(5271 S. K. m. 230, 289)
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Mahkeme gerekçeli kararında sanığa isnat olunan suçun sübut bulmadığını, "Her ne kadar sanık hakkında suç adresinde kaçak bir şekilde tapalı branşman açılarak ve tesisat birleştirilerek kaçak su kullandığı yönünde bir tespit ile cezalandırılması yönünde kamu davası mevcut ise de iddiaya dayanak olduğu anlaşılan tanık apartman yöneticisi A. G.'ün soruşturma aşamasında beyanı ile tutulan 13/02/2016 tarihli tutanakta tanığa 17/11/2014 -13/05/2015 tarihleri arasında suça konu daire 6 da kimin oturduğunun sorulduğu, tanığın sanığın ismini vererek sanığın oturduğunu beyan ettiği tanığın soruşturma aşamasında alınmış bir beyanının bulunmadığı oysa tanık yargılama aşamasındaki beyanında çelişkili ifadeler vererek sanığın evi ne zaman boşalttığı yönünde emin olamadığını ama evden çıkmadan önce sanığın savunmasında belirttiği gibi sanık ile hem Tedaş’a hem de yeni işe gireceği yerin bulunduğu Manisa'ya beraber gittiklerini belirtmiş olması sanığın bu evi 2013 yılı içinde boşaltmış olabileceğini belirtmiş olması karşısında tanığın bu anlatımı ve sanığın aksi sabit olmayan savunması kapsamında atılı suçun sanık tarafından işlendiği yönünde cezalandırılmaya yeterli kesin inandırıcı bir delil beyan bulunmadığı anlaşılmakla beraat kararı verilmiş ancak gerçek şüphelinin tespiti ve gereğinin takdir ve ifası amacıyla Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığına suç ihbarında bulunulması yoluna gidilmiştir." gerekçesiyle açıklamaktadır.
CMK'nun 230.maddesinde hükmim gerekçesinde "...iddia ve savunmada ileri sürülen görüşler. ...hükme esas alınan ve reddedilen delillerin gösterileceği " yazılıdır.
Sanık savunmasında, suç tarihinden önce tutanak tutulan evi boşalttığını belirtmesine karşın, tanık olarak dinlenen A. G.'ün, sanığın evi 2014 yılı Mayıs veya Haziran ayında boşalttığını, ancak emin olmadığını söylediği, bu durum karşısında sancın evi hangi tarihte boşalttığının belirlenebilmesi için tutanak tutulan adresteki sanığa ait su ve elektrik aboneliklerini ne zaman sonlandırıldığı, yargılama sürecindeki adresindeki su ve elektrik aboneliğini ne zaman oluşturulduğunun elektrik ve su idarelerinden ayrı ayrı sorulup tespit edilmesi. Nüfus İdaresinden de adres değişiklik bilgilerinin tarih belirtilmek suretiyle istenmesi, sair yöntemlerle de suç tarihinde sanığın hangi adreste bulunduğunun tespit edilip, bu şekilde lehe ve aleyhe kanıtlar toplanıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yukarıda belirtildiği şekilde yalnızca sanık savunması ve tanığın kesin olarak hatırlamadığını beyan ettiği anlatımları uyarınca hüküm tesis edilmesi ve CMK'nun 289/1 -g. maddesinde yazılı hükmün gerekçeyi içermemesi niteliğinde görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda belirtilen hususun hükmün gerekçeyi içermemesi niteliğinde olduğu, bu nedenlerle istinaf başvurusunda bulunan katılan vekilinin istinaf nedenleri ile CMK'nın 289/1-g. 280/1-b maddeleri uyarınca HÜKMÜN BOZULMASINA, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, kesin olmak üzere, 24.04.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)