişi üzerindeki etkisinin basit tıbbi müdahale ile giderilecek ölçüde hafif nitelikte olduğunun belirtildiği, buna göre sanık hakkında TCK 86/2, 22/2 maddeleri yollamasıyla TCK 85/1 maddesinin sanık hakkında uygulanıp, uygulanmayacağının karar gerekçesinde tartışılmadan eksik inceleme ile hüküm kurulduğu, (Benzer yönde Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 19/10/2007 tarih, 2006/5288 Esas, 2007/7577 Karar sayılı ilamında; ....Sanık E.'in mahkumiyetine ilişkin hükmün incelenmesinde; Olaydan bin hafta önce sanık E.'in küfür etmesi üzerine alınan maktülün, E.’i annesine şikayet etliği, olay günü de maktül ve arkadaşı tanık L.'in, düğün salonunun terasında sigara içerlerken sanık E., A. ve tanık S.’ın yanlarına geldiği, sanık E. 'in, maktulü “gel konuşalım” diye yanına çağırdığı, birlikte yürüyerek arkadaşlarından ayrıldıkları, önceki olayın etkisi ile sanığın, maktulü önce eliyle iteklediği, yüzüne tokat attığı sonra da karnına tekme vurduğu, maktülün aldığı darbelerin etkisi ile önce öne doğru eğildiği, sonra arkası üzerine düşerek kafasını beton zemine vurduğu, Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Dairesinin raporuna güre ölüm mekanizmasının (ölüm nedeninin) belirlenemediği olayda sanık lehine yapılan yorum sonucunda;
5237 Sayılı TCK.nun 86, maddesi kapsamında Adli Tıp Kurumundan rapor aldırılıp, sonucuna göre;
a) Rapor 5237 Sayılı TCK.nun 86/2. maddesi kapsamında ise aynı yasanın 86/2, 22/2. maddeleri yollaması ile 85/1. maddesi,
b) Rapor 5237 Sayılı TCK.nun 86/1. maddesi kapsamında ise aynı yasanın 87/4. maddesine göre lehe olan 765 Sayılı Yasanın 452/2. maddesi ile hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmeden,
Eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi, Yasaya aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün tebliğnamedeki düşünce hilafına BOZULMASINA 19.10, 2007 gününde oybirliği ile karar verildi.." şeklinde,
Yine; Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 13/11/2008 tarih, 2008/5896 Esas, 2008/7230 Karar sayılı ilamında; ….. Toplanan deliller karar yerinde incelenip, Sanığın suçunun sübutu kabul edilmiş, cezayı azaltıcı tahrik ve taktiri indirim sebeplerinin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle kısmen kabul kısmen reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma sebebi dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ve duruşmalı incelemede tahrikten indirimin daha fala olması gerektiğine vesaireye yönelen, müdahil vekilinin bir sebebe dayanmayan ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine;
Ancak;
Sanık ve maktulü P. adlı galeride beraber alkol aldıkları, daha sonra tartışarak karşılıklı etkili eylemde bulundukları, maktulün maruz kaldığı müessir fiilin etkisiyle baş ve boyun travmasına bağlı solunum yolları kanamasının aspirasyonu sonucu oluşan mekanik asfiksi sonucu öldüğü anlaşılmakla, maktül yönünden 5237 sayılı TCK.nun 86 ve 87.maddeleri kapsamında yeniden rapor alınması ve sonucuna göre;
Yaralamanın 86/2. maddesi kapsamında kalması durumunda 5237 sayılı TCK.nun 86/2 ve 22.maddeleri delaletiyle 85/1. maddesi gereğince, 86/2. madde kapsamı dışında kalması durumunda ise kastı aşan adam öldürme suçundan 5237 savdı TCK'nun 87/4. maddesi ile 765 Sayılı TCK’nun 452. maddesinin uygulanıp, sonuçları birbirleriyle karşılaştırılarak, lehe olan hükmün belirlenmesi ve uygulamanın ona göre yapılmasında zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmekle, sanık müdafii ve müdahil vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden kabulüyle, hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi (BOZULMASINA), 11/11/2008 gününde oybirliği ile karar verildi." şeklinde belirtilmiştir.)
Anlaşıldığından, CMK’nın 280/1-b, 289/1-g maddelerine muhalefet edilmesi nedeniyle HÜKMÜN BOZULMASINA, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, kesin olmak üzere 06.06.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)