(AİHS m. 10) (2709 S. K. m. 12, 26) (6100 S. K. m. 353, 355, 357) (5271 S. K. m. 231) (6098 S. K. m. 49, 50, 56, 58, 74) (YHGK 17.09.2008 T. 2008/4-564 E. 2008/536 K.)
Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı, davalı istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b-1-son cümle uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ....'ın eski Fethiye İlçe Milli Eğitim Müdürü, ....'ün ise Ege gazetesinin sahibi olduğunu, ....'ün müvekkili görevden alınınca 31 Ağustos tarihinde facebook sosyal paylaşım sitesinde yapmış olduğu paylaşımında, artık bu isim burada olmayacak idari karar ile görevden alındı şeklinde paylaşımda bulunduğunu, müvekkilinin Fethiye İlçe Milli Eğitim Müdürü olarak görev yaptığı sırada davalılardan ....'nın, müvekkilinin açığa alındığı gün bu haberi kendi facebook sayfasından paylaştığını, ve ardından da "milli’likten başka ne ararsan mevcut olan müdür! Aha buyur, tabelacı gibi cemaat okullarının tabelalarını kendi ellerinle söktün yetmedi, "güya darbe"nin demokrasi nöbetlerinde 40 gün 40 gece rabia gibi göbek attın yetmedi. Biz müdürler hükümetimizin emrindeyiz bizim görevimiz eğitim değil biat dır dedin yalakalıkta sınırı aştın yetmedi. Ah be müdür bey bu kadar kıvırman alçalman bir boka yaramadı gördünmü.! Beşkazalıların hafızasında aha bu tip bir müdür olarak kaldın ya LA müdür.! Fethiye İlçe Müftüsü olan arkadaşın da selanı okutur artık " şeklinde paylaşımda bulunduğunu, müvekkilinin demokrasi nöbeti ile şehit fethi bey okuluna kız imam hatip tabelasını asmayı, müvekkilin saygın kişiliği ve karakteri, hayata bakış açısı hiç alakası olmayan "dansözlüğe " benzettiğini, müvekkilini aşağıladığını, müvekkilinin yapmış olduğu işleri alçaklığa benzettiğini, müvekkiline açık olarak alçak dediğini, yine hakaret içerikli olarak LAN kelimesinin kısaltması olan LA diyerek müvekkile hakaret ettiğini, davalılardan .... ise müvekkilinin görevden alınmasından hemen sonra 31 Ağustos tarihli paylaşımında “amk piçinin yanına vardım beni savalamıştı.” diyerek kendi sayfasında müvekkiline aleni olarak galiz küfürler ile küfrettiğini, ....'nın kendisini eleştirmesi üzerine yine "rüzgar emseyen yerde yaprak oynamaz, Fethiyede dönen pislikleri biliyorum" ile devam eden beyanlarda bulunduğunu, bu beyanı ile müvekkile Fetöcü dediğini, yine, müvekkilinin pislik ile uğraştığını söyleyerek müvekkiline hakaret ettiğini, davalıların bu hakaret içeren sözleri üzerine Fethiye Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğunu, daha sonra davalılar hakkında Fethiye 3. Asliye Ceza Mahkemesi 2017/14 Esas sayılı dosyası ile kamu davası açıldığını, 31.10.2017 tarihinde verilen karar ile davalılar .... ile ....’nın, müvekkiline karşı hakaret suçu işlediği sabit olduğundan cezalandırılmasına karar verildiğini, müvekkilinin, davalıların tüm bu hakaretleri sosyal medya aracılığıyla aleni olarak gerçekleştirilmesi nedeni ile zor durumda kaldığını, onurunun incindiğini ve gururunun kırıldığını belirterek davalarının kabulü ile, müvekkili .... Doğan için her bir davalıdan ayrı ayrı 7.500 TL olmak üzere toplam 15.000 TL manevi tazminatın, olay tarihi olan 31/08/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan tahsiline, yargılama giderleri ile ücret-i vekaletin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALI CEVABININ ÖZETİ:
Davalı .... cevap dilekçesinde özetle; Davacı yan dava dilekçesinde müvekkili .... hakkında T.C. Fethiye 3.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2017/14 Esas sayılı kovuşturma dosyasında verilen mahkumiyet kararının kesinleştiğini, müvekkilinin hakaret suçunu işlediğinin mahkeme kararıyla sabit olunmuş gibi beyanlarda bulunduğunu, ancak bahsedilen kararın kesinleşmediğini, ayrıca T.C. Fethiye 3.Asliye Ceza Mahkemesince müvekkili hakkında 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5.maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiğini, bu nedenle kesinleşmiş bir ceza hükmününde bulunmadığını, söz konusu karar hukuk hakimini bağlamayacağını, ayrıca müvekkilinin beyanlarının davacıyı tahkir edici veya küçük düşürücü mahiyette değerlendirilemeyeceğini düşündüklerini, müvekkilinin kullanmış olduğu ifadelerin eleştiri mahiyetinde ve davacı yanı eleştirmek için kullanıldığını, müvekkilinin söz konusu ifadeleri kullanırken davacı yanı küçük düşürmek veyahut üzmek maksadında olmadığını, müvekkili tarafından söylenen "LA müdür" ifadesi LAN kelimesinin kısaltılmışı olmadığını, La kelimesi bölgemizde yaşayan insanlar tarafından kullanılan bir sesleniş, ünleme ifadesi olduğunu, davacı yanın dava konusu ifadelerden dolayı zarara uğradığını veya onurunun incindiğini düşünmediklerini, kabul etmemekle birlikte davacı yan tarafından talep olunan manevi tazminat miktarının oldukça fahiş bir miktar olduğunu belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Davalı .... cevap dilekçesinde özetle, Davacının dava dilekçesinde belirttiği Fethiye 3 Asliye Ceza Mahkemesi dosyasının karara çıktığı ancak henüz kesinleşmediğini, davacının Fetö/PDY üyesi olduğu gerekçesiyle açığa alındığı haberini görünce kendisinin de katıldığı Demokrasi mitinglerinde davacının da katılmış olduğunu hatırladığını, davacıya bu haberin doğru olup olmadığını sormaya gittiğinde, kendisine sen kimsin sana açıklama mı yapacağım diyerek kendisini kovduğunu, kendisinin milletini, devletini, bayrağını ve Cumhurbaşkanını seven bir vatandaş olarak olayların kendisinde yarattığı derin üzüntü ve sinirle hakaret kastı olmadan o anki kızgınlığı ve haberin doğru olduğu zannıyla böyle bir paylaşımda bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
DELİLLER:
Fethiye 3 Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/14 esas sayılı dosyası, Fethiye Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 12.01.2017 tarih ve 2017/149 esas sayılı iddianamesi tarafların sosyal ve ekonomik durumlarını gösterir araştırma tutanakları, tüm dosya kapsamı.
İDM KARARININ ÖZETİ:
İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; Davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, 6.000,00 TL manevi tazminatın 31.08.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ....'dan alınarak davacıya verilmesine, 6.000,00 TL manevi tazminatın 31.08.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı .... dan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ:
Davalı .... vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilin beyanlarının davacıyı tahkir edici veya küçük düşürücü mahiyette değerlendirilemeyeceğini, müvekkilin kullanmış olduğu ifadelerin eleştiri mahiyetinde olduğunu ve davacı yanı eleştirmek için kullanıldığını, davacı yanın dava konusu ifadelerden dolayı zarara uğradığını veya onurunun incindiğini düşünmemekte olduklarını, kabul etmemekle birlikte davacı yan tarafından talep olunan ve Yerel Mahkemece kabul karar verilen manevi tazminat miktarının oldukça fahiş bir miktar olduğunu, müvekkilin söz konusu ifadeleri kullanırken davacı yanı küçük düşürmek veyahut üzmek maksadında olmadığını, davaya konu ifadeler incelendiği takdirde müvekkilin ağır eleştiri boyutunda kalan ifadelerinde hakaret olmadığı ve manevi tazminata gerekçe olamayacağının açığa çıkacağını, T.C. Fethiye 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 03/04/2019 Tarih ve 2017/603 Esas 2019/208 Karar sayılı ilamına karşı yapmış oldukları istinaf kanun yolu başvurumuzun kabulü ile hukuka ve yerleşik içtihatlara aykırı olan ilgili kararın kaldırılmasına, aksi kanaatte ise daha makul ve hukuki vicdana uygun bir manevi tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı .... vekili istinaf dilekçesinde özetle; tehiri icra talebinin kabulüne, hükmün icrasının istinaf incelemesi sonuna kadar ertelenmesi için tehiri icra kararı verilmesine, yerel mahkeme kararının lehine olacak şekilde kaldırılıp karar verilmek üzere dosyanın yerel mahkemeye gönderilmesine, gerekirse davanın sayın mahkemenizce görülmesine karar verilirse talepleri gibi karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAFA CEVAP:
Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil, davalıların tüm bu hakaretleri sosyal medya aracılığıyla aleni olarak gerçekleştirilmesi nedeni ile zor durumda kalmış, onuru incinip, gururu kırıldığını, insanların şerefine bu şekilde çirkince dil uzatılmasının ve insan onurunu zedeleyici şekilde müdahalede bulunulmasının, müvekkili derinden yaraladığını, bu nedenle hükmedilen tazminat miktarının çok olmadığını, davalı tarafın itirazlarının asılsız ve mesnetsiz olduğunu, davalı tarafın istinaf taleplerinin reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Uyuşmazlık, hakaretten kaynaklanan haksız eylem nedeniyle manevi tazminat isteğine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince yukarıda özetlenen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar vermiştir. Bu karara karşı davalılar istinaf isteminde bulunmuşlardır.
6100 sayılı HMK’nun 355. maddesi uyarınca inceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilir; HMK'nun 357. Maddesine göre de "İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz." maddeleri çerçevesinde inceleme yapılmıştır.
Bilindiği üzere; 6098 Sayılı TBK. 49 maddesi gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Aynı Kanunun, 50/1.fıkrası gereğince zarar gören zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altında olup; 56/1.fıkra gereğince hakim bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Keza, Aynı Kanunun 58/1.fıkraya göre kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat altında bir miktar para ödenmesini isteyebilir.
Kural olarak, 6098 Sayılı TBK. 74 maddesi gereğince ceza mahkemesince verilen kararlar hukuk hakimi bakımından bağlayıcı değildir. Ancak, hukuk hakiminin bu bağımsızlığı sınırsız değildir, ceza mahkemesince fiilin hukuka aykırılığına yönelik kesinleşen maddi olgular hukuk hakimi bakımından da bağlayıcı olup, taraflar yönünden de kesin delil niteliği taşımaktadır (Yargıtay HGK'nun17/09/2008 Tarih, 2008/4/564 esas, 2008/536 karar). Ancak, maddi olgunun belirlenmesi bakımından HAGB kararı (5271 Sayılı CMK'nun 231 inci maddesi) kesinleşmiş bir ceza hükmü olmadığından hukuk hakimi bakımından da bağlayıcı olmadığının kabulü gerekir.
Somut olayda; Aliağa 2. Asliye Ceza Mahkemesine 2016/33 Esas ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, davalıların davacıya karşı hakaret suçundan, mahkumiyetine ilişkin verilen karar davalı .... bakımından hukuk hakimi bakımından bağlayıcı nitelik taşımayan hükmün açıklanmasının geri bırakılması şeklinde sonuçlanmış, davalı .... bakımından ise İzmir BAM 12. Ceza Dairesinin 201/784 Esas sayılı 21/11/2018 tarihli kararı ile istinaf isteminin reddine karar verilerek hukuk hakimi bakımından bağlayıcı taraflar yönünden kesin delil niteliği taşır şekilde kesinleşmiştir.
AİHS 10. maddesi bakımından AİHM Yerleşik İçtihatları ile oluşturulan ilkelerden biri de ifade özgürlüğüne ilişkindir. İfade özgürlüğü; haber ve bilgilere, başkalarının fikirlerine serbestçe ulaşabilme, düşünce, tavır ve kanaatlerinden dolayı kınanmama ve bunları tek başına veya başkalarıyla birlikte çeşitli yollarla serbestçe ifade edebilme, anlatabilme, savunabilme, başkalarına aktarabilme ve yayabilme imkânlarına sahip olma anlamlarına gelir. Düşüncelerin her türlü araçla açıklanması, açıklanan düşünceye paydaş sağlanması, düşünceyi gerçekleştirme ve bu konuda başkalarını ikna çabaları ve bu çabaların hoşgörüyle karşılanması çoğulcu demokratik düzenin gereklerindendir. Dolayısıyla toplumsal ve siyasal çoğulculuğu sağlamak, her türlü düşüncenin barışçıl bir şekilde ve serbestçe ifadesine bağlıdır.
İfade özgürlüğü; sadece toplum tarafından kabul gören, zararsız veya ilgisiz kabul edilen bilgi ve fikirler için değil; incitici, şoke edici ya da endişelendirici bilgi ve düşünceler için de geçerlidir. Bu itibarla düşünceyi açıklama ve yayma özgürlüğü demokrasinin işleyişi için hayati önemdedir. Yokluğu hâlinde demokratik bir toplumdan söz edemeyeceğimiz çoğulculuğun, hoşgörünün ve açık fikirliliğin bir gereğidir.
Ancak belirtmek gerekir ki, ifade özgürlüğü sınırsız değildir. İfade özgürlüğünün, kişilerin itibarına zarar verecek boyuta ulaşmaması gerekir. Bu gereklilik, temel hak ve hürriyetlerin; kişinin topluma, ailesine ve diğer kişilere karşı ödev ve sorumluluklarını da ihtiva ettiğini belirten Anayasa'nın 12. maddesinin ikinci fıkrasından doğan bir zorunluluktur. Bu itibarla, Anayasa'nın 26. maddesinin ikinci fıkrasına göre ifade özgürlüğünün sınırlandırılma nedenlerinden biri de başkalarının şeref ve itibarının korunmasıdır.
Bu ilkeler kapsamında davalıların birbirinden ayrı gerçekleşen eylemleri değerlendirildiğinde;
I-Davalı ....'ın, davacıya karşı hakaret suçunu işlediğinden bahisle verilen mahkumiyet kararı hukuk hakimi bakımından bağlayıcı nitelik taşımayan HAGB kararı ile sonuçlanmıştır. Hukuk hakimi ceza dosyasındaki delilleri serbestçe değerlendirebilir. davacı hakkında çıkan haberin altına "Milli’likten başka ne ararsan mevcut olan müdür! Aha buyur, tabelacı gibi cemaat okullarının tabelalarını kendi ellerinle söktün yetmedi, "güya darbe"nin demokrasi nöbetlerinde 40 gün 40 gece rabia gibi göbek attın yetmedi. Biz müdürler hükümetimizin emrindeyiz bizim görevimiz eğitim değil biat dır dedin yalakalıkta sınırı aştın yetmedi. Ah be müdür bey bu kadar kıvırman alçalman bir boka yaramadı gördünmü.! Beşkazalıların hafızasında aha bu tip bir müdür olarak kaldın ya LA müdür.! Fethiye İlçe Müftüsü olan arkadaşın da selanı okutur artık " şeklinde yorum yazdığı sabittir. bu paylaşımın; ağır eleştiri, kaba, kırıcı nezaketsiz olarak nitelendirilebilecek düşünce açıklaması yönünde paylaşım olduğu, ayrıca davalının yorumlarının genel olarak düşünce açıklaması olduğu, iftira niteliği taşımadığı gibi hakaret niteliğinde de olmadığı ifade özgürlüğü sınırları içinde kaldığı; dolayısıyla davacının kişiliğine yönelik hukuka aykırı saldırı niteliğinde olmadığı belirlendiğinden; 6098 Sayılı TBK un 58 inci maddesi uyarınca davacı yararına manevi tazminat koşulları gerçekleşmediğinden, davalı vekilinin istinaf isteminin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
II-Davalı .... bakımından verilen karar İzmir BAM 12. Ceza Dairesinin 201/784 Esas sayılı 21/11/2018 tarihli kararı ile istinaf isteminin reddine karar verilerek kesinleşmiştir. Bu durumda ceza mahkemesinde kesinleşen bu maddi olgular hukuk hakimi bakımından bağlayıcı taraflar yönünden kesin delil niteliği taşıdığı gibi hukuk hakimi ceza dosyasındaki delilleri de serbestçe değerlendirebilir. Anılan dosya içinde ve eldeki davada toplanan delillerden, davacı hakkında çıkan haberin altına “amk piçinin yanına vardım beni savalamıştı.” şeklinde yorum yazdığı sabit olduğuna göre; ilk derece mahkemesince davacı yararına manevi tazminata hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmadığından davalının anılan hususlara değinen tüm istinaf nedenleri yerinde bulunmamıştır.
Öte yandan, hakim, manevi tazminatın tutarını belirlerken, saldırı oluşturan eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. Tutarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel durum ve koşulların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde nesnel (objektif) olarak göstermelidir. Çünkü yasanın takdir hakkı verdiği durumlarda yargıcın, hukuk ve adalete uygun (hak ve nesafetle) karar vereceği Medeni Yasa'nın 4. maddesinde belirtilmiştir. Takdir edilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
Bu ilkeler kapsamında, olayın gerçekleşme şekli, yeri, zamanı, manevi tazminatın sebepsiz zenginleşme ve fakirleşme aracı olmaması, tarafların sosyal ekonomik durumları, hak ve nesafet kaideleri birlikte yukarıda açıklanan ilkeler kapsamında değerlendirildiğinde, ilk derece mahkemesince, davacı yararına 6.000,00 TL, manevi tazminata hükmedilmesi, ulaşılmak istenilen manevi tatmin (doyum) için yeterli görülmüştür.
Yukarıda açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; ilk derece mahkemesince taraflarca gösterilen delillerin toplanmasında, değerlendirilmesinde esas ve usul bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı ve davalı ....'nin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-1) bendi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı .... vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-2) bendi gereğince kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, kabul edilen istinaf nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden düzeltilerek yeniden esas hakkında karar vermek suretiyle;
1- Davanın kısmen kabul kısmen reddi ile,
a) Davalı .... hakkındaki davanın reddine;
b) 6.000,00 TL manevi tazminatın 31.08.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı .... dan alınarak davacıya verilmesine,
Fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalı ....'nin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden istinaf isteminin 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkra (b-1) bendi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Davalı .... vekilinin istinaf isteminin 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkra (b-2) bendi gereğince KABULÜNE,
3-İlk Derece Mahkemesi olan Fethiye 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2017/603 Esas - 2019/208 Karar sayılı 03/04/2019 tarihli kararının KALDIRILMASINA,
4-Düzelterek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle;
5-Davanın KISMEN KABUL-KISMEN REDDİNE,
a) Davalı .... hakkındaki davanın REDDİNE;
b) 6.000,00 TL manevi tazminatın 31.08.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ....'dan alınarak davacıya VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
c) Davacı tarafından peşin yatırılan 256,17-TL'den alınması gereken 409,86-TL karar ve ilam harcının mahsubuyla, bakiye 153,69-TL harcın davalı ....'dan alınarak Hazineye gelir kaydına, mahsubuna karar verilen 256,17-TL karar ve ilam harcının davalı ....'dan alınarak davacıya verilmesine,
ç) Davacı tarafından yapılan 122,80-TL yargılama giderinden, davanın kabul oranı olan %.80'e göre hesaplanan 98,24-TL'nin davalı ....'dan alınarak davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,
d) Davalı tarafından yapıla 14,00-TL yargılama giderinin davanın ret oranı olan %20'ye göre hesaplanan 2,80-TL'nin davacıdan alınarak davalı ....'ye verilmesine, bakiye giderin davalı üzerinde bırakılmasına,
e) Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden her iki dava birbirinden bağımsız olup davalı .... hakkında yeni bir hüküm verilmediğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince; kabul edilip hüküm altına alınan manevi tazminat tutarı üzerinden 2.725,00-TL vekalet ücretinin davalı ....'den alınarak davacıya verilmesine,
f) Davalı .... kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden her iki dava birbirinden bağımsız olup davalı .... hakkında yeni bir hüküm kurulduğundan hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince; reddedilen manevi tazminat tutarı üzerinden 5.100,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Davalı .... tarafından peşin yatırılan 121,30-TL istinaf yoluna başvurma harcının mahsubuyla Hazineye gelir kaydına, 204,93-TL istinaf karar ve ilam harcının talep halinde davacıya iadesine,
7-Davalı .... tarafından peşin yatırılan 121,30-TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 205,00-TL karar ve ilam harcının mahsubuyla, bakiye 204,86-TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
8-Davacı tarafından yapılan 9,00-TL istinaf yargılama giderinden, davanın kabul oranı olan %80'e göre hesaplanan 7,20-TL kısmının davalı ....'den alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmının davacı üzerinde bırakılmasına,
9-Davalı .... tarafından yapılan istinaf giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
10-Artan gider avanslarının yatıranlara iadesine,
11-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans ve harç tahsil / iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi'nce yerine getirilmesine,
İlişkin dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 28/02/2022 tarihinde, 6100 Sayılı HMK'nun 362. Maddesi (1-a) bendi gereğince KESİN olarak oybirliği ile karar verildi.
NOT: KONUNUN ÖNEMİ GEREĞİ YEREL MAHKEME İLAMINI AŞAĞIDA YAYIMLIYORUZ.
T.C.
FETHİYE
1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO: 2017/603
KARAR NO: 2019/208
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 02/11/2017
KARAR TARİHİ: 03/04/2019
Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ....'ın eski Fethiye İlçe Milli Eğitim Müdürü, ....'ün ise Ege gazetesinin sahibi olduğunu,....'ün müvekkili görevden alınınca 31 Ağustos tarihinde facebook sosyal paylaşım sitesinde yapmış olduğu paylaşımında, artık bu isim burada olmayacak idari karar ile görevden alındı şeklinde paylaşımda bulunduğunu, müvekkilinin Fethiye İlçe Milli Eğitim Müdürü olarak görev yaptığı sırada davalılardan ....'nın, müvekkilinin açığa alındığı gün bu haberi kendi facebook sayfasından paylaştığını, ve ardından da "milli’likten başka ne ararsan mevcut olan müdür! Aha buyur, tabelacı gibi cemaat okullarının tabelalarını kendi ellerinle söktün yetmedi, "güya darbe"nin demokrasi nöbetlerinde 40 gün 40 gece rabia gibi göbek attın yetmedi. Biz müdürler hükümetimizin emrindeyiz bizim görevimiz eğitim değil biat dır dedin yalakalıkta sınırı aştın yetmedi. Ah be müdür bey bu kadar kıvırman alçalman bir boka yaramadı gördünmü.! Beşkazalıların hafızasında aha bu tip bir müdür olarak kaldın ya LA müdür.! Fethiye İlçe Müftüsü oaln arkadaşın da selanı okutur artık " şeklinde paylaşımda bulunduğunu, müvekkilinin demokrasi nöbeti ile şehit fethi bey okuluna kız imam hatip tabelasını asmayı, müvekkilin saygın kişiliği ve karakteri, hayata bakış açısı hiç alakası olmayan "dansözlüğe " benzettiğini, müvekkilini aşağıladığını, müvekkilinin yapmış olduğu işleri alçaklığa benzettiğini, müvekkiline açık olarak alçak dediğini, yine hakaret içerikli olarak LAN kelimesinin kısaltması olan LA diyerek müvekkile hakaret ettiğini, davalılardan .... ise müvekkilinin görevden alınmasından hemen sonra 31 Ağustos tarihli paylaşımında “amk piçinin yanına vardım beni savalamıştı.”diyerek kendi sayfasında müvekkiline aleni olarak galiz küfürler ile küfrettiğini, ....'nın kendisini eleştirmesi üzerine yine "rüzgar emseyen yerde yaprak oynamaz, Fethiyede dönen pislikleri biliyorum" ile devam eden beyanlarda bulunduğunu, bu beyanı ile müvekkile Fetöcü dediğini, yine, müvekkilinin pislik ile uğraştığını söyleyerek müvekkiline hakaret ettiğini, davalıların bu hakaret içeren sözleri üzerine Fethiye Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğunu, daha sonra davalılar hakkında Fethiye 3. Asliye Ceza Mahkemesi 2017/14 Esas sayılı dosyası ile kamu davası açıldığını,31.10.2017 tarihinde verilen karar ile davalılar .... ile ....’nın, müvekkiline karşı hakaret suçu işlediği sabit olduğundan cezalandırılmasına karar verildiğini, müvekkilinin, davalıların tüm bu hakaretleri sosyal medya aracılığıyla aleni olarak gerçekleştirilmesi nedeni ile zor durumda kaldığını, onurunun incindiğini ve gururunun kırıldığını belirterek davalarının kabulü ile, müvekkili .... Doğan için her bir davalıdan ayrı ayrı 7.500 TL olmak üzere toplam 15.000 TL manevi tazminatın, olay tarihi olan 31/08/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan tahsiline, yargılama giderleri ile ücret-i vekaletin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı .... cevap dilekçesinde özetle; Davacı yan dava dilekçesinde müvekkili .... hakkında T.C. Fethiye 3.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2017/14 Esas sayılı kovuşturma dosyasında verilen mahkumiyet kararının kesinleştiğini, müvekkilinin hakaret suçunu işlediğinin mahkeme kararıyla sabit olunmuş gibi beyanlarda bulunduğunu, ancak bahsedilen kararın kesinleşmediğini, ayrıca T.C. Fethiye 3.Asliye Ceza Mahkemesince müvekkili hakkında 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5.maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiğini, bu nedenle kesinleşmiş bir ceza hükmününde bulunmadığını, söz konusu karar hukuk hakimini bağlamayacağını, ayrıca müvekkilinin beyanlarının davacıyı tahkir edici veya küçük düşürücü mahiyette değerlendirilemeyeceğini düşündüklerini, müvekkilinin kullanmış olduğu ifadelerin eleştiri mahiyetinde ve davacı yanı eleştirmek için kullanıldığını, müvekkilinin söz konusu ifadeleri kullanırken davacı yanı küçük düşürmek veyahut üzmek maksadında olmadığını, müvekkili tarafından söylenen "LA müdür" ifadesi LAN kelimesinin kısaltılmışı olmadığını, La kelimesi bölgemizde yaşayan insanlar tarafından kullanılan bir sesleniş, ünleme ifadesi olduğunu, davacı yanın dava konusu ifadelerden dolayı zarara uğradığını veya onurunun incindiğini düşünmediklerini, kabul etmemekle birlikte davacı yan tarafından talep olunan manevi tazminat miktarının oldukça fahiş bir miktar olduğunu belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Davalı .... cevap dilekçesinde özetle, Davacının dava dilekçesinde belirttiği Fethiye 3 Asliye Ceza Mahkemesi dosyasının karara çıktığı ancak henüz kesinleşmediğini, davacının Fetö/PDY üyesi olduğu gerekçesiyle açığa alındığı haberini görünce kendisinin de katıldığı Demokrasi mitinglerinde davacının da katılmış olduğunu hatırladığını, davacıya bu haberin doğru olup olmadığını sormaya gittiğinde, kendisine sen kimsin sana açıklama mı yapacağım diyerek kendisini kovduğunu, kendisinin milletini, devletini, bayrağını ve Cumhurbaşkanını seven bir vatandaş olarak olayların kendisinde yarattığı derin üzüntü ve sinirle hakaret kastı olmadan o anki kızgınlığı ve haberin doğru olduğu zannıyla böyle bir paylaşımda bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkememizce tarafların ekonomik ve sosyal durumları araştırılmıştır.
Mahkememizce Fethiye 3 Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/14 esas sayılı dosyası celp edilmiş, incelenmesinde; Fethiye Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 12.01.2017 tarih ve 2017/149 esas sayılı iddianamesi ile sanıklar .... ve .... hakkında davacı .... Doğan aleyhine hakaret suçunu işlediklerinden bahisle kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda dosyamız davalısı ....'nın üzerine atılı kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret suçunu işlediği sabit görülerek neticeten 7.080,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, yine dosyamız davalılarından ....'nın üzerine atılı hakaret suçunu işlediği sabit görülerek neticeten 2 ay 27 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, karara karşı davalı .... tarafından istinaf davalı .... tarafından itiraz yoluna başvurulduğu, davalı .... tarafından yapılan itirazın Fethiye Ağır Ceza Mahkemesinin 18.01.2018 tarih 2018/111 D.İş sayılı kararı ile reddine karar verildiği, davalı .... tarafından yapılan istinaf başvurusunun ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesi'nin 21.11.2018 tarih 2018/784 esas 2018/3061 karar sayılı kararı ile esastan reddine karar verildiği, davalılar hakkında verilen kararların belirtilen şekilde kesinleştikleri anlaşılmıştır.
Dava; hakaretten kaynaklı haksız eylem nedeniyle manevi tazminat isteğine ilişkindir.
Bilindiği üzere; 6098 Sayılı TBK. 49 maddesi gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Aynı Kanunun, 50/1.fıkrası gereğince zarar gören zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altında olup;56/1.fıkra gereğince hakim bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Keza, Aynı Kanunun58/1.fıkraya göre kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat altında bir miktar para ödenmesini isteyebilir.
Kural olarak, 6098 Sayılı TBK. 74 maddesi gereğince ceza mahkemesince verilen kararlar hukuk hakimi bakımından bağlayıcı değildir. Ancak, hukuk hakiminin bu bağımsızlığı sınırsız değildir, ceza mahkemesince fiilin hukuka aykırılığına yönelik kesinleşen maddi olgular hukuk hakimi bakımından da bağlayıcı olup, taraflar yönünden de kesin delil niteliği taşımaktadır (Hukuk Genel Kurulunun 17/09/2008 Tarih, 2008/4/564 esas, 2008/536 karar). Ancak, maddi olgunun belirlenmesi bakımından hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı (5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu 231 inci maddesi) kesinleşmiş bir ceza hükmü olmadığından, ceza miktarı yönünden verildiği anda kesin olan kararlar maddi anlamda kesin hüküm niteliği taşımadığından kesin bir hüküm oluşturmadığından hukuk hakimi bakımından da bağlayıcı olmadığının kabulü gerekir.
Yapılan açıklamadan sonra dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davalılardan .... hakkında her ne kadar Fethiye 3 Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/14 esas sayılı dosyasında hakaret suçundan verilen adli para cezasına dair hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise de bu hususun ceza mahkemesi dosyasının delil olma niteliğine bir etkisinin olmadığı, gerek iş bu dosya kapsamında toplanan deliller gerekse Fethiye 3 Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/14 esas sayılı dosyasında toplanan deliller bir bütün olarak değerlendirildiğinde davalılardan ....'nın davacı hakkında çıkan haberin altına "Milli’likten başka ne ararsan mevcut olan müdür! Aha buyur, tabelacı gibi cemaat okullarının tabelalarını kendi ellerinle söktün yetmedi, "güya darbe"nin demokrasi nöbetlerinde 40 gün 40 gece rabia gibi göbek attın yetmedi. Biz müdürler hükümetimizin emrindeyiz bizim görevimiz eğitim değil biat dır dedin yalakalıkta sınırı aştın yetmedi. Ah be müdür bey bu kadar kıvırman alçalman bir boka yaramadı gördünmü.! Beşkazalıların hafızasında aha bu tip bir müdür olarak kaldın ya LA müdür. ! Fethiye İlçe Müftüsü olan arkadaşın da selanı okutur artık " şeklinde yorum yazarak, davalılardan ....'nın ise yine davacı hakkında çıkan haberin altına “amk piçinin yanına vardım beni savalamıştı.” şeklinde yorum yazarak davacıya hakaret ettikleri, söz konusu hakaret eylemlerinin davacının kişilik haklarına saldırı niteliğinde olduğu davacının manevi tazminat talep etme hakkının bulunduğu kabul edilmiştir.
Hakim manevi tazminatın miktarını tayin ederken saldırı teşkil eden eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. Miktarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel hal ve şartların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde objektif olarak göstermelidir. Çünkü kanunun takdir hakkı verdiği hususlarda hakimin hak ve nesafetle hüküm vereceği 4721 Sayılı TMK'nun 4. maddesinde belirtilmiştir. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
Bu durumda, davaya konu hakaret eylemlerinin gerçekleşme şekli, yeri, zamanı davacının kişisel durumu, tarafların ekonomik ve sosyal durumları yukarıda açıklanan ilkeler ile birlikte değerlendirildiğinde; davacı yararına her bir davalı aleyhine 6.000,00 er TL olarak hükmedilecek manevi tazminatın ulaşılmak istenilen tatmin (doyum) için yeterli olduğu ve hak ve nesafet kaidelerine uygun olacağı sonucuna ulaşılmıştır.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın kısmen kabul kısmen reddi ile,
6.000.00 TL manevi tazminatın 31.08.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ....'dan alınarak davacıya verilmesine,
6.000.00 TL manevi tazminatın 31.08.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı .... dan alınarak davacıya verilmesine,
Fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Alınması gereken 819,72 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 256,17 TL'nin mahsubundan sonra kalan 563,55 TL harcın 281,77 sinin davalı ....'dan, 281,77 TL sinin ise davalı ....'dan tahsili ile hazineye gelir kaydına, davacı tarafından yatırılan 292,17 TL ilk dava giderinin (başvurma harcı, peşin harç, vekalet harcı) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
3-Davacı tarafından yapılan 122,80 TL posta ve tebligat ücretinin davanın kabul ve red oranına göre 98,24 TL sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı .... tarafından yapılan 14,00 TL tebligat ücretinden davanın kabul ve red oranına göre 2,80 TL sinin davacıdan alınarak davalı ....'ya verilmesine, kalanının davalı .... üzerinde bırakılmasına,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.ne göre tayin ve takdir olunan 2.725,00 TL vekalet ücretinin (davalı .... aleyhine açılan dava yönünden)davalı ....'dan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.ne göre tayin ve takdir olunan 2.725,00 TL vekalet ücretinin (davalı .... aleyhine açılan dava yönünden ) davalı ....'dan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı .... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.ne göre tayin ve takdir olunan 1.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı....'ya verilmesine,
7-Yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,
Dair, Davacı vekili, davalı vekili ve davalı ....'nın yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize yada mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Hukuk Mahkemesine verilecek dilekçe ile İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 03/04/2019 (¤¤)