T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2025/1314
KARAR NO: 2025/1585
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 18/04/2025
NUMARASI: 2025/356 Esas - 2025/361 Karar
DAVANIN KONUSU: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 18/09/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 18/09/2025
Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden 6100 sayılı HMK'nun 353/1-a bendi uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü
DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...'a ait ... plakalı aracın 27.12.2024 tarihinde ... yabancı plakalı müvekkiline ait olan araca şerit ihlali yaparak sağ taraftan vurduğunu, müvekkilinin aracının sağ ön ve sağ arka kapılarındada maddi hasar meydana gelmesine sebep olduğunu, davalı ... A.Ş.'nin, kaza tarihinde geçerli olan 120535699 poliçe no’lu ZMMS poliçesi nedeniyle sigortalı araç sürücüsünün tam ve asli kusuru ile neden olduğu maddi hasardan poliçe limitleri ve kapsamı dahilinde sorumlu olduğunu, davalı araç sürücüsü ...'un ise meydana gelen zararın tamamından sorumlu olduğunu, aracın kaza sonrası tamir masrafının Almanya’da bulunan ... motorlu Taşıtlar Ekspertiz Bürosu tarafından düzenlenen 11.01.2025 tarihli ekspertiz raporu ile KDV dahil 7.187,93 EURO olarak tespit edildiğini, müvekkil aracında meydana gelen zararın tespiti için alınması zorunlu ekspertiz raporunun tanzimi için müvekkili tarafından 1.325,54 EURO ödemede bulunulduğunu, bahsi geçen ekspertiz raporunun Türkçe’ye tercümesi için 571,20 EURO ödeme gerekli olduğunu, müvekkilinin meydana gelen trafik kazası nedeniyle 5 iş günü süresince aracını kullanamadığını, bu nedenle 5x119=595,00 EURO istifade zararı bulunduğunu, aracın almış olduğu hasar nedeniyle 650,00 EURO değer kaybına uğradığını, toplam zararın 10.329,67 EURO’ya tekabül ettiğini, sigorta şirketinin ikame araç bedelinden sorumlu olmadığını, müvekkilinin daimi ikametgahı Almanya olduğundun araçtaki zararın da Alman rayiç değerlerine göre belirlenmesi gerektiğini, kaza tarihi itibari ile sigorta teminat limiti 200.000,00-TL olup ZMMS sigortasının sorumluluğu iş bu bedelin temerrüd tarihindeki kur karşılığı tutarında zarardan sorumlu olduğunu, davalı sigorta şirketine başvuruda bulunulmuş ise de cevap verilmediğini, ödeme yapılmadığını, davalı sigorta şirketinin başvuru tarihi olan 20/03/2025 tarihinden sonraki 8 iş günü sonrasına tekabül eden 04/04/2025 tarihinde temerrüde düştüğünü, müvekkilinin aracındaki hasarın bilirkişi incelemesi neticesinde ortaya çıkacağını beyan etmekle, bilirkişi incelemesiyle tespit ettirilmesi neticesinde belirsiz alacak davası olarak açılan davada fazlaya dair her türlü talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla; 80,00 EURO KDV dahil hasar bedeli, 10,00 EURO değer kaybı ve 10,00 EURO istifade zararı olmak üzere toplam 100,00 EURO tazminatın davalı sigorta şirketi bakımından temerrüt tarihinden, davalı ... bakımından ise kaza tarihinden itibaren faiziyle birlikte ve fiili ödeme tarihindeki .... Bankası Efektif Satış Kuru karşılığı TL karşılığının müştereken ve müteselsilen tahsiline, ekspertiz ücretinin ve tercüme ücretinin yargılama giderlerine dahil edilerek edilerek tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DAVALI CEVABININ ÖZETİ:
Davalı davaya cevap vermemiştir.
DELİLLER :
Tüm dosya kapsamı.
İDM KARARININ ÖZETİ :
İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; taraflara ait araçların hususi kullanıma özgü binek otomobil olması sebebiyle taraflar yönünden ticari mahiyette olmadığı, tarafların tacir olmaması ve taraflar yönünden ticari vasıfta bulunmaması sebebiyle davaya konu uyuşmazlığın çözümü açısından mahkemenin görevli olmadığı, taraflar arasındaki haksız fiilden kaynaklanan uyuşmazlığın çözümü noktasında görevli mahkemenin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 2. maddesi uyarınca İzmir Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu, dava şartlarının bulunup bulunmadığının yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen gözetileceği, dava şartı noksanlığını belirleyen hakimin davayı usulden reddetmekle yükümlü olduğu gerekçesi ile usul ekonomisi ve yargılamanın süratle bitirilmesi ilkeleri nazara alınarak ve takdiren dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 114/1-c. maddesi yollamasıyla 115/2. maddesi gereğince dava şartı yokluğu sebebiyle açılan davanın usulden reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ :
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davalı Sigorta şirketi tacir olduğundan davanın Ticaret Mahkemesinde açılmasının zorunlu olduğunu, Mahkemece sigorta şirketi yönünden davanın tefrik edilmesi ve sigorta şirketi yönünden usulden red kararı verilmesinin esasen hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, KTK açısından Karayolları motorlu araçlar zorunlu mali mesuliyet sigortası 2918 sayılı kanun ile düzenlendiğinden karayolları motorlu araçlar zorunlu mali mesuliyet sigortacısına karşı açılacak davalar zorunlu arabuluculuk dava şartına tabi olmadığını, kısacası yerel mahkemece sigorta şirketi açısından davanın tefrik edilerek usulden reddine karar verilmesi neticesinde davalı ... hakkında verilen görevsizlik kararın hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu beyanla kaldırılmasını talep etmiştir.
İSTİNAFA CEVAP :
Davalı taraf istinafa cevap vermemiştir.
G E R E K Ç E
Uyuşmazlık, maddi hasarlı trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat isteğine ilişkindir.
Dava gerçek kişi ve sigorta şirketi aleyhine açılmış, ilk derece mahkemesince sigorta şirketi aleyhine açılan dava tefrik edilerek İDM’nin 2025/362 esasına kayıt ile arabuluculuk dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiş, eldeki davada ise gerçek kişi aleyhine görülen davada Asliye Hukuk Mahkemesi görevli olduğundan davanın usulden reddine, mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
6100 Sayılı HMK’nun 355. maddesi uyarınca inceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilir; HMK'nun 357. Maddesine göre de; "İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz." maddeleri çerçevesinde inceleme yapılmıştır.
Dava dilekçesinde davalılar arasında yer alan Sigorta Şirketinin sorumluluğu zorunlu mali mesuliyet sigortası sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Zorunlu sigortalar, 6102 sayılı TTK'nın 1483 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. TTK'nın 4/1-a maddesi uyarınca, TTK'da öngörülen hususlardan kaynaklanan davalar mutlak ticari dava olup, aynı Kanunun 5/1. maddesi uyarınca görevli mahkeme asliye ticaret mahkemeleridir.
Diğer taraftan, aynı davada, bir kısım davalılar hakkında genel mahkemenin, diğer davalılar hakkında ise, uzman olan özel mahkemenin görevli bulunması halinde, uyuşmazlık aynı olaydan kaynaklanıyor ve zarar tek ise ya da taleplerden birisi yönünden verilecek karar diğerini doğrudan ilgilendirecek nitelikte bulunuyorsa; sözkonusu özel mahkeme ile genel mahkeme arasında “yargılama usulüne” ilişkin esaslı farklılıklar bulunmaması kaydıyla, bütün taraflar ve talepler yönünden uzman olan özel yetkili mahkemece yargılama yapılarak uyuşmazlığın çözülmesi gerekir. Bu husus, hukukun öngörülebilir olmasının, usûl ekonomisinin ve davaların makul süre içinde bitirilmesi yükümlülüğünün de gereğidir. Somut olayda, davalı sigorta şirketi ile diğer davalıların sorumluluğu aynı maddi olaydan kaynaklanmış ve zarar tek olmakla, davaların birlikte görülmesi zorunludur. Bütün talepler yönünden ihtilafın özel görevli mahkeme olan asliye ticaret mahkemesince çözüme kavuşturulması gerekmektedir. ( Yargıtay 20. HD’nin 2015/5409 E.-12013 K. 02/12/2015 T.li ilamı)
Dairemizce Uyap üzerinden yapılan inceleme sonucu İDM’nce Sigorta şirketi aleyhine açılan dava yönünden verilen 2025/362 esas 2025/362 karar sayılı 17/04/2025 tarihli kararına karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunda bulunduğu ve İzmir BAM 20 HD’nin 2025/832 Esas 2025/987 Karar sayılı 19/06/2025 tarihli ilamı ile istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına karar verildiği görülmüştür.
Hal böyle olunca, açıklanan hususlar ışığında , her iki davalı aleyhine birlikte açılan ve İDM’ce tefrik edilen davaların birlikte görülmesi suretiyle yargılamaya devam edilmesi gerekir iken, davalı ... aleyhine açılan davada Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğundan bahisle usulden red kararı verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusu yerinde görülmüşür.
6100 Sayılı HMK'nun 353/1-(a) bendine göre; Aşağıdaki durumlarda bölge adliye mahkemesi, esası incelemeden kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği başka bir yer mahkemesine ya da görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesine duruşma yapmadan kesin olarak karar verileceği hükme bağlanmıştır.
Aşağıdaki durumlar arasında;
(a-3) bendinde "Mahkemenin görevli.. olmasına rağmen görevsizlik ... kararı verilmiş olması veya mahkemenin görevli ... olmamasına rağmen davaya bakmış bulunması" ,
(a-6) bendinde;"mahkemece uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması” sayılmıştır.
Yukarıda açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre ; ilk derece mahkemesi'nce görevli olduğu halde Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğundan bahisle davanın usulden reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olduğundan; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK’nun 353/1. fıkra (a-3) ve (a-6) bentleri gereğince esası incelenmeden kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M :Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,
2-İzmir 7.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/356 Esas - 2025/361 Karar sayılı, 18/04/2025 tarihli kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1 fıkra (a-3) ve (a-6) bendi gereğince ESASI İNCELENMEDEN KALDIRILMASINA,
3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İzmir 7.Asliye Ticaret Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE,
4-Davacının peşin yatırdığı 615,40 TL istinaf karar ve ilam harcının istek halinde iadesine, 1.683,10 TL istinaf yoluna başvuru harcının mahsubu ile Hazineye gelir kaydına,
5-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği ve harç tahsil / iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,
İlişkin dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 Sayılı HMK'nun 353. Maddesi (1-a) bendi uyarınca 18/09/2025 tarihinde KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.