Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Muğla Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/2946 Esas numaralı iddianamesi ile sanığın Muğla İli Menteşe İlçesi kıran Mahallesi Turnalı mevkiinde, 162 ada 6 parsel numarada kayıtlı olan taşınmazda kaçak yapı yaptığından bahisle 06/09/2018 tarihli yapı tatil zaptı tutulduğu ve TCK'nın 184/1, 53/1 maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Yerel mahkemece yapılan yargılama sonucunda İmar Kirliliğine Neden olmak suçundan sanığın mahkumiyetine karar verildiği, verilen kararın katılan Muğla Menteşe Belediye Başkanlığı vekili tarafından cezanın alt sınırdan verilmiş olması nedeniyle, Cumhuriyet Savcısı tarafından ise eylemin 2863 Sayılı Yasaya aykırılık oluşturduğu gerekçesi ile istinaf edilmesi üzerine dosyanın Dairemize gönderilmiştir.
Dosyada bulunan tapu kaydındaki şerhe göre, yapının yapıldığı 162 ada, 6 parselin kısmen nitelikli doğal koruma alanında, kısmen de sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanında bulunduğu, 9 Nisan 2019 havale tarihli bilirkişi raporunda da suça konu yapının 2863 Sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinin belirlendiği görülmüştür.
Buna göre; suça konu yerin doğal sit alanında olduğu, CMK'nın 225. maddesi ve iddianame içeriğine göre 2863 Sayılı Kanuna muhalefet suçundan usulünce açılmış bir dava bulunmadığı, eylemin tek olması, birden fazla farklı suçun oluşması, Mahkemece TCK'nun 44 maddesinde tanımlanan fikri içtima kuralları göz önünde bulundurularak sadece yaptırımı en ağır olan suçtan ceza verilebilecek olması nedeniyle inceleme yapılması için öncelikle 2863 Sayılı Kanun gereği suç duyurusunda bulunulup, açılması halinde davalar birleştirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin edilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Ceza Muhakemesi Kanununda ilk derece mahkemesinde derdest olan bir dosya ile istinaf aşamasındaki dosyanın birleştirilmesinin ve istinaf incelemesine konu karar ile ilgili ne tür bir karar verilmesi gerektiğinin öngörülmediği, bu nedenle 24/10/2019 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7188 Sayılı Kanun'un 27. maddesiyle CMK'nun 280/1. maddesine f fıkrası eklenerek başka bir kamu davası ile birleştirilerek sonuçlandırılması gereken istinaf incelemesine konu hükümlerin bozulması ile ilgili düzenleme getirildiği, suç duyurusu üzerine dava açılması halinde her iki davanın birleştirilerek yargılamalarının birlikte yürütülmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.
Açıklanan nedenle istinaf incelemesine konu kararın hukuka aykırı olduğu kabul edilerek, 7188 Sayılı Kanun ile değişik CMK'nın 280/1-f maddesi uyarınca HÜKMÜN BOZULMASINA;
Dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
5271 Sayılı CMK'nun 286/1 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 19/12/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)