T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2022/187
KARAR NO : 2025/159
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
NUMARASI : 2018/1221 Esas 2021/661 Karar
KARAR TARİHİ : 23/09/2021
DAVA : Tazminat ( Cismani Zarar Sebebiyle)
KARAR TARİHİ : 27/01/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 27/01/2025
Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı, davalı ... istinaf başvurusunda bulunmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü
DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ:
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ... ' ın 04/08/2016 günü Bornova Atatürk Mahallesi Ziya Gökalp Caddesinde karşıdan karşıya geçmek üzereyken sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile mağdur ... 'a çarparak yaralanmasına neden olduğunu, kaza sonrası davacı ... 'nin ağır derecede (4. derece) kemik kırılması (sol kalça kırığı ve sol dirsek kırığı) ile yaralandığını, uzun bir süre yatarak tedavi gördüğünü, kazaya bağlı ameliyatlar geçirdiğini ve uzun bir süre yatağa bağlı kaldığını, hastanedeki ameliyat ve tedavi masraflarının büyük bir bölümünün SGK tarafından karşılanmış ise de SGK'nın karşılamadığı bazı muayene, tedavi ve ambulans giderleri olduğunu, kaza sonucunda, mağdur müvekkili ... 'ın önce geçici olarak sonra da %26 oranında kalıcı olarak işgücünü kaybettiğini beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00 TL SGK tarafından karşılanmayan tedavi masrafları, 100,00 TL yol giderleri, 100,00 TL refakat ve evde bakım giderleri, 100,00 TL geçici işgücü kaybı ve 100,00 TL kalıcı işgücü kaybı olmak üzere toplam 500.00 TL maddi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ile ... 'ten, 09.06.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... A.Ş. den müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacı ... adına 25.000,00 TL, davacı ... adına 15.000,00 TL olmak üzere toplam 40.000.00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ile ... 'ten müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacılar vekili 04/06/2020 tarihli ıslah dilekçesi ile 500,00 TL olan maddi tazminatı 69.935,46 TL olarak arttırmış, harcı yatırmıştır.
DAVALI CEVABININ ÖZETİ:
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkiline tebliğ edilen dava dilekçesi ve eklerinde sigorta şirketinden gelen bir cevabi yazı ve hasar dosyasının mevcut olmadığını, bunlara ilişkin beyanları saklı kalmak kaydıyla ceza mahkemesince kusura ilişkin olarak yapılan tespiti kabul etmediklerini, kusura ilişkin tespitin mahkemece yapılması gerektiğini, davacı ... 'ın ve diğer davacı ... 'ın manevi tazminat isteminin haksız ve kötü niyetli, fahiş miktarda olduğunu, davacı ... 'ın psikolojik olarak etkilendiği, ruh sağlığının bozulduğu ve kişilik değerlerinin zarar gördüğü iddia edilmişse de buna dair dosyada herhangi bir sağlık kurulu raporu olmadığı gibi olayı bizzat yaşamış olan diğer davacı ... 'dan daha fazla etkilenmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacılardan ... ' ın 77 yaşında olup, herhangi bir işgücü kaybı olmasının mümkün olmadığının apaçık belli olduğunu, davacı ... ' da fiziksel açıdan kaza sonrasında ciddi bir zarar oluşmadığını, oluşan maddi zararların da SGK kapsamında giderilebilecek nitelikte olduğunu, tüm bu nedenlerle haksız davanın reddine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmişlerdir.
Davalı sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; Yetkili Mahkemelerin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, davanın yetkisiz Mahkemede açıldığını, yetki itirazlarının olduğunu, sürücü ... sevk ve idaresindeki, ... plakalı aracın müvekkil şirketçe, 12.11.2015 - 12.11.2016 tarihleri arasında, 947139 no’lu poliçe numarası ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğunun, poliçe üzerinde yazılı teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere, poliçede yazılı özel şartlar ve trafik sigortası genel şartları kapsamı ile sınırlı olduğunu, öncelikle davacı tarafından müvekkili şirket sigortalısı ... plakalı araç sürücüsünün dava konusu kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunup bulunmadığının ispatının gerektiğini, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’nce bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmesini talep ettiklerini, davacının kaza nedeniyle maluliyeti bulunup bulunmadığı hususunda Adli Tıp 3.İhtisas Dairesinden rapor alınması gerektiğini, müvekkilinin geçici iş göremezlik tazminat taleplerine ilişkin sorumluluğunun bulunmadığını, bu talebin reddini gerektiğini, maluliyet hesabının hazine müsteşarlığınca yetkilendirilen aktüerler listesine kayıtlı, lisanslı aktüerler tarafından ve TRH 2010 ulusal mortalite tablosunda yer alan verilere göre yapılması gerektiğini, SGK'na davacıların herhangi bir ödeme alıp almadığının sorulmasını talep ettiklerini beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmişlerdir.
DELİLLER :
Tüm dosya kapsamı.
İDM KARARININ ÖZETİ :
İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle;".. trafik bilirkişi ... 'ın raporunun denetime elverişli ve açık olduğu, davalıların bu rapora itirazlarının olmadığı, bu kusur oranı yönünden davacı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu bu nedenle hükme esas alındığı, davalının tam kusurlu kabul edildiği, davacının sürekli maluliyetinin %25,5 , tıbbi iyileşme süresinin 6 ay olarak belirlendiği Ege Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı raporuna itibar edildiği, 26/03/2021 havale tarihli aktüerya raporundaki hesaplamaya itibar edilerek %25 kusur indirimi uygulanmaksızın ancak taleple bağlılık gereği davacılar vekilinin ıslah dilekçesindeki miktarlar üzerinden maddi tazminat isteminin kabulüne , davacının ve eşinin TBK madde 56 uyarınca manevi zararının varlığı kabul edilerek tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kazanın meydana geliş şekli, kusur durumu, kaza geçirenin yaşı, kaza tarihi dikkate alınarak davanın kısmen kabulü ile; 52.943,74 TL kalıcı maluliyet tazminatı, 7.170,48 TL geçici maluliyet tazminatı, 3.165,74 TL bakım gideri, 5.605,50 TL tedavi gideri, 1.050,00 TL ulaşım gideri olmak üzere toplam 69.935,46 TL maddi tazminatın davalı sigortadan 09/06/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, diğer davalılardan kaza tarihi 04/08/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müteselsilen alınarak davacı ... ’a verilmesine, Davacı ... için 20.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi 04/08/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... ’ten müteselsilen alınarak adı geçen davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacı ... için 10.000 Tl manevi tazminatın kaza tarihi 04/08/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... ’ten müteselsilen alınarak adı geçen davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine .."karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ :
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacılar ... ve ... lehine hükmedilen manevi tazminat miktarlarının fahiş olduğunu, davacıların psikolojik olarak etkilendiği, ruh sağlığının bozulduğunu ve kişilik değerlerinin zarar gördüğü iddia edilmişse de buna dair dosyada herhangi bir sağlık kurulu raporu olmadığı gibi başkaca bir delilde dosyaya ibraz edilmediğini, ispat edilemeyen talebin reddi gerektiğini , davacının yaşı ve kusuru ile zararın arttığını, ATK Trafik İhtisas Dairesi raporuna rağmen trafik bilirkişi raporuna itibar edilerek hatalı karar verildiğini, maddi tazminata ilişkin olarak sürekli maluliyetten kaynaklı talep edebileceği maddi tazminat, geçici iş göremezlikten kaynaklı maddi tazminat ,bakım giderinden kaynaklı alacak, tedavi giderlerinden kaynaklı alacak ve ulaşım giderinden kaynaklı alacak olarak hükmedilen miktarlar adı altında müvekkil aleyhine hükmedilen tazminatların fahiş ve hatalı olduğunu beyanla yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmişlerdir.
İSTİNAFA CEVAP :
Davacılar vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; hükmedilen maddi ve manevi tazminatların uygun olduğunu, bu yüzden istinaf talebinin reddi gerektiğini, bu nedenlerle davalı vekilinin hukuki dayanaktan yoksun hakkaniyete ve hayatın olağan akışına aykırı istinaf itirazının reddi ile İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesinden verilme 23. 09. 2021 tarih ve 2018/1221 E. - 2021/661 K. sayılı kararının onanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
G E R E K Ç E
Uyuşmazlık, yaralamalı trafik kazasından kaynaklanan haksız eylem nedeniyle maddi ve manevi tazminat isteğine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince yukarıda özetlenen gerekçelerle maddi tazminat davasının tam ve manevi tazminat davasının kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş, bu karara karşı davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
6100 Sayılı HMK’nun 355. maddesi uyarınca inceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilir; HMK'nun 357 inci maddesine göre de; İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz, maddeleri çerçevesinde inceleme yapılmıştır.
Bilindiği üzere; trafik kazasında sürücünün kusurlu olması halinde zarar gören zararını, 6098 Sayılı TBK un 49 uncu maddesi gereğince sürücüden, 2918 Sayılı Kanununun 85 inci maddesi uyarınca işletenden ve motorlu aracın zorunlu trafik sigortacısından zararını isteyebilir.Araç işleteni de, sigorta şirketi de zarar görene karşı sürücü ile birlikte müteselsilen sorumludur. Keza, 6098 Sayılı TBK'nın 61 inci maddesi uyarınca; birden çok kişi birlikte bir zarara neden oldukları veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanacaktır. Aynı yasanın teselsül hükümlerini düzenleyen 163. Maddesi uyarınca ise; alacaklı, borcun tamamının veya bir kısmının ifasını dilerse borçluların hepsinden, dilerse yalnız birinden isteyebilir.
Yine, 6098 Sayılı TBK un 50/1.fıkrası gereğince zarar gören zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Yine, 6098 Sayılı TBK'nun 56 /1 inci maddesi gereğince bedensel yaralanan manevi zararlarını zarar verenden isteyebilir. 56/2. fıkrası gereğince ağır bedensel zarar halinde zarar görenin yakınlarının da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.
Somut olayda, kaza tespit tutanağına göre 04/08/2016 tarihinde davalı ... ’ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile 8371/1 sokaktan gelip Ziya Gökalp caddesine çıkış yapıp Hürriyet caddesi istikametine dönüş yaptığı sırada aracının ön kısımları ile Ziya Gökalp Caddesinde karşıdan karşıya geçmekte olan davacı ... ’a çarpması suretiyle meydana gelen kazada davacı ... ’ın yaralandığı, ceza dosyasında alınan adli rapora göre yaralanmanın hayati tehlike geçirmesine ve 4.derece kemik kırığına neden olacak düzeyde olduğu, ilk derece mahkemesince alınan ve olay tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe uygun şekilde hazırlandığı anlaşılan Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Sağlık Kurulu'nun 27/06/2019 tarihli raporuna göre davacının kalıcı maluliyet oranının %25,5 , tıbbi iyileşme süresinin 6 ay olarak belirlendiği anlaşılmıştır.
İzmir 18. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2017/126 esas 2018/712 karar sayılı dosyasında hükme esas alındığı anlaşılan Trafik bilirkişinin 23/09/2016 tarihli raporunda davalı sürücünün 2918 sayılı KYTK madde 53/d hükmünü ihlal ile asli, davacı yayanın KYTK madde 68/b-3 hükmünü ihlal ile tali kusurlu olduğu, yine ATK Trafik İhtisas Dairesinin 28/05/2018 tarihli raporunda da davacının tali, davalının asli kusurlu olduğu görüşünün bildirildiği ve sürücünün taksirle yaralamaya sebebiyet verme suçu sabit görülerek mahkumiyetine karar verildiği, Dairemizce Uyap üzerinden yapılan sorgulamaya göre kararın İzmir BAM 14 CD’nin 2018/3292 esas 2020/153 karar sayılı 15/01/2020 tarihli "sanığın istinaf başvurusunun esastan reddi kararı" ile kesinleştiği görülmüştür.
Kural olarak, 6098 Sayılı TBK'nun 74. maddesi gereğince ceza mahkemesince verilen kararlar hukuk hakimi bakımından bağlayıcı değildir. Ancak, hukuk hakiminin bu bağımsızlığı sınırsız değildir, ceza mahkemesince fiilin hukuka aykırılığına yönelik kesinleşen maddi olgular hukuk hakimi bakımından da bağlayıcı olup, taraflar yönünden de kesin delil niteliği taşımaktadır. (Yargıtay HGK'nun 17/09/2008 tarih, 2008/4/564 Esas, 2008/536 Karar).
İlk derece Mahkemesince alınan 21/02/2019 havale tarihli trafik bilirkişi raporunda davalı sürücünün %100 kusurlu olduğu, davacı yayanın kusurunun bulunmadığı görüşü bildirilmiş, ceza mahkemesinde hükme esas alınan rapor ile çelişkinin giderilmesi için ATK Trafik İhtisas Dairesinden alınan 22/10/2020 tarihli raporda ise özetle “ Sürücü ... , yönetimindeki otomobil ile seyri sırasında yola gereken biçimde dikkatini vermemiş, olay yeri kavşaktan kontrolsüz biçimde sola dönüş yaptığı sırada, kavşak başını kullanarak karşıya geçiş yapan yayaya ilk geçiş hakkını vermesi gerektiği halde bu hususa özen göstermemiş, bu haliyle kavşak başından yolun karşısına geçmek üzere sağından kaplamaya giren yayaya çarpması sonucu meydana gelen olayda; dikkatsiz, tedbirsiz ve kurallara aykırı hareketleri nedeniyle asli (%75)kusurlu, yaya ... , her ne kadar karşıya geçişini kavşak başından gerçekleştirmek istemiş ise de kendi can güvenliğini korumak açısından yol üzerinde seyir halinde olan aracı etkin biçimde kontrol etmeyip, sürücü ... yönetimindeki araçtan korunma tedbiri almamış olmakla, oluş şartlarında meydana gelen olayda tali (%25) kusurlu” olduğu kanaati bildirilmiştir.
6098 Sayılı TBK 74.maddesine göre; haksız eylemin “kusur” öğesi konusunda hukuk hakimine tanınan yetkiler iki bölüm olup, birincisi “kusur bulunup bulunmadığına”, öteki “kusurun derecesini ve zararın tutarını belirlemeye” ilişkindir. Maddenin ilk cümlesine göre “kusurun varlığını” araştırmada yetkileri sınırlı olan hukuk hakimi, maddenin ikinci cümlesine göre “kusurun derecesini ve zarar tutarını belirlemede” tam bağımsız kılınmıştır. 6100 Sayılı HMK 266 madde hükmüne göre, kusur oranlarının belirlenmesi teknik değil hukuki bir konudur. Elde edilen teknik bulgulara göre hakim bu oranı belirlemede ihlal edilen kuralları gözönüne almalıdır. (Yargıtay 17. HD'nin 2018/6414 E- 2020/4591 K sayılı 09/07/2020 Tarihli kararı)
Ceza yargılamasında kesinleşen maddi olgular hukuk hakimini bağlayıcı olup, taraflar yönünden de kesin delil niteliğindedir. Eldeki davada ceza yargılamasında davacı yayanın da kural ihlali yaptığına dair tespit ve kesinleşen kabul hukuk hakimini bağlayıcı olup, bu şekilde kazanın oluşumunda tali düzeyde de olsa kusurunun bulunduğunun sabit olmasına göre bu aşamada hukuk hakimi kusurun derecesinin tayini hususunda bağımsızdır. Bu nedenle, ilk derece mahkemesince davacı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu kabulü ile ceza yargılamasında kesinleşen oluşa uygun düşmeyen 15/02/2019 tarihli kusur raporunun hükme esas alnması yerinde görülmediğinden davalı Halil Biricik vekilinin kusura değinen istinaf nedenlerinin kabulü gerekmiştir.
Maddi tazminat hesabı yönünden;
Somut olayda, davacı ... ’nın %25,5 oranında meslekte kazanma gücünü kaybetmiş sayılacağı, tıbbi iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 6 (altı) aya kadar uzayabileceğinin tespit edilmiş olmasına göre, 1941 doğumlu- ev hanımı olan davacı için 26/03/2021 havale tarihli Aktüerya ek hesap raporunda TRH 2010 Yaşam tablosuna göre ve Agi'siz asgari ücret üzerinden yapılan hesaplama ile belirlenen 59.846,05 TL sürekli işgörmezlik , 7170,48 TL geçici iş göremezlik zararının hesaplama yöntem ve tekniğine , yerleşik Yargıtay içtihatlarına uygun olduğu, 02/02/2020 tarihli Aktüer ve doktor bilirkişiler tarafından hazırlanan hesap raporunda da davacının yaralanmasının ve maluliyetinin niteliğine göre; 3165,74 TL bakım gideri, 1050 TL ulaşım gideri, 5605,50 TL SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri hesabında hukuka aykırılık bulunmadığı görüldüğünden davalı ... vekilinin temel hesaplamaya yönelik istinaf nedenleri yerinde değildir.
Ancak, davacı vekilinin 04/06/2020 tarihli ıslah dilekçesi de nazara alınarak , davacının %25 kusuru nedeniyle yapılacak indirim sonrası davacı lehine hüküm altına alınması gereken maddi tazminat miktarı ( 44.884,53 TL sürekli işgöremezlik, 5.377,86 TL geçici iş göremezlik, 2374,30 TL bakım gideri, 4.204,12 TL tedavi gideri ve 787,50 TL ulaşım gideri olmak üzere toplam ) 57.628,31 TL olmasına rağmen , davalı sürücü tam kusurlu kabul edilerek 69.935,46 TL üzerinden istemin kabulüne karar verilmesi dosya kapsamına uygun olmadığından davalı ... vekilinin neticeten hüküm altına alınan maddi tazminat miktarına yönelik istinaf nedenlerinin kabulü gerekmiştir.
Manevi tazminat miktarına gelince, 6098 Sayılı TBK'nun 56 maddesi gereğince; hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İBK gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Davaya konu somut olayın gerçekleşme şekli, yeri, zamanı, kusur durumu uyarınca manevi tazminattan matematiksel bir indirim yapılmasına gerek olmadığından, davacı ... ’da meydana gelen yaralanmanın niteliği, maluliyetin ağırlığı, eşinin maluliyeti nedeniyle davacı ... yönünden 6098 sayılı TBK madde 56/2 uyarınca manevi tazminat koşullarının oluşması, tıbbi iyileşme süresi, hak ve nesafet kaideleri yukarıda açıklanan ilkeler, davalının eylemindeki hukuka aykırılığın tespitinin sağlayacağı manevi tatmin ile birlikte değerlendirildiğinde; İDM'ince hüküm altına alınan manevi tazminat miktarları hakkaniyete uygun olup fazla olmadığından davalı ... vekilinin manevi tazminat miktarına yönelen istinaf istemi de yerinde görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; ilk derece mahkemesince taraflarca gösterilen delillerin toplanmasında, değerlendirilmesinde esas ve usul bakımından hukuka aykırılık bulunmadığından ve davalı ... vekilinin kusur oranı ve buna bağlı olarak maddi tazminat miktarı dışındaki tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-1) bendi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine, kusur oranı ve buna bağlı olarak maddi tazminat miktarına yönelik istinaf nedenleri yerinde görüldüğünden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-2) bendi gereğince kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının davalı ... bakımından kaldırılmasına, kabul edilen istinaf nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden düzelterek yeniden (diğer davalılar istinaf yoluna başvurmadığından davacılar lehine oluşan usuli kazanılmış hak gözetilerek) karar verilmesi suretiyle;
1-Davanın Kısmen Kabulü ile,
52.943,74 TL kalıcı maluliyet tazminatı, (davalı ... sadece 44.884,53 TL’lik kısmından müştereken ve müteselsilen sorumlu olmak üzere),
7.170,48 TL geçici maluliyet tazminatı, (davalı ... sadece 5.377,66 TL’lik kısmından müştereken ve müteselsilen sorumlu olmak üzere),
3.165,74 TL bakım gideri (davalı ... sadece 2.374,30 TL’lik kısmından müştereken ve müteselsilen sorumlu olmak üzere),
5.605,50 TL tedavi gideri (davalı ... sadece 4.204,12 TL’lik kısmından müştereken ve müteselsilen sorumlu olmak üzere),
1.050,00 TL ulaşım gideri (davalı ... sadece 787,50 TL’lik kısmından müştereken ve müteselsilen sorumlu olmak üzere) toplam 69.935,46 TL maddi tazminatın (davalı ... sadece 57.628,31 TL TL’lik kısmından müştereken ve müteselsilen sorumlu olmak üzere) davalı sigorta şirketinden 09/06/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, diğer davalılardan kaza tarihi 04/08/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müteselsilen alınarak davacı ... ’a verilmesine,
Davacı ... için 20.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi 04/08/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... ’ten müteselsilen alınarak adı geçen davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
Davacı ... için 10.000 Tl manevi tazminatın kaza tarihi 04/08/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... ’ten müteselsilen alınarak adı geçen davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, dair karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalı ... vekilinin kusur oranı ve buna bağlı olarak maddi tazminat miktarı dışındaki tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-1) bendi uyarınca istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE ,
2-Kusur oranı ve buna bağlı olarak maddi tazminat miktarına yönelik istinaf nedenleri yerinde görüldüğünden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-2) bendi gereğince kabulü ile
3-İlk Derece Mahkemesi olan İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/1221 E- 2021/661 K sayılı 23/09/2021 tarihli kararının davalı ... bakımından KALDIRILMASINA,
4-Düzelterek yeniden (diğer davalılar istinaf yoluna başvurmadığından davacılar lehine oluşan usuli kazanılmış hak gözetilerek) karar verilmesi suretiyle;
a)Davanın KISMEN KABULÜ İLE,
b)52.943,74 TL kalıcı maluliyet tazminatı, (davalı ... sadece 44.884,53 TL’lik kısmından müştereken ve müteselsilen sorumlu olmak üzere),
c)7.170,48 TL geçici maluliyet tazminatı, (davalı ... sadece 5.377,66 TL’lik kısmından müştereken ve müteselsilen sorumlu olmak üzere),
ç)3.165,74 TL bakım gideri (davalı ... sadece 2.374,30 TL’lik kısmından müştereken ve müteselsilen sorumlu olmak üzere),
d)5.605,50 TL tedavi gideri (davalı ... sadece 4.204,12 TL’lik kısmından müştereken ve müteselsilen sorumlu olmak üzere),
e)1050 TL ulaşım gideri (davalı ... sadece 787,50 TL’lik kısmından müştereken ve müteselsilen sorumlu olmak üzere) toplam 69.935,46 TL maddi tazminatın (davalı ... sadece 57.628,31 TL TL’lik kısmından müştereken ve müteselsilen sorumlu olmak üzere) davalı sigorta şirketinden 09/06/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, diğer davalılardan kaza tarihi 04/08/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müteselsilen alınarak davacı ... ’a verilmesine,
f)Davacı ... için 20.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi 04/08/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... ’ten müteselsilen alınarak adı geçen davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
g)Davacı ... için 10.000 Tl manevi tazminatın kaza tarihi 04/08/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... ’ten müteselsilen alınarak adı geçen davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
ğ)Davacılar tarafından peşin yatırılan 138,33 TL ile ıslahla yatırılan 237,50 TL olmak üzere toplam 375,83 TL'nın alınması gereken 6.826,59 TL karar ve ilam harcından mahsubuyla, bakiye 6.450,76 TL harcın davalılardan ( Davalı ... 5.985,88 TL'lik kısmı ile , davalı sigorta şirketi 4.777,29 TL'lik kısmı ile sınırlı sorumlu olarak) müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına,
h)Davacılar tarafından yapılan 3.391,23 TL yargılama giderinden, davanın kabul edilen kısmına göre belirlenen 3.082,75 TL yargılama gideri ile 138,33 TL peşin ve 237,50 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 3.458,58 TL'nin davalılardan ( Davalı ... in 3078,94 TL'lik kısmı ile sınırlı sorumlu , davalı sigorta şirketi 2.396,41 TL'lik kısmı ile sınırlı sorumlu olarak ) müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, bakiye giderin davacılar üzerinde bırakılmasına,
ı)Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda bir karar verilmesine yer olmadığına,
i)Davacılar kendilerini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince; kabul edilip hüküm altına alınan maddi tazminat tutarı üzerinden (istinafa gelenin sıfatına göre usuli kazanılmış haklar gözetilerek) hesaplanan 9.891,61 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ... 'a verilmesine,
j)Davalı ... kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince; reddedilen maddi tazminat tutarı üzerinden (istinafa gelenin sıfatına göre usuli kazanılmış haklar ve AAÜT madde 13/3 hükmü gözetilerek) 9.891,61 TL vekalet ücretinin davacı ... 'dan alınarak bu davalıya verilmesine,
k)Davacılar kendilerini bir vekil ile temsil ettirdiğinden ilk derece mahkemesi hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince; kabul edilip hüküm altına alınan manevi tazminat tutarı üzerinden hesaplanan her bir davacı için ayrı ayrı 4.080,00'er TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ... ’ten müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara ayrı ayrı verilmesine,
l)Davalı ... kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden ilk derece mahkemesi hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince; reddedilen manevi tazminat tutarı üzerinden 4.080,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak bu davalıya verilmesine,
5-Davalı ... tarafından peşin yatırılan 162,10TL istinaf yoluna başvurma harcının mahsubuyla Hazineye gelir kaydına, 341,30 TL istinaf karar ve ilam harcının talep halinde bu davalıya iadesine,
6-Davacıların avansından kullanılarak yapılan 68,50 TL istinaf yargılama giderinden, davalı ... yönünden kabul/red oranına göre hesaplanan 54 TL'nin davalı ... 'ten alınarak davacılara verilmesine, bakiye kısmının davacılar üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı tarafından yapılan istinaf gideri bulunmadığından bu konuda bir karar verilmesine yer olmadığına,
8-Artan gider avanslarının yatıranlara iadesine,
9-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans ve harç tahsil / iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi'nce yerine getirilmesine,
İlişkin dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 27/01/2025 tarihinde, 6100 Sayılı HMK'nun 362. Maddesi (1-a) bendi gereğince KESİN olarak oy birliği ile karar verildi.