T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2024/3434
KARAR NO: 2024/2743
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ: Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi
NUMARASI: 2024/505 Esas Derdest
KARAR TARİHİ: 07/11/2024 (ara karar)
KARAR TARİHİ : 18/12/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 18/12/2024
Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı, davacı istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosya incelendi;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü
DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ... Organize Sanayi Bölgesinde plastik (boru, hortum vs) sektöründe üretim yaptığı bir fabrikasının bulunduğunu, 18/04/2024 tarihinde saat 04:00 sıralarında çıktığı tahmin edilen, davalı ... 'nin maliki olduğu komşu parselde başlayan yangının müvekkilinin fabrikasına da sıçradığını, yangın çıkan iş yerininin kiracısının ise davalı ... Şti olduğunu, yangın nedeniyle müvekkiline ait fabrikanın ağırlıklı olarak depo bölgesinde olmak üzere fabrikasında hasar/zarar oluştuğunu, bunun dışında müvekkili şirketin faaliyetinin de kesintiye uğradığını, zarar gören bölümün temizlenmesi, yeniden kurulum tamir ve bakım ile faaliyetine devam edebilmesi, üretime geçebilmesi için yapılan çalışmalar sebebiyle üretim yapılamadığını, stoktaki ürünlerde zarar gördüğü için siparişlerini teslim edemediğinden kar kaybı oluştuğunu, fabrikada mevcut durumun ve zararın tespiti için tarafça Mahkemenin 2024/76 D.iş sayılı dosyası ile delil tespiti yaptırıldığını, hemen yangın öncesinde yanan bölümü kaydeden kameralardan kontrol ile yanan, hasar gören malzeme ve ürünler ile ilgili olarak raporda 72.939.644,32 TL.'lik hasar/zarar belirlendiğini, davalı şirketin sigorta poliçesi bilgisini vermekten imtina ettiğini, müvekkili şirketin yaptırdığı poliçeye dair sigorta hasar işlemlerinin de henüz tamamlanmadığını, dava yargılama süreci içinde davalıların mal varlığını değiştirmeleri ihtimali bulunduğunu bildirerek, esasa dair davada fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 40.000.000,00 TL hasar/zarar ve 100.000,00 TL kar kaybı olmak üzere 40.100.000,00 TL alacağın yangın tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili zımnında dava konusu alacağın tahsilini teminen davalıların mal varlığı üzerine ihtiyati haciz konulmasını talep etmiştir.
DAVALI CEVABININ ÖZETİ:
Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yersiz olduğunu, yangının meydana gelmesinde kusurun kime ait olduğunun tespitine ilişkin bir mahkeme hükmü bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydı ile iddia edilen zararları da ancak ticari defter kayıt ve belgeler ile ve diğer deliller ile ispatlanabileceğini, tespit dosyasına sunulan dilekçesinde henüz enkazın kaldırılamadığı ve dolayısı ile depoda bulunan malların ve malzemelerin tam listesinin bilinemediğini beyan edilmesine rağmen sonrasında malzeme bilirkişisi ile yapılan hesaplamada yanan malzemelerin listesinin fiyat ve stok miktarı ile birlikte sıralandığını ayrıca karşı tarafın yanan malzemeleri keşif dahi yapılmadan atık merkezine gönderdiğini, böylece davacının gerçek stok durumunun görülmesini engellediğini, tespit dosyasında sunulan bilirkişiler raporunun çelişkiler ile dolu olduğunu ve eksik olduğunu bildirerek davanın ve ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin yangın çıkan binanın maliki olduğunu, yangın sonucunda kiraya verilen taşınmazın kullanılamaz hale geldiğini, müvekkile ait taşınmaz ile ilgili olarak Karşıyaka 3.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2024/74 D.iş sayılı dosyası ile delil tespitinin yaptırıldığını, binaların yangından korunması hakkında yönetmelik gereği yapı maliklerinin sorumluluğunun kusurlarına göre olduğunu, olayda müvekkilinin herhangi bir kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını, davalı kiracı şirket tarafından taşınmazın yangın sigortasının ... sigortaya yaptırıldığını, davacı şirketin kendi kusuru sonucunda hasar ve zararın meydana geldiğini, davacı şirketin kendi fabrika binasının etrafında usul ve yasaya aykırı olarak sundurmalar yaptığını, yangın anında itfaiye araçlarının yangına etkin ve hızlı şekilde müdahalesine mani olduğunu, bu sebeple yangının söndürülemediğini , bu şekilde depo inşası ve yapılar nedeniyle birbirine yakın hale geldiği için yangının davacının binasına sıçradığını, davacı şirketin binaların yangında korunması hakkındaki yönetmelik hükümlerine tamamen uymuş olması halinde kendi binasındaki yangını söndürebileceğini, yönetmeliğe uymadığı için oluşan zarardan kusuru oranda sorumlu olduğunu, yine davacı tarafın sigortadan tahsil ettiği meblağa ilişkin varsa belge ve bilgiyi dosyaya sunması gerektiğini, hasar gördüğü iddia edilen makinelerin piyasa değerleri, ikinci el değerleri ve onarım değerinin belgelendirilmediğini, talebin fahiş olduğunu, zaten binası yok olan müvekkilin madden mahvına sebebiyet verecek mahiyette olduğunu, davacı taraf ileri sürülen vakaların yaklaşık ispat seviyesinde ispatlanmadığını bildirerek davanın reddine, ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
Tüm dosya kapsamı.
İDM KARARININ ÖZETİ :
İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; "..Olayın özellikleri ve şartları , tarafların, özellikle davacının tacir oluşu, menfaat dengesi, ölçülülük ilkesi gözetildiğinde; davanın haksız fiilden kaynaklandığı ancak talep konusu yangının çıkış nedeni, tarafların kusur durumları, davacı tarafın zararının varlığı ve tutarı hususlarının yaklaşık ispat seviyesinde ispatlanamadığı kanaatine varılarak davacı vekilinin yerinde görülmeyen ihtiyati haciz talebinin reddine "karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ :
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dosyasında mübrez yangın raporunda da açıkça belirtildiği üzere yangının ... 'in fabrikasındaki elektrik panolarında meydana geldiği ve ilgili elektrik panolarının üzerindeki kolay yanıcı maddelere sirayet ederek yayıldığını, bu hususun sadece delil tespiti ile değil dava dilekçesi ekindeki yangın raporu ile sabit olduğunı, dava dosyasına sunulan kamera kayıtlarından (usb bellek olarak sunulmuştur) yangının davalı taraf alanından başlayıp müvekkilin fabrikasına sıçradığının açıkça görüldüğünü, davanın temelindeki maddi vakıanın tartışmaya yer bırakmayacak şekilde sübut bulduğunu, ihtiyati haciz için illa senet sözleşme vs mahiyette alacağın varlığının şart olmadığını, kazaya dayalı alacak taleplerinde de ihtiyati hacze kararı verilmesinin mümkün olduğunu beyanla Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2024/505 Esas No’lu dosyasında 07.11.2024 tarihli usul ve yasaya aykırı ihtiyati haciz talebinin reddi kararının kaldırılmasına ve yapılacak olan istinaf incelemesi neticesinde ivedilikle ihtiyati hacze karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAFA CEVAP :
Davalı Şirket vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; ne alacağın varlığı ne alacağın miktarı ne de davanın haklılığı yaklaşık olarak ispatlanmadığını, yangının davacı şirkette büyümesinde davacının da kusuru olabileceğini , Nitekim davacının faaliyet konusu mamüllerin üretimi için yangın tedbirine karşı ne gibi bir önleminin bulunduğu, hangi gerekçe ile yangının büyümesinin önüne geçilemediğinin araştırılması gerektiğini , tüm bu hususların yargılamayı ve dava konusu para alacağını etkileyeceğini beyanla davacının istinaf başvurusunun reddini talep etmiştir.
Davalı ... vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Haksız fiil konusu yangının çıkış nedeni, tarafların kusur durumlarını gösterir gerek yangın raporu gerekse de zarar tespiti amaçlı Karşıya 3. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2024/ 74 D.iş dosyasında alınan Bilirkişi Heyet Raporu dosyada mübrez olup , müvekkil ... 'nin kusurunun bulunmadığı hususunda yerinde tespitler yapıldığını, bu nedenle müvekkil ... hakkında istenen ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğunu beyanla davacının istinaf başvurusunun reddini talep etmiştir.
G E R E K Ç E:
Uyuşmazlık, komşu taşınmazda çıkan yangının davacının fabrikasına sirayeti ile oluşan zararın komşu taşınmaz maliki ve kiracısından tahsili isteminden kaynaklanan davada geçici hukuki koruma tedbiri talebinin reddine karar verilmesinden kaynaklanmaktadır.
İlk Derece Mahkemesi'nce yukarıda özetlenen gerekçelerle 07/11/2024 tarihli gerekçeli ara karar ile davacı tarafın ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
6100 Sayılı HMK’nun 355. maddesi uyarınca inceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilir; aynı Kanunun 357. maddesine göre de; İDM'nde ileri sürülmeyen iddia ve savunmaların istinafta dinlenemeyeceği ve yeni delillere dayanılamayacağına ilişkin maddeleri çerçevesinde inceleme yapılmıştır.
Bilindiği üzere, uyuşmazlık bir miktar para alacağına ilişkin ise 2004 Sayılı İİK 257. vd. maddeleri gereğince ihtiyati haciz; uyuşmazlığın dava konusu hakkında olması halinde 6100 Sayılı HMK'nun 389. vd maddeleri gereğince ihtiyati tedbire ilişkin geçici hukuki koruma kararı verilmesi istenebileceği açıktır.
Eldeki davada istem, yangından kaynaklanan tazminata (para alacağına) ilişkin olduğundan geçici koruma talebinin ihtiyati haciz olduğu açık olup , ilk derece mahkemesince de bu yönde inceleme yapılmış olmasında hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Öte yandan, 2004 Sayılı İİK 257. vd. maddeleri gereğince ihtiyati hacize karar verebilmek için bir alacağın varlığı ve bu alacağın muaccel olup olmadığı önem taşımaktadır.
Ancak, alacak haksız eylem iddiasına dayandığında TBK.'nun 117/2 maddesi gereğince daha önce temerrüde düşürülmemiş olsa bile dava açılmış olmakla temerrüt ve muacceliyet koşulu oluşacaktır.
Keza, aynı Kanun'un 258/1.maddesinde; "Alacaklı, alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur." şeklinde belirtilen husus alacağın yaklaşık ispat kurallarına göre, ispatına ilişkin delil ve belgelerin sunulmasını gerektirir.
Somut olayda, davalı ... ’nin maliki , davalı şirketin kiracısı olduğu taşınmazda çıkan yangının davacıya ait işletmeye sirayeti ile maddi zararın oluştuğundan bahisle maddi tazminat istemiyle açılan davada ihtiyati haciz istenilmiş ise de; davacıların 2004 Sayılı İİK'nun 257/1.fıkrası gereğince rehinle temin edilmemiş muaccel bir alacağının varlığı, kapsamı ve miktarı yanında davalıların bu zarardan sorumluluklarının bulunup bulunmadığı ancak yargılama sonucu anlaşılabilecek nitelikte olup, bu aşamada yaklaşık ispat sağlanamadığından ilk derece mahkemesince ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmiş olmasında usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; ilk derece mahkemesince geçici hukuki koruma talebinin değerlendirilmesinde esas ve usul bakımından hukuka aykırılık bulunmadığından ve davacı vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-1) bendi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-1) bendi uyarınca istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
2-Davacı tarafından peşin yatırılan 1.169,40TL istinaf yoluna başvuru harcı ile 427,60 TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile Hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan istinaf giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, harç tahsil / iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,
İlişkin dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 18/12/2024 tarihinde, 6100 Sayılı HMK'nun 362. Maddesi (1-f) bendi ve 2004 Sayılı İİK'nun 258/3. fıkrası gereğince KESİN olarak oy birliği ile karar verildi.