Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine katılan vekilinin istinaf dilekçesi içeriğine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Bornova Belediyesi Yaka Mah. Özbek Sok. No:31 yanı adresinde bulunan tapunun 108 ada 4 parsel sayılı taşınmaz hakkında yapı tatil zaptı düzenlendiği;
Mahkemece imar kirliliğine neden olmak suçundan sanığın yapı kayıt belgesi alması nedeni ile hakkındaki kamu davasının düşmesine karar verildiği anlaşılmıştır.
Mahkemece eksik inceleme yapıldığı, bu kapsamda dairemizce yapılar araştırmada; Bornova Belediye Başkanlığı Plan ve Proje Müdürlüğünün 04/12/2019 tarihli yazısında taşınmazın 1.Derece Doğal Sit alanında olduğu, daha sonra İzmir 1 Numaralı Tabiat varlıklarını Koruma 17/01/2018 tarihli kararı ile "sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanı" kararı verilen bölge olarak tescil edildiği, yani 25 Ocak 2017 tarih ve 29959 Sayılı resmi gazetede yayımlanan "Doğal Sit Alanları Koruma ve Kullanma Koşulları İlke Kararı" uyarınca bu kapsama alındığının görüldüğü, Doğal sit statüsünün devam ettiği anlaşılmıştır.
-18.05.2018 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7143 Sayılı Kanun'un 16. maddesiyle 3194 Sayılı İmar Kanununa geçici 16. maddenin eklendiği, bu düzenlemeye göre; ".....31/12/2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için ....Yapı Kayıt Belgesi verilebilir." hükümlerinin getirildiği;
Sanık hakkında 20/02/2018 tarihli yapı tatil zaptında inşaatın devam ettiğinin belirtildiği, dolayısıyla 31/12/2017 tarihinden sonra yapılan yapılar için yapı kayıt belgesinin geçerli olmadığı, Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlikşin Usul ve Esaslar Tebliğinin 6/6 maddesinde; "İnşaat halindeki yapılarda 31/12/2017 tarihi itibari ile bitmiş olan kısımlar için ilave inşaat alanı ihdas etmemek şartı ile Yapı Kayıt Belgesi verilir ve Yapı Kayıt Belgesi verilen kısımların eksik inşaat işleri tamamlanabilir." hükmünün bulunduğu, ancak mahkemece ilave inşaat alanı ihdası olup olmadığı ve yapı kayıt belgesinin bu anlamda geçerli bulunup bulunmadığının araştırılmadığı,
- 18.05.2018 tarih ve 30425 Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7143 Sayılı Kanun'un 16. maddesiyle 3194 Sayılı İmar Kanunu'na eklenen geçici 16. maddesi uyarınca alınan yapı kayıt belgelerinin; 2863 Sayılı yasa yönünden geçerli bulunmadığı, (Örn; Y.12 CD 2018/1889 E. 2019/1564 K.)
-Suça konu yerin doğal sit alanında olduğu, CMK'nın 225. maddesi ve iddianame içeriğine göre 2863 Sayılı Kanuna muhalefet suçundan usulünce açılmış bir dava olmaması, mahkemece TCK'nun 44 maddesinde tanımlanan fikri içtima kuralları göz önünde bulundurularak sadece yaptırımı en ağır olan suçtan ceza verilebilecek olması nedeniyle inceleme yapılması için her iki dosyanın mutlak suretle birleştirilerek görülmesi gerektiği anlaşılmakla; öncelikle 2863 Sayılı Kanun gereği suç duyurusunda bulunulup, açılması halinde davalar birleştirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin edilmesi gerektiği,
CMK'nın istinafa dair usul düzenlemeleri içinde ilk derece mahkemesinin derdest dosyalarının istinaf aşamasındaki dosyalarla birleştirilmesine dair bir usul öngörülmediği, bu kapsamda CMK'nun 280/1-f maddesiyle düzenleme getirildiği, suç duyurusu üzerine dava açılması halinde her iki davanın birleştirilerek yargılamalarının birlikte yürütülmesinde zorunluluk bulunması nedenleriyle;
İş bu istinaf incelemesine konu hükmün 7188 Sayılı yasanın 27. Maddesi ile değişik CMK'nun 280/1-f maddesi uyarınca HÜKMÜN BOZULMASINA;
Dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
5271 Sayılı CMK'nun 286/1 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 13.12.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)