(5237 S. K. m. 141) (5271 S. K. m. 238, 253, 280, 289)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf başvurusunda bulunan sanık H. Ö. ve O yer Cumhuriyet savcısının istinaf dilekçesi içeriğine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanık Y. İ. Y.'a Nazilli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/241 Esas ve 2016/490 Karar sayılı ilamın yüze karşı 30/11/2016 tarihinde tefhim edildiği, bu sanığın 7 günlük yasal istinaf süresinden sonra 09/12/2016 tarihinde gittiği istinaf talebinin aynı mahkemece 15/02/2017 tarihinde ret edildiği anlaşılmıştır.
1-Sanık Y. İ. Y. hakkında katılan M. B.'a karşı güveni kötüye kullanmak ve mala zarar vermek suçları bakımından o yer Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan istinaf incelemesi sonunda;
Sanık Y. İ. Y. hakkında katılan M. B.'a ait bulunan otomobili alım satım için hayali olarak varlığından bahsedilen zeytinyağlarını getirmek amacıyla alıp geri getirmemesi eyleminde zilyedliğin geçici olarak verildiği bu durumda eylemin hırsızlık suçu kapsamında değerlendirilmesinin gerekeceği nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 12.06.2012 gün ve 2011/15-440 E, 2012/229 K sayılı kararında da belirtildiği gibi, sanığın müzik dinlemek için alıp kısa sürede iade edilmek üzere şikayetçi tarafından zilyedliği devredilmeksizin verilen cep telefonunu geri getirmemek suretiyle niteliğindeki eylemin TCK 141/1. maddesinde belirtilen hırsızlık suçunu oluşturduğu belirtmesi karşısında eylemin ne şekilde güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğuna ilişkin herhangi bir gerekçeye yer vermeden hüküm kurularak CMK'nun 289/1-(g)maddesine muhalefet edilmesi,
Sanığın kontak anahtarı kırılmış bir vaziyette otomobilin bulunmasından kaynaklanan eylemi nedeniyle mala zarar vermek suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş ise de; Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 05/11/2015 gün, 2013/21965 Esas, 2015/30594 Karar sayılı ilamında belirttiği üzere; "....Mala zarar vermek suçundan kurulan hükümle ilgili olarak ise hırsızlık suçuna konu aracın alındıktan sonra parçalamak suretiyle zarar verme eyleminin suçtan sonra cezalandırılmayan hareket kapsamında kalması... nedeniyle .." şeklindeki içtihadında da belirtildiği üzere hırsızlık eylemine konu olan mala karşı gerçekleşen bu eylemin mala zarar verme suçunun yasal unsurlarını oluşturmayacağının anlaşılması karşısında aksine düşünce ile herhangi bir gerekçeye yer vermeden mahkumiyet hükmü kurularak CMK'nun 289/1-(g) maddesine muhalefet edilmesi,
2-Sanık H. Ö. hakkında katılan Ü. Ö.'e karşı Geceleyin bina dahilinde muhafaza altına alınmış eşya hakkında hırsızlık, geceleyin konut dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar vermek suçları bakımından sanık H. Ö.' in yapılan istinaf incelemesi sonunda;
Katılan Ü. Ö. soruşturma aşamasındaki 26/01/2015 tarihli ifadesinde; "... Tarihten 3 gün önce ilçe dışına Bozdoğan, Klavuzlar köyüne gittim. 26/01/2015 günü Nazilli'ye geldiğimde zeytinyağlarımın ve depomda bulunan .... Çalınmış olduğunu öğrendim. Polise müracaat etmek üzere ...." şeklinde beyanda bulunduğu, hakkında yaş küçüklüğü nedeniyle tefrik kararı verilen E. K.'nın 27/01/2015 tarihli Nazillli Cumhuriyet Başsavcılığına verdiği soruşturma ifadesinde ise "... Soy ismini bilmediğim H. isimli bir şahıstan arabayı temin ettim. Zaman bu sıralar sabah ezası sıralarıydı, yani ezan yeni okunmuştu. Aynı zamanda ben biraz alkollüydüm araba ile hangi adrese gittiğimizi tam olarak bilemiyorum. M. ve Y. araba durduktan sonra araçtan indiler bir müddet sonra H. Ö. isimli şahıs ile birlikte geldiler. Yanlarında bidonlar falan vardı...." şeklindeki beyanları ile birlikte değerlendirildiğinde bina dahilinde muhafaza altına alınmış eşya hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlal eylemlerinin gece sayılan zaman diliminde işlendiğine ilişkin herhangi bir gerekçeye yer vermeden mahkumiyet hükmü kurularak CMK' nun 289/1-(g) maddesine muhalefet edilmesi,
Mala zarar verme suçu bakımından sanık H. Ö.' in adli sicil kaydı olmadığı halde "adli sicil kaydında HAGB kararlarının bulunduğu" "dosyaya yansıyan geçmişteki hali" gösterilerek gerekçede çelişkiye düşülüp CMK'nun 289/1-(g)maddesine muhalefet edilmesi,
Kabule göre de;
1-Sanık Y. İ. Y. hakkında katılan M. B.'a karşı güveni kötüye kullanmak suçundan mahkumiyet kararı verildiği halde mala zarar vermek suçu ile ilgili olarak yargılama sırasında 02/12/2016 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 34. Maddesi ile CMK'nun 253. maddesi gereğince, sanığa isnat edilen mala zarar verme suçunun uzlaşma kapsamına alındığının gözetilmemesi,
2-Sanık Y. İ. Y. hakkında katılan M. B.'a karşı güveni kötüye kullanmak suçundan mahkumiyet kararı verildiği, TCK'nun 151/1 maddesinde hürriyeti bağlayıcı ceza yanında aynı zamanda adli para cezasına da yer verildiği halde sanık hakkında sadece hürriyeti bağlayıcı cezaya yönelik hüküm tesis edilerek sanığa eksik ceza tayini yoluna gidilmesi,
3- Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 21.02.2012 gün ve 486/54 sayılı kararında açıklandığı üzere; müşteki M. B.'un sanıklardan H. Ö. ile hazır olduğu 10/06/2015 tarihli duruşmada ve müşteki Ü. Ö.'ün sanıklardan Y. İ. Y. ile birlikte hazır olduğu 13/10/2015 tarihli duruşmalarda, müştekiler tarafından yapılan katılma taleplerinin CMK'nun 238/3 maddesine aykırı olarak sanıklardan diyecekleri sorulmadan kabul edilmesi,
Hukuka aykırı ve bu nedenle sanık H. Ö. ile O yer Cumhuriyet Başsavcılığının istinaf taleplerinin bu yönlerden kabulü ile CMK'nın 289/1-g, 280/1-b maddeleri uyarınca başkaca yönleri incelenmeksizin HÜKMÜN BOZULMASINA,
Dosyanın hükmü veren mahkemesine GÖNDERİLMESİ,
Kesin olmak üzere 12.04.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.(¤¤)