Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanıklar hakkında Kuşadası Cumhuriyet Başsavcılığının 26/06/2015 tarih, 2014/8051 soruşturma, 2015/17779 Esas, 2015/1767 numaralı iddianamesi ile mühür bozma ve imar kirliliğine neden olmak suçlarından TCK'nın 203/1, 184/1, 43/1, 53/1 maddeleri ayrı ayrı uygulanmak suretiyle cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış,
Birleşen dosyada Kuşadası Cumhuriyet Başsavcılığının 22/06/2015 tarih, 2014/7309 soruşturma, 2015/1333 Esas, 2015/1327 numaralı iddianamesi ile; sanık N. H. R. ve S. R. hakkında mühür bozma suçundan TCK'nın 203/1, 53/14 maddeleri gereği cezalandırılmaları istemiyle Kuşadası 2. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, mahkemece yapılan yargılama sonucunda hukuki ve fiili irtibat bulunması nedeniyle dosyaların birleştirilmesine karar verilmiş ve yargılamaya istinafa konu 2015/864 Esas sayılı dosya üzerinden devam edilmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; sanıklar hakkında imar kirliliğine neden olmak suçundan açılan kamu davasının sanıkların yapı kayıt belgesi almaları nedeniyle düşürülmesine karar verilmiş, mühür bozma suçundan suçun unsurlarının bulunmaması nedeniyle sanıkların beraatine karar verilmiş, verilen karara karşı katılan vekilinin istinaf talebinde bulunması üzerine dosya Dairemize gönderildiği anlaşılmıştır.
Dairemizce yapılan istinaf incelemesinde:
1-BOZMA NEDENLERİ:
Kuşadası Belediyesi tarafından 31/07/2014 tarihinde Kadınlar Denizi Yılancıburnu Mevkii, 47 ada, 15 parselde kayıtlı taşınmaz hakkında yapı tatil zabtı düzenlendiği ve proje ve eklerine aykırı olarak dış cephe pencerelerinin büyütüldüğü, iç tadilat yapılarak planın değiştirildiği ve zemin katta ilave açık çıkma yapıldığının tespit edildiğinin belirtildiği,
Kuşadası Belediyesi tarafından 16/05/2014 tarihinde düzenlenen yapı tatil zaptı ile; dava konusu taşınmazın 1.derece arkeolojik sit alanında binanın sıvasının kazınmak suretiyle izinsiz tadilat yapıldığı gerekçesiyle mühürlendiği, 18/07/2014, 03/09/2014 ve 16/11/2014 tarihli yapı tatil zabıtları ile inşaat faaliyetlerinin devam ettiğinin tespit edildiği ve yeniden mühürlendiği,
Kültür ve Turizm Bakanlığının 10/03/2015 tarihli yazısında; suça konu yerin 1.derece arkeolojik sit alanı içinde kaldığının belirtildiği,
Yargılama sırasında suça konu yerin 1.derece arkeolojik sit alanında olduğunun anlaşılması ve CMK'nın 225. maddesi ve iddianame içeriğine göre 2863 Sayılı Kanuna muhalefet suçundan usulünce açılmış bir dava olmaması, mahkemece TCK'nın 44. maddesinde tanımlanan fikri içtima kuralları göz önünde bulundurularak sadece yaptırımı en ağır olan suçtan ceza verilebilecek olması nedeniyle inceleme yapılması için her iki dosyanın mutlak suretle birleştirilerek görülmesi gerektiği anlaşılmakla; öncelikle 2863 Sayılı Kanun gereği suç duyurusunda bulunulup, dava açılması halinde İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünün davaya dahil edilip, davalar birleştirilerek sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun tayin edilmesi gerektiği,
5271 Sayılı CMK'nın istinafa dair usul düzenlemeleri içinde ilk derece mahkemesinin derdest dosyalarının istinaf aşamasındaki dosyalarla birleştirilmesine dair bir usul öngörülmediği, suç duyurusunda bulunulması ve dava açılması halinde her iki davanın birleştirilerek yargılamalarının birlikte yürütülmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.
2-KABULE GÖRE DE;
a-Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 09/07/2019 tarih, 2019/4024 esas ve 2019/8276 karar sayılı kararında da belirtildiği üzere; ''sit alanlarında kalan yapılar için yapı kayıt belgesi alınmasının 2863 Sayılı yasanın 65. maddesinde tanımlanan suçun unsurlarını etkilemeyeceği, zira yapı kayıt belgesi verilmesinin, ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınmasını sağlamakla birlikte, korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ve koruma alanları ile sit alanlarında, kültür varlıkları yönünden koruma bölge kurullarından, tabiat varlıkları ve doğal sit alanları yönünden Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüklerinden izin alınmaksızın gerçekleştirilen inşai ve fiziki müdahaleleri hukuka uygun hale getirmeyeceği halde 1. derece arkeolojik sit alanında kalan taşınmaz ile ilgili olarak yapı kayıt belgesi alınması nedeniyle düşme kararı verilmesi,
b-İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 10/02/2015 tarih, 2015/424 soruşturma ve 2015/352 Esas sayılı dosyası ile İzmir 3. Asliye Ceza Mahkemesine dava açıldığı dosya kapsamından anlaşıldığı halde mükerrer dava bulunup bulunmadığı, sanık hakkında TCK'nın 43.maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının araştırılmadan hüküm kurulması,
c-Kuşadası Belediyesi Yapı Kontrol Müdürlüğünün 23/09/2014 tarihli yazısında davaya konu taşınmaz üzerinde yapılan yapı için ayrıca 02/06/2014 tarihinde de yapı tatil zabtı tutulduğu bildirildiğinden dosya kapsamında bulunan 16/05/2014, 18/07/2014, 03/09/2014, 23/09/2014, 31/07/2017 ve 06/11/2014 tarihli yapı tatil zabıtlarının birlikte değerlendirilerek sanık hakkında aynı davaların açılıp açılmadığı ve TCK'nın 43.maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının araştırılmadan hüküm kurulması,
d-Her ne kadar sanık hakkında mühür bozma suçunun unsurları itibariyle oluşmadığı belirtilerek bu suçtan sanık hakkında beraat kararı verilmiş ise de; yukarıdaki hususların açıklığa kavuşturulduktan sonra ve İdare Mahkemesi'nin tadilat yapılması talebinin reddine ilişkin kararı suç tarihinden sonraki bir tarih olan 15/10/2014 tarihinde iptal ettiği ve mühürleme işleminin belediye tarafından, yapılmaması gereken inşaat faaliyetlerine devam edilmesi nedeniyle yapıldığı hususları da dikkate alınmadan hüküm kurulması hukuka ve dosya kapsamına aykırı bulunmuş,
Açıklanan nedenlerle;
(2) numaralı bendde belirtilen hususlar eleştiri konusu yapılarak (1) numaralı bendde açıklanan nedenlerden dolaylı istinaf incelemesine konu hükmün CMK'nun 289/1-e maddesi gereğince kararın hukuka aykırı olduğu kabul edilerek, CMK'nun 280/1-f maddesi uyarınca başkaca yönleri incelenmeksizin HÜKMÜN BOZULMASINA;
Dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
5271 Sayılı CMK'nın 286/1 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere, 29.11.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)