(5237 S. K. m. 141, 142) (5271 S. K. m. 253)
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Dosyada mevcut, olay yeri inceleme raporu ve eklerinden, suça konu Yamaha marka motosikletin kontak anahtarının üzerinde bulunduğu anlaşılmaktadır. Yargılama sürecinde müştekiye motosikletin kontak anahtarının üzerinde bulunup bulunmadığı sorulmadığı gibi müştekinin de bu yönde bir açıklamasının bulunmadığı anlaşılmaktadır. Yerleşmiş Yargıtay uygulamasına göre açık alanda duran ve kontak anahtarı üzerinde bulunan motosikletlerin çalınması eylemi, TCK'nun 141/1.maddesinde yazılı suçu oluşturmaktadır. Mahkeme gerekçeli kararında; SSÇ T. E.'ye isnat olunan suçun sübut bulduğunu, ''... Diğer yandan suça sürüklenen T. E. mahkeme önünde özetle "Motosiklet T.'ındı, para çekmek için bankamatiğe gidiyorduk sigara içtiği için motosikleti ben kullandım, para çekmeye gittiği sırada polis geldi ve ehliyet sordu, ceza yazarlar diye ehliyetim yok dedim, kolumdan tutup seni götüreceğim deyince kaçtım, ben motosikleti çalmadım, çalıntı olduğunu bilerek kullanmadım" diyerek suçsuz olduğunu savunmakta ise de,
Çocuğun bizzat motosikleti kullanırken diğer çocuğun da beyanlarına uygun şekilde yakalanmış olması, 20.07.2015 tarihli el yazısı ile tanzim edilen olay tutanağında çocuğun polisi görür görmez motosikleti bırakarak kaçtığının ayrıntılı olarak tespit edilmesi nedeniyle çocuğun savunmalarının oluşa uygun bulunmaması, motosiklet üzerinde sigara içilmesi ve bu sebeple sürücü değiştirilmesinin hayatın normal akışına uymadığı gibi arkada oturan kişinin motosikletin boyutuna göre fiziken neredeyse imkansız olması, diğer çocuğun motosikletin T.'a ait olduğuna dair aşamalarda birlik arz eden ve tutarlı beyanları birlikte değerlendirildiğinde çocuğun savunmalarına itibar etmenin mümkün bulunmadığı,
Böylece müştekiye ait motosikleti adet olduğu şekilde önlem alınmadan park edildiği kaldırım kenarından alıp kullanırken diğer çocuk ile birlikte seyir halinde görülüp şüphe üzerine görevlilerce yapılan takip sonucu durduğunda polisi fark edip kaçmak ve daha sonra yakalanmak suretiyle müsnet "adet veya kullanımı gereği açığa bırakılan eşya hakkında hırsızlık" suçunu işlediği kanaatine varıldığından sübuta eren suçtan mahkumiyetine ...'' şeklinde açıklamaktadır.
CMK'nun 230.maddesinde gerekçeli kararda ''...delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin belirtilmesi... Ulaşılan kanaat, sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiili ve bunun nitelendirilmesini...'' hususlarının belirtileceği açıklanmaktadır.
Gerekçeli kararda, mevcut deliller ışığında, hangi nedenlerle SSÇ'ye isnat olunan eylemin TCK'nun 142/1-e.maddesinde yazılı suçu oluşturduğu açık değildir. Yukarıda belirtildiği şekilde SSÇ'nin eylemi TCK'nun 141/1.maddesi kapsamında da kalabilecek olup, bu durumda 6763 sayılı Yasa ile değişik CMK'nun 253.maddesi uyarınca uzlaşma hükümlerinin uygulanması söz konusu olabilecektir.
Açıklanan bu husus CMK'nun 289/1-g.maddesinde yazılı mutlak hukuka aykırılık hallerinden olan hükmün gerekçeyi içermemesi niteliğinde kabul edilmiştir.
Kabule göre de;
2-SSÇ'ye hükmolunan 3 yıl hapis cezasından TCK'nun 31/3.maddesi uyarınca 1/3 oranında indirim yapıldığında, 2 yıl hapis cezası yerine 1 yıl 4 ay hapis cezası denmek suretiyle daha az cezaya hükmolunması,
3-Karar başlığında TCK'nun 63.maddesi uyarınca mahsubuna karar verilen gözaltı tarihlerinin belirtilmemiş olması,
4-Dosyada her ne kadar psikososyal değerlendirme raporu bulunmakta ise de, bu raporun sosyal inceleme raporu niteliğinde olmaması nedeniyle SSÇ T. E. hakkında Sosyal İnceleme Raporunun aldırılmamış olması usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
Yukarıda (1) nolu bentte belirtilen hususun hükmün gerekçeyi içermemesi niteliğinde olduğu, bu nedenlerle istinaf başvurusunda bulunan SSÇ müdafiinin istinaf nedenleri ile CMK'nın 289/1-g, 280/1-b maddeleri uyarınca HÜKMÜN BOZULMASINA, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
Kesin olmak üzere 20.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)