T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2022/683
KARAR NO : 2025/186
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
NUMARASI : 2017/343 Esas - 2021/754 Karar
KARAR TARİHİ : 05/10/2021
DAVA : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)
KARAR TARİHİ : 31/01/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 31/01/2025
Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı, istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden 6100 sayılı HMK'nun 353/1(b-1/son) cümle uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü
TARAFLARIN İDDİA, SAVUNMA İLE YARGILAMA SÜRECİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 07/09/2016 tarihinde saat 17:00 sıralarında; İzmir ili, Menderes İlçesi'nde Kuşadası istikametinden Menderes istikametine seyir halinde bulunan ... plaka sayılı Peugeot Marka kamyonetin ... 'nun sevk ve idaresinde iken 44Km+625 Km'ye geldiğinde direksiyon hakimiyetini kaybederek ve şerit ihlali yaparak müvekkili şirkete ait, ... 'un sevk ve idaresinde bulunan ... plaka sayılı aracın ön kısımları ile çarpması sonucu kaza meydana geldiğini, davacı aracın hasarının giderilmesi için davalı şirkctc başvuru yapıldığını ve şirket tarafından hasar dosyası açıldığını, davalı şirketin müvekkilinin zararlarını gerçeğe uygun ödemek istemediğinden müvekkili şirket tarafından İzmir 3. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2016/158 D.İş. Sayılı dosyası üzerinden tespit yaptırıldığını, davalı şirketin işbu tespit dosyasına istinaden hiçbir ödemede bulunmadığını, davacının aracını tamir süresi boyunca kullanamadığını, kazanç kaybına uğradığını, müvekkili şirkete ait aracın ... Belediyesi'ne kiraya verildiğini, bu nedenle aracın kullanılamamasından kaynaklanan kazanç kaybının davalılardan, sürücü ve işletenden tahsilinin gerektiğini, açıkladığı nedenlerle 500,00-TL hasar bedeli, 100,00-TL değer kaybı bedeli ile 100,00-TL kazanç kaybı bedelinin (kazanç kaybı bedelinden sigorta şirketi sorumlu değildir) maddi tazminat tutarları belirlenerek işleten ve sürücü için 07.09.2016 kaza tarihinden, sigorta şirketi açısından 26.09.2016 hasarı ret tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte tahsiline, yargılama giderleri, değişik iş dosyası giderleri ve vekalet ücretinin müşterek ve müteselsilen davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla; ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde 05/12/2015-2016 tarihleri arasında sigortalı olduğunu, araç başına azami sorumluluk limitinin 29.000,00-TL olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve zarar nispetinde olduğunu, poliçeye müstenit müşterek müteselsil sorumluluklarının poliçe limitiyle sınırlı olduğunu, masraf ve vekalet ücreti sorumluluklarının da bu miktara isabet eden oranlarda olacağını, KTK. 86. madde gereğince araç işleteninin ve sürücünün kusursuz olduğu hallerde sigortacının da tazminat ödeme yükümlülüğü olmayacağını, davacının değer kaybı ve diğer taleplerinin poliçe teminatı kapsamında olmadığını, bu taleplerinin reddi gerektiğini, dava konusu kazanın, haksız fiilden kaynaklanmış olup, ticari iş olarak nitelendirilemeyeceğini, bu nedenle uygulanması gereken faizin yasal faiz olduğunu, açıkladığı nedenlerle; müvekkili şirket aleyhine açılan davanın reddine karar verilmesini, masraf ve ücreti vekâletin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama sonucu verilen kararda özetle; pert-total işlemine tabi tutulması gerektiği belirtilen aracın gerçek zararının rayiç değeri (72.500 TL) ile sovtaj değeri (25.000 TL) farkı miktarı 47.500,00 TL olduğu, araçta herhangi bir Değer Kaybı meydana gelmeyeceğinden değer kaybı talebinin reddi gerektiğini , 26.02.2021 tarihli raporda, yapılan piyasa araştırmaları sonucunda aynı marka, model, tip, donanım, km. ve teknik özelliklere sahip bir aracın bir günlük net kazancının olay tarihinde (davacı tarafından kaza olmasaydı dahi yapılması gereken yakıt, şoför ücreti, tamir ve bakım, amortisman gibi zorunlu giderler indirildikten sonra) 200,00-TL olduğu ve buna göre aracın onarım süresince kullanılamaması nedeniyle uğranılan kazanç kaybının 4.000,00.-TL olarak hesaplandığından bu bedel üzerinden kazanç kaybı talep edebileceğinden bahisle davanın, Davalı ... yönünden feragat edildiğinden, feragat nedeniyle davanın reddine, ... ve ... Sigorta A.Ş yönünden kısmen kabulüne, 50.000,00-TL hasar bedeli tazminatının davalı ... 'ndan kaza tarihi 07.09.2016 tarihinden, davalı ... Sigorta A.Ş'den (Sigorta poliçe teminat limiti 29.000,00-TL ile sınırlı sorumlu olmak üzere) temerrüt tarihi 11.10.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müteselsilen tahsiline, Değer kaybı bedeli talebinin reddine, 4.000,00-TL kazanç kaybı bedelinin kaza tarihi olan 07/09/2016 tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... 'ndan tahsili ne karar verilmiştir.
DELİLLER :
Kaza tespit tutanağı, 3 SHM 2016/158 D.İş dosyası, hasar dosyası, tramer kaydı, 26/02/2021 tarihli rapor, 18/01/2021 tarihli ek rapor, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarını gösterir araştırma tutanakları, tüm dosya kapsamı.
İSTİNAF NEDENLERİ :
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; aracın müvekkiline ait olduğunu kazayı sürücüsü olan diğer davalının yaptığını, aracın davalı Sigorta Şirketine sigortalı olduğunu, sözleşme kapsamına göre sigorta şirketinin hasar bedelini ödemek zorunda olduğunu, davacı tarafından bu şirket aleyhine dava açıldığına göre müvekkilin aracının sigorta şirketi ancak bu kazadan doğan hasar ve değer kaybından da sorumlu bulunduğunu, raporlara göre aracın pert olması ve sovtaj bedeli davacı sigorta şirketine ait olması nedeniyle hesaplamanın buna göre yapılması gerektiğinden ek olarak değer artırımı dilekçesi ile talepte bulunulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava dosyasında mevcut olan ve davacı tarafından sunulan kira sözleşmesinde davacıya ait davaya konu olan aracın kullanılacağı yada kullanıldığına ait bir bilgi ve belge olmadığını, bu nedenle kazanç kaybından söz edilmesinin mümkün olmadığını, kaza tutanağında da davacıya ait araçla ilgili herhangi bir yük taşıdığına dair bir bilgi de bulunmadığını, bu nedenle davacı yanın kazanç kaybı talep etmesi de hukuka aykırı bulunduğundan bahisle, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
İSTİNAFA CEVAP :
Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalının istinaf taleplerinin reddi ile yerel mahkeme ilamının onaylanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
G E R E K Ç E
Uyuşmazlık trafik kazasından kaynaklanan haksız eylem nedeniyle maddi ve manevi isteğine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı işleten istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
6100 Sayılı HMK'nin 355. Maddesi uyarınca inceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilir; HMK'nin 357. Maddesine göre de ''İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz.'' maddeleri çerçevesinde inceleme yapılmıştır.
Bilindiği üzere; 2918 Sayılı KTK'nın 91. maddesi gereğince de; "İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur." denilerek, işletenlerin trafik sigortası yaptırma zorunluluğu düzenlenmiştir. Sigorta şirketi, sigorta teminat limitine kadar olan zararlardan; sürücü/işleten ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. Bu nedenle davanın sadece sigorta şirketine yöneltilmesi gerektiğine değinen istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır.
Keza, müteselsil borçluluğu düzenleyen 6098 Sayılı TBK'nun 162 ve devamı maddelerinden, müteselsil borçlulardan birinin alacaklıya karşı sürebileceği defiler varsa bunu diğer borçlulardan bağımsız olarak ileri sürmesi mümkün olup, bu defi sonucu kurtulduğu borç miktarını diğer müteselsil borçlulara karşı da ileri sürebilir. Bu defiler, 6098 TBK 164. maddesinde gösterilen ve şahsi ilişkiler veya müteselsil borcun sebep veya konusundan doğan defiler olup, bunların dışında ileri sürülen defiler müteselsil borçlular arasındaki rücu hakkını kaldırmaz.Aynı Kanunun 165 inci maddesine göre; müteselsil borçlular arasında aksine bir sözleşme bulunmaması taktirde borçlulardan biri diğer borçluların durumunu ağırlaştıramaz. Dış ilişkide alacaklıya karşı sonuç doğurabilen böyle bir işlem, iç ilişkide rücu hakkını kısmen yada tamamen kaldırıcı etkiye sahip değildir.
Diğer taraftan, 6098 Sayılı TBK 166 maddesine göre müteselsil borçlulardan birisi tarafından, alacaklıya yapılan ödeme kadar diğerleri de borcundan kurtulduğu gibi, borçlulardan birisi ifada bulunmaksızın borçtan kurtulmuş ise diğerleri de durumun veya borcun niteliğinin elverdiği ölçüde bundan yararlanabilirler.
Ancak, müteselsil borçluların borçtan tamamen veya kısmen kurtulabilmeleri alacaklının bilfiil tatmin edilmiş olması gereklidir. Bunun aksinin kabul edilebilmesi için alacaklının açıkça davadan feragat etmiş olması veya böyle bir feragatın durumdan kesin olarak anlaşılması lazımdır.
Somut olayda; davalılardan sürücü ... 'na ulaşılamadığından tüm haklar saklı kalmak diğer davalılara karşı açılan talepler zeval görmemek kaydıyla feragat edildiğinden ödemeye dayalı olmadığı açıkça anlaşılan feragatin işleten ve sigortacıya sirayet etmeyeceği kabulü ile karar verilmiş olmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır.
Kaza tespit tutanağı içeriğinden 07/09/2016 günü saat 17.00 sıralarında, Kuşadası istikametinden Menderes istikametine seyir halinde olan ... plaka sayılı Peugeot Marka kamyonet ... ' nun sevk ve idaresinde iken 44Km+625 Km'de kaza mevkiine geldiğinde direksiyon hakimiyetini kaybederek ve şerit ihlali yaparak, karşı yönden gelen sürücü ... 'un sevk ve idaresinde bulunan ... plaka sayılı aracın ön kısımları ile çarpması suretiyle maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, kazanın oluşumunda, ... plaka sayılı Peugeot Marka kamyonet sürücüsü ... 'in 2918 Sayılı KTK’nun 84/7 maddesini “şeride tecavüz etme” ve 52/1A maddelerini ihlal ettiğinden kusurlu olduğu, sürücü ... 'un sevk ve idaresinde bulunan ... plaka sayılı aracın kazanın oluşumunda kusuru olmadığı belirtilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince; davalı sigorta şirketine ZMMS sigortalı aracın sürücüsü ... 'in gidiş yönüne göre yolun sağından, çok şeritli yollarda ise yol ve trafik durumuna göre hızının gerektirdiği şeritten sürmemesi, trafiği aksatacak veya tehlikeye sokacak şekilde şerit değiştirmesi, kavşaklara yaklaşırken, dönemeçlere girerken, dönemeçli yollarda ilerlerken, hızını azaltmaması, aracının hızını, kullandığı aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmaması, ikiden fazla şeritli taşıt yollarında, karşı yönden gelen trafiğin kullandığı şerit veya yol bölümüne girmesi ve karşı şeride tecavüz etmesi neticesinde; kazanın oluşumunda %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğu, sürücü ... , sevk ve idaresinde bulunan ... plaka sayılı aracı ile, karayolunda kurallara uygun şekilde şeridinde seyri esnasında, şeridine karşı yönden gelip giren davalıya sigortalı aracın sol sol yanından çarpılmaya maruz kaldığı olayda, kazanın oluş biçimi göz önüne alındığında kazayı önlemek adına alabileceği herhangi bir önlem bulunmadığı gibi kurallara aykırı olumsuz davranış faktörü de görülmediğinden kazanın oluşumunda kusursuz olduğu yönündeki rapora dayalı olarak karar verilmiş olmasında usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir.
Zarar yönünden hukukumuzda gerçek zarar ilkesi geçerlidir. Araçta oluşan hasarın ağırlığı, aracın tamirini ekonomik kılmaz ve araç pert/total işlemine tabi tutulursa zarara uğrayanın talep edebileceği tazminat miktarı, aracın kaza tarihindeki piyasa rayiç değerinden pert total değerinin mahsubu ile bulunacak gerçek zarar ile benzer nitelikteki bir aracı temin edebileceği makul bir süredeki ikame araç bedeli/kazanç kaybından ibarettir. Aracın onarımının ekonomik olmamasına rağmen zarar gören onarım yaparak kullanmış olsa bile pert-total uygulaması ile belirlenen zarardan fazlasını isteyemeyeceği gibi, böyle bir araç için değer kaybı da söz konusu olmayacağından sadece muadil bir aracın yeniden satın alınması için geçen süre bakımından ikame araç bedeli istenilebilir. Zarar gören oluşan zararın üstünde bir yarar sağlayamaz.
Somut olayda; ... plakala Mercedes Benz Sprinter Otobus 315 Cdı 16+1 Sx316ac E5 2011 model aracın sol ön kısmından ağır hasar aldığı, İzmir 3 SHM 2016/158 D.İş Dosyasında aracın hava yastığı açıldığı, sol ön kısmından ağır hasar aldığı, hasar onarım bedelinin; 43.976,19 TL yedek parça, 7.110,00 TL işçilik olmak üzere kdv dahil 60.281,70 TL aracın rayiç değeri 75.000 TL; sovtaj değeri 20.000 TL, buna göre zarar değeri 55.000,00 TL olduğu, pert olması nedeniyle değer kaybı oluşmayacağı, yerine makul araç alım süresinin 15-20 gün olacağı tespiti yapılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi'nce; yargılama sırasında bilirkişi kurulundan alınan raporda raporda davaya konu aracın onarım tutarının 60.281,70 TL olması, aracın yapılan piyasa araştırması neticesinde rayiç değerinin 72.500,00 TL sovtaj değerinin 25.000,00 TL olması, aracın onarım bedelinin rayiç değerinin % 50’sini aşması nedeniyle onarımının ekonomik olmayacağı, bu nedenle pert-total işlemine tabi tutulması gerektiği, pert-total işlemine tabi tutulduğunda gerçek zararının rayiç değeri (72.500 TL) ile sovtaj değeri (25.000 TL) farkı miktarı 47.500,00 TL bilahare ek rapor ile rayiç değerinin 75.000,00 TL olarak revize edildiğinden zararın 50.000 TL olduğu mütalaa edilmiş olup, bilirkişi raporu ve ek raporunun kazanın oluşuna, kazadan hemen sonra yapılan hasar tespitine, kaza sonrası çekilen fotoğraflarda görülen hasarla uyumlu, gerekçeli ve yeterli olduğu anlaşıldığından, davalı vekilinin bilirkişi raporunun yetersizliğine yönelen istinaf nedenleri kabul edilmemiştir. Bu hali ile denetime elverişli bilirkişi raporu doğrultusunda pert nedeni ile ödenecek tazminatın 50.000 TL nin tahsiline karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık görülmediğinden davalı vekilinin bu yöndeki istinaf isteminin reddi gerekmiştir.
Kazanç kaybı istemi yönünden ise; davacıya ait aracın yolcu taşımacılığında kullanıldığı hususu sabittir. Aracın taşıma hizmeti veren otobüs olması nedeni ile davacı tarafından kaza olmasaydı dahi yapılması gereken yakıt, şoför ücreti, tamir ve bakım, amortisman gibi zorunlu giderler indirildikten sonra günlük 200 TL olarak belirlenen kazanç kaybı miktarı dosya kapsamına ve faaliyetin niteliğine uygundur. Buna göre, pert olan aracın yerine araç alınma süresince kullanılamaması nedeniyle uğranılan kazanç kaybının 4.000,00.-TL (20 gün X 200,00.-TL = 4.000,00.-TL) olduğu görüş ve kanaati doğrultusunda yoksun kalınan kar tazminatına hükmedilmesi usul ve yasaya uygun olduğundan bu yöndeki istinaf isteminin de reddi gerekmiştir. Yine davacıya ait aracın kullanılamaması nedeniyle talep edilen kazanç kaybı zorunlu mali sorumluluk sigortası teminatı dışında kaldığından, davalı sigorta şirketi mahrumiyet bedeline ilişkin zarardan sorumlu tutulamaz. Bu zarardan, işleten sıfatına haiz araç maliki ile araç sürücüsü müşterek ve müteselsilen sorumlu olduğundan bu yöndeki istinaf isteminin de reddi gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; ilk derece mahkemesince taraflarca gösterilen delillerin toplanmasında, değerlendirilmesinde esas ve usul bakımından hukuka aykırılık bulunmadığından ve davalı ... vekilin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-1) bendi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine, karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan nedenlerle,
1-Davalı ... vekilin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkra (b-1) bendi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Davalı ... tarafından peşin yatırılan 220,70 TL istinaf yoluna başvuru harcı ile 950,00 TL istinaf karar ve ilam harcının alınması gereken 3.688,74 TL'den mahsubuyla, bakiye 2.738,74 TL'nin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
3-Davalı ... tarafından yapılan istinaf giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Artan gider avansının yatıranlara iadesine,
5-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans ve harç tahsil / iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,
İlişkin dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 Sayılı HMK'nun 362. Maddesi (1-a) bendi uyarınca 31/01/2025 tarihinde KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.