T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/975
KARAR NO : 2026/1650
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi
NUMARASI : 2021/782 Esas 2022/973 Karar
KARAR TARİHİ : 03/12/2022
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 07/07/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 07/07/2026
Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosya incelendi;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü
DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalılardan ..... çalışanı davalı ...'in sevk ve idaresindeki... plakalı kamyon 21.04.2019 tarihinde arıza gidermek üzere seyir halindeyken, ...ili.... İlçesi .... Mahallesi ... sokak üzerinden geçtiği esnada, kamyonun üst kısmında bulunan hortum tamburasının müvekkili şirkete ait kablolara takılarak, kamyonun yaklaşık 6-7 metre daha hareket etmesiyle maddi hasara sebebiyet verildiğini, kaza esnasında müvekkili şirkete ait iki adet ahşap telefon direğinin kırıldığını, direklerin arasında çekili bağlantı kablolarının koptuğunu, müvekkilinin uğradığı zararın tazmine istinaden .... A.Ş. & ..... Şti. İş Ortaklığı tarafından müvekkili şirkete çıkarılan %100 fatura tutarının 2.728,47 TL olduğunu, hasar tarihi ve öncesinde söz konusu lokasyondaki kablo ve direkler ile ilgili herhangi bir şikayet veya bildirim bulunmadığını, hasar tarihinde müvekkiline ait kabloların sarkık olduğunun düşünülmesi halinde davalı kuruma ait kamyonun yoluna devam etmeden önce müvekkili ile irtibata geçerek gerekli önlemler alındıktan sonra çalışmalara devam etmesi gerektiğini, oluşan hasara davalıların kusurları ile sebebiyet verildiğini, müvekkilinin bu hasara ilişkin davalı borçlular aleyhine Karşıyaka 1. İcra Müdürlüğü'nün 2020/4456 Esas sayılı dosyasıyla 2.728,47 TL asıl alacak ve 703,33 TL takip tarihine kadar İşlemiş faiz olmak üzere toplam 3.458,80 TL alacağın tahsili istemiyle takip başlattığını, davalı borçlular tarafından 06.01.2021 tarihinde takip konusu borca itiraz edilmesi üzerine takibin durduğunu belirterek, haksız ve kötüniyetli itirazın iptaline ve takibin devamına, davalılar aleyhine takip bedelinin %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmolunmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALI CEVABININ ÖZETİ:
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle kabul anlamına gelmemek üzere, davacının talep ettiği zarar miktarının nasıl hesaplandığını, gerçekte bu kadar zararın oluşup olmadığının belli olmadığını, davacının talep ettiği zarar kalemlerinin tümüne ve ayrıca faiz istemine itiraz ettiklerini, dava konusu olayda Borçlar Kanunu'nun 72. maddesi uyarınca zamanaşımı süresininin dolduğunu, olay üzerinden 2 yıl geçtiğini, davanın öncelikle talep olunan hakkın zamanaşımına uğramış olması nedeniyle reddi gerektiğini, 3,80 mt yükseklikteki bir aracın minimum 6 mt yükseklikte olması gereken kablo hattına zarar vermesinin mümkün olmadığını, idareye ait... plakalı kombine kanal açma aracının yüksekliği araç üstü ekipmanlarıyla birlikte 3,80 mt olup standart ölçüler olduğunu, yapılan incelemeler sonucunda elektronik haberleşme altyapı tesisleri referans dökümanında yer alan bilgilere göre havai hat direklerinin standart boylarının minimum 6 metre maksimum 12 metre olduğunu, standart ölçülerde olan havai bir hatta 3,80 mt yüksekliğindeki bir aracın hasar vermesi ve hattı koparmasının mümkün olmadığını, ....'a ait kopan havai hat kablolarının yüksekliği standart ölçülerde olmadığından, kablolar yola sarkmış halde bulunduğundan ve gece vakti görüş mesafesinin kısıtlı olduğu ve herhangi bir uyarı levhası/bandı bulunmayan bir güzergahta, standart yüksekliğe sahip olmayan kabloların 3. şahıslarca zarara uğramasının davacının sorumluluğunda olduğunu ve hatta standart dışı döşenen ya da sarkmış halde bulunan kabloların 3. şahıslara zarar vermesi de imkan dahilinde olup, sorumluluğun davacıya ait olduğunu, dava konusu adreste müvekkili idarece yapılan inceleme neticesinde davacıya ait kabloların sarktığına dair üzerinde herhangi bir uyarı bandı bulunmadığı ve standart dışı olduğunun tespit edildiğini, bu sebeple hasarın oluşmasında kusurun tamamen davacı yana ait olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ..., davaya cevap vermemiş, ön inceleme duruşmasına gelerek, tutanağa geçirilen beyanında; aracı kendisinin kullandığını, aracın karayolları standartlarına uygun olduğunu, gece olduğu için göremediğini, gördüğü anda da durduğunu belirtmiştir.
DELİLLER :
Karşıyaka 1. İcra Müdürlüğü 2020/4456 Esas sayılı icra dosyası, arabuluculuk tutanağı, davacı şirket kayıtları, davalı.....'ne gönderilen 17.02.2021 hasar bedeli bildirimi, İzmir İl Emniyet Müdürlüğü'nün 30/01/2021 tarihli Polnet sorgulaması cevap yazısı, hasar keşif tutarı formu, müteahhit firma tarafından düzenlenen hasar bedelini gösterir %95 hakedişli fatura, arıza, hasar, hırsızlık, pasif arıza iş emri bildirim formu, ekip günlük iş raporu, ... .Müdürlüğü Umulmayan Hal Tespit/Bildirim Formu, bilirkişi raporu, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarını gösterir araştırma tutanakları, tanık beyanları, tüm dosya kapsamı.
İDM KARARININ ÖZETİ :
İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; tüm dosya içeriği ve delillerin özellikle bilirkişi raporunun değerlendirilmesi sonucunda, 21/04/2019 günü .... İlçesi ... Mah. ... Sokak üzerinde geceleyin saat 01:15 sıralarında meydana gelen kazada tarafların tazmin sorumluluğuna gidilmesi için kusur durumlarının tespiti gerektiği, trafik uzmanı bilirkişi tarafından yapılan tespitlerde davacı .... Şirketinin 2918 sayılı KTK nın 13 ve 14. maddesinde belirtilen kuralları ihlal ettiği, elektronik haberleşme uzmanı tarafından yapılan tespit ile de davacı şirketin havai hat kablolarında yerden yükseklik şartına riayet etmediği, Elektronik Haberleşme Altyapı Referans Dokümanı’nın 8.2.e) maddesinde; "... kabloların karayolu atlamaları için yolun en üst noktasından en az 6 m ... yükseklikte olacak şekilde direk dikilir." ibaresinin yer aldığı, meydana gelen kazada davalıya ait aracın davacı .... Şirketine ait telefon kablolarına takılmasının asgari yasal gerekliliklerin sağlanması durumunda mümkün olamayacağı, yolu havadan dik kesen davacı şirkete ait telefon kablolarının yüksekliğinin standartlara uygun olmadığı veya kaza öncesinde olağan ya da zorlayıcı nedenlere bağlı olarak havai hattın alçaktan geçmiş olmasından dolayı kazanın meydana geldiği, kaldı ki kazanın meydana geldiği saat itibariyle siyah renk telefon kablolarının geceleyin görülmesinin de imkanı olmadığı tespit edildiğinden davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ :
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı tarafça müvekkili şirkete ait kablo ve direklere verilen hasar bedelinin ödenmediğini, hasar gören telefon kabloları, direkleri ve hatlarının durumu ile yapılan onarım masrafları hakkında müvekkili Şirket görevlileri tarafından tutanaklar düzenlenmiş olup, müvekkili şirket zararının toplam 2.728,47 TL olduğunu ve bu zarar ödenmediği için icra takibi yoluna gidildiğini, müvekkili şirkete ait kablolar erişim standartlarında belirtilen yükseklikte olmakla birlikte, hasar verilen 21.04.2019 tarihi ve öncesinde söz konusu lokasyondaki kablo ve direkler ile ilgili vatandaş, muhtarlık, il-ilçe belediyesi veya ilçe kaymakamlığı üzerinden herhangi bir şikayet, dilekçe veya bildirim olmadığını, işbu nedenle kazanın meydana gelmesinde müvekkili kurumun ihmali bulunmadığını, yargılama sürecinde alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, oluşan hasara davalıların kendi kusurları ile sebebiyet verdiklerini, davalı araç sürücüsü ...'in yolun durumuna göre aracını sevk etmediğinden hasara sebep olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
İSTİNAFA CEVAP :
Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; bilirkişi raporuyla da desteklendiği üzere zarar ile müvekkili kurumun fiili arasında hiçbir illiyet bağı bulunmadığını, ....'a ait kopan havai hat kablolarının yüksekliği standart ölçülerde olmadığından, kablolar yola sarkmış halde bulunduğundan ve gece vakti görüş mesafesinin kısıtlı olduğu ve herhangi bir uyarı levhası/bandı bulunmayan bir güzergahta, standart yüksekliğe sahip olmayan kabloların 3. şahıslarca zarara uğramasının davacının sorumluluğunda olduğunu, davacı vekilinin istinaf talebi yerinde olmayıp Yerel Mahkeme tarafından verilen kararın hukuka ve mevzuata uygun bir karar olduğunu belirterek, davacı yanın istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini istemiştir.
G E R E K Ç E
Uyuşmazlık, trafik kazası nedeniyle meydana gelen hasarın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince yukarıda gösterilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Dairemizce HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
Karşıyaka 1. İcra Dairesinin 2020/4456 Esas sayılı takip dosyasının incelemesinde, davacı vekili tarafından davalılar aleyhine 2.728,47 TL asıl alacak, 703,33 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 3.458,80 TL alacağın tahsili istemiyle ve borcun sebebi olarak.... Mah. ....Sokak üzeri meydana gelen hasar 3.458,80 TL açıklaması ile 18/12/2020 tarihinde ilamsız takip başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçlulardan ....ne 31/12/2020 tarihinde, ...'e 05/01/2021 tarihinde tebliğ edildiği, her iki borçlu tarafından takip konusu borca ve ferilerine 06/01/2021 tarihli dilekçeler ile süresi içinde ayrı ayrı itiraz edildiği, icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiği, davacı tarafa borçluların itirazının tebliğine ilişkin bilgi ve belgenin bulunmadığı, davacı tarafından davalılar aleyhine İİK'nun 67/1. maddesi gereğince bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde eldeki itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır.
6098 Sayılı TBK'nun 49. maddesi gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. 50/1. fıkrası gereğince zarar gören zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. 2918 Sayılı KTK'nun 85. maddesi gereğince araç işleteni ve sürücü kusurlu olduklarının ispat edilmesi koşulu ile doğan zarardan müteselsilen sorumludurlar.
Somut olayda, 21/04/2019 günü, gece vakti saat 01.15 sıralarında; davalı sürücü ...'in sevk ve idaresindeki... plaka sayılı davalı.....'ya ait kamyonu ile seyir halinde iken,.... ili,.... ilçesi, .... Mahallesi.... sokak üzerindeki sokağı dik bir şekilde kesen davacı .... A.Ş.'ye ait kablolara kullandığı aracın üst kısmının takılması sonucu kabloların koptuğu ve kopan kabloların bağlı olduğu iki adet ahşap telefon direğinin de kırıldığı, direklerden birinin aynı sokak üzerindeki No:3 sayılı yerdeki evin çatısının üzerine düşmesi sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir.
2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun; "Karayolu Trafik Güvenliği, Trafik İşaretleri, Yapı ve Tesisler" genel başlıklı ve "Karayolu trafik güvenliği" konulu alt başlıklı 13.maddesinde; (Değişik birinci fıkra: 25/6/2010-6001/34 md.) Karayolunun yapımı, bakımı, işletilmesi ile görevli ve sorumlu bütün kuruluşlar, karayolu yapısını, trafik güvenliğini sağlayacak durumda bulundurmakla yükümlüdür.
Çeşitli kişi, kurum ve kuruluşlar, karayolu yapısında yapacakları ve esasları yönetmelikte belirtilen çalışmalarda;
a) Yolun yapım ve bakımı ile görevli kuruluştan izin almak,
b) Çalışmaları, gerekli önlemleri alarak, aldırarak ve devamlılığını sağlayarak, trafik akımını ve güvenliğini bozmayacak tarzda yapmak,
c) Zorunlu nedenlerle meydana gelen arıza, engel ve benzerlerini en kısa zamanda ortadan kaldırarak karayolunu kullananlara ve araçlara zarar vermeyecek duruma getirmek,
d) Şehiriçi karayolu kenarında çeşitli tesislerin yapımı süresince; kaldırımlarda, tünel, tünel aydınlatılması ve benzerlerini yaparak güvenli geçiş sağlamak ve yaya yollarını trafiğe açık bulundurmak, Zorundadırlar.
Bu çalışmalar sırasında meydana getirilen tehlikeli durum ve engeller bütün sorumluluk, bunları yaratan kişilere ait olmak üzere zabıtaca kaldırılır, yapılan masraflar sorumlulara ödetilir.
"Karayolu yapısı ve trafik işaretlerinin korunması:" alt başlıklı 14.maddesinde; "Karayolu yapısı ve trafik işaretleri ile ilgili olarak;
a) Karayolu yapısı üzerine, trafiği güçleştirecek, tehlikeye sokacak veya engel yaratacak, trafik işaretlerinin görülmelerini engelleyecek veya güçleştirecek şekilde bir şey koymak, atmak, dökmek, bırakmak ve benzeri hareketlerde bulunmak,
b) Karayolu yapısını, trafik işaretlerini ve karayoluna ait diğer yapı ve güvenlik tesislerini, üzerlerine yazı yazarak, çizerek veya başka şekillerde bozmak,yerlerini değiştirmek veya ortadan kaldırmak, Yasaktır.
Meydana gelen tehlike ve engeller, ilgili kuruluşlar ve zabıtaca ortadan kaldırılır, bozukluk ve eksiklikler yolun yapım ve bakımından sorumlu kuruluşca derhal giderilir, zarar karşılıkları ve masrafları sorumlulara ödetilir. ..."
"Trafik Kazaları" genel başlıklı, "Trafik kazalarına karışanlar ile ilgili kurallar:" alt başlıklı 81.maddesinde; "Trafik kazalarına karışanlar:
a) Hareket halinde iseler trafik için ek bir tehlike yaratmayacak şekilde hemen durmak, kaza mahalinde trafik güvenliği için gereken tedbirleri almak,
b) Kazada ölen, yaralanan veya maddi hasar var ise bu kaza trafiği, can ve mal güvenliğini etkilemiyorsa, sorumluluğun saptanmasında yararlı olacak kanıt ve izler dahil, kaza yerindeki durumu değiştirmemek,
c) Kazaya karışan kişiler tarafından istendiği takdirde kimliğini, adresini, sürücü ve tescil belgesi ile sigorta poliçe tarih ve numarasını bildirmek ve göstermek,
d) Kazayı; yetkili ve görevli memurlara bildirmek, bunlar gelinceye kadar veya bunların iznini almadan kaza yerinden ayrılmamak,
e) Sürücüsü, mal sahibi veya ilgili kişilerin bulunmadığı sırada araç, eşya veya yüklere zarar veren sürücüler, zarar verdikleri araç, eşya veya mülkün sahibini veya ilgili kişileri bulmak, ilgilileri bulamadakları takdirde durumu tespit etmek ve zarar verilen şey üzerine yazılı bilgi bırakmak, ilgili zabıtaya en kısa zamanda bilgi vermek, Zorundadırlar.... "
Araçların Yüklenmesine İlişkin Ölçü ve Usuller ile Tartı ve Boyut Ölçüm Toleransları Hakkında Yönetmeliğin, "Araçların Yüklenmesine İlişkin Ölçü ve Usuller" başlıklı ve "Araçların ağırlık ve boyut ölçüleri" alt başlıklı 5. maddesinde "(1) Karayollarında seyreden araçların yüklü ve yüksüz olarak uyacakları boyutların ve bu araçların karayolu yapısına zarar vermeden güvenle seyredebilecekleri azami genişlik ve yüksekliklerinin ne kadar olması gerektiği belirtilmiş olup, araçların ağırlıkların belirtilen şartlara uygun olması zorunludur. Buna göre araçların azami yüksekliği 4 metreyi geçemez.
27/12/2012 tarihli ve 28510 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Sabit ve Mobil Haberleşme Altyapısı veya Şebekelerinde Kullanılan Her Türlü Kablo ve Benzeri Gerecin Taşınmazlardan Geçirilmesine İlişkin Yönetmelik'in 12. maddesi ile 13 Temmuz 2016 tarihli ve 29769 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Elektronik Haberleşme Altyapısı ve Bilgi Sistemine İlişkin Yönetmelik”in 5. maddesi gereği elektronik haberleşme altyapı tesislerinin asgari gerekliliklerinin belirlenmesi amacıyla Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu tarafından hazırlananve sabit elektronik haberleşme altyapı tesislerinde genel standartları, yer altı tesisleri için altyapı kazı standartlarını, kablo muhafaza borularını, ek odaları ve havai hatlara ilişkin asgari şartları kapsayan Elektronik Haberleşme Altyapı Tesisleri Referans Dokümanı'nın "Havai Hatlar" başlıklı 8 nci maddesinin;
Genel Hususlar" alt başlıklı 8.1. alt maddesinde "...b)Direkler arası mesafe en fazla 40 metre olacak şekilde projelendirilir. Arazi koşullarına göre bu mesafe 50 metreye kadar arttırılabilir." ve
Havai Hat Tesisi" alt başlıklı 8.2. alt maddesinde "a) Havai hat direklerinin boyları minimum 6 metre maksimum 12 metre olmalıdır... c) Direk çukur derinliği, direk boyuna bağlı olarak (ortalama 1/6 oranında) toprak zeminde 120 - 200 cm arasında, kayalık zeminde ise 90 - 125 cm arasında olmalıdır. ç) Direk temele kama taşlarıyla dik bir şekilde sabitlenir ve toprak ya da kumla iyice sıkıştırılarak zeminin üst seviyesinden alta doğru en az 10 cm beton ile kapatılır. d) Direk tesisi mümkün olduğunca payanda desteğine gerek kalmadan yapılır. e) Yeraltından geçiş imkânının olmadığı durumlarda kabloların karayolu atlamaları için yolun en üst noktasından en az 6 metre, demiryolu atlamalarında ise ray seviyesinden en az 8 metre yükseklikte olacak şekilde direk dikilir. f) Direkli güzergâhlarda kablo çekimi askı telli olarak imal edilmiş kablolar ile yapılır. g) Askı telli kablolar tesis edilirken askı teli daima üst tarafta olacak şekilde çekilir. Havai kablolarda askı teli eki yapılmaz. ğ) Kabloyu taşıyan askı teli direk tepesinden itibaren 50 - 80 cm aşağısına uygun çaplı bilezik ve gelen yüke uygun gergi mekiği ile direğe sabitlenir. h) Kabloların sehimleri iki direk arasındaki mesafenin % 2’sini geçmemelidir... j) Gerekli durumlarda kablo çekim kuvvetini dengelemek için lente işlemi yapılmalıdır. k) Lente teli, en az 3 tonluk kopma yüküne dayanabilen çelik halatlardan oluşur. l) Lente telinin zemine sabitlenmesi için lente çubuğu kullanılır. m) Lentenin tesis edilemediği yerlerde payanda tesis edilir." hususları yer almaktadır.
Somut olayda, ilk derece mahkemesince Adli Trafik Bilirkişisi, Elektronik-Haberleşme Mühendisi Bilirkişi ve Mali Müşavir Bilirkişiden alınan 07/11/2022 tarihli üç kişilik heyet raporunda açıklandığı gibi; davaya konu kamyonun ölçülerinin seyir halinde iken ulaşabileceği en fazla yüksekliğin 4,0 metreyi geçmeyeceği ve bunun da yönetmelik standartlarına uygun olduğu, kaza gerçekleştikten sonra, ilgililerin kazayı gerçekleştiği anda kolluğa bildirmeyerek, kaza mahalinde gerekli tedbirlerin alınması, kazanın gerçekleşme şeklinin net olarak anlaşılabilmesi ve zarara uğrayan direk, kablo vb. malzeme / ekipmanların tespitinin kifayetli bir şekilde yapılmasında kayıtsızlık sergilemiş olmaları nedeniyle, heyetten talep edilen değerlendirmenin, tarafların beyanlarının birbiri ile örtüşen tarafları, hayatın olağan akışına uygunluk kriteri ve asgari teknik gereklilikler dikkati nazara alınarak yapıldığı, kaza mahallinde yapılan inceleme de,monte edilen yeni direklerin karayolu atlaması yapılarak monte edildiği, direklerin arasına çekilen kablo hattının tek katlı evin çatı hizasında olduğu ve dolayısı ile bu mesafenin 6 (altı) metrenin altında bir yüksekliğe tekabül edeceği gerçeğinden hareketle; Elektronik Haberleşme Altyapı Referans Dokümanı’nın 8.2.e) maddesine göre; "kabloların karayolu atlamaları için yolun en üst noktasından en az 6 m olacak şekilde direk dikilmesi gerektiği" şartının montaj sonrası durumda sağlanmasının mümkün olmadığı, dolayısıyla kaza/ olay sonrası uygulamanın yukarıda belirtilen Elektronik Haberleşme Altyapı Tesisleri Referans Dokümanı' nda belirtilen yasal gereklilikleri karşılamaktan uzak olduğu, meydana gelen kazada her ne kadar davalı ... . adına kayıtlı... plakalı kombine kamyonun şoförü ve davalı ...'in geceleyin kullanmış olduğu aracın, üst bölmesinde bulunan hortum tamburasının, ilerlemiş olduğu ... Mah. ... sokak üzerinde havadan dik geçen davacı ... Şirketine ait telefon kablolarına takılmasının asgari yasal gerekliliklerin sağlanması durumunda mümkün olamayacağı, yolu havadan dik kesen davacı şirkete ait telefon kablolarının yüksekliğinin standartlara uygun olmadığı veya kaza öncesinde olağan ya da zorlayıcı nedenlere bağlı olarak havai hattın alçaktan geçmiş olmasından dolayı davalı kuruma ait ve diğer davalı ...'in kullandığı kamyonun üst kısmına takılması ve aracın ilerlemesi neticesinde kabloların gerilerek bağlı olduğu direkleri kırdığı dava konusu kazanın meydana gelmesinde davacı .... Şirketine ait telefon kablolarının yerden yeterince yüksek olmadığından gerçekleştiği, davalı kamyon sürücüsünün kazanın gerçekleşmesine etken kusuru bulunmadığı, davacıya ait kabloların ya önceden bir arıza neticesinde sarkmış veya standarttan daha aşağıda çekilmiş olduğu belirlendiğinden; ilk derece mahkemesince oluşa ve dosya kapsamına uygun, hükme esas alınacak nitelikte ve yeterlilikte bilirkişi raporu doğrultusunda davanın reddine karar verilmiş olmasında usul ve yasaya aykırı yön görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; ilk derece mahkemesince taraflarca gösterilen delillerin toplanmasında, değerlendirilmesinde esas ve usul bakımından hukuka aykırılık bulunmadığından ve davacı vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-1) bendi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine, ilişkin karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkra (b-1) bendi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Davacı tarafından peşin yatırılan 492,00 TL istinaf yoluna başvuru harcının Hazineye gelir kaydına, karar tarihi itibari ile alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcından peşin yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 522,10 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan istinaf giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Artan gider avanslarının yatıranlara iadesine,
5-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, harç tahsil / iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,
İlişkin dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 Sayılı HMK'nun 353. Maddesi (1-a) bendi uyarınca 07/07/2026 tarihinde KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.