T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2022/1027
KARAR NO : 2025/993
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
NUMARASI : 2019/228 Esas - 2021/609 Karar
KARAR TARİHİ : 18/10/2021
DAVA : Tazminat (Maddi hasarlı trafik kazası kaynaklı)
KARAR TARİHİ : 20/05/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 20/05/2025
Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosya incelendi;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü
DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;25.03.2017 tarihinde, davalı ...’in kullanmakta olduğu ... plakalı kamyonet tipi araç ile davacı ...’a ait olan ... plakalı kamyonet tipi araca seyir halinde iken arkadan hızla çarpması sonucu meydana gelen kaza nedeniyle davacının ticari kamyonetinde ağır derecede hasar oluştuğunu; kazada ... plakalı araç sürücüsü olan davalı ...’in %100 ve asli kusurlu bulunduğunu; davacının kamyoneti toplamda 9.500 TL’ye onarılmışsa da ... plakalı kusurlu aracın trafik sigortacısının onarım bedelinin 8.500 TL’sini karşıladığını ve eksik kalan 1.000 TL’nin davacıdan tahsil edildiğini; davacının kaza sonrası aracının çekilmesi için 250 TL Oto Kurtarma Hizmet Bedeli ödediğini; davacının 10.5.2017 tarihinde yetkili servisten telsim aldığı aracını devam eden bazı teknik sıkıntılar nedeniyle 12.5.2017 tarihinde tekrar yetkili servise verdiğini ve son olarak 18.5.2017 tarihinde teslim aldığını; böylelikle 25.3.2017-18.5.2017 tarihleri arasında aracını kullanamayan davacının günde ortalama 300-350 TL kazancından mahrum kaldığını; aracın serviste olduğu bu süre içerisinde, davacının meyve-sebze taşıması için arayan müşterilerini geri çevirmek zorunda kalması nedeniyle ayrıca müşteri kaybı da yaşadığını; 25.3.2017 tarihli kaza günü de dava dışı ... Şti.’nin meyve-sebze kasalarını taşımakta olduğunu; kaza sırasında davacının kamyonetinde bulunan ve toplam bedeli 8.469,76 TL olan meyve-sebzelerin tamamının zayi olduğunu ve davacının ... Ltd. Şti’ye ait olan meyve ve sebzelerin bedelini de karşılamak zorunda kaldığını; davacının maliki bulunduğu ... plakalı aracını banka kredisi ile aldığını, çalışamadığı ve gelir elde edemediği bu dönemde kredisinin taksitini de ödeyemediğini; krediyi tekrar yapılandırmak zorunda kaldığını, bu durumun davacının kredi borcunun da artmasına neden olduğunu; tüm bu sebeplerle davacının aracına çarparak doğrudan ve dolaylı olarak zarara uğratmasına davalıların neden olduğunu zarlarının ticari temerrüt faizleri ile birlikte, 1.000 TL araç onarım bedeli ile 250 TL oto kurtarma bedeli, 8.469,76 TL olan meyve-sebzelerin bedeli, ödeyemediği kredisini yeniden yapılandırmasından doğan zarar bedelinin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
09/09/2021 tarihli ıslah dilekçesi ile meyve sebze bedelinin tazmini olarak 8.469,76 TL kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte,-kaza sonrası araç kurtarma bedeli olarak ödenen 250 TL kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, -müvekkilin ... Oto A.Ş.(araç yetkili servisi)'ye ödemek zorunda kaldığı ek 1.000-TL olmak üzere 9.719,76-TL olduğunu, bilirkişi raporunda tespit edilen 6.000-TL kazanç kaybı bedelini talep etmek üzere ıslah etiklerini ve toplamda; 15.719,76 TL talep ettiklerini ifade etmiştir.
DAVALI CEVABININ ÖZETİ:
Davalı ... AŞ. vekili cevap dilekçesinde özetle; görevin ticaret Mahkemesine ait olduğunu, kusuru kabul etmediklerini, yeniden kusur raporu alınması gerektiğini; zarar tespitlerinin olmadığını, davacı tarafından sunulan araç teslim formundaki onarım bedellerinin fahiş olduğunu; zarar bedelinin davalı şirkete ait aracın zorunlu mali mesuliyet poliçesinden karşılanması gerektiğini; aracın serviste olduğu döneme dair günlük 300-350 TL’nin tahsili talebini kabul etmediklerini; davacının kazanç kaybını yazılı delillerle ispat etmesi gerektiğini; meydana gelen hasar dikkate alındığında makul tamir süresinin hesaplanması gerektiğini, ayrıca davacının aracını yetkili servise 31.3.2017 tarihinde yani geç teslim etmesinden dolayı davalı şirkete sorumluluk yükletilemeyeceğini; davacının aracının 10.5.2017 tarihinde davacıya teslim edilmesine rağmen davacı tarafından 18.5.2017 tarihine kadar kazanç kaybı talep edilmesinin hukuki dayanağının olmadığını; davacının zarara ilişkin bir tespit olmadan sebze ve meyvelerin zarar gördüğünü iddia ederek 8.469,76 TL talep etmesinin hukuki bir dayanağı bulunmadığını; söz konusu ödemenin varlığına ilişkin olarak dava dışı ... Ltd. Şti.’nin ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi gerektiğini; davacının ödeyemediğini iddia ettiği kredi borçları ile meydana gelen kaza arasında illiyet bağının bulunmadığını; ayrıca yapılandırılan kredi tutarı nedeniyle işleyen faiz toplamının 87,10 TL olduğu anlaşıldığında davacın bu yöndeki talebinin belirsiz alacak davası olarak ikame edilmesinin mümkün olmadığını; davacının talep ve iddia ettiği zararların poliçe kapsamında maddi zarar teminatı kapsamına girdiğinden bu hususta davalı şirkete ait ... plakalı aracın zorunlu mali mesuliyet poliçesini düzenleyen ... Sigorta AŞ’ye kasko poliçesini düzenleyen ... Sigorta AŞ’ye ihbarını talep ettiklerini; tüm bu sebeplerle davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacılara yüklenilmesi savunmuşlardır.
DELİLLER :
Kaza tespit tutanağı, bilirkişi raporları, tüm dosya kapsamı.
İDM KARARININ ÖZETİ :
İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; davalı araç sürücüsünün “Arkadan çarpma” kuralını ihlal ettiği ve kazanın oluşumunda %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğu, ... plakalı kamyonet sürücüsü davacı ...'ın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununda herhangi bir kusuru bulunduğu ve kazanın oluşumunda kusursuz olduğu, kaza yapan araçta hangi çeşit meyve sebze taşındığı, bunların miktarı ve fiyatlandırılmasını gösleren fatura, irsaliye gibi bir belge bulunmadığı, tüm belgeler ve kaza anında çekilen fotoğraflardan oluşan kananat neticesinde, kaza anında yapan araçta malın 8.341,76 TL lik meyve sebze olduğu kabul edilse bile bunun 2/3 oranında meyve sebzenin telef olduğu, 1/3 oranında meyve ve sebzenin sağlam olarak kalabileceği anlaşılmakla davacının davasının kısmen kabulü ile araçta meydana gelen hasar için KDV dahil 8.333,93 TL, çekici yardımı için 250,00 TL , zarar gören meyve ve sebzeleri için 5.661,17 TL'nin kaza tarihi olan 25/03/2017 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ :
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilin kazanç kaybına ilişkin gerekli hesaplamalar yargılama sürecinde bilirkişi tarafından yapıldığı halde, yerel mahkeme tarafından gerekçeli kararda hiçbir gerekçe sunulmadan sair taleplerin reddine karar verildiğini, zayi olan sebze ve meyvelerden dolayı dava dışı ... Ltd. Şti'ye ödemek zorunda kaldığı ödeme belgelerinden müvekkilin uğradığı zararın açık olduğunu, müvekkilinin kaza günü gerek taşımadan dolayı elde edeceği kazançtan olmuş, üzerine kazadan dolayı meyve sebzelerini taşıdığı firmanın zararını karşılamak zorunda kaldığını, işbu bedellerden takdiri indirim yapılmasının haksız olduğunu, müvekkilimin geliri kesilmiş ve müvekkilim kaza zamanı ödemeye devam ettiği kredisini yeniden yapılandırmak zorunda kalmış ve bu nedenle de kredi tutarı arttığını bu taleplerinin de gerekçesiz reddedildiğini ifadeyle İDM kararını istinaf etmiştir.
Davalı ... istinaf dilekçesinde özetle; hasar bedeli ve çekici bedelinin belirlenmesi konusunda yeterli araştırma yapılmadığını, incelemenin eksik yapıldığını, çekici bedeline dair evrak sunulmadığını, meyve ve sebzelere dair faturaların da kaza öncesi tarihlere ait olduğunu, meyve ve sebzelere dair fotoğraflar dışında ispatlayıcı belge olmadığını, faizin olay tarihi değil de ıslah için harç ödeme tarihi olması gerektiğini ifadeyle İDM kararını istinaf etmiştir.
Davalı ... Tic. ve San. AŞ. vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafça dosyaya herhangi bir ödeme belgesi ibraz edilmemiş, zararını ispatlar nitelikte hukuken kabul edilebilir evrak sunulmamıştır.Bilirkişi raporları ile bu konu yeterince irdelenmemiş, anılan onarım bedelinin hangi kriterlere göre belirlendiği, emsal onarımlar ya da piyasa rayiçleri ile uyumlu olup olmadığı irdelenmediğini, incelemenin eksik yapıldığını, çekici bedeline dair evrak sunulmadığını, meyve ve sebzelere dair faturaların da kaza öncesi tarihlere ait olduğunu, meyve ve sebzelere dair fotoğraflar dışında ispatlayıcı belge olmadığını, faizin olay tarihi değil de ıslah için harç ödeme tarihi olması gerektiğini ifadeyle İDM kararını istinaf etmiştir.
İSTİNAFA CEVAP :
Taraflar istinafa cevap vermemiştir.
G E R E K Ç E
Uyuşmazlık, maddi hasarlı trafik kazasından kaynaklanan kazanç kaybı, hasar kaybı, meyve ve sebze kaybı, çekici bedeli, kredi miktarının artış bedeline yönelik maddi tazminat isteğine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince yukarıda özetlenen gerekçelerle davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş, bu karara karşı taraflar istinaf isteminde bulunmuştur.
6100 Sayılı HMK’nun 355. maddesi uyarınca inceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilir; HMK'nun 357 inci maddesine göre de; İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz, maddeleri çerçevesinde inceleme yapılmıştır.
Olay tarihinde yürürlükte bulunan 6098 Sayılı TBK. 49 maddesi gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. 50/1.fıkrası gereğince zarar gören zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.Aynı Kanunun, 56 ıncı maddesi uyarınca bedensel zarar gören ve yakınları kendisine uygun bir paranın manevi tazminat olarak ödenmesini isteyebilir. 2918 Sayılı Kanunun 85. maddesi gereğince motorlu araç işletenine ve motorlu aracın zorunlu trafik sigortacısına karşı dava açabilir. Araç işleteni de, zarar görene karşı sürücü ile birlikte müteselsilen sorumludur.
4721 Sayılı TMK'nun 6 ıncı, maddesi hükmü uyarınca; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispat etmekle yükümlüdür. Gerek doktrinde, gerek Yargıtay içtihatlarında kabul edildiği üzere ispat yükü, hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kimseye düşer.
İzmir 3.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 20/11/2018 tarih 2017/258 E.-2018/548 K. Sayılı ilamı ile davacının ticari iş sayılan taşıma işi sebebiyle eldeki davayı açtığı gözetilerek görevsizlik kararı verilerek dosyanın yukarıda belirtilen 2019/228 E. Sırasına kayıt edildiği anlaşılmıştır.
... plakalı kamyonet sürücüsü ..., Buca-Bornova çevreyolu üzerinde seyir halinde iken yolun sağ şeridinden ilerlerken kendisi ile aynı istikamette arkasında seyir halinde olan sürücü ... idaresindeki ... plakalı aracı ile duramamış ve kendisine arkadan çarpması ile savrulan ... plakalı kamyonet sağ ön kısımları ile yol kenarında bulunan bariyere çarparak etrafında dönüp tekrar aynı noktaları ile bariyere çarpması sonucu yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir.
Somut olayla ilgili düzenlenen kaza tespit tutanağına göre; davalı sürücü ...'in "arkadan çarpma" kuralını ihlal ettiği ve kazanın oluşumunda %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğu, ... plakalı kamyonet sürücüsü ...'ın kazanın oluşumunda kusursuz olduğu belirtilmiştir.
Otomotiv bilirkişisi ...'nın 01/12/2020 tarihli raporunda özetle; ... plakalı araç sürücüsü ...'in önündeki araçla güvenli ve yeterli bir takip mesafesi koyması ve yola gerekli dikkati vermemesi ile kazanın meydana gelmesinde etken olduğu, dava konusu ... plakalı davacı araç sürücüsü ...'ın atfı kabil kusuru bulunmadığı mütala edilmiş; bu rapor kazanın oluş şekline ve dosya içeriğine uygun bulunduğundan hükme esas alınması suretiyle davalı sürücü ve işletenin davacının zararından sorumlu tutulmasında usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir.
Zarar yönünden hukukumuzda gerçek zarar ilkesi geçerlidir. Araçta oluşan hasarın ağırlığı, aracın tamirini ekonomik kılmaz ve araç pert/total işlemine tabi tutulursa zarara uğrayanın talep edebileceği tazminat miktarı, aracın kaza tarihindeki piyasa rayiç değerinden pert total değerinin mahsubu ile bulunacak gerçek zarar ile benzer nitelikteki bir aracı temin edebileceği makul bir süredeki ikame araç bedeli/kazanç kaybından ibarettir. Aracın onarımının ekonomik olmamasına rağmen zarar gören onarım yaparak kullanmış olsa bile pert-total uygulaması ile belirlenen zarardan fazlasını isteyemeyeceği gibi, böyle bir araç için değer kaybı da söz konusu olmayacağından sadece muadil bir aracın yeniden satın alınması için geçen süre bakımından ikame araç bedeli istenilebilir.
Otomotiv bilirkişisi ...'nın 01/12/2020 tarihli raporunda özetle; dava konusu davacıya ait hasara uğrayan parçaların dava konusu 25.03.2017 tarihli maddi hasarlı trafik kazası ile uyumlu olduğu, ... plakalı ... 2005 model kamyonette meydana gelen hasarın KDV'li toplam bedelin 10.023,10 TL. olmakla birlikte servis kaydında söz konusu onarım için servis indirimi uygulandığı ve bu indirim esas alınmak suretiyle onarım ve işçilik bedelinin 8.333,93 TL (KDV dahil) olduğu, davacının sunmuş olduğu ... A.Ş.'nin mail yazışmasında onarım bedelinin KDV dahil 9.500 TL olarak davacıya ödendiği, dava konusu aracın servis işlemlerinin 30 iş günü içerisinde tamamlanacağı değerlendirildiğinden, 30 günlük arak mahrumiyeti için günlük muadil aracın 200,00 TL. (kdv dahil) olmak üzere davacı yanın talep edebileceği araç kiralama bedelinin 6.000 TL. (kdv dahil) olduğu, dava konusu ... plakalı ... 2005 model kamyonetin 25.03.2017 tarihli kaza sonrası yürüyen aksamında ve motor kısmında oluşan hasar nedeniyle oto kurtarma aracıyla taşınması gerektiği, 250 TL taşıma bedelinin (Çekici ücreti) makul olduğu belirtilmiştir.
Gerçekten, aracın hasarlanan parçaları, kaza tespit tutanağı, eksper raporu uyarınca meydana gelen kaza sebebiyle davacıya ait araçta hasara uğrayan parçaların ve işçilik fiyatlarının ayrı ayrı belirtilerek hasar onarım, makul tamir süresi ve çekici bedeli bilirkişi raporunda yöntemince belirlendiğinden, ilk derece mahkemesince davalıların hasar onarım, makul tamir süresi ve çekici bedeline yönelik istinaflarının reddi gerekmiştir.
6098 Sayılı TBK'nın "Tazminatın belirlenmesi" üst başlıklı 51/1 maddesi; Hâkimin, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirleyeceği hükme bağlanmıştır. Tazminattan indirim sebeplerini düzenleyen 52.maddesinde öngörülen sebepler, daha çok zarar görenle ilgilidir. "Hiç kimsenin kendi kusurundan yararlanamayacağı" yönündeki genel hukuk ilkesinin etkisiyle, maddede sayılan belirli hal ve durumlarda tazminattan indirim yapılması mümkün bulunmaktadır.
Anılan madde kapsamında yer alan indirim sebeplerinden bir kısmı; zarar verici fiile rıza, ortak veya kişisel kusurdur. Zarar gören, zararlandırıcı olayın sebep olacağı zarara önceden razı olabilir. Zarar gören, zarara açık veya örtülü bir irade beyanıyla razı olabileceği gibi, rızanın, diğer bir takım olgulardan da çıkarılması mümkündür. Makul bir insanın aynı şartlarda kendi yararı gereğince yapmaması gereken harekette bulunması da, zarar görenin ortak kusurunu ifade etmektedir. Zarar görenin bu kusuru, illiyet bağını kesmeyecek yoğunlukta ise tazminattan bir indirim sebebidir. Burada da hâkim, somut olayın özelliklerini dikkate alarak, hakkaniyet düşüncesiyle indirim yapabilecektir.
Müterafik kusur; aynı şartlar altındaki makul, dürüst ve ortalama bir kişinin, kendi menfaati icabı, zarara uğramamak için kaçınacağı veya kaçınması gereken bir davranış tarzını ifade etmektedir. Bu yolda indirim yapılabilmesi için herhangi bir talebin bulunması da şart değildir. (Yargıtay 17.HD 2015/4610 E - 2018/307 K sayılı 29/01/2018 tarihli kararı)
Ziraat Mühendisi bilirkişi ...'ın 22/12/2017 tarihli raporunda özetle; kaza yapan araçta hangi çeşit meyve sebze taşındığı, bunların miktarı ve fiyatlandırılmasını gösteren fatura, irsaliye gibi bir belge bulunmadığı, tüm belgeler ve kaza anında çekilen fotoğraflardan oluşan kananat neticesinde, kaza anında kaza yapan araçta malın 8.341,76 TL lik meyve sebze olduğu kabul edilse bile bunun 2/3 oranında meyve sebzenin telef olduğu, 1/3 oranında meyve ve sebzenin sağlam olarak kalabileceği, buna göre; 8.341.76 TL/3 = 2.780,59 TL sağlam olan meyve sebze 2.780,59 TL X 2=5.561,17 TL telef olmuş meyve sebze miktarının tespit edildiği olayda, davacının aracına yüklediği meyve ve sebzeleri usulünce muhkem bir şekilde bağlayıp bağlamadığı, buna yönelik davacının müterafik kusurunun olup olmadığı hususları Mahkemesince tartışılmamış ise de; dosyaya sunulan fotoğraflar ve alınan bilirkişi raporu kapsamında davacının kaza sebebiyle taşıdığı yükün tamamının zarara uğramayacağı gibi, zararın belirlenmesinin de tam olarak mümkün olmaması karşısında 2/3 oranında kısmi zararının bulunduğunun tespitinin yöntemince yapıldığı görülmekle buna yönelik tarafların tüm istinaflarının reddi gerekmiştir.
Davacının olay sebebiyle işlerinin aksaması ve bankaya ödemesi gerekli olan kredi miktarınım artması ve aracın tamir süresi boyunca ciddi kazanç kaybına uğradığına yönelik istinafına gelince; davacı tarafça talep edilen maddi kazanç kaybı bedeli kapsamında dava konusu aracın tamir işlemlerinin 30 iş günü içerisinde tamamlanacağı ve 30 günlük araç mahrumiyeti için günlük muadil aracın 200,00 TL. (kdv dahil) olmak üzere davacı yanın talep edebileceği araç kiralama bedelinin 6.000 TL. (kdv dahil) olduğu ve bu bedelin davacıya ödenmesine karar verildiği bunun dışında davalıların sorumluluğunun bulunmadığı, davacı tarafça talep edilen zararın mahrum kalınan karı da kapsayan gerçek zarar olmadığı gibi dolaylı zarar da olmadığı anlaşılmakla buna yönelik davacının istinafının reddi gerekmiştir.
Zarar gören oluşan zararın üstünde bir yarar sağlayamaz. Zarar gören oluşan zararın üstünde bir yarar sağlayamaz. Bundan ayrı olarak; haksız fiil halinde Türk Borçlar Kanunun 117. maddesi gereğince haksız fiilin işlendiği tarihten itibaren faiz işletilmesi gerekir. Bu nedenlerle, faiz başlangıcının olay tarihi dışında ıslah tarihi olmasına yönelik davalıların istinafının reddi gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; ilk derece mahkemesince taraflarca gösterilen delillerin toplanmasında, değerlendirilmesinde esas ve usul bakımından hukuka aykırılık bulunmadığından ve davacı ile davalılar vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-1) bendi uyarınca istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine ilişkin karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı ile davalılar vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkra (b-1) bendi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Davacı tarafından peşin yatırılan 162,10 TL istinaf yoluna başvuru harcı ile 59,30 TL istinaf karar ve ilam harcının alınması gereken 615,40 TL'den mahsubuyla, bakiye 556,10 TL'nin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
3-Davalı ... tarafından peşin yatırılan 220,70 TL istinaf yoluna başvuru harcı ile 2.432,70 TL istinaf karar ve ilam harcının alınması gereken 973,08 TL'den mahsubuyla Hazineye gelir kaydına, artan 1.459,62 TL'nin bu davalıya iadesine,
4-Davalı ... tarafından peşin yatırılan 162,10 TL istinaf yoluna başvuru harcı ile 2.432,70 TL istinaf karar ve ilam harcının alınması gereken 973,08 TL'den mahsubuyla Hazineye gelir kaydına, artan 1.459,62 TL'nin bu davalıya iadesine,
5-Tarafların yaptıkları istinaf giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,
6-Artan gider avanslarının yatıranlara iadesine,
7-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, harç tahsil / iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,
İlişkin dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 Sayılı HMK'nun 362. Maddesi (1-a) bendi uyarınca 20/05/2025 tarihinde KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.