(5271 S. K. m. 230, 280, 289) (5237 S. K. m. 61, 62, 168)
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Karşıyaka 3. Asliye Ceza Mahkemesi gerekçeli kararında; ifadeleri yazdıktan sonra suçun sübut bulduğunu "...kanıtların birlikte değerlendirilmesi sonucunda sanık F. P.'ın olay tarihinde mağdur M. O. İ.'ın olay yerine park ettiği 35 AP 6… plakalı aracın ön kapı kilidini zorlayarak açtığı, hırsızlık yapmak amacıyla aracın direksiyonun altındaki plastik parçayı söktüğü, düz kontak yapmaya çalıştığı, aracı çalıştıramayınca aynı yerde bulunan 35 HC 3.. plakalı araca aynı yöntemle girip aracı düz kontak yaptırmak suretiyle çaldığı sonucuna varıldığından sanığın suçtan ve cezadan kurtulmaya yönelik oluşa, dosya içeriğine, yaşamın doğal akışına uygun düşmeyen savunmasına itibar edilmemiştir..." gerekçesiyle açıklamış, devamında; iddianamede iki kez hırsızlık suçundan cezalandırılma talep olunmuş ise de, eylemin tek bir hırsızlık suçuna vücut verdiğini; ayrıca 35 AP 66.. plakalı araç yönünden mala zarar verme suçunun oluştuğu belirtilmiştir.
2-CMK'nun 230.maddesinde; gerekçeli hükümde "...iddia ve savunmada ileri sürülen görüşler, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin belirtilmesi..., ulaşılan kanaat, sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiili ve bunun nitelendirilmesi..., Türk Ceza Kanunun 61 ve 62.maddelerinde belirlenen sıra ve esaslara göre cezanın belirlenmesi..." hususlarının gösterilmesinin gerektiği belirtilmiştir.
3-Dosyadaki kanıtlar incelendiğinde; müşteki M.. O.. İ..'ın ifadesinde, 35 HC 3.. plakalı aracını sanığın çaldığını düşündüğünü ifade ettiği, buna karşın Parmak İzi ve Olay Yeri İnceleme Raporunun 35 AP 66.. plakalı araca ait olduğu, kolluk görevlileri tarafından düzenlenen ve duruşmada tutanak tanıklarınca doğruluğu beyan edilen belgeye göre sanığın 35 HC 3.. sayılı araç hakkında bilgisi olmadığını ifade etmiş oluşu, bu aracın olaydan sonra bulunup üzerinde inceleme yapılmadığının anlaşılması karşısında hangi kanıtlarla 35 HC 3.. plakalı taşıtın sanık tarafından çalındığının hükümde belirtilmediği sonucuna varılmıştır. Bu husus yukarıda belirtildiği şekilde CMK'nun 230. ve 289/1-g maddelerine aykırılık olarak değerlendirilmiştir.
Kabule göre de;
4- Katılan tarafından 21/12/2016 tarihinde dosyaya sunulan dilekçede sanığın zararını giderdiğinin belirtilmesine göre sanık hakkında TCK'nun 168.maddesinin uygulanma koşullarının oluşup oluşmadığının tartışılmasında zorunluluk bulunması,
5-Mahkemenin kabulünün tek bir hırsızlık suçu olmasına karşın, 35 AP 6… plakalı araçta meydana gelen zararın, hırsızlık eylemine yönelik eşyaya karşı gerçekleştirmiş olması nedeniyle, hangi nedenle ayrıca mala zarar verme suçunun sabit görüldüğü hususunun açıklanmaması hususları usul ve yasaya aykırı görülmüştür.
Yukarıda (3) nolu bentte belirtilen hususun hükmün gerekçeyi içermemesi niteliğinde olduğu, bu nedenle istinaf başvurusunda bulunan sanığın istinaf nedenleri ile CMK'nın 289/1-g, 280/1-b maddeleri uyarınca HÜKMÜN BOZULMASINA, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
Kesin olmak üzere 14.02.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)