(5395 S. K. m. 35) (5237 S. K. m. 31, 32)
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1- Müşteki M. K.'nın dinlenilmesinden CMK'nun 235. Maddesi uyarınca vazgeçilmeden yokluğunda yargılama yapılıp karar verildiği halde gerekçeli karar ile istinaf başvurusunun kendisine tebliğ edilmediği görülmekte ise de; aşağıda belirtilen nedenlerle hükmün bozulması gerektiğinden ve yargılamanın daha fazla sürüncemede kalmaması amacıyla eksikliğin ikmali cihetine gidilmemiştir.
2- Müşteki'nin kolluk görevlilerine vermiş olduğu ifadesinde bilgisayarın çalındığı yere saat 20:30 'da geldiğinde hırsızlığı fark ettiğini söylemesine karşın, mahkemece beyanı alınmayan müştekinin en son hangi saatte olay yerinden ayrıldığı belirlenmeden ve başkaca bir kanıt da dosyaya yansımamış iken isnat olunan suçların geceleyin işlendiğinin kabulünde yeterli ve yasal gerekçe gösterilmediği tespit olunmuş olup, bu husus CMK'nun 289/1-g maddesinde yazılı hukuka kesin aykırılık hali olarak değerlendirilmiştir.
3- SSÇ hakkında doktor İ. C. Y. tarafından düzenlenen 05/10/2015 tarihli raporda; SSÇ'nin isnat olunan suçların hukuki anlam ve sonuçlarının algılama ve davranışlarının yönlendirme yeteneğinin gelişip gelişmediği hususunda yeterli bir açıklama bulunmadığı gibi, dosya arasına alının Sosyal İnceleme Raporu irdelendiğinde, raporun SSÇ Muammer Sayar hakkında mı, yoksa Bülent Sayar isimli bir başka SSÇ hakkında mı düzenlendiği hususunda tereddüt oluştuğu, ayrıca rapor içeriğinde SSÇ'nin RAM raporu doğrultusunda özel eğitim merkezine devam ettiği, SSÇ'nin düzenlenen rapora göre, %50 özür oranı ile hafif düzeyde mental retardasyonunun bulunduğu ve Manisa Ruh Sağlığı Hastahanesince çocuk hakkında TCK'nun 32/2 maddesi kapsamında cezai ehliyetinin kısmen azaldığı yönünde rapor bulunduğunun belirtildiği, özetlenen bu durum karşısında TCK'nun 31/2 ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 35/1 maddeleri uyarınca suça sürüklenen çocukların cezai ehliyetlerinin bulunup bulunmadığı hususunda takdir yetkisinin münhasıran yargılamayı yapan mahkemeye ait olmasına karşın, dosya içindeki belgeler değerlendirilmeden, varsa çelişkiler giderilmeden ve hangi sebeplerle SSÇ Muammer'in cezai ehliyetinin bulunduğu açıklanmadan hakkında ceza tertip edilmesi CMK'nun 289/1-g maddesinde yazılı hükmün gerekçeyi içermemesi niteliğini taşıdığı sonucuna varılmıştır.
Yukarıda (2) ve (3) bentlerde belirtilen nedenlerle istinaf başvurusunda bulunan SSÇ müdafinin istinaf nedenleri ile CMK'nın 280/1-b ve 289/1-g maddeleri uyarınca HÜKMÜN BOZULMASINA, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, Kesin olmak üzere 19.12.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)