T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2024/3267
KARAR NO: 2025/52
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
NUMARASI : 2024/177 Esas - 2024/503 Karar
KARAR TARİHİ : 27/06/2024
DAVA: TAZMİNAT
KARAR TARİHİ : 14/01/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 14/01/2025
Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı, istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden 6100 sayılı HMK'nun 353/1-a bendi uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü
DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 05/04/2022 tarihinde müvekkili şirket adına kayıtlı ... plakalı araca, davalı belediyenin işleteni olduğu ... plakalı aracın arkadan çarptığını, davalı ... araç sürücüsünün olay yerini terk ettiğini, bu nedenle kaza tespit tutanağının imza altına alınamadığını, müvekkili şirketin aracında oluşan zararın kasko sigortacısı ... Sigorta AŞ. tarafından karşılandığını, ancak müvekkili şirketin aracının piyasa değerinde ciddi düşüş yaşandığını ve aracın tamir sürecinde müvekkili şirket tarafından yararlanmadığından araç mahrumiyeti zararının doğduğunu, bu nedenlerle HMK'nın 107. Maddesi kapsamında fazlaya ilişkin müvekkili şirketin hak ve alacaklarının saklı kalması kaydı ile şimdilik; 50,00 TL değer kaybı, 50,00 TL araç mahrumiyet zararı olmak üzere 100,00 TL tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALI CEVABININ ÖZETİ:
... vekili cevap dilekçesinde özetle; genel yetkili mahkemelerin İzmir Mahkemeleri olmadığını, HMK'nın 6. maddesine göre İstanbul Mahkemelerinin yetkili olduğunu, davaya konu borcun zamanaşımına uğradığını, görevli mahkemelerin ise İstanbul İdare Mahkemeleri olduğunu, bu nedenlerle yetki, zamanaşımı ve görev itirazında bulunduklarını, kazaya karıştığı iddia edilen ... plakalı aracın müvekkili belediye envanterinde bulunmadığını, herhangi bir işletme sözleşmesinin bulunmadığını, müvekkili belediyenin işleten sıfatının da bulunmadığını, bu nedenle husumet itirazında bulunduklarını, davanın ehliyet yönünden reddi gerektiğini, talep edilen tazminat şartlarının müvekkili belediye açısından gerçekleşmediğini, kazaya ilişkin usulüne uygun kaza tespit tutanağının tutulmadığını, kazanın nerede meydana geliğinin belirtilmediğini, ... Genel Müdürlüğünün 3645 sayılı kanun gereği ayrı bir kamu tüzel kişiliği bulunduğundan davanın husumet yönünden de reddi gerektiğini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasını talep ve beyan etmiştir.
DELİLLER :
Trafik kaza tutanağı, kaza-hasar-onarım foroğrafları ... Sigorta A.Ş kasko hasar dosyası, tüm dosya kapsamı.
İDM KARARININ ÖZETİ :
İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; davacı vekiline tensip zaptı ile arabuluculuk tutanağını dosyaya sunmak üzere 1 haftalık kesin süre verildiği, verilen kesin süreye rağmen arabuluculuk tutanağının dosyaya sunulmadığı gerekçesi ile davanın arabuluculuk dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ :
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; söz konusu dosyada taraflar arasında ticari bir ilişki bulunmadığı, davanın trafik kazasından kaynaklı maddi hasar istemine ilişkin olduğu ve genel yetkili mahkemelerin görevli olması gerektiği uyuşmazlık mahkemesi kararları ile de sabit iken dosyanın dava şartı eksikliğinden usulden ret ile sonuçlandırılmasının hatalı olduğunu , dava dilekçesinde ... Genel Müdürlüğü yani ... ' nin davalı gösterildiğini , Uyap sistemi dava açılışında vergi no veya mersis no zorunlu olduğundan ve bu kurumun anılı bilgilerine ulaşılamadığından ve ... 'nin vergi numarası girildiğini ,yerel mahkemece verilen hükümde her ne kadar dava belirsiz alacak davası olarak açılmış ise da davalı yan lehine 17.900 TL vekalet ücretine hükmedildiğini, dava sonucu verilecek olan vekalet ücreti talep edilen tutarı geçemeyeceğinden bahisle İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen dava şartı yokluğu sebebi ile davanın reddine kararın kaldırılarak görevli mahkemenin belirlenip dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAFA CEVAP :
Davalı taraf istinafa cevap vermemiştir.
G E R E K Ç E
Uyuşmazlık, maddi hasarlı trafik kazası nedeni ile değer kaybı, aracın onarım süresinde kullanılamamasının kaynaklı zararın tahsili istemine ilişkindir.
İzmir 21. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 11/04/2023 tarihli, 2022/263 Esas, 2023/82 Karar sayılı kararı ile davanın tacir olan davacı şirket tarafından davalı ... 'ye karşı açıldığı, davaya konu trafik kazasına karışan araçların davacı şirket ile davalı ... 'ye ait olduğu, ... 'nin ticari amaçla kurulan bir işletme olduğu, davanın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olduğundan mutlak ticari dava olarak kabul edilmesi gerektiği " gerekçesi ile HMK'nın 114. ve 115. Maddeleri uyarınca davanın "Mahkemenin görevli olması" dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verildiği , kararın kanun yoluna başvurmadan 21/02/2024 tarihinde kesinleştiği; süresinde yapılan başvuru ile görevli mahkemeye gönderildiği , 27/02/2024 tarihinde İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi esasına kaydedildiği görülmüştür.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 31/05/2018 tarihli, 2016/18196 esas 2018/3110 karar sayılı; "...Davalı tacir olduğu gibi, davacı ... Genel Müdürlüğü de, TTK'nın 16/1 maddesi uyarınca tacir sayılan işletmelerdendir. Nitekim, davacı ... 'nin İstanbul Belediyesi'ne Devrine Dair Kanunun 5. maddesinde "Umum müdürlük... hususi hukuk hükümlerine göre idare olunur." hükmü getirilerek kamu hizmeti yapan davacı şirketin ticari ilişkilerinde özel hukuk hükümlerinin uygulanacağı açıkça düzenlenmiştir. Bu durumda, tarafların tacir oldukları ve TTK'nın 4. maddesi uyarınca davanın nispi ticari dava olduğu, buna göre de ticaret mahkemesinin görevli olduğu açıktır. TTK' nın 5/1. maddesi gereğince, uyuşmazlığın asliye ticaret mahkemesi tarafından çözümlenmesi gerekmektedir..." kararı ile de belirtildiği üzere ... 'nin tacir sıfatı benimsenmiştir. Tarafların tacir olması karşısında eldeki dava nispi ticari dava niteliğinde ise de; Büyükşehir Belediyesine bağlı ancak ayrı kamu tüzel kişiliğine haiz müstakil bütçeli kuruluş olan davalı ... Genel Müdürlüğü'ne tebligat yapılmaksızın karar verilmiş olması hatalı görülmüştür.
Keza, dava dilekçesinde davalı olarak "... Genel Müdürlüğü" olarak gösterilmiş ancak uyap kaydı ... olarak yapılmış, davacı tarafça ... olarak yapılan uyap kaydının düzeltilerek ... Genel Müdürlüğü kaydının eklenmesini talep edilmiştir. Dava, ... Genel Müdürlüğüne açıldığı halde, İzmir Asliye Hukuk Mahkemesi uyap davalı taraf bilgisini düzeltmeyerek ... Başkanlığına tebligat yapılarak görevsizlik kararı kesinleştirilmiş , dosyanın gönderildiği İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesince de; davalı tarafın uyap kaydı düzeltilip davalı ... Genel Müdürlüğü' ne tebligat yapılmaksızın özel dava şartı yokluğundan red kararı verildiği görülmüştür.
6100 Sayılı HMK'nun 114/1. Fıkra (d) bendine göre tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları, dava şartı olarak öngörülmüş, 115/1. Fıkrası gereğince; dava şartlarının mevcut olup olmadığının davanın her aşamasında kendiliğinden araştırılacağı hükme bağlanmıştır. Öte yandan, 27. Maddesi gereğince davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri kendi haklarıyla bağlantılı olarak hukuki dinlenilme haklarına sahiptirler. Söz konusu düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, aynı Yasanın 355. Maddesi gereğince re'sen gözetilmelidir. Bu hali ile dava dilekçesinde davalı olarak gösterilen gerçek tarafa dava dilekçesi tebliğ edilip, taraf teşkili sağlanmadan karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmakla istinaf isteminin kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkra (a-4) bendinde yer alan "diğer dava şartlarına aykırılık bulunması" şeklindeki düzenleme gereğince ilk derece mahkemesinin kararının esası incelenmeden kaldırılmasına, davalı ... Genel Müdürlüğü'nün usule uygun şekilde davaya katılımları ile taraf teşkili sağlandıktan sonra görevsizlik kararının kesinleşip kesinleşmediği de denetlenerek sonucuna göre karar verilmesi için dosyanın kararı veren İDM'ne gönderilmesine, davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M :Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,
2-İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/177 Esas - 2024/503 Karar sayılı, 27/06/2024 tarihli kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1 fıkra (a-4) bendinde yer alan "diğer dava şartlarına aykırılık bulunması" şeklindeki düzenleme gereğince ESASI İNCELENMEDEN KALDIRILMASINA,
3-Davanın yeniden görülmesi, davalı ... Genel Müdürlüğü'nün usule uygun şekilde davaya katılımları ile taraf teşkili sağlandıktan sonra görevsizlik kararının kesinleşip kesinleşmediği de denetlenerek sonucuna göre karar verilmesi için dosyanın dosyanın kararı veren İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE,
4-Davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA,
5-Davacının peşin yatırdığı 427,60 TL istinaf karar ve ilam harcının istek halinde iadesine, 1.169,40 TL istinaf yoluna başvuru harcının mahsubu ile Hazineye gelir kaydına,
6-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği ve harç tahsil / iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,
İlişkin dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 Sayılı HMK'nun 353. Maddesi (1-a) bendi uyarınca 14/01/2025 tarihinde KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.