Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/19326 Esas numaralı iddianamesi ile sanığın İnciraltı Caddesi No:30/1 Sayılı ve tapunun 2286 ada 8 parselde kayıtlı olan 3.Derece Doğal Sit alanında bulunan taşınmazda kaçak yapı yaptığından bahisle 16/11/2017 tarihli yapı tatil zaptı tutulduğu ve TCK'nın 184/1, 53 maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı, yine aynı yapı tatil zaptına istinaden İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/21291 Esas sayılı iddianamesi ile sanığın 2863 Sayılı yasaya göre kurumdan herhangi bir izin almaksızın inşaat yapıldığından bahisle 2863 Sayılı Kanun'un 65/b, TCK.'nun 53/1-2 maddesi gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı ve dosyanın İzmir 38. Asliye Ceza Mahkemesine tevzi edildiği, mahkemece İzmir 17. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2018/571 Esas sayılı dosyası ile birleştirildiği,
Yerel mahkemece yapılan yargılama sonucunda 2863 Sayılı yasaya muhalefet suçundan sanığın mahkumiyetine karar verildiği, verilen kararın katılan Balçova Belediye Başkanlığı vekili tarafından vekalet ücreti ile sınırlı olarak, sanık tarafından ise esasa ilişkin olarak istinaf edilmesi üzerine dosyanın Dairemize gönderildiği,
Aynı taşınmaz hakkında bu kez Balçova Belediyesi imar ve şehircilik müdürlüğü tarafından 14/12/2017 tarihli yapı tatil zaptı ile inşaata devam edildiği belirtilerek yeniden yapı tatil zaptı tutulduğu, işbu tutanağa istinaden sanık S. İ. hakkında İzmir 35.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2018/402 esas sayılı dosyası ile İmar kirliliğine neden olmak suçundan ve ayrıca İzmir 9.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2018/888 esas sayılı dosyası ile 2863 Sayılı yasaya muhalefet suçlarından kamu davası açıldığı,
İşbu davaya konu iddianamelerin 27/04/2018 ve 10/05/2018 tarihli olduğu, aynı taşınmaz hakkında 14/12/2017 tarihli tutanak tutulduğu, bir başka anlatımla her iki yapı tatil zaptının da ilk davaya konu iddianame tarihinden önce tutulmuş olduğu, bu haliyle her iki eylemi sanığın gerçekleştirip gerçekleştirmediğinin tespiti ve sanık hakkında TCK 43 maddesinde belirtilen zincirleme suç hükümlerinin değerlendirilmesi gerektiği, keza yapı kayıt belgesi ile inşaatın tamamlandığının görülmesi karşısında, dava konusu uygulamaların ilk tespite ilişkin iddianamenin kabulü olan 10/05/2018 tarihinden önce bitirilip bitirilmediği ve teselsül eden tek suç olup olmadığı, ya da farklı suçlar olup olmadığının tespiti gerektiği, bu durumda sanık hakkında 14/12/2017 tarihli yapı tatil zaptı ve iddianameden sonra da eyleme devam edilmiş ise bunun tespiti için 2863 Sayılı yasaya muhalefet suçundan suç duyurusunda bulunulması, suç duyurusu üzerine dava açılması halinde her iki davanın birleştirilmesi, keza eylemlerden kimin sorumlu olduğu hususunun da tespiti için İzmir 35.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2018/402 esas sayılı dosyası ve İzmir 9.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2018/888 esas sayılı dosyalarının da işbu dava ile birleştirilmesi ve sanığın hukuki durumunun buna göre tayin edilmesi gerektiği,
5271 Sayılı CMK'nın istinafa dair usul düzenlemeleri içinde ilk derece mahkemesinin derdest dosyalarının istinaf aşamasındaki dosyalarla birleştirilmesine dair bir usul öngörülmediği, suç duyurusu üzerine dava açılması halinde her iki davanın birleştirilerek yargılamalarının birlikte yürütülmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmış olmakla;
İş bu istinaf incelemesine konu kararın hukuka aykırı olduğu kabul edilerek, CMK'nun 280/1-f maddesi uyarınca HÜKMÜN BOZULMASINA;
Dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 5271 Sayılı CMK'nun 286/1 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 05/12/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)