(5237 S. K. m. 168) (5271 S. K. m. 230, 280, 289)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-SSÇ A. hakkında 2 kez konut dokunulmazlığını ihlal suçundan erteli 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezasına ilişkin hükümlerle ilgili olarak yapılan değerlendirmede, diğer SSÇ'lerin anlatımları, kamera görüntü inceleme tutanağı, olayın oluş biçimi ve diğer dosya içeriğine göre olay tarihinde her üç SSÇ'nin fikir ve eylem birliği içerisinde müştekiler M.C. D. ve D. C.'in bulundukları dairenin olduğu ve katılan E. Ö.'nün ikamet ettiği apartmana suç işleme kastıyla girdiklerinin anlaşılması karşısında bu suçlar yönünden hükmolunan cezanın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmıştır.
2-Hırsızlık suçu yönünden yapılan değerlendirmede ise, üç katılan ve müştekiden toplam 4 çift bot çalındığı ve dosyadaki teslim tutanaklarına göre 4 çift botun da sahiplerine iade edildiklerinin anlaşılmasına ve SSÇ A.'in soruşturma aşamasındaki ifadesinde Cat marka botu evden alıp polis memurlarına teslim ettiğini söylemesi, SSÇ O.'ın soruşturma aşamasındaki ifadesinde A.'in Harley Davidson marka botu aldığını ve bu botun daha sonra SSÇ Y.'un evinde bulunduğunu söylemesi, kovuşturma aşamasındaki ifadesinde SSÇ Y.'un Lumberjack ayakkabıyı aldıktan sonra A.'in evine gittiklerini, A.'in bu ayakkabıyı birahaneci arkadaşına sattığını ifade etmesi ve yine dosyada mevcut CD inceleme tutanağının son sayfasında SSÇ'lerin 4 çift botla birlikte yakalanıp botların geçici olarak muhafaza altına alındığının belirtilmesi karşısında ortada çelişkili bir durumun bulunduğu, kovuşturma aşamasında mahkemece bu çelişkinin giderilmediği, TCK'nun 168.maddesinin uygulanma koşullarının oluşup oluşmadığı hususunun tespiti için gerekli kanıtların toplanmadığı, gerekçeli kararda da TCK'nun 168.maddesinde yazılı etkin pişmanlık hükümlerinin hangi sebep ve delillerle uygulanmadığının açıklanmadığı; CMK'nun 230.maddesinde ise hükümde ''...iddia ve savunmada ileri sürülen görüşler, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve red edilen delillerin belirtilmesi...'' hususlarının gösterilmesinin zorunlu olduğunun açıklanması, CMK'nun 230.maddeye aykırı düzenlenen hükmün ise CMK'nun 289/1-g.maddesinde açıklandığı şekilde mutlak hukuka aykırılık hali olarak kabulünde zorunluluk bulunduğu sonucuna varılmıştır.
3-Şüpheli, sanık ya da SSÇ'lerin, mağdurların zararını mahkemece belirlenecek bir tevdi mahalline veyahut posta havalesi gibi yollarla gidermesi mümkün olup, SSÇ'ler Y. ve O.'ın kovuşturma aşamasında katılan ve müştekilerin zararlarını gidermek istediklerini belirtmelerine karşın, 21.04.2016 tarihli celsede bu yönde bir ara karar kurulmadığı, bu durumun da CMK'nun 289/1-h.maddesinde yazılı savunma hakkının kısıtlanması niteliğini taşıdığı anlaşılmaktadır.
Kabule göre de;
4-Müşteki M. C. D.'ın dinlenilmesinden vazgeçilmesine dair herhangi bir ara karara yer verilmemesi,
5-İlk celsenin kapalı yerine sehven gizli yapıldığının yazılması, sonraki celselerin ise kapalı yerine açık yapılması telafisi mümkün görülmemekle birlikte usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle;
A) SSÇ A. hakkında konut dokunulmazlığını ihlal suçlarından verilen hükümlere ilişkin olarak mahkemenin kararında esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezaların kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından, istinaf başvurusunda bulunan suça sürüklenen çocuk müdafiinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, CMK'nun 280/1-a.maddesi uyarınca İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
B) Hırsızlık suçundan kurulan hükümlere ilişkin olarak;
Yukarıda (2) ve (3) nolu bentlerde belirtilen hususların hüküm için önemli olan hususlarda mahkeme kararı ile savunma hakkının sınırlandırılması ve hükmün gerekçeyi içermemesi niteliğinde oldukları, bu nedenlerle istinaf başvurusunda bulunan SSÇ'ler müdafiilerinin istinaf nedenleri ile CMK'nın 289/1-g-h, 280/1-b maddeleri uyarınca HÜKMÜN BOZULMASINA, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
Kesin olmak üzere 01.02.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)