T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/929
KARAR NO : 2026/1607
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 29/12/2022
NUMARASI : 2021/591 Esas - 2022/988 Karar
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 03/07/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 03/07/2026
Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı, istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden 6100 sayılı HMK'nun 353/1-a bendi uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü
DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 06.11.2020 tarihinde davalı asıl işveren ...A.Ş. ile taşeronu ... Şti.'nin çalıştırdığı iş yerine ait sahada müvekkiline ait .... plakalı aracın davalıların alması gereken önlemleri almaması ve güvenli saha oluşturmaması sebebiyle maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkiline ait aracın hasara uğradığını ve bu hasar sonucu araçta değer kaybı oluştuğunu, müvekkilinin söz konusu kamyonu kaza tarihinden beri de kullanamadığını, bu kaza sonucu düzenlenen kaza tespit tutanağından, karakol ifadelerinden ve dinlenecek tanık beyanlarından anlaşılacağı üzere davalı asıl işveren ve alt işverenin asli kusurlu olduklarını, piyasa şartlarına göre yapılacak araştırma ile de aracın uğradığı hasar, değer kaybı ve araç mahrumiyet zararının yargılama sırasında netleşeceğin, olay neticesinde sürücünün yaralandığını ve müvekkiline ait aracın da ağır hasar gördüğünü, ... plakalı aracın kaza tarihi ile malikinin ve işleteninin .... olduğunu belirterek, HMK madde 107 hüküm uyarınca fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla davanın şimdilik 8.000,00 TL hasar bedeli, 100,00 TL değer kaybı tazminatı ve 900,00 TL araç mahrumiyet zararı olmak üzere toplam 9.000,00 TL'nin davalılardan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 15/12/2022 tarihli talep arttırım dilekçesi ile (%30 kusur indirimine göre) hasar bedeli talebini 161.000 TL'ye değer kaybı talebini 21.000 TL'ye, ikame araç bedeli talebini 15.400 TL'ye arttırmış, harcını tamamlamıştır.
DAVALI CEVABININ ÖZETİ:
Davalı ... Şti. Vekili cevap dilekçesi ile; görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi olduğundan görevsizlik kararı verilmesini, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, kazanın meydana geldiği şantiye sahasına günde yüzlerce tır ve çekicinin girip çıktığını ve yüklerini sağlıklı bir şekilde boşaltmakta olduklarını, müvekkili şirket tarafından şantiye sahasında gerekli iş güvenliği önlemleri sürekli halde alınmış olduğundan ve yeteri kadar personel bulundurulduğundan bugüne kadar söz konusu şantiye sahasında herhangi bir kazanın meydana gelmediğini, kazanın dava dışı şoförün kendi kusurundan kaynaklandığını, davalı ...ve davalı.... ile davalı ...ve dava dışı ... arasında akdedilen sözleşme gereği ....in alt taşeronu ....'ın sahibi davacı ...'in işleteni olduğu aracın yükünü boşaltmasından sonra davalı müvekkili şirket....'in işinin başladığını, davalı müvekkili şirketin taşınan mal boşaltıldıktan sonra malın kırılması işini gerçekleştirdiğini, söz konusu mal boşaltılmadan müvekkilinin yüklendiği işin başlamadığını, bu hususlar göz önüne alındığında müvekkili şirketin söz konusu olayla ilgili herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını beyanla eğer mahkeme esastan inceleme yapacak ise davanın .... Mahallesi .... Sokak No:... . / .... adresinde bulunan .... A.Ş.'ye ihbarına, davacının tüm tazminat taleplerinin reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...A.Ş. vekili cevap dilekçesi ile, davalı vekilinin taraflar arasındaki uyuşmazlık ile ilgili görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemeleri olduğunu, dava açılmadan önce zorunlu arabuluculuk şartının yerine getirilmemiş olması nedeniyle dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili ile diğer davalı .... arasında eser sözleşmesi imzalandığını ve anahtar teslimi şeklinde anlaşıldığını, her ne kadar müvekkili şirkete sözleşmenin 6. Maddesi ile denetim yetkisi verilse dahi Yargıtay içtihatlarında belirtildiği boyutta işi kontrol noktasına varan yetki olmadığını, müvekkilinin asıl işveren sıfatına haiz olmadığını herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını mahkemenin aksi kanaatte olması halinde kusur oranlarının tespitini gerektiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
Tüm dosya kapsamı.
İDM KARARININ ÖZETİ :
İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; davalı ...in %30, davalı ...in %20 oranında kusurlu olduğu, davacının kusur indirimi ile zararının 180.000,00 TL hasar bedeli, 15.000,00 TL değer kaybı ve 11.000,00 TL ikame araç bedeli olduğu gerekçese ile davanın kısmen kabulü ile 90.000,00 TL araç hasar bedelinin 06/11/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte 54.000,00 TL'sinin davalı ...AŞ'den, 36.000,00 TL'sinin davalı ...Şti.'den alınarak davacıya verilmesine, 15.000,00 TL araç değer kaybı bedelinin 06/11/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte 9.000,00 TL'sinin davalı ...A.Ş.'den, 6.000,00 TL'sinin davalı ... . Şti.'den alınarak davacıya verilmesine, 11.000,00 TL ikame araç bedelinin 06/11/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte 6.600,00 TL'sinin davalı ...AŞ'den, 4.400,00 TL'sinin davalı ....Şti.'den alınarak davacıya verilmesine fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ :
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kusur oranlarının tartışmasız şekilde belirlenmesi amacıyla kusur raporu alınıp kesinlik kazanan kusur raporuna göre karar verilmesi gerektiğini, %50 kusur indirimini kabul etmediklerini, parça ve işçilik bedellerinin belirlenmesi gerektiğini, değer kaybının fark kriterine ve piyasaya göre belirlenmesi gerektiğini, hasarın büyüklüğü nedeniyle 30 gün tamir süresinin yeterli olmadığını, söz konusu araç ticari işlerde kullanılmakta olup aracın kullanılamamasından doğan zarar bilirkişi raporunda tespit edilenden çok daha fazla olduğunu beyanla kararın kaldırılarak haklı davanın tamamen kabulüne karar verilmesini savunmuştur.
Davalı .... vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel mahkemece kusur oranlarının tartışmasız şekilde belirlenmesi amacıyla bir kusur raporu alınmamış yalnızca davacının değer artırım dilekçesinde farazi olarak belirlediği kusur oranlarına itibar edilerek eksik inceleme ve araştırma sonucu hatalı olarak müvekkil şirkete kusur atfedildiğini, mesai saatinden önce ilgili araçları kazanın meydana geldiği şantiyeye gönderildiğini, döküm sahasında gerekli uyarı levhalarının olduğu, ilk aracın sorunsuz bir şekilde döküm yaptığı ve kazaya sebebiyet veren, dökümü yapan davacı firma çalışanı ...'ın bu konuda yetkin olmadığı ve tecrübesi bulunmadığı ortada olduğunu, somut olayda dava dışı sürücü kusurlu olduğundan davacının işleteni olduğu aracın şoförünün kusurundan dolayı müvekkil şirketten talep etmiş bulunduğu tazminat taleplerinin reddi gerektiğini, kendi işlerinin boşaltımdan sonra başladığını sorumluluklarının bulunmadığını beyanla kararın kaldırılarak davanın tümden reddini savunmuştur.
Davalı ...vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkil şirket ile diğer davalı şirket arasında bir asıl işveren – alt işveren ilişkisi bulunmadığını, dava konusu olay ile ilgili olarak hükme esas alınan bilirkişi raporu ile İş Kanunu, İş Sağlığı ve Güvenlği Kanunu, Alt İşverenlik Yönetmeliği gibi dava ile ilgisi olmayan mevzuat hükümleri incelenerek müvekkil şirketin işyeri sorumlusunun kazanın meydana gelmesinde sorumlu olduğu kanaatine varıldığını, dosya içerisinde alınan bilirkişi raporunda vinç olmaksızın hasar tespiti ve hesaplamanın yapılamadığının açıkça belirtildiğini, buna karşın yatırması gereken delil avansını yatırmayan davacı ispat yükümlülüğünü yerine getirmediğini , hesaplamanın da fahiş olduğunu beyanla kısmen kabul kararın kabul edilen kısım yönünden bozulmasına ve davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
İSTİNAFA CEVAP :
Davalı ...vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; istinaf başvuru dilekçesindeki tüm itiraz ve beyanları tekrar ederek; davacı yanın istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
G E R E K Ç E
Dava, maden sahasında davacıya ait kamyonun devrilmesinden kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
İlk derece Mahkemesince yukarından gösterilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar karşı tüm taraflar istinaf isteminde bulunmuştur.
6100 Sayılı HMK’nun 355. maddesi uyarınca inceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilir; HMK'nun 357. Maddesine göre de; ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz, maddeleri çerçevesinde inceleme yapılmıştır.
Somut olayda; davacıya ait aracın maden taşıdığı maden sahasındaki çalışması sırasında devrilmesi suretiyle meydana gelen kazadan kaynaklı maddi tazminat talep edildiği, davanın ilk olarak görevsiz mahkeme olan Menemen 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde 05/11/2024 tarihinde açıldığı , görevsizlik kararı sonrasında 29/09/2021 tarihinde dosyanın Karşıyaka 1. Asliye Ticaret Mahkemesine tevzii edildiği anlaşılmıştır.
İDM'ce bilirkişi heyetinden 24/09/2022 tarihli rapor alınmış, raporda özetle; davacı sürücüsü ve davalıların meydana gelen kazada ayrı ayrı etken oldukları kanaatinin bildirildiği görülmüştür.
Ancak, dava dilekçesinde Savcılık soruşturma dosyasının da delil olarak bildirildiği, İlk derece Mahkemesince Cizre CBS'na müzekkere yazıldığı, taraflara ilişkin soruşturma dosyası bulunmadığı bildirilmiş ise de, dosyada kısmen mevcut olduğu anlaşılan soruşturma evrakı Çine CBS'nın 2018/2218 Sor. Sayılı dosyasına ait olup; işbu dosyasının akıbeti araştırılıp onaylı sureti celbedilerek, kusur incelemesinde de gözönünde bulundurulmak suretiyle değerlendirme yapılması gerektiğinden, taraf vekillerinin kusura ilişkin eksik incelemeye değinen istinaf nedenlerinin bu yönden kabulü gerekmiştir.
Tazminat yönünden, hukukumuzda gerçek zarar ilkesi geçerlidir. Araçta oluşan hasarın ağırlığı, aracın tamirini ekonomik kılmaz ve araç pert/total işlemine tabi tutulursa zarara uğrayanın talep edebileceği tazminat miktarı, aracın kaza tarihindeki piyasa rayiç değerinden pert total değerinin mahsubu ile bulunacak gerçek zarar ile benzer nitelikteki bir aracı temin edebileceği makul bir süredeki ikame araç bedeli/kazanç kaybından ibarettir. Aracın onarımının ekonomik olmamasına rağmen zarar gören onarım yaparak kullanmış olsa bile pert-total uygulaması ile belirlenen zarardan fazlasını isteyemeyeceği gibi, böyle bir araç için değer kaybı da söz konusu olmayacağından sadece muadil bir aracın yeniden satın alınması için geçen süre bakımından ikame araç bedeli istenilebilir. Zarar gören oluşan zararın üstünde bir yarar sağlayamaz.
Eldeki dosyada alınan 20/04/2022 tarihli makine mühendisi bilirkişi raporunda özetle; aracın mevcut hali ile (vinç ile kaldırılmadan) tespit edilebilen onarım bedelinin toplam 230.000,00 TL olarak hesaplandığı, kaza tarihinde 2. El piyasa değerinin 400.000,00 TL onarılmış hali ile 2. el piyasa değerinin 370.000,00 TL, hasarlı hali ile değerinin 100.000,00 TL olduğu kanaatinin bildirildiği, ek raporda da hasarın tam olarak tespiti için vinç ile kaldırılma ve inceleme masrafının 17.400,00 TL olarak hesaplandığı, İDM'ce bu miktar delil avansı yatırılması yönünde tesis edilen ara karara karşı davacı vekilinin bu avansı yatırmadıklarını beyan ettiği anlaşılmıştır.
Hükme esas alınan hesap raporunda her ne kadar aracın tamirinin ekonomik olduğu ifade edilmiş ise de; bilirkişi tarafından belirlenen rakamların bu tespite uygun olmadığı, aracın 2. el piyasa değerinin 400.000,00 TL, hasar onarım bedelinin de 230.000,00 TL olarak kabulü halinde aracın tamirinin ekonomik olmayacağı, pert -total işlemine tabi tutulması gerektiği açık olup; İDM'ce başka bir bilirkişiden Yargıtay tarafından kabul edilen ve yukarıdan izah edilen hesaplama yöntemine uygun, denetime ve hüküm kurmaya elverişli, gerekçeli, detaylı bir bilirkişi raporu alınması gerekir iken çelişkili bilirkişi raporuna göre karar verilmiş olması hatalı olduğundan taraf vekillerinin hesap raporuna yönelik istinaf nedenlerinin bu yönden kabulü gerekmiştir.
Keza, İDM'ce ek rapor için 11/10/2022 tarihli ara karar ile kesin süre verilen delil avansı aracın vinç ile kaldırılarak incelenmesine yönelik olup, bu yönde bir işlem yapılmadan aracın mevcut durumu ve dosyada mevcut (Savcılık dosyası da celbedildikten sonra) verilere göre yeni bir bilirkişi raporu alınmasına engel teşkil etmemektedir.
Yukarıda açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; ilk derece mahkemesi'nce uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin (soruşturma dosyası celbedilip akıbeti araştırılmadan ve hesap yönetimine uygun denetime elverişli bilirkişi raporu alınmadan) toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması usul ve yasaya aykırı olduğundan taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK’nun 353/1. fıkra (a-6) bendi gereğince esası incelenmeden kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, taraf vekillerinin diğer istinaf nedenlerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına ilişkin karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M :Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının KABULÜNE,
2-İlk Derece Mahkemesi olan Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/591 Esas - 2022/988 Karar sayılı, 29/12/2022 tarihli kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1 fıkra (a-6) bendi gereğince ESASI İNCELENMEDEN KALDIRILMASINA,
3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren Karşıyaka Asliye Hukuk Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE,
4-Taraf vekillerinin diğer istinaf nedenlerinin bu aşamada İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA,
5-Davacının peşin yatırdığı 179,90 TL istinaf karar ve ilam harcının istek halinde iadesine, 492,00 TL istinaf yoluna başvuru harcının mahsubu ile Hazineye gelir kaydına,
6-Davalı .... Şirketinin peşin yatırdığı 1.980,99 TL istinaf karar ve ilam harcının istek halinde iadesine, 492,00 TL istinaf yoluna başvuru harcının mahsubu ile Hazineye gelir kaydına,
7-Davalı ...AŞ'nin peşin yatırdığı 1.980,99 TL istinaf karar ve ilam harcının istek halinde iadesine, 492 TL istinaf yoluna başvuru harcının mahsubu ile Hazineye gelir kaydına,
8-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği ve harç tahsil / iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,
İlişkin dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 Sayılı HMK'nun 353. maddesi (1-a) bendi uyarınca 03/07/2026 tarihinde KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.