(5237 S. K. m. 44, 53, 184) (5271 S. K. m. 176, 280, 289) (3194 S. K. Geç. m. 16) (2863 S. K. m. 65)
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-) BOZMA NEDENLERİ:
Sanık hakkında Milas Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/1127 numaralı iddianamesi ile İmar Kirliliğine Neden Olmak suçundan TCK'nın 184/1, 53/1 maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle Milas 4. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, yerel mahkemece yapılan yargılama sonucunda sanığın dava konusu yapı hakkında yapı kayıt belgesi aldığının anlaşıldığı ve sanık hakkında düşme kararı verildiği, verilen kararın katılan vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşılmıştır.
Dairemizce yapılan istinaf incelemesinde: ilk derece mahkemesince sanığın savunmasının alınması amacıyla İstanbul Anadolu Asliye Ceza Mahkemesine talimat yazıldığı, talimat içeriğinde sanığın tebligata rağmen gelmemesi halinde zorla getirme müzekkeresi düzenlenmesinin istenildiği, mahkemece sanık adına CMK 176/2 maddesi şerhinin içerir tebligat düzenlendiği ancak tebligatın bila döndüğünden bahisle talimatın zorla getirme müzekkeresi düzenlenmeden iade edildiği ve sanık hakkında davaya konu yer ile ilgili olarak yapı kayıt belgesi alınması nedeniyle düşme kararı verildiği görülmüştür.
Açıklanan şekilde sanık hakkında hüküm tesis edilmiş olmasının; duruşmada kanunen mutlaka hazır bulunması gereken diğer kişilerin yokluğunda duruşma yapılması nedeniyle CMK'nın 289/1-e maddesi gereğince kararın hukuka aykırı olduğu anlaşılmakla; CMK'nın 289/1-e maddesine aykırılık nedeniyle CMK'nın 280/1-d maddesi uyarınca HÜKMÜN BOZULMASINA;
2-) Kabule göre de;
18/05/2018 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7143 Sayılı Kanun'un 16.maddesiyle 3194 Sayılı İmar Kanununa geçici olarak eklenen 16.maddede yapılan düzenlemeye göre; üçüncü kişilere ait özel mülkiyete konu taşınmazlarda bulunan yapılar ile hazineye ait sosyal donatı için tahsisli araziler üzerinde bulunan yapılar bu madde hükümlerinden yararlandırılamaz. Dosya kapsamında bulunan 21/12/2017 tarihli Milas Belediyesi Encümen kararında davaya konu yerin özel imar rejimine tabi olduğu belirtildiğinden bu yerin ne şekilde özel imar rejimine tabi olduğu, sosyal donatı alanı ya da sit alanı olup olmadığı konuları açıklığa kavuşturulmadan karar verildiği, ayrıca bu yerin sit alanı olması durumunda 2863 Sayılı Kanun'un 65.maddesinin de uygulanma ihtimali bulunduğundan ve bu konuda açılmış bir dava bulunmadığı gözetilerek öncelikle Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunularak sanık hakkında 2863 Sayılı Kanun değerlendirilerek kamu davasının açılmasının istenilmesi, sonucuna göre dava açılır ise eldeki dava ile birleştirilerek, birleştirilecek dava yönünden taraf teşkili sağlanıp suçun unsurlarının tespiti ile ilgili olarak gerekli yargılama faaliyeti tamamlandıktan sonra TCK'nın 44.maddesi uyarınca sanığın hukuki durumunun tayin ve tespiti gerektiği, bu hususlar tespit edilmeden hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğu anlaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle (2) numaralı bentte belirtilen hususlar eleştiri konusu yapılarak; (1) numaralı bentte belirtilen CMK'nun 289/1-e maddelerine aykırılık nedeniyle başkaca yönleri incelenmeksizin CMK'nun 280/1-d maddesi uyarınca HÜKMÜN BOZULMASINA;
Dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
Sonuç: 5271 Sayılı CMK'nun 286/1 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 30.05.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.