(5237 S. K. m. 53, 62, 142, 151) (5271 S. K. m. 230, 280, 289)
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Sanıklar hakkında TCK'nun 142/1-e maddesinden cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmasına karşın mahkemece ek savunma hakkı tanınmaksızın daha ağır cezayı gerektiren TCK'nun 142/2-h maddesinden ceza tatbik edilmesi CMK'nun 289/1-h maddesinde yazılı mutlak hukuka aykırılık hallerinden olan mahkeme hükmü ile savunma hakkının sınırlandırılması niteliğinde görülmüştür.
2-Sanıklar hakkında ayrıca çaldıkları motorsikletin direksiyon kilidini kırdıkları gerekçesiyle TCK'nun 151/1 maddesinde yazılı mala zarar verme suçundan da kamu davası açıldığı ve mahkemece de atılı suçtan sanıkların cezalandırılmalarına karar verildiği görülmekte ise de, hırsızlık konusu eşyaya zarar vermek eyleminin yerleşik Yargıtay uygulamaları da dikkate alındığında hangi nedenlerle ayrıca mala zarar verme suçunu oluşturduğunun gerekçede açıklanmaması CMK'nun 230. Maddesi dikkate alındığında hükmün gerekçeyi içermemesi niteliğinde olduğu sonucuna varılmıştır.
Kabule göre de;
3-Yargılamanın yapıldığı ilk celse iddianamenin kabulü kararının okunmaması,
4-Sanıkların eylemlerinin yerleşik Yargıtay uygulaması da dikkate alındığı da hangi nedenlerle TCK'nun 142/1-e maddesinde yazılı suçu oluşturmadığının açıklanmaması,
5-Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan verilen 7 Yıl 6 Ay hapis cezasından TCK'nun 62. Maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapıldığında 6 Yıl 3 Ay hapis cezası yerine 5 Yıl 15 Ay hapis cezası verilmek suretiyle daha hafif cezaya hükmolunması,
6-TCK'nun 53. Maddesi tatbikinde Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 esas sayılı kararının gözetilmemesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
Yukarıda (1) numaralı bentte belirtilen hususun mahkeme hükmü ile savunma hakkının sınırlandırılması, (2) numaralı bentte belirtilen hususun ise hükmün gerekçeyi içermemesi niteliğinde olduğu anlaşılmakla,
Kanuna aykırı olan Aydın 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 03/01/2017 tarih ve 2016/689 Esas, 2017/6 Karar sayılı hükmünün, CMK'nun 280/1-b maddesi delaletiyle aynı kanunun 289/1-h ve 289/1-g maddeleri uyarınca BOZULMASINA,
Dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
Kesin olmak üzere 24.02.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)