(5271 S. K. m. 230, 280, 289)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Olay anını gösterir kamera görüntülerinin bulunduğu CD'nin İzmir Adli Emanetinin 2015/13954 sırasında kayıtlı olmasına ve SSÇ'lerin birbirleriyle çelişir anlatımları ve SSÇ M. müdafiinin bu yönde açıklamalarına karşın, suçun sübutu ve SSÇ'lerin eylemlerinin hukuki nitelendirmesinin yapılabilmesi amacıyla CD'nin bizzat mahkemece incelenmemesi ve gerektiği takdirde bilirkişi incelemesi yaptırılmaması, CMK'nun 289/1-h.maddesinde yazılı mahkeme hükmü ile savunma hakkının kısıtlanması niteliğinde görülmüştür.
2-Dosyada mevcut 28.09.2015 tarihli tutanak başlıklı belgeden, SSÇ'lerden M.'in Bornova Polis Merkezi Amirliğine kendiliğinden gelerek suça konu motosikleti Fevzi Çakmak Caddesi yönünde bulunan İş Bankası önünde bıraktığını söylediği, sonrasında motosikletin kolluk görevlilerince buradan bulunduğu ve katılana hasarlı şekilde teslim edildiğinin anlaşılmasına karşın, TCK'nun 168/4.maddesinde yazılı kısmi iadenin söz konusu olduğu ve kısmi iade nedeniyle SSÇ'ler hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için mağdurun rızasının gerektiği, duruşmada ise mağdura bu yönde bir soru yöneltilmediği anlaşılmaktadır.
CMK'nun 230.maddesinde hükmün gerekçesinde ''hükme esas alınan ve reddedilen delillerin belirtilmesi, ulaşılan kanaat, sanığın suçu oluşturduğu sabit görülen fiili ve bunun nitelendirilmesi, TCK'nun 61 ve 62.maddelerinde belirlenen sıra ve esaslara göre cezanın belirlenmesi...'' hususlarının gösterileceği yazılıdır.
Gerekçeli kararda yukarıya alıntılanan tutanak başlıklı delilden bahsedilmediği gibi, SSÇ'ler hakkında hangi sebeplerle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmadığı hususunun da açıklanmadığı görülmektedir.
Bu durumun, CMK'nun 230.maddesine aykırı olduğu ve bu nedenle CMK'nun 289/1-g.maddesinde yazılı mutlak hukuka aykırılık hali olduğu değerlendirilmiştir.
Yukarıda (1) ve (2) nolu bentlerde belirtilen hususların hüküm için önemli olan hususlarda mahkeme kararı ile savunma hakkının sınırlandırılması ve hükmün gerekçeyi içermemesi niteliğinde oldukları, bu nedenlerle istinaf başvurusunda bulunan SSÇ'ler müdafiilerinin istinaf nedenleri ile CMK'nın 289/1-g-h, 280/1-b maddeleri uyarınca HÜKMÜN BOZULMASINA, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
Kesin olmak üzere 17.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)