Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine katılan vekilinin istinaf dilekçesi içeriğine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
İzmir Balçova Belediyesi Bahçelerarası Mah. Yıldız Sokak No:16/1 adresinde bulunan tapunun 2265 ada 2 parsel sayılı olan taşınmaz hakkında yapı tatil zaptı düzenlendiği;
İzmir Balçova Belediyesinin 24/05/2018 tarihli encümen kararında taşınmazın 3. Derece Doğal SİT alanında olduğunun belirtildiği,
Mahkemece imar kirliliğine neden olmak suçundan sanığın yapı kayıt belgesi alması nedeni ile hakkındaki kamu davasının düşmesine karar verildiği anlaşılmıştır.
Suça konu yerin 3.derece doğal SİT alanında olduğunun anlaşılması ve CMK'nın 225. maddesi ve iddianame içeriğine göre 2863 Sayılı Kanuna muhalefet suçundan usulünce açılmış bir dava olmaması, mahkemece TCK'nun 44 maddesinde tanımlanan fikri içtima kuralları göz önünde bulundurularak sadece yaptırımı en ağır olan suçtan ceza verilebilecek olması nedeniyle inceleme yapılması için her iki dosyanın mutlak suretle birleştirilerek görülmesi gerektiği anlaşılmakla; öncelikle sanık hakkında 2863 Sayılı Kanun gereği açılmış bir dava olup olmadığının araştırılması, varsa birleştirilmesi, açılmış bir dava yok ise suç duyurusunda bulunulup, açılması halinde davalar birleştirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin edilmesi gerektiği,
18.05.2018 tarih ve 30425 Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7143 Sayılı Kanun'un 16. maddesiyle 3194 Sayılı İmar Kanunu'na eklenen geçici 16. maddesi uyarınca alınan yapı kayıt belgelerinin; 2863 Sayılı yasa yönünden geçerli bulunmadığı, (Örn; Y.12 CD 2018/1889 E. 2019/1564 K.)
Ayrıca; imar kirliliğine neden olmak suçu yönünden ise; 7143 Sayılı Kanun'un 16. maddesiyle 3194 Sayılı İmar Kanununa eklenen geçici 16. maddesinde; yapı kayıt belgelerinin sadece 31/12/2017 tarihinden önce yapılan yapılar için geçerli olduğu, yapı tatil zaptının 16/05/2018 tarihinde tutulduğu göz önüne alındığında, mahkemece hiçbir araştırma yapılmadan (şehir fotoğrafları, orto foto ve hava fotoğraflarının istenilmesi, keşif ve bilirkişi incelemesi, gerekirse mahalli bilirkişi ve tanık beyanları gibi) ve suça konu edilen yapının 31/12/2017 tarihinden önce yapıldığını tespit etmeden sanık hakkında yapı kayıt belgesi alması nedeniyle düşme kararı verilmiş olmasının da hukuka aykırı olduğu,
5271 Sayılı CMK'nın istinafa dair usul düzenlemeleri içinde ilk derece mahkemesinin derdest dosyalarının istinaf aşamasındaki dosyalarla birleştirilmesine dair bir usul öngörülmediği, suç duyurusu üzerine dava açılması halinde her iki davanın birleştirilerek yargılamalarının birlikte yürütülmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmış olmakla;
İş bu istinaf incelemesine konu hükmün hukuka aykırı olduğu kabul edilerek, 7188 Sayılı yasanın 27. Maddesi ile değişik CMK'nun 280/1-f maddesi uyarınca HÜKMÜN BOZULMASINA;
Dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 5271 Sayılı CMK'nun 286/1 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 19/11/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)