T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2025/91
KARAR NO: 2025/613
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
NUMARASI : 2024/857 Esas - 2024/629 Karar
KARAR TARİHİ : 17/10/2024
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 21/03/2025
KARAR YAZIM TARİHİ: 21/03/2025
Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı, istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden 6100 sayılı HMK'nun 353/1-a bendi uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü
DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 24/08/2023 tarihinde ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... Bulvarı üzerinde, davalı ... Sigorta şirketinin zorunlu mali mesuliyet sigortalısı (trafik tespit tutanağında belirtilmemiş olmakla birlikte davalı şirkette aynı zamanda İMMS kapsamında sigortalı olması halinde ihtiyari mali mesuliyet sigortalısı) ...'a ait ... plakalı ve sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki araç ile Almanya'da ikamet etmekte olan müvekkilinin maliki olduğunu, kendi sevk ve idaresindeki ... yabancı plakalı aracın çarpışması sonucu trafik kazasının meydana geldiğini, tüm kusurun davalı sürücüye ait olup; kaza sonrasında sigorta şirketi tarafından ZMMS poliçesi kapsamında müvekkiline 1.468,98 € ödeme yapıldığını, 15/09/2023 tarihli ekspertiz raporunda belirtilen maddi hasar 3.488,06 € olup bakiye 2.019,08 € hasar bedelinin ödenmediğini, aracında değer kaybı oluştuğunu, dava açılmadan önce, 2918 S.K. KTK Mad. 97 gereğince davalı ... sigorta şirketine hasar başvurusunda bulunulduğunu, ancak taraflarına dönüş yapılmadığını, İzmir Arabuluculuk Bürosu 2024/23233 arabuluculuk numarasıyla görülen arabuluculuk sürecinin anlaşamama ile sonuçlandığını beyanla, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, davalarının kabulü ile toplam KDV dahil 3.488,06 Euro tutarındaki maddi hasardan ödenen 1.468,98 Euronun mahsubu ile kalan 2.019,08 Euro tutarındaki bakiye hasar bedelinin aynen ya da mümkün olmaması halinde fiili ödeme tarihindeki TCMB EFEKTİF SATIŞ KURU üzerinden belirlenecek Türk Lirası karşılığının; davalı zorunlu trafik sigorta şirketi ... Sigorta Anonim Şirketi bakımından (poliçe limitleriyle sınırlı kalmak kaydıyla); öncelikle ZMMS poliçesi tüketilmek ve her şekilde poliçe limiti dahilinde ZMMS poliçesinden, artan ve aşan kısım bakımından mevcut ise ihtiyari mali mesuliyet sigortasından poliçe limitleriyle sınırlı olmak ve sigorta hukukunda sıra ilkeleri gözetilmek kaydıyla; davalı ... Sigorta Anonim Şirketine 30/01/2024 tarihinde yapılan hasar başvurusunun tebliğ tarihine 8 işgününün eklenmesiyle ulaşılacak tarihten, davalı araç sürücüsü ... ve araç maliki ... bakımından ise kaza tarihinden itibaren, 3095 Sayılı Kanunun 4/a maddesi uyarınca işletilecek faizi ile birlikte müştereken ve müteselssilen tahsiline, değer kaybı yönünden HMK Md. 107 uyarınca belirsiz alacak davası olmak üzere (ıslaha tabi olmaksızın tahkikat aşamasında belirlenecek oranda artırım hakkımız saklı kalmak kaydıyla) 50,00 € değer kaybının aynen ya da mümkün olmaması halinde fiili ödeme tarihindeki TCMB efektif satış kuru üzerinden belirlenecek Türk Lirası karşılığının, davalı araç sürücüsü ... ve davalı araç maliki ...'tan kaza tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi uyarınca işletilecek faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DAVALI CEVABININ ÖZETİ:
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı def’inde bulunduklarını,
işbu davanın HMK 107/1 uyarınca belirsiz alacak davası olarak açılmayacağına ilişkin usuli itirazlarının olduğunu, HMK 114/1 gereğince de hukuki yararın dava şartı olduğu, bunun yanında HMK 119/1-ğ maddesine göre davacının talep sonucunu açıkça bildirmek başkaca bir ifade ile taleplerini somutlaştırmak zorunda olduğu amir hükümleri mevcut olduğundan, davanın öncelikle HMK 107/1 uyarınca usulden reddi gerektiğini, davacı yanın kazayı Samsun ilinde yaptığını, ayrıca davalı olan müvekkilinin ikamet adresinin de Samsun ilinde bulunmakta olup davacı tarafından açılan dava yetkisiz mahkemede açıldığını, davanın Samsun Asliye Ticaret mahkemelerinde açılması gerektiğini belirterek, öncelikle davanın zamanaşımı sebebiyle usulden reddine, aksi halde davanın usulden reddine, yetki itirazları doğrultusunda davanın yetkisiz mahkemede açılması sebebiyle davanın usulden reddine, mahkemece dava esastan incelenecek ise davanın esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
Tüm dosya kapsamı
İDM KARARININ ÖZETİ :
İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; kazanın Atakum/Samsun ilinde olduğu, davalının yerleşim yerinin Samsun olduğu gibi tefrik edilen dosyadaki diğer davalıların adreslerinin de yetki sınırlarının dahilinde olmadığı bu nedenle yasanın 7/1 maddesi kapsamında değerlendirme yapılamayacağı kaza sebebiyle davalı aleyhine açılan iş bu davanın Samsun Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından görülüp sonuçlandırılması gerektiği gerekçesi ile mahkemenin yetkisizliğine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ :
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tefrik edilen dosya ile esas dosyanın konusunun aynı olduğunu, dosya araç işleteni/sürücüsü yönünden tefrik edilmiş ise de, davalı ... Sigorta A.Ş. ve araç işleteni ile sürücüsü olan davalıya karşı birlikte açılan ancak sonrasında tefrik edilen davalar arasında KTK'daki düzenlemelere göre de bağlantı olduğu, biri hakkında verilecek kararın diğerini etkileyeceğini, usul ekonomisi ve daha isabetli bir karar verilmesi açısından, davanın tefrik kararı verilmeksizin Asliye Ticaret Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiğini beyanla kararın istinaf incelemesi neticesi kaldırılarak, tefrik kararının kaldırılmasına, dosyanın 2024/281 Esas sayılı dosya üzerinde yargılamasına devam edilmesine, davalarının kabulüyle yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAFA CEVAP :
Davalı taraf istinafa cevap vermemiştir.
G E R E K Ç E
Uyuşmazlık, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davalı yönünden mahkemenin yetkisizliğine, yetkili mahkemenin Samsun Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunun tespitine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Dava ilk derece mahkemesinin 2024/281 Esas sayılı dosyasında davalı ... ile birlikte sigorta şirketi ve sürücü ... da davalı gösterilerek açılmış, dava dilekçesi davalılara usulüne uygun tebliğ edilmiş, davalılardan ... süresinde sunduğu cevap dilekçesinde yetki ilk itirazında bulunmuş, davalı ... vasisi cevap dilekçesi sunmamış, davalı sigorta şirketi cevap dilekçesi sunmuş ancak yetki itirazında bulunmamıştır. ilk derece mahkemesince davalı sigorta şirketinin İzmir’de bölge müdürlüğü bulunmadığı, bu nedenle davacının yetkisiz mahkemede açtığı davada yetki hususunda seçme hakkının yetki itirazında bulunan davalıya geçtiği gerekçesi ile bu davalı yönünden verilen tefrik kararı ile eldeki 2024/857 esasa kaydedilen davada istinafa konu yetkisizlik kararı verilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun "Yetki itirazının ileri sürülmesi" başlıklı 19/2. maddesi; "Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz." hükmünü içermektedir. Yine, 116/1-a maddesi kesin yetki kuralının bulunmadığı hâllerde yetki itirazını "ilk itiraz" olarak düzenlemektedir. 117/1 maddesi ise; "İlk itirazların hepsi cevap dilekçesinde ileri sürülmek zorundadır; aksi hâlde dinlenemez." hükmünü içermektedir.
Bir davada, birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa, davacı bu mahkemelerden birinde dava açmak hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Davacı, davasını bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede açarsa, o zaman seçme hakkı davalılara geçer.
6100 sayılı HMK'nın genel yetkiyi düzenleyen 6. maddesininin birinci fıkrasına göre; "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir." Yine aynı Kanunun 16. maddesinde ise, "Haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir." hükmü yer almaktadır.
Diğer taraftan, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 110. maddesi ile ZMSS Genel Şartlarının C.7. maddesinde ise "Motorlu araç kazalarından dolayı hukukî sorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentanın bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi, kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir." ifadesine yer verilmiştir.
İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğünün dosya içerisinde mevcut 15/10/2024 tarihli yazı cevabına göre davalı ... Sigorta AŞ’nin İzmir Şubesinin bulunduğu , adresinin "... Mahallesi ... Bulvarı No: ...-... A ... ... (faaliyet durumu: Faal)" olarak kayıtlı olduğu, davadan önceki arabuluculuk görüşmelerinin de davalı şirketin İzmir Şubesi ile yürütüldüğü anlaşılmaktadır.
Bu durumda, davacının birden çok mahkemenin yetkili olduğu ve kesin yetki kuralının bulunmadığı bu davada, davayı davalı sigorta şirketinin şubesinin bulunduğu İzmir İlinde açarak yetkili mahkemeyi seçmiş olduğu anlaşıldığına göre, davanın ilk derece mahkemesi İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından görülüp sonuçlandırılması gerekir iken, davalı işleten yönünden tefrik kararı verilerek tefrik edilen dosya üzerinden mahkemenin yetkisizliğine karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun olmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü gerekmiştir.
6100 Sayılı HMK'nun 353/1-(a) bendine göre; Aşağıdaki durumlarda bölge adliye mahkemesi, esası incelemeden kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği başka bir yer mahkemesine ya da görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesine duruşma yapmadan kesin olarak karar verileceği hükme bağlanmış, aşağıdaki durumlar arasında; (a-3) bendinde "mahkemenin yetkili olmasına rağmen yetkisizlik kararı vermiş olması " hali gösterilmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkra (a-3) bendi uyarınca kabulüne; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, tefrik edilen eldeki 2024/857 Esas sayılı dosyanın yeniden 2024/281 Esas sayılı dosya ile birleştirilerek, sürücü,işleten ve sigorta şirketi aleyhine açılan davanın birlikte görülmesi için yetkili ve görevli ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M :Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkra (a-3) bendi uyarınca KABULÜNE,
2-İzmir 7.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/857 Esas 2024/629 Karar sayılı, 17/10/2024 tarihli kararının KALDIRILMASINA,
3-Tefrik edilen eldeki 2024/857 Esas sayılı dosyanın yeniden 2024/281 Esas sayılı dosya ile birleştirilerek, sürücü, işleten ve sigorta şirketi aleyhine açılan davanın birlikte görülmesi için yetkili ve görevli ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
4-Davacının peşin yatırdığı 427,60 TL istinaf karar ve ilam harcının istek halinde iadesine, 1.169,40 TL istinaf yoluna başvuru harcının mahsubu ile Hazineye gelir kaydına,
5-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği ve harç tahsil / iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,
İlişkin dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 Sayılı HMK'nun 353. Maddesi (1-a) bendi uyarınca 21/03/2025 tarihinde KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.