(5237 S. K. m. 141, 142) (5271 S. K. m. 230, 289)
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Torbalı 3. Asliye Ceza Mahkemesi, sanıklara isnat olunan suçların sübut bulduğunu, ''...Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; 05/09/2014 günü saat 19:45 sıralarında TCDD ye ait Ertuğrul Mahallesinde bulunan şantiye alanına giren sanıklar G. Ç., G. E. ve Y. Ç.'in adli kollukça ellerindeki adli emanetin 2014/710 sırasında kayıtlı kurbağacık tabir edilen anahtar ile demir 150 adet cıvatayı söktüklerinin tespit edildiği, adli kolluğun olay yerine geldiğinde sanık M. Ali G.'ün at arabasıyla sökülen malzemeleri almak için geldiği sırada yakalandığı, sanıkların savunmalarında hurda toplamak için gittikleri, atılan moloz yığınında bulunan demir parçalarını hurda zannettiklerini beyan etmiş iseler de cezadan kurtulmaya yönelik savunmalarına itibar edilmemiş, böylelikle sanıkların birlikte kamu yararına ayrılmış eşya hakkında hırsızlık suçunu işlemeye teşebbüs ederken adli kollukça yakalandıkları anlaşılmakla ayrı ayrı cezalandırılmalarına karar vermek gerekmiştir...'' gerekçesiyle açıklamaktadır.
Sanıkların cezalandırıldığı TCK'nun 142/1-a.maddesinde yazılı kamu kurum ve kuruluşlarındaki ya da kamu yararına veya hizmetine tahsis edilen eşya hakkında hırsızlık suçunun oluşabilmesi için suç eşyasının ya kamu kurum ve kuruluşlarında bulunması ya da kamu yarar veya hizmetine tahsis edilmiş olması gerekmektedir.
Devlet Demiryolları 3. Bölge Müdürlüğünün Torbalı 3. Asliye Ceza Mahkemesine hitaben yazdığı 10571 sayılı bila tarihli yazısında; suç konusu 150 adet demir civatanın fiilen kullanılan demiryolu hattında bulunan traverslerden değil, yol yenilemesinden çıkan ve hat kenarına istif edilen beton traversler üzerinden söküldüğü belirtilmektedir.
Yine aynı husus, Devlet Demiryolları İşletmesi 3. Bölge Müdürlüğünün 14.11.2014 tarih ve 16562 sayılı yazısında da çalınan malzemeler hat kenarına istif edilen demiryolu çerçevelerinden sökülmüş malzemeler şeklinde belirtilmiştir.
CMK'nun 230.maddesinde hükmün gerekçesinde ''...iddia ve savunmada ileri sürülen görüşler, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin değerlendirilmesi, ...sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiili ve bunun nitelendirilmesi ...'' hususlarının belirtileceği açıklanmaktadır.
Belirtilen bu durum karşısında suç eşyalarının kamu kurum ve kuruluşlarında bulunmadığı, yol yenilemesinden çıkan ve hat kenarına istif edilen beton traverslerden söküldüğü, bu nedenle kamu hizmetine ne şekilde tahsis edildiği açıklanmadan ve sanıkların savunmaları da dikkate alınarak hukuki nitelendirmesi yapılmadan, eylemin sübut bulduğu kabul edildiği takdirde ise, TCK'nun 141.maddesinde yazılı suçu oluşturup oluşturmadığı tartışılmaksızın sanıklar hakkında anılan yasa maddesinden ceza tertip edilmesi CMK'nun 289/1-g.maddesinde anlatımını bulan hükmün gerekçeyi içermemesi niteliğinde görülmüştür.
Açıklanan nedenler doğrultusunda;
Yukarıda belirtilen hususun hükmün gerekçeyi içermemesi niteliğinde olduğu, bu nedenle istinaf başvurusunda bulunan sanıklar G. Ç. ve M. A. G.'ün istinaf nedenleri ile CMK'nın 289/1-g, 280/1-b maddeleri uyarınca HÜKMÜN BOZULMASINA, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
Kesin olmak üzere 17.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)