T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2022/2766
KARAR NO : 2025/1368
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
NUMARASI : 2017/481 Esas - 2022/561 Karar
KARAR TARİHİ : 07/06/2022
DAVA : Tazminat (Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
KARAR TARİHİ : 09/07/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 09/07/2025
Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosya incelendi;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü
DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 02.12.2016 günü sabah saatlerinde dayısına ait işyerine gitmek için ... caddesi üzerine vardığında, ... kesişimindeki trafik lambalarında araçların durması için yayalara özgülenen düğmeye bastığını, araçların durduğunu, müvekkilinin de karşıya geçerken, ... istikametinden ...'ya doğru (yokuş yukarı) çıkan davalı araç sürücüsünün diğer araçlar kırmızı ışıkta beklerken aşırı süratli bir biçimde ve kendisine yanan kırmızı ışığa riayet etmeden müvekkiline çarptığını, çarpma sonrası müvekkilinin 11 metre tabiri caizse uçtuğunu, şahsın kullandığı aracın, yolun oldukça eğimli olması, yokuş yukarı çıkıyor olması, müvekkiline çarpması nedeniyle hızının fennen azalmasına rağmen ancak 16 metre sonra durabildiğini, kazada asli kusurlunun davalı olduğunu, açıklanan ve re'sen dikkate alınacak nedenlerle; davanın kabulüne, her kalemde fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 4.000 TL maddi tazminatın kazanın meydana geldiği 02.12.2016 tarihinden itibaren işleyecek ......Bankasının Kısa Vadeli Kredilere uyguladığı avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkiline ödenmesine, davacılardan ....... için 35.000 TL. manevi tazminatın kazanın meydana geldiği 02.12.2016 tarihinden itibaren işleyecek ....... Bankasının Kısa Vadeli Kredilere uyguladığı avans faizi ile sigorta şirketi dışındaki davalılar .....ve ...... Ltd. Şti'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı taraf davasını ıslah ederek Sürekli İş Görmezlik (ekonomik geleceğin sarsılması) tazminat alacağı yönünden arttırılan kısım olan 23.316,79. TL ile dava dilekçesinde talep edilen miktar olan 3.000,00 TL.'nin birleştirilmesi sonucu toplam 26.316,79 TL'ye yükseltmiştir.
DAVALI CEVABININ ÖZETİ:
Davalı işleten ve sürücü vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkillerinden ......'ya yapılan tebligatın usulsüz olduğunu, diğer müvekkili şirkete tebligatın yapılmadığını, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davaya konu kazanın davacının dilekçesinde anlattığı gibi meydana gelmediğini, davacı ...'un ışıklara dikkat etmeden yayalara kırmızı ışık yandığı sırada karşıdan karşıya geçmeye çalıştığını, müvekkili ...'nın aşırı hızlı olduğu ve kırmızı ışıkta geçtiği iddialarının gerçek dışı olduğunu, nitekim 02.12.2016 tarihli kaza yeri tespit raporundan davacının trafik ışıklarına riayet etmeyerek kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğunun tespit edildiğini, davacının yayalara özgülenen yolu kullanmadığını araçların arasından geçmeye çalıştığını, her ne kadar müvekkili ...'nın beyanına göre kaza tespit tutanağı düzenlendiği iddia edildiyse de tutanakta açıkça yayanın/davacının beyanına da yer verildiğini, davacının karşıdan karşıya geçmeye çalıştığı yerin yaya yolu dahi olmadığını, müvekkilinin sözü edildiği gibi aşırı süratlı olduğunun doğru olmadığını, kazanın meydana geldiği yerin trafiğin yoğun olduğu bir alan olduğunu, müvekkilinin o yol üzerinde üstüne üstlük yokuş yukarı aşırı hız yapmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacının talep ettiği miktarların fahiş olduğunu, müvekkili şirkete ait aracın.... Şirketi tarafından kaskolandığını, davanın ... Şirketine ihbar edilmesini istediklerini, açıklanan sebeplerle haksız davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
DELİLLER :
Kaza tespit tutanağı, sigorta poliçesi, trafik tescil, ...Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü ... Sosyal Güvenlik Merkezinin cevabi yazısı, ceza dosyası, bilirkişi raporları , tarafların sosyal ve ekonomik durumlarını gösterir araştırma tutanakları, tanık beyanları ile tüm dosya kapsamı.
İDM KARARININ ÖZETİ :
İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle;".. somut olay değerlendirildiğinde, davacı ...’un sürekli maluliyeti ile sonuçlanan kazanın meydana geliş şekli, davaya konu trafik kazasında davalı sürücünün tali, davacı ...’un asli kusurlu olması, davacı ...’un %8 oranında maluliyeti oluşacak şekilde yaralanması, olay tarihindeki paranın alım gücü, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, davacı .....’un oğlu olan davacı .....’in yaralanması nedeniyle çektiği elem ve ızdırap nazara alınarak, davacıların manevi tazminat davalarının kısmen kabul, kısmen reddine karar verilerek; davacı ...’un maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile, 26.316,79 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, (davalı sigorta şirketi bu miktarın 19.540,64 TL’lik kısmı ile sınırlı sorumlu olması kaydıyla), 2.837,42 TL bakıcı ücreti, 903,50 TL tedavi gideri, olmak üzere toplam 30.057,71 TL maddi tazminatın, (davalı sigorta şirketi bu miktarın 23.281,56 TL’lik kısmı ile sınırlı sorumlu olması kaydıyla) davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihi olan 03.05.2017 tarihinden, diğer davalılar yönünden kaza tarihi olan 02.12.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacının geçici işgöremezlik isteğine ilişkin davasının reddine, davacı ...’un manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 9.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 02.12.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar ... ve .... Limited Şirketi’nden müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin isteğin reddine, davacı .....’un manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 3.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 02.12.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar ... ve ..... Limited Şirketi’nden müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine .." karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ :
Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; ceza dosyasında Adli Tıp Kurumundan alınan 16.09.2019 tarihli raporda davacıların ışık ihlali yaptığı durumda müvekkilin kusursuz olduğunun tespit edildiğini, kusur ve sürekli iş görmezlik raporlarına itirazlarını tekrarladıklarını, İş bu raporlara yapılan itirazlar dikkate alınmadan hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, dosyada hesap hatası yapıldığını, davacı çalışarak pasif dönemde emeklilik aylığına hak kazanabileceğini, pasif dönemin tazminat hesabına katılmaması gerektiğini, yargıtayın yerleşik içtihatları gereği sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, müvekkilin kazaya sebep olmadığı, kazanın davacıların kusuru ile meydana geldiği açık iken davacılar lehine çok fazla manevi tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğunu, karar verilen yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin doğru olmadığını beyan ederek; yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAFA CEVAP :
Davacı taraf istinafa cevap vermemiştir.
G E R E K Ç E
Uyuşmazlık, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat isteminden kaynaklanmaktadır.
İlk Derece Mahkemesi'nce yukarıda gösterilen gerekçelerle maddi ve manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir. Karara karşı davalı işleten ve sürücü vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
6100 Sayılı HMK’nun 355. maddesi uyarınca inceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilir; HMK'nun 357 inci maddesine göre de; İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz, maddeleri çerçevesinde inceleme yapılmıştır.
6098 Sayılı TBK. 49 maddesi gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. 50/1.fıkrası gereğince zarar gören zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. 56. maddesine göre bedensel bütünlüğün zedelenmesi durumunda zarara uğrayana hakim bir miktar manevi tazminat verir.
Kural olarak, 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 74. maddesi gereğince ceza mahkemesince verilen kararlar hukuk hakimi bakımından bağlayıcı değildir.Ancak, hukuk hakiminin bu bağımsızlığı sınırsız değildir, ceza mahkemesince fiilin hukuka aykırılığına yönelik kesinleşen maddi olgular hukuk hakimi bakımından da bağlayıcı olup, taraflar yönünden de kesin delil niteliği taşımaktadır (Hukuk Genel Kurulunun 17/09/2008 Tarih, 2008/4/564 esas, 2008/536 karar).
Somut olayda, 02.12.2016 günü Saat: 08.20 sıralarında sürücü ..., yönetimindeki "..." plaka sayılı otomobil ile ... Caddesi üzerinde, .... yönünden .... yönüne seyri sırasında geldiği ışık kontrollü dört yönlü kavşakta, seyir yönüne göre yolun solundan karşısına geçmeye çalışan yaya ...'a çarpması sonucu meydana gelen kaza nedeniyle yaralanan davacı ...’un geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı, tedavi gideri ve bakıcı giderinden oluşan maddi zararlarının tazmini ile davacı ..... ile annesi ..... (TBK madde 56/2) için ayrı ayrı manevi tazminat talep edilmiştir.
İzmir 32. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/588 Esas 2019/1079 Karar sayılı 14/11/2019 tarihli kararı ile davacı yayanın asli, davalı sürücünün tali kusurlu olduğu kabulü ile davalı sürücünün sabit görülen taksirle yaralama suçundan mahkumiyetine, mahkumiyet hükmünün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın itiraz merciinin itirazın reddi kararı ile kesinleştiği anlaşılmıştır.
Hükmün açıklanmasınnı geri bırakılması kararı hukuk hakimini bağlayıcı değil ise de hakim delilleri serbestçe değerlendirebilir. Kaza tespit tutanağı ve ekli basit kroki, ceza dosyası kapsamı birlikte değerlendirildiğinde ATK Trafik İhtisas Dairesinin 30/07/2018 tarihli raporuna göre; davacı yayanın ışık ihlali yaptığının kabulü halinde davalı sürücünün (olay yeri ışık kontrollü kavşağa geldiğinde; seyir yönüne her ne kadar yeşil ışık yanıyor olsa da dikkatli olması ve hızını güvenli bir şekilde durabilecek biçimde ayarlaması gerekirken, yayanın çarpma sonucu 11 m. ileriye savrulduğu yönündeki tespit ve aracına ait fren mesafesi mevcut olmadığı dikkate alındığında, bu hususa riayet etmediği anlaşılmış olup, meydana gelen olaydaki dikkatsizliği ve tedbirsizliği nedeniyle) %25 davacı yayanın %75 oranında kusurlu olduğu yönündeki raporun oluşa uygun olduğu anlaşıldığından; bu raporun hükme esas alınmasında usul ve yasaya aykırılık görülmemiş, davalılar vekilinin kusur belirlemesine yönelik istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.
Olay tarihi itibariyle uygulanması gereken Engellik Ölçütü Sınıflandırılması ve Engellilere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre hazırlanan 06/04/2018 tarihli....Hastanesi Adli Sağlık Kurulu Raporuna göre davacıın maluliyet oranı %8, tıbbi şifa süresi 9 ay ve bu süre boyunca bakım ihtiyacı olduğuna dair belirlemenin hükme esas alınmasında hukuka aykırılık bulunmadığından, davalılar vekilinin iş göremezlik raporuna yönelik istinaf nedenleri de yerinde görülmemiştir.
Maddi zarar hesabı yönünden istinaf nedenleri ile sınırlı yapılan incelemeye göre;
Çalışma hayatının, aktif çalışma dönemi ve emeklilik dönemi olan pasif devre olarak ayrılması ve özel yasalarında çalışma süreleri ayrık olarak belirtilmemiş (asker, polis vb. gibi) kişiler yönünden 60 yaşın aktif çalışma devresi, bakiye yaşam süresi varsa kalan sürenin de pasif çalışma devresini oluşturduğu; tazminat hesabında, pasif devrede de zararın oluşacağı ve bu zararın asgari ücret düzeyinde bir zarar olacağının kabulü gerektiği Yargıtay 17. Hukuk Dairesi' nin yerleşmiş içtihatlarındandır.
Pasif devre zararının hesaplanması sırasında esas alınan ücretin, bir çalışmanın karşılığı değil, ekonomik bir değer taşıyan yaşamsal faaliyetlerin sürdürülmesinin karşılığıdır.
İlk derece Mhakemesince hükme esas alınan 21/04/2022 tarihli ... hesap raporunda da TRH 2010 yaşam tablosuna göre ve %8 maluliyet oranı esas alınarak progresif rant yöntemi uygulanmak suretiyle yapılan hesaplamada davacının pasif dönemi için net asgari ücret üzerinden ( AGİ unsuru 2022 yılında kaldırılmıştır) hesaplama yapılmasında Yargıtay içtihatları ile kabul edilen hesaplama yöntem ve tekniğine aykırılık bulunmayıp davalılar vekilinin pasif dönemin hesaplanmaması gerektiğine değinen istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.
Tazminatın poliçe limiti kapsamında bulunması müteselsil sorumlu davalının zarar görene karşı tazmin sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağından davalılar vekilinin bu husustaki istinaf nedenleri de yerinde görülmemiştir.
6098 Sayılı TBK'nun 56 maddesi gereğince; hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İBK gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Eldeki davada, olayın meydana geliş şekli, olay tarihi, kusur durumu , davacının kusurunun ağırlığı ve yaralanmasının niteliği, davacı annenin yakınlık düzeyi , manevi tazminatın haksız zenginleşme ve fakirleşme aracı olmaması, olay tarihindeki paranın alım gücü gözönüne alındığında; ilk derece mahkemesince davacılar için hüküm altına alınan manevi tazminatın, ulaşılmak istenilen manevi tatmin (doyum) için yeterli olduğu, fazla olmadığı anlaşıldığından; davalılar vekilinin manevi tazminat miktarına yönelik istinaf sebeplerinin de yerinde olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Davacılar vekilinin ıslah dilekçesi ile birlikte neticeten 30.556,79 TL maddi tazminat ve 47.000 TL manevi tazminat talep edilmiş, İDM’ce maddi ve manevi tazminat istemlerinin kısmen kabul-kısmen reddine karar verilmiş olup sigorta şirketi dışındaki davalılar yönünden kabul oranının %54 olduğunun anlaşılmasına göre, İDM’ce davanın kabul-red oranına göre yargılama giderlerinin paylaştırıldığı, yine maddi ve manevi tazminat davaları için ayrı ayrı karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT madde 10 ve 13 hükümlerine uygun şekilde vekalet ücretlerinin takdir edilerek hüküm altına alındığı anlaşıldığından, davalılar vekilinin yargılama giderleri ve vekalet ücretinin doğru olmadığına yönelik istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; ilk derece mahkemesince taraflarca gösterilen delillerin toplanmasında, değerlendirilmesinde esas ve usul bakımından hukuka aykırılık bulunmadığından ve davalılar vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-1) bendi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalılar ... ve ......Ltd.Şti vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkra (b-1) bendi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Davalılar ... ve ......Ltd.Şti tarafından peşin yatırılan 220,70 TL istinaf yoluna başvuru harcı ile 718,24 TL istinaf karar ve ilam harcının alınması gereken 2.872,96 TL'den mahsubuyla, bakiye 2.154,72 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına,
3-Davalılar ... ve ......Ltd.Şti tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde yatıranlara iadesine,
İlişkin dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 09/07/2025 tarihinde 6100 Sayılı HMK'nun 361/1 ve 362/1-a Maddeleri uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta süre içinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.