Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre ve Dairemiz istinaf incelemesi sırasında, İlk Derece Mahkemesi keşfinde görev alan arkeolog ve inşaat bilirkişilerinden alınan 04/12/2020 tarihli ek raporda sonuç olarak davaya konu uygulamalar nedeniyle arkeolojik sit alanına zarar verilmemekle birlikte, kendisi tescilli bina olmamakla birlikte tescilli bina komşusu olan yapıda kentsel sit alanına görsel anlamda zarar verdiği belirtildiği görülerek yapılan incelemede;
İlk Derece Mahkemesi'nin gerekçeli karar başlığında katılan kurumlardan “Kültür ve Turizm Bakanlığı”nı tüzel kişiliği bulunmayan “Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü" şeklinde göstermesi, mahallinde düzeltilebilir yazım yanlışlığı olarak kabul edilerek eleştiri konusu yapılmıştır.
Bu eleştiri dışında;
TCK'nın 44/1. maddesinde yer alan “işlediği bir fiil ile birden fazla farklı suçun oluşmasına sebebiyet veren kişi, bunlardan en ağır cezayı gerektiren suçtan dolayı cezalandırılır” hükmünün değerlendirilmesi gerektiği,
Kanuni istisnalar dışında, hukuki anlamda tek bir fiille birden fazla farklı suçun işlenmesi halinde, bu suçlardan en ağır cezayı gerektiren suçun cezasına hükmolunması kanun gereği olup, suçların olası kastla veya doğrudan kastla işlenmiş olmasının da sonucu değiştirmeyeceği; tek bir eylem nedeniyle iki farklı suçtan kamu davası açılmış olsa da, tek eylemden iki farklı hüküm kurulamayacağı,
İnceleme konusu somut olay kapsamında;
Sanık hakkında hem 2863 Sayılı Kanuna aykırılık hem de imar kirliliğine neden olma suçundan dava açıldığı;
Sanık tarafından gerçekleştirildiği iddia olunan tek bir eylem bulunması ve 5237 Sayılı TCK'nın 44. maddesi gereğince 2863 Sayılı yasanın 65/1 kapsamında inşai ve fiziki müdahalede bulunmak suçu yönünden mahkumiyet kararı verilmesi karşısında artık İmar kirliliğine neden olmak suçundan düşme kararı verilerek hüküm kurulamayacağı, her iki suçtan ayrı ayrı hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğu, İlk Derece Mahkemesince; imar kirliliğine neden olma suçundan sanık hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmesi gerektiği, bu hususun dairemizce düzeltilebilecek nitelikte bulunduğu anlaşılmakla;
İlk Derece Mahkemesi'nin hüküm fıkrasının 1 numaralı (A) bendi hükümden çıkarılarak yerine;
"Sanık hakkında İmar Kirliliğine Neden Olmak suçundan kamu davası açılmış ise de; TCK'nın 44.maddesi delaletiyle 2863 Sayılı yasadan hüküm kurulduğundan, bu suç nedeniyle ayrıca HÜKÜM KURULMASINA YER OLMADIĞINA,"
İfadesi yazılmak ve diğer kısımları aynen korunmak suretiyle, CMK 303/1-a ve 280/1-a maddesi uyarınca hükmün DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
Dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
CMK'nın 286/2-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 15/12/2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)