(5237 S. K. m. 51, 119, 145, 168)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanıkların 17/05/2017 tarihli celsede hazır edildiklerinin belirtilmesine karşın, kimlik tespiti yapılmadığı, B. ve M.'e müdafii atanmasına karar verildiği, tutukluluk hallerinin devamına hükmolunduğu, bir sonraki celse olan 26/05/2017 tarihinde daha önce kimlik tespiti yapılmamasına karşın, iddianame okunmadan ve yasal hakları hatırlatılmaksızın savunmalarının alındığı ve hüküm tesis olunduğu anlaşıldığından, duruşmada hazır edilen sanıkların kimliklerinin tespit edilmemiş olmasından dolayı haklarında dava açılan sanıklar olup olmadığı anlaşılamamaktadır.
Açıklanan bu durum CMK'nın 289/1-e.maddesinde yazılı duruşmada kanunen mutlaka hazır bulunması gereken kişilerin yokluğunda duruşma yapılması olarak değerlendirilmiştir.
Kabule göre de;
1-Hırsızlık suçunun gece sayılan zaman dilimi içinde işlendiğinin kabul edilmesine karşın, konut dokunulmazlığını ihlal suçundan TCK'nın 116/4.maddesinin tatbik edilmemesi,
2-Hırsızlık suçunun işlenmesi amacıyla mağdur R. P.'nin evine sanıklar B. B. ve M. A.'in birlikte girdiğinin kabul edilmesine karşın, sanıklar hakkında TCK'nın 119/1-c.maddesinin tatbik edilmemesi,
3-Çalındığı iddia olunan gemi motifli sandık kapağı ile iki adet üzüm küfesinin soruşturma aşamasında mağdura teslim edildiğinin anlaşılmasına karşın, mahkemece hangi nedenlerle zararın kovuşturma aşamasında giderildiği açıklanmaksızın sanıklar hakkında TCK'nın 168/2.maddesinin tatbik edilmesi,
4-Mağdur R. P.'nin eşi olan M. P. isimli kişi dinlenmeksizin ve mevcut kanıtlar irdelenmeksizin sanıkların rızaen yer gösterme yaparak çaldıkları eşyaların iadesini sağlamak suretiyle etkin pişmanlık gösterip göstermediğinin ve bu nedenle TCK'nın 168.maddesinin uygulama yeri bulunup bulunmadığının tartışılmaması,
5-Sanıklara konut dokunulmazlığını ihlal suçundan hükmolunan 6 ay hapis cezasına ilişkin olarak TCK'nın 51.maddesinde düzenlenen erteleme kurumunun uygulanıp uygulanmayacağı hususunun tartışılmaması,
6-Sanık B.'in tekerrüre esas kabul edilen Kırkağaç Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/157 Esas 2015/436 Karar sayılı ilamında, TCK'nın 31/3.maddesinin tatbik edilmesi nedeniyle tekerrüre esas teşkil etmeyeceğinin gözetilmemesi,
7-Suça konu gemi motifli sandık kapağının iddianamede tarihi değeri olduğunun belirtilmesi, dosya kapsamından da antika olduğu yönünde beyanların bulunması karşısında söz konusu sandık kapakları hakkında 2863 sayılı Yasa kapsamında olup olmadıkları tespit edilmeksizin iddianame tanzim edilerek kamu davası açılması ve bu şekilde açılan davada mahkemece anılan hususta bilirkişi incelemesi yaptırılarak 2863 sayılı Yasa kapsamında olduklarının tespiti halinde bu suçtan ilgililer hakkında suç duyurusunda bulunularak kamu davası açılması halinde her iki kamu davasının birleştirilerek görülüp sonuçlandırılması gerektiğinin gözetilmemesi,
8-Yukarıda zikredilen sandık kapaklarının 2863 sayılı Yasa kapsamında olmaması halinde, sandık kapakları ile çalınan diğer eşyaların değerlerinin tespit edilerek TCK'nın 145.maddesinin uygulama yeri bulunup bulunmadığının tartışılmaması hususları usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenler doğrultusunda;
Yukarıda belirtilen hususun duruşmada kanunen mutlaka hazır bulunması gereken diğer kişilerin yokluğunda duruşma yapılması kuralının ihlali olduğu, bu nedenle istinaf başvurusunda bulunan sanıklar müdafii ve O Yer Cumhuriyet Savcısının istinaf nedenleri ile CMK'nın 289/1-e, 280/1-b, maddeleri uyarınca HÜKMÜN BOZULMASINA, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
Dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Kesin olmak üzere 02/02/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)