(5271 S. K. m. 223, 231, 272, 273, 280, 286, 325, 327) (5237 S. K. m. 37, 43, 50, 51, 52, 53, 62, 142, 158, 168, 204) (5320 S. K. m. 16) (ANY. MAHK. 08.10.2015 T. 2014/140 E. 2015/85 K.) (YCGK 19.11.2013 T. 2012/11-1376 E. 2013/458 K.)
Yukarıda açık kimliği yazılı sanık hakkında Balıkesir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/337 Esasında yapılan yargılama sonunda, 29/09/2016 tarih 2014/337 Esas 2016/246 Karar no ile sanık A. K. K. hakkında Nitelikli Dolandırıcılık suçundan mağdur A. K.'e karşı 2 Yıl 6 Ay Hapis ve 13,320 TL Adli Para Cezası, mağdur O. K.'ya karşı 2 Yıl 6 Ay Hapis ve 12,080 TL Adli Para Cezası, Resmi Belgede Sahtecilik suçundan 2 Yıl 1 Ay Hapis cezasına ve Kilitlenmek Suretiyle Muhafaza Altına Alınmış Eşya Hakkında Hırsızlık suçundan 1 Yıl 8 Ay Hapis cezası ile sanık S. T. hakkında Beraat kararı verilmiş, karara karşı sanık vekili ve Cumhuriyet Savcısı H. Ö. süresi içinde istinaf talebinde bulunmuş;
Dairemizce yapılan istinaf inceleme sonucunda CMK 280/1-c maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilmiştir.
Dairemizce yapılan duruşma sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:
"Şikayetçinin, hakkında Balıkesir 2. İcra Müdürlüğü kanalı ile 2011/ 6686 sayılı dosya üzerinden ve kendisine, Akbank Balıkesir Akıncılar Şubesinden verilme Z0033038 seri numaralı ve de 4.000 TL bedelli çeke dayalı olarak mağdur A. tarafından icra takibi başlatılması nedeniyle durumu öğrenmesi ve ihbarda bulunması üzerine başlatılan soruşturma kapsamında,
2011 yılı içerisinde 4-5 ay kadar bir süre şikayetçinin yanında çalışmış olan şüpheli A. K.' nın, şikayetçinin bilgi ve rızası olmaksızın, işletmesinde ve kilitli kasada bulunan ve de seri numaraları birbirini takip eden üç adet boş çek yaprağını, şikayetçinin çantasından gizlice aldığı anahtarla kasayı açmak suretiyle, çaldığı ve bu çekleri o dönem birlikte yaşadığı iddia edilen diğer şüpheli S. ile birlikte ve de şikayetçinin imzasını, üçüncü bir kişiye taklit ettirerek imzalatmak suretiyle, şüpheli A.' un o dönemde ikamet ettiği evin tadilatı için yapılan harcamalar karşılığında piyasaya sürdükleri,
Adli emanete kayıtlı olan suça konu çeklerden Z00330037 ve Z0033038 seri numaralı olan 4.000 ' er TL bedelli iki adet çeki şüpheli A. K.' nın bizzat ciro ederek ve yeğeni olarak tanıttığı diğer şüpheli S.' nın evinin tadilatı için harcama yaptığını söylemek suretiyle, Balıkesir ilinde faaliyet gösteren '' K. Yapı Malzemeleri '' isimli işletmenin yetkilisi olan mağdur A.' a verdiği,
Yine adli emanete kayıtlı olan suça konu çeklerden Z00330039 seri numaralı ve 7250 TL bedelli olan son çeki de şüpheli S.' nın, aldığı mobilya karşılığında bizzat ciro ederek Balıkesir ilinde faaliyet gösteren '' A. Mobilya '' isimli işletmenin yetkilisi mağdur O.' a vermiş olduğu,
Olayın ortaya çıkması ve şikayetçinin, şüpheli A. K.' nın eşi olan tanık F. Ş. K.' a durumu bildirmesi üzerine, Z00330037 seri numaralı çekin bedeli olan miktarın tanık tarafından mağdur A.' a ödendiği ve anılan çekin şikayetçiye iade edildiği,
Z0033038 seri numaralı ve yine 4.000 TL bedelli çekin ödenmemesi nedeni ile mağdur A. tarafından, çek hesabının sahibi olan ve çekin keşidecisi olarak görünen şikayetçi aleyhine icra takibi başlatıldığı,
Yine şüpheli S. tarafından ciro yolu ile mağdur O.' a verilen çekin de ödenmemesi nedeni ile O. tarafından S. aleyhine icra takibine başlanıldığı ve fakat daha sonra şüpheli S.' nın bu çekin bedelini mağdura ödemesi nedeniyle takibin sonlandırıldığı ( 02/06/2014 tarihli mağdur O. K. ifadesi ),
Suça konu çeklerle ilgili olarak yaptırılan kriminal incelemeleri sonucunda düzenlenen ve oluşa uygun bulunan ekspertiz raporlarına göre, oluşu ve alınan beyanları doğrular şekilde;
Tüm çeklerdeki keşideci imzalarının, şikayetçinin imzası taklit edilmeye çalışarak atılmış olduklarının ve şikayetçinin eli mahsulü olmadıkları gibi, anılan imzaların şüpheliler tarafından da atılmadıklarının,
Z00330037 ve Z0033038 seri numaralı olan 4.000 ' er TL bedelli iki adet çekin arkalarında bulunan ciranta imzasının şüpheli A. K.' ya ait olduğunun,
Z00330039 seri numaralı ve 7250 TL bedelli olan çekin arka yüzündeki ciranta imzasının da şüpheli S.' ya ait olduğunun belirlendiği,
Her ne kadar şüphelilerin, suça konu çekleri ayrı ayrı olarak ciro yolu ile piyasaya sürmüşler ve birbirlerinden ayrı hareket ettikleri izlenimini vermişler ise de, her üç çekle yapılan tüm harcamaların şüpheli S.' nın evinin tadilatı için yapılmış olması ve hatta şüpheli A. K.' nın alış veriş sırasında şüpheli S.' yı mağdur A.' a '' yeğenim '' diyerek takdim etmesi karşısında, her iki şüphelinin, tüm çeklerle ilgili olarak birlikte suç işleme kastı icrası kapsamında hareket ettikleri ve bu itibarla hırsızlık dışındaki tüm suçlarda doğrudan doğruya beraber işleyen fail olarak sorumlu olmaları gerektiği kanaatine varıldığı,
Yine her ne kadar şüpheli A. K.' nın, suça konu çekleri şikayetçinin bilgi ve rızası dahilinde aldığını ve yine onun bilgi ve rızası dahilinde doldurup imzalayarak piyasaya sürdüğünü, daha önce de şikayetçi adına ve yine rızası dahilinde bazı çekleri imzalamış olduğunu, bu nedenle de anılan çekleri şikayetçi adına imzaladığını beyan etmiş ise de, çeklerdeki keşideci imzalarının şüpheli A. K.' ya ait olmadığına ilişkin ekspertiz raporu ile, çeklerle yapılan alış verişlerin şikayetçinin ticari işletmesi ile hiçbir ilgisinin bulunmadığının sabit olması karşısında, şüphelinin bu yöndeki savunmasına itibar edilmediği,
Şüphelilerin, birden fazla çeki, birden fazla kimseye verdikleri sabit ise de, '' evrakta sahtecilik '' suçunun asıl mağdurunun kamu düzeni olması, ( Zira, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2012/11-1376 Esas ve 2013/458 Karar sayılı ilamında '' belgede sahtecilik suçlarında korunan hukuki yarar kamu güveni olup, suçun geniş anlamda mağduru, toplumu oluşturan bireylerdir. Bununla birlikte belgede sahtecilik suçunun işlenmesiyle haksızlığa uğrayan gerçek ve tüzel kişilerin suçtan zarar görmeleri mümkün olduğundan, gerçek ve tüzel kişilerin yargılamaya katılmaları mümkündür.'' şeklinde kabule yer verilmiştir. ) çeklerin aynı amaca yönelik olarak aynı suç işleme kastı icrası kapsamında piyasaya sürülmesi ile hemen hepsinin kısa zaman aralığı içerisinde ya da birlikte mağdurlara verilmesi karşısında, atılı '' Resmi Evrakta Sahtecilik '' suçunun zincirleme şekilde gerçekleştiği sonucuna varıldığı,
Yine şüphelilerin, şikayetçiye ait üç adet çeki sahte olarak düzenleyip piyasaya sürmeleri nedeniyle mağdurların yanında şikayetçiye yönelik olarak da dolandırıcılık eylemini gerçekleştirdikleri düşünülebilirse de, bizzat şikayetçinin muhatap alındığı ve onu aldatma amacına yönelik bir eylem söz konusu olmaması nedeniyle dolandırıcılık suçu açısından şikayetçinin '' suçtan zarar gören '' sıfatı bulunmakla birlikte '' mağdur '' sıfatının bulunmadığı, şüphelilerin bu kapsamdaki eylemlerinin salt mağdurlara yönelik olduğu, bu itibarla '' Nitelikli Donladırıcılık '' suçu açısından sadece iki ayrı mağdura yönelik gerçekleştirilen eylemler nedeniyle iki kez sorumlu olmaları gerektiği sonucuna varıldığı, delillerin takdir ve değerlendirilmesi mahkemeye ait olmak üzere şüphelilerin bu itibarla üzerlerine atılı suçları işledikleri, yukarıda gösterilen deliller ve tüm soruşturma evrakı kapsamından anlaşılmakla,
Şüphelilerin yargılamalarının yapılarak üzerlerine atılı suçlardan eylemlerine uyan ve yukarıda gösterilen sevk maddeleri uyarınca ayrı ayrı cezalandırılmalarına,
Şüpheliler hakkında 5237 sayılı TCK' nın 53/ (1) maddesindeki güvenlik tedbirlerine hükmolunmasına,
Adli emanetin 2012/ 325, 2012/ 1330 ve 2012/ 1601 sıralarında kayıtlı bulunan suça konu üç adet çekin dosyada delil olarak saklanmasına karar verilmesi" talep ve iddiası ile Balıkesir Cumhuriyet Başsavcılığının 05/12/2014 tarih ve 2011/10029-2014/5176-2014/461 sayılı iddianamesiyle kamu davası açılmıştır.
Bölge Adliye Mahkemesinde yapılan yargılamada iddia makamı esas hakkındaki mütalaasında:
"Balıkesir Cumhuriyet Başsavcılığının 05/12/2014 tarih ve 2014/5176 esas sayılı iddianamesiyle şikayetçi S. S.'nun hakkında Balıkesir 2. İcra Müdürlüğü kanalı ile 2011/ 6686 sayılı dosya üzerinden ve kendisine, Akbank Balıkesir Akıncılar Şubesinden verilme Z0033038 seri numaralı ve de 4.000 TL bedelli çeke dayalı olarak mağdur A. tarafından icra takibi başlatılması nedeniyle durumu öğrenmesi ve ihbarda bulunması üzerine başlatılan soruşturma kapsamında, 2011 yılı içerisinde 4-5 ay kadar bir süre şikayetçinin yanında çalışmış olan şüpheli A. K.' nın, şikayetçinin bilgi ve rızası olmaksızın, işletmesinde ve kilitli kasada bulunan ve de seri numaraları birbirini takip eden üç adet boş çek yaprağını, şikayetçinin çantasından gizlice aldığı anahtarla kasayı açmak suretiyle, çaldığı ve bu çekleri o dönem birlikte yaşadığı iddia edilen diğer şüpheli S. ile birlikte ve de şikayetçinin imzasını, üçüncü bir kişiye taklit ettirerek imzalatmak suretiyle, şüpheli A.' un o dönemde ikamet ettiği evin tadilatı için yapılan harcamalar karşılığında piyasaya sürdükleri, adli emanete kayıtlı olan suça konu çeklerden Z00330037 ve Z0033038 seri numaralı olan 4.000 ' er TL bedelli iki adet çeki şüpheli A. K.' nın bizzat ciro ederek ve yeğeni olarak tanıttığı diğer şüpheli S.' nın evinin tadilatı için harcama yaptığını söylemek suretiyle, Balıkesir ilinde faaliyet gösteren '' K. Yapı Malzemeleri '' isimli işletmenin yetkilisi olan mağdur A.' a verdiği, yine adli emanete kayıtlı olan suça konu çeklerden Z00330039 seri numaralı ve 7250 TL bedelli olan son çeki de şüpheli S.' nın, aldığı mobilya karşılığında bizzat ciro ederek Balıkesir ilinde faaliyet gösteren '' A. Mobilya '' isimli işletmenin yetkilisi mağdur O.' a vermiş olduğu, olayın ortaya çıkması ve şikayetçinin, şüpheli A. K.' nın eşi olan tanık F. Ş. K.' a durumu bildirmesi üzerine, Z00330037 seri numaralı çekin bedeli olan miktarın tanık tarafından mağdur A.' a ödendiği ve anılan çekin şikayetçiye iade edildiği, Z0033038 seri numaralı ve yine 4.000 TL bedelli çekin ödenmemesi nedeni ile mağdur A. tarafından, çek hesabının sahibi olan ve çekin keşidecisi olarak görünen şikayetçi aleyhine icra takibi başlatıldığı, yine şüpheli S. tarafından ciro yolu ile mağdur O.' a verilen çekin de ödenmemesi nedeni ile O. tarafından S. aleyhine icra takibine başlanıldığı ve fakat daha sonra şüpheli S.' nın bu çekin bedelini mağdura ödemesi nedeniyle takibin sonlandırıldığı ( 02/06/2014 tarihli mağdur O. K. ifadesi ), suça konu çeklerle ilgili olarak yaptırılan kriminal incelemeleri sonucunda düzenlenen ve oluşa uygun bulunan ekspertiz raporlarına göre, oluşu ve alınan beyanları doğrular şekilde, tüm çeklerdeki keşideci imzalarının, şikayetçinin imzası taklit edilmeye çalışarak atılmış olduklarının ve şikayetçinin eli mahsulü olmadıkları gibi, anılan imzaların şüpheliler tarafından da atılmadıklarının, Z00330037 ve Z0033038 seri numaralı olan 4.000 ' er TL bedelli iki adet çekin arkalarında bulunan ciranta imzasının şüpheli A. K.' ya ait olduğunun, Z00330039 seri numaralı ve 7250 TL bedelli olan çekin arka yüzündeki ciranta imzasının da şüpheli S.' ya ait olduğunun belirlendiği, her ne kadar şüphelilerin, suça konu çekleri ayrı ayrı olarak ciro yolu ile piyasaya sürmüşler ve birbirlerinden ayrı hareket ettikleri izlenimini vermişler ise de, her üç çekle yapılan tüm harcamaların şüpheli S.' nın evinin tadilatı için yapılmış olması ve hatta şüpheli A. K.' nın alış veriş sırasında şüpheli S.' yı mağdur A.' a '' yeğenim '' diyerek takdim etmesi karşısında, her iki şüphelinin, tüm çeklerle ilgili olarak birlikte suç işleme kastı icrası kapsamında hareket ettikleri ve bu itibarla hırsızlık dışındaki tüm suçlarda doğrudan doğruya beraber işleyen fail olarak sorumlu olmaları gerektiği kanaatine varıldığı, yine her ne kadar şüpheli A. K.' nın, suça konu çekleri şikayetçinin bilgi ve rızası dahilinde aldığını ve yine onun bilgi ve rızası dahilinde doldurup imzalayarak piyasaya sürdüğünü, daha önce de şikayetçi adına ve yine rızası dahilinde bazı çekleri imzalamış olduğunu, bu nedenle de anılan çekleri şikayetçi adına imzaladığını beyan etmiş ise de, çeklerdeki keşideci imzalarının şüpheli A. K.' ya ait olmadığına ilişkin ekspertiz raporu ile, çeklerle yapılan alış verişlerin şikayetçinin ticari işletmesi ile hiçbir ilgisinin bulunmadığının sabit olması karşısında, şüphelinin bu yöndeki savunmasına itibar edilmediği, şüphelilerin, birden fazla çeki, birden fazla kimseye verdikleri sabit ise de, '' evrakta sahtecilik '' suçunun asıl mağdurunun kamu düzeni olması, ( Zira, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2012/11-1376 Esas ve 2013/458 Karar sayılı ilamında '' belgede sahtecilik suçlarında korunan hukuki yarar kamu güveni olup, suçun geniş anlamda mağduru, toplumu oluşturan bireylerdir. Bununla birlikte belgede sahtecilik suçunun işlenmesiyle haksızlığa uğrayan gerçek ve tüzel kişilerin suçtan zarar görmeleri mümkün olduğundan, gerçek ve tüzel kişilerin yargılamaya katılmaları mümkündür.'' şeklinde kabule yer verilmiştir. ) çeklerin aynı amaca yönelik olarak aynı suç işleme kastı icrası kapsamında piyasaya sürülmesi ile hemen hepsinin kısa zaman aralığı içerisinde ya da birlikte mağdurlara verilmesi karşısında, atılı '' Resmi Evrakta Sahtecilik '' suçunun zincirleme şekilde gerçekleştiği sonucuna varıldığı, yine şüphelilerin, şikayetçiye ait üç adet çeki sahte olarak düzenleyip piyasaya sürmeleri nedeniyle mağdurların yanında şikayetçiye yönelik olarak da dolandırıcılık eylemini gerçekleştirdikleri düşünülebilirse de, bizzat şikayetçinin muhatap alındığı ve onu aldatma amacına yönelik bir eylem söz konusu olmaması nedeniyle dolandırıcılık suçu açısından şikayetçinin '' suçtan zarar gören '' sıfatı bulunmakla birlikte '' mağdur '' sıfatının bulunmadığı, şüphelilerin bu kapsamdaki eylemlerinin salt mağdurlara yönelik olduğu, bu itibarla '' Nitelikli Donladırıcılık '' suçu açısından sadece iki ayrı mağdura yönelik gerçekleştirilen eylemler nedeniyle iki kez sorumlu olmaları gerektiği sonucuna varıldığı, böylelikle şüphelilerin eylemine uyan Bilişim Sistemleri Banka veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık, Zincirleme Şekilde Resmi Belgede Sahtecilik, Haksız Yere Elde Bulundurulan Anahtarla Kilit Açmak Suretiyle Hırsızlık suçlarından TCK'nın 37/1 maddesi delaletiyle TCK'nın 158/ (1) - f ( iki kez ), 204/ 1, 43/ 1 - 2 ve 53/ 1 ve 142/2-d maddeleri uyarınca cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır.
Balıkesir 2.Ağır Ceza Mahkemesinin 29/09/2016 tarih 2014/337 esas 2016/246 karar sayılı ilamıyla;
Sanık S. T. (N.) hakkında her ne kadar mağdur O. K. ve katılan A. K. aleyhine Nitelikli Dolandırıcılık suçunu işlediğinden bahisle TCK.nın 158/1-f maddesi gereğince ayrı ayrı iki kez, yine katılan S. S.’na yönelik resmi evrakta sahtecilik suçunu işlediğinden bahisle TCK 204/1, 43/1-2 maddeleri gereğince cezalandırılması talebi ile kamu davası açılmış ise de; sanığın atılı suçları işlediğine dair savunmasının aksini kanıtlar ve cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği anlaşıldığından, sanığın atılı suçları işlediğinin sabit olmaması nedeniyle CMK'nun 223/2-e maddesi gereğince ayrı ayrı BERAATİNE,
Sanık A. K. K.’ın, katılan A. K.’e yönelik olarak işlediği sabit olan “Nitelikli Dolandırıcılık” suçundan eylemine uyan TCK.nun 158/1-f maddesi uyarınca suçun işleniş biçimi, suç işlemede kullanılan araç ve yöntemler ile fiilin diğer özellikleri göz önüne alınarak takdiren asgari hadden ceza tayini suretiyle 3 YIL HAPİS ve suçtan elde edilen menfaat miktarı ile sanığın ekonomik ve sosyal durumu da dikkate alınarak taktiren 800 GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Yasal koşulları oluşmadığından sanık hakkında TCK 168/1-2. maddesi gereğince etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına,
Cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri sanık lehine takdiri indirim nedeni kabul edilerek TCK.nun 62.maddesi gereğince cezasından 1/6 oranında indirim yapılarak sanığın neticeden 2 YIL 6 AY HAPİS VE 666 GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanık hakkında şartları oluşmadığından başkaca yasal veya takdiri artırım indirim maddesinin uygulanmasına YER OLMADIĞINA,
Sanığın ekonomik sosyal durumu dikkate alınarak TCK nın 52 maddesi gereğince adli para cezasının 1 günü takdiren 20 TL den olmak üzere para cezasına çevrilerek SONUÇ OLARAK sanığın 2 YIL 6 AY HAPİS VE 13.320 TL ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Hükmolunan adli para cezasının miktarı ile sanığın ekonomik ve şahsi halleri göz önünde bulundurularak takdiren TCK.nun 52/4 maddesi uyarınca birer ay arayla 20 eşit taksit halinde ödenmesine, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına (ihtaratlar yapılamadı.)
Hükmedilen cezanın miktarı itibariyle şartları oluşmadığından sanık hakkında TCK’nın 50, 51. ve CMK’nın 231. maddelerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesine YER OLMADIĞINA,
Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarihli iptal kararından sonra oluşan durumuna göre, sanık hakkında, TCK'nın 53. maddesinin 1 ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına,
Sanık A. K. K.’ın, mağdur O. K.’ya yönelik olarak işlediği sabit olan “Nitelikli Dolandırıcılık” suçundan eylemine uyan TCK.nun 158/1-f maddesi uyarınca suçun işleniş biçimi, suç işlemede kullanılan araç ve yöntemler ile fiilin diğer özellikleri göz önüne alınarak takdiren asgari hadden ceza tayini suretiyle 3 YIL HAPİS ve suçtan elde edilen menfaat miktarı ile sanığın ekonomik ve sosyal durumu da dikkate alınarak taktiren 725 GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Yasal koşulları oluşmadığından sanık hakkında TCK 168/1-2. maddesi gereğince etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına,
Cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri sanık lehine takdiri indirim nedeni kabul edilerek TCK.nun 62.maddesi gereğince cezasından 1/6 oranında indirim yapılarak sanığın neticeden 2 YIL 6 AY HAPİS VE 604 GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanık hakkında şartları oluşmadığından başkaca yasal veya takdiri artırım indirim maddesinin uygulanmasına YER OLMADIĞINA,
Sanığın ekonomik sosyal durumu dikkate alınarak TCK nın 52 maddesi gereğince adli para cezasının1 günü takdiren 20 TL den olmak üzere para cezasına çevrilerek SONUÇ OLARAK sanığın 2 YIL 6 AY HAPİS VE 12.080 TL ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Hükmolunan adli para cezasının miktarı ile sanığın ekonomik ve şahsi halleri göz önünde bulundurularak takdiren TCK.nun 52/4 maddesi uyarınca birer ay arayla 20 eşit taksit halinde ödenmesine, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına (ihtaratlar yapılamadı.)
Hükmedilen cezanın miktarı itibariyle şartları oluşmadığından sanık hakkında TCK’nın 50, 51. ve CMK’nın 231. maddelerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesine YER OLMADIĞINA,
Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarihli iptal kararından sonra oluşan durumuna göre, sanık hakkında, TCK'nın 53. maddesinin 1 ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına,
Sanık A. K. K.’ın resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği sabit olmakla, eylemine uyan 5237 Sayılı TCK'nın 204/1. maddesi gereğince suçun işleniş biçimi, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zararın ağırlığı dikkate alınarak takdiren 2 YIL HAPİS CEZASIYLA CEZALANDIRILMASINA,
Sanığın bir suç işleme kararının icrası kapsamında bir kişiye karşı aynı suçu değişik zamanlarda birden fazla kez işlediği anlaşıldığından TCK' nun 43/1 maddesi gereğince cezasından 1/4 oranında artırım yapılarak 2 YIL 6 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri lehine takdir indirim nedeni kabul edilerek TCK'nın 62/1. Maddesi gereğince cezasından takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak sanığın NETİCETEN 2 YIL 1 AY HAPİS CEZASIYLA CEZALANDIRILMASINA,
Sanık hakkında şartları oluşmadığından başkaca yasal veya takdiri artırım indirim maddesinin uygulanmasına YER OLMADIĞINA,
Hükmedilen cezanın miktarı itibariyle şartları oluşmadığından sanık hakkında TCK’nın 50, 51. ve CMK’nın 231. maddelerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesine YER OLMADIĞINA,
Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarihli iptal kararından sonra oluşan durumuna göre, sanık hakkında, TCK'nın 53. maddesinin 1 ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına,
Sanık A. K. K.’ın, katılan S. S.’na karşı hırsızlık suçunu işlediği sabit olmakla eylemine uyan ve lehine olduğu anlaşılan 6545 Sayılı Yasa ile yapılan değişiklikten önceki 5237 Sayılı TCK'nın 142/1-b maddesi gereğince suçun işleniş biçimi, suç konusunun önem ve değeri de dikkate alınarak takdiren 2 YIL HAPİS CEZASIYLA CEZALANDIRILMASINA,
Cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri lehine takdir indirim nedeni kabul edilerek TCK'nın 62/1. Maddesi gereğince cezasından takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak sanığın NETİCETEN 1 YIL 8 AY HAPİS CEZASIYLA CEZALANDIRILMASINA,
Sanık hakkında şartları oluşmadığından başkaca yasal veya takdiri artırım indirim maddesinin uygulanmasına YER OLMADIĞINA,
Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarihli iptal kararından sonra oluşan durumuna göre, sanık hakkında, TCK'nın 53. maddesinin 1 ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına,
Suçun işleniş biçimi, sanığın suç işlemeye meyilli kişiliği, yargılama süresince pişmanlık göstermemesi nedeniyle bir daha suç işlemeyeceği konusunda mahkememizde olumlu kanaat oluşmadığından verilen hapis cezasının TCK’nın 51 maddesi gereğince ertelenmesine veya hakkında CMK 231/5 maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, ilişkin hükümlerin UYGULANMASINA YER OLMADIĞINA,
Adli emanetin 2012/325, 2012/1330 ve 2012/1601 sırasında kayıtlı suça konu çek asıllarının dosyada delil olarak SAKLANMASINA,
Katılan A. K. kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi üzerinden hüküm tarihi itibarı ile 3.600 TL. ücreti vekaletin sanık A. K. K.’tan tahsili ile katılan A. K.’e verilmesine,
Beraat eden sanık S. T. N. yönünden yapılan yargılama giderlerinin CMK 327/1 maddesi gereğince kamu üzerinde bırakılmasına, sanık A. K. K.’ın, mahkum olduğu suçlara ilişkin olarak kamu tarafından yapılan toplam TL yargılama giderinin CMK'nın 325/1. maddesi gereğince sanık A. K. K.’tan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
5320 Sayılı Kanunun 16/1. maddesi gereğince, sanıklar hakkında verilen karar kesinleştiğinde bir örneğinin soruşturmada görev alan ilgili kolluk birimine gönderilmesine,
Dair, sanık A. K. K. müdafii Av. U. K. ve katılan A. K. vekili Av. G. C. E.’in yüzüne karşı; sanık S. T. N. ve katılan S. S.’nun yokluğunda, İddia makamında C. Savcısı Enver Tunç huzurunda; duruşmada hazır bulunanların yüzüne karşı verilen hükümlerde tefhim tarihinden itibaren, duruşmada hazır bulunmayanların yokluklarında verilen hükümlerde gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren bir hafta içinde mahkememiz zabıt katibine yapılacak başvurunun tutanağa geçirilmesi veya mahkememize yazılı dilekçe verilmesi suretiyle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Ceza Dairesine CMK.nun 272 ve 273. maddeleri gereğince istinaf yolu açık olmak üzere oybirliğiyle mütalaaya uygun olarak karar verildiği anlaşılmıştır.
Dosyanın yapılan incelemesi neticesinde sanık A. K. K. yönünden verilmiş olan resmi evrakta sahtecilik suçu açısından verilen karar usul ve yasaya uygun olduğundan istinaf talebinin esastan reddine,
Sanık S. T. (N.) yönünden verilen yerel mahkeme kararında herhangi bir usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından istinaf talebinin esastan reddine,
Sanık A. K. K.'ın mağdur O.'a yönelik nitelikli dolandırıcılık eylemine ilişkin yerel mahkemenin kurmuş olduğu hüküm usul ve yasaya aykırı olduğundan kaldırılarak;
Sanık A. K. K.'ın mağdur O.'a yönelik nitelikli dolandırıcılık eylemine ilişkin olarak çek bedelini beraat eden S. T. (N.)'e soruşturma aşamasında ödemiş olması ve A.'nin de rızasını alması sebebiyle sanığın banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan eylemine uyan TCK'nun 158/1-f, 168/1, 53. Maddesi uyarınca cezalandırılması yönünde hüküm kurulması,
Sanık A. K. K.'ın A. K.'e yönelik banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçuna yönelik yerel mahkemenin kurmuş olduğu hüküm usul ve yasaya uygun olduğundan istinaf talebinin esastan reddine,
Sanık A. K. K.'ın bina içinde muhafaza altına alınmış eşya hırsızlık eylemine ilişkin olarak yerel mahkemenin kurmuş olduğu hüküm usul ve yasaya uygun olduğundan istinaf talebinin esastan reddine karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa olunur" dedi.
SAVUNMA:
Sanık S. T. (N.)'ın soruşturma aşamasındaki savunmasında;
"Ben Haziran 2013 de Denizli D Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda kalmaktayken Eylül ayında Bozkurt Kadın Açık Cezaevine nakil geldim. Bana okumuş olduğunuz S. S.' nun 25/10/2011 tarihinde vermiş olduğu ifadeyi anladım. Ben daha önceden Van'da kalırken bu olaydan dolayı Savcılıkta ifade vermemi söylemişlerdi. Ama o sene Van depremi olması sebebiyle ifademi veremedim. Ben ifade de geçen A. K. ve S. S. isimli şahısları tanımıyorum. A. K. K. benim Balıkesir de komşum olurdu. A. H. bana daha önceden 7.000-TL bedelinde Çek vermişti. Bende o çeki ismini hatırlayamadığım Mobilya mağazasına olan borcumdan dolayı, A. H.'ın vermiş olduğu çeki verdim. Başka da bana çek verilmedi. Bana göstermiş olduğunuz çek ve üzerindeki yazılar, imzalar bana ait değildir. Bu konu hakkında bildiklerim bu kadardır. Üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum. Uzlaşmak istemiyorum" şeklinde beyanda bulunmuş,
Sanık S. T. (N.)'ın İlk Derece Mahkemesindeki savunmasında;
"Ben suç tarihinde Balıkesir'de sanıklardan A. K. ile birlikte yaşıyordum. A. K. müşteki Sebahattin'in araba yedek parça alım satım iş yerinde çalışıyordu. Daha doğrusu A. K. bu iş yerinin kendisine ait olduğunu bana söylemişti. Daha sonra ben kredi çekerek ev aldım bu evin iç mimarisinin yapım işini A. K.'nın vasıtası ile A. K. isimli kişi yaptı. A. K. A.'u çocukluk arkadaşı olarak bana tanışmıştı. Masraflar için hatırladığım kadarıyla 8000 TL parayı A. K.'ya elden ödedim. A. K. paraya ihtiyacının olduğunu söyleyerek benden kredi çekmesi istedi. Bende Balıkesir'de bulunan Akbank şubesinden 7000 TL kredi çektim. Bu parayı A.'ye verdim. A. K.'da kendi isteği ile bana 7000 TL bedelli bir çek verdi. çekin kendi iş yerine ait olduğunu söylemişti bende daha sonra aldığım bu çeki evime aldığım mobilya bedeline karşılık olmak üzere O. K.'ya verdim. Daha sonra çek bedeli karşılıksız çıkınca icra takibi yapıldı ben 9800 TL olarak bu çekin bedelini ödedim. Kimseyi ben dolandırmadım. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum suçsuzum, beraatimi isterim. Müştekilerin suçtan kaynaklanan zararı varsa ben bu zararı giderdim dedi.
Sanıktan soruldu: Çek karşılıksız çıkınca ben A. K.'ya ulaşmaya çalıştım ancak telefonları kapalıydı. Bu olayların başlangıcında da ben A. K.'dan ayrılmıştım dedi.
Sanığa talimat ekindeki Çardak C. Savcılığında verdiği 15.04.2014 tarihli ifadesi okundu, kısmi çelişki nedeni ile soruldu: Bu ifademin alınması sırasında cezaevindeydim. Olayı anımsayamadım o yüzden A. K. ile S. S.'nu tanımadığımı söylemiştim. Esasen ben Sebahattin'in ismini duymuştum ama şahsen kendisini hiç görmedim. A. K. ile de dost hayatı yaşıyorduk" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Sanık A. K. K.'ın soruşturma aşamasındaki savunmasında;
Müşteki S. S.'nun iş yerinde 2009 yılı haziran ayında işe başladım, 2011 yılı Haziran ayına kadar çalıştım, müşteki beni sigortalı göstermediğinden aramızda sorun oldu, bundan dolayı iş yerinden ayrıldım. Müştekinin iş yerinden çekleri habersiz almadım, müştekinin bilgisi dahilinde çekleri aldım. 3 çekini aldım, çeklerin birisine 7250 TL diğer iki çeke ise 4,000 TL yazarak imzaladım ve S. N.'e verdim. S. N.'i S. S. tanımakta idi, hatta Akbank Akıncılar şubesinden kredi çekebilmesi için S. N.'in iş yerinde çalıştığına dair yazı yazı vermiştir. Ben müştekinin çeklerini bilgisi dahilinde aldım ve S. N.'e verdim. Çeklerden 4000 TL yazılı olan bir çeki ödedim. 4,000 TL 'lik diğer çek ise icra takibindedir. 7250 TL'lik çekin A. mobilyada olduğunu biliyorum, S. N. bu çeki günü geldiğinde ödeyeceğini söyledi. Müşteki adına olan çekleri imzalama yetkim yoktu, daha önceden de müştekinin çeklerini bilgisi dahilinde imzaladığım olmuştur. Müştekinin çeklerini çalmadım, bilgisi dahilinde imzaladım, hakkımda yapılan hırsızlık suçlamasını kabul etmiyorum, bu konuda tanığım yoktur." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Sanık A. K. K.'ın İlk Derece Mahkemesindeki savunmasında;
Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. Daha önce ben B. isimli şirkette çalışıyordum, araç satışı nedeniyle S. S.'yla tanıştım ve bilahare işsiz kalınca bu kişinin yanında çalışmaya başladım, ancak iş yeri S.'in değil, eşi İ. S.'nun adına kayıtlıydı, daha sonra iş yeri S.'in üzerine devredildi. 2009 yılından 2011 Haziran-Temmuz ayına kadar burada çalıştım. Bu şirket endüstriyel makine servis bakım bayiliği yapıyordu, şirketin tüm işlemlerini ben yapıyordum.
İş yaparken ödenmesi gereken borca ilişkin çek düzenleniyordu, çekin düzenleme işini ben yapıyordum ve ben miktarları vs. diğerlerini yazdıktan sonra imzayı S. S. atıyordu ve aldığımız bu çeki kargoyla vs. müşteriye ulaştırıyorduk.
Beraatimi isterim. Ceza verilecekse hakkımda hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı uygulansın" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Sanık A. K. K. vekili Av. U. K.'ın İlk Derece Mahkemesindeki savunmasında;
"Savunmaya ekleyecek bir husus yoktur. Müvekkilimin, S.'in iş yerinden ayrılma sebebi de yine şirkete ait 3.000 TL'lik çek bedelini çevresinden toplayıp ödemiştir ve bilahare bu parayı S.'den talep etmiştir, bu para ödenmeyince iş yerinden ayrılmıştır " şeklinde beyanda bulunmuştur.
Sanık A. K. K.'ın Bölge Adliye Mahkemesindeki savunmasında "Önceki savunmalarımı tekrar ediyorum, ekleyecek bir husus yoktur, suçlamayı kabul etmiyorum " şeklinde beyanda bulunmuştur.
Sanık A. K. K. müdafi Av. U. K.'ın yetki belgesi görevlendirdiği Av. S. Ö. savunmasında;
"Müvekkilim O. K.'ya yönelik ödeme ve yine katılan A. K.'e yönelik kısmi ödeme bedellerinden dolayı hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasını talep ederiz, müvekkil mazereti nedeni ile duruşmaya gelememiştir, gelip savunma hakkını kullanmak istemektedir, bu celse mazeretli sayılmasını talep ediyoruz " şeklinde beyanda bulunmuştur.
MÜŞTEKİ BEYANLARI
Müşteki O. K.'nın soruşturma aşamasında alınan beyanında;
"Bana sormuş olduğunuz S. S. ve A. K. K. isimli bayan iş yerime gelerek mobilya aldı, karşılığında çek verip çekin arkasını ciro ederek verdi. Ben bu çeki ciro ederek kullandım. S. S.'na ait çek bana bu şeklide geçmiştir. Çekin arkasında S. N. isimli bayanın cirosu mevcuttur. Benim konu ile ilgili söyleyeceklerim bundan ibarettir. " şeklinde beyanda bulunmuştur.
Müşteki A. K.'in soruşturma aşamasında alınan beyanında;
Bana sormuş olduğunuz S. S.'nu daha önceden tanımam. Benim iş yerimden alışveriş yapan A. K. K. yeğeni olduğunu söylediği S. N. isimli bayının evini yaptırdı ve karşılığında çekin arkasını ciro ederek bana verdi. S. S.'nun bizzat kendi imzası mevcuttur. Ayrıca şikayetçinin çalıntı olduğunu belirttiği çeklerden sonu 37 ile biten çek tarafıma ödenmiştir. Çek çalıntı idi neden sonu 37 ile biten çekin ücreti ödenmiştir. Söz konusu çek bana A. K. K.'ın yeğenim dediği S. N. isimli bayanın evini yaptığımdan dolayı verilen çektir." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Müşteki A. K.'in İlk Derece Mahkemesindeki beyanında;
"K. Yapı Malzemeleri'nin sahibiyim, bir tarihte A. K. K. ve S. N. ikisi birlikte geldiler, beraber alışveriş yaptılar, alışveriş karşılığı iki tane çeki sanık A. K. bana verdi, çeki çıkarıp verdi, borcu karşılamadığı için ayrı bir senet daha aldım, daha sonra çekleri tahsile gittim, karşılıksız çıktı, icra takibine geçtik, sanık A.'nin eşi geldi, 4.000 TL'lik çek bedelini ödedi, ancak diğer çek bedelini ödeyemedi. Sanıklardan şikayetçiyim, katılma talebinde bulunuyorum" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Müşteki S. S.'nun soruşturma aşamasında alınan beyanında;
A. K. K. benim iş yerimden 4-5 ay kadar çalıştı. Çalıştığı esnada masanın gözünde bulunan çantamın içerisindeki kasının anahtarını alarak kasanın içeresindeki üç adet çeki daha doğrusu üç adet çek yaprağını çalarak bunların üzerini doldurup imzalamış ve S. N. isimli bayanla piyasaya sürerek benim mağdur olmama sebep olmuştur. Ben bu durumu çeklerimin A. K. K. tarafından bankaya ibraz edilmesi neticesinde öğrendim. Bu çeklerden sonu 37 ve 38 ile bitenler A. K. isimli K. yapı sahibine verilmiş, sonu 39 olan çek ise Anadolu mobilyaya verilmiş, A. K.'e verildiği hususunda bilgim kesinlikle doğrudur. Ancak A. Mobilyaya verilmiş. A. K.'e verildiği hususunda bilgim kesinlikle doğrudur. Ancak A. Mobilyaya verildiği konusundaki bilgi duyumdan ibarettir. Bu olaylardan ötürü hakkımda çek yasağı konuldu. Ayrıca icra takibine maruz kaldım. Bu iki şahıstan da şikayetçiyim." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Müşteki S. S.'nun İlk Derece Mahkemesindeki alınan beyanında;
"Ben ticaret işiyle uğraşıyorum ancak fazla çek kullanmıyorum, çek kullanacağım zaman çekin ön yüzündeki tüm yazıları ben yazıyorum ve ben imzalıyorum ve hiçbir zaman da senet kullanmadım. Sanık A. savunmasında kendini kurtarmaya yönelik beyanda bulunmuştur. Bir araba alımı sırasında kendisiyle tanıştık, ancak sanık A. bu iş yerinden piyasaya iş yaptığı için çıkarılmıştır, benim iş yerimde belli bir süre sigortalı olarak çalışmıştır. S. N. isimli bayanı tanımıyorum, bu olaydan banka ihbarı sonucunda haberdar oldum ve araştırma yaptım, sanık A.'den şüphelendim, sordum, borcu ödeyeceğini söyledi, akabinde eşi geldi ve oğlu olduğunu, askeri okula gideceğini, sicili kirlenmesin, sıkıntı olmasın diye borcu ödeyeceğini söyledi ve bildiğim kadarıyla bankadan kredi çekip A. K.'in 4.000 TL'lik borcunu ödedi, iş yerinde iş icabı şirketin kaşeleri masadadır, anladığım kadarıyla sanık A. K., S. kredi çekerken bu kaşeleri kullanmış.
Suça konu üç çeki ben düzenlemedim, ben imzalamadım ve imzalaması için A. K. K.'a sözlü beyanda bulunmadım, yetki vermedim. Olay nedeniyle iki sanıktan da şikayetçiyim, ticarette beni sıkıntıya sokmuşlardır. Katılma talebinde bulunuyorum" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Müşteki S. S.' nun Bölge Adliye Mahkemesinde alınan beyanında;
"önceki beyanlarımı tekrar ederim, benim çalınan çek bedellerinin ödenmesi ile kısmen olsa mağduriyetim giderilmiş ise de benim bu kısmi ödeme nedeniyle sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına muvafakatım yoktur, sanığın cezalandırılmasını talep ediyorum" şeklinde beyanda bulunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI VE İSTİNAF TALEBİ
Balıkesir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/337 Esasında yapılan yargılama sonunda, 29/09/2016 tarih 2014/337 Esas 2016/246 Karar no ile sanık A. K. K. hakkında Nitelikli Dolandırıcılık suçundan mağdur A. K.'e karşı 2 Yıl 6 Ay Hapis ve 13,320 TL Adli Para Cezası, mağdur O. K.'ya karşı 2 Yıl 6 Ay Hapis ve 12,080 TL Adli Para Cezası, Resmi Belgede Sahtecilik suçundan 2 Yıl 1 Ay Hapis cezasına ve Kilitlenmek Suretiyle Muhafaza Altına Alınmış Eşya Hakkında Hırsızlık suçundan 1 Yıl 8 Ay Hapis cezası ile sanık S. T. hakkında Beraat kararı verildiği anlaşılmıştır.
Sanık A. K. K. vekili Av. U. K.' ın süre tutum dilekçesinde, müvekkili aleyhine açılan ceza davasında yasaya, usule ve yeyrleşik Yargıtay İçtihatlarına aykırı olarak karar verildiğini, beraat eden sanık lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yerel mahkeme tarafından bu şekilde karar verilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir.
Katılan A. K. vekili Av. G. Ş. İ.'in süre tutum dilekçesinde; mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek istinaf isteminde bulunduklarını, 31/01/2017 tarihli katılan A. K. vekili istinaf dilekçesine karşı verdiği cevap dilekçesinde; sanık müdafiince verilen istinaf başvuru dilekçesinde beraat eden sanık lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken vekalet ücretine hükmedilmediği hususu ile istinaf incelemesine tabi tutulmasının mümkün olmadığını, avukatlık ücret tarifesinin genel hükümler kısmının 14. Maddesinin 4. Fıkrası gereğince " Beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına hazine aleyhine maktu vekalet ücretine hükmedilir" hükmünün yer aldığını, ancak mahkeme dosyasında sanık A. K. K.'ın tüm suçlardan ceza aldığını, sanık lehine vekalet ücretine hükmedilmesini gerektirecek bir durumun söz konusu olmadığını, bu sebeple ileri sürülen istinaf sebebinin dosya kapsamına uygun olmadığını belirtmiştir.
DELİLLER ve İNCELEMEYE ESAS BELGELER:
1) Nüfus ve adli sicil kayıtları
2) Emanet makbuzu
3) Bursa Kriminal Polis Laboratuvarı 25/07/2012, 10/03/2014 ve 23/05/2014 tarihli ekspertiz raporları
4) Banka cevabi yazıları
5) Balıkesir 2.İcra Md. 2011/6686 sayılı takip dosyası
6)Tanık F. Ş. A. K.'ın soruşturma aşamasında alınan beyanında;
"A. K. benim eşim olur. A. K. isimli kişiden alışveriş yaptığını biliyorum. Ancak ne aldığını bilmiyorum. Buraya borçlanıyor. Çek veriyor. Daha sonra bana eşimin patronu S. telefon açarak çekin kendisine ait olduğunu, zor durumda olduğunu ve bu çeki ödememiz gerektiğini söyledi. Bende eşim A.'nin A. K.'e verdiği fakat S.'e ait olduğu söylenen çeki ödedim. Yanlış hatırlamıyorsam bedeli 4.000-TL idi. Eşim A. Balıkesir'e dönmüştür ve şuanda A. O. Renault'ta çalışmaktadır. Başkaca çekin eşimin eline nasıl geçtiğine dair bir bilgim yoktur. Benim olaya ilişkin bilgi ve görgüm bunlardan ibarettir." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık F. Ş. A. K.'ın İlk Derece Mahkemesinde alınan beyanında;
"Üç yıl kadar önce S. S. beni aradı ve bir çek olduğunu, bunun ödenmesi gerektiğini, ödenmemesi halinde problem çıkacağını söyledi, ben de kendi imkanımla bir adet çekin bedelini A. K.'e verdim, ancak çeki almadım"
"S.'le telefonla ve yüz yüze konuşmamızda çekle ilgili sorun olduğunu ve bunun ileride çocuğuma zararı dokunabileceği söylenildi, yoksa ben çocuğum zarar görmesin diye teklifte bulunmadım"
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Sanık A. K. K.'ın 2009-2011 yılları arasında jeneratör ve yıkama makineleri yedek parça satış ve servisini yapan katılan S. S.'na ait işyerinde çalıştığı sırada katılana ait çek defteri içerisinden Z00330037-Z00330038 ve Z00330039 nolu çekleri aldığı, katılan A.'un yetkilisi bulunduğu K. Yapı Malzemelerinden aldığı malzemeler karşılığında bu çeklerden 25/06/2011 keşide tarihli, 4.000 TL bedelli, Z00330037 çek nolu ve 25/07/2011 keşide tarihli, 4.000 TL bedelli Z00330038 çek nolu çeklerin arkasının ciro ederek katılan A.'a verdiği, söz konusu çeklerden Z00330037 nolu çekin bedelinin sanığın eşi tarafından katılana ödendiği, keza Sanık A. tarafından diğer sanık S.'nın ikametine alınacak mobilyalar için Akbank Akıncılar Şubesi'ne ait 31/11/2011 keşide tarihli, 7.250 TL bedelli, Z00330039 çek nolu çeki S.'ya verdiği, sanık S.'nın da söz konusu çeki mobilya karşılığında A. Mobilya yetkilisi mağdur O.'a arkasını ciro ederek verdiği, icra takibi üzerine çek bedelinin sanık S. tarafından müşteki O.'a ödendiği, imzaların katılan S.'e ait olmayıp taklit imzalar oldukları, cirolardaki imzaların sanığa ait olduğunun tespit edildiği, sanık S.'nın çeklerin sahte olduğunu bildiğine dair yeterli delil bulunmadığı anlaşılan olayda;
Sanıklardan S. T.'ın Balıkesir 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 29/09/2016 Tarih, 2014/337 Esas 2016/246 Karar sayılı kararıyla verilen beraat hükmüne yönelik katılan A. K. vekilinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, CMK'nun 280/1-a maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesinin suçların sanık A. K. K. tarafından işlendiğine yönelik kabülünün yerinde bulunduğu, kısmi iade nedeniyle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması hususunda katılan S. S.'nun ve katılan A. K.'in muvafakatının bulunmadığı, soruşturma ve kovuşturma aşamalarında ileri sürülen iddia ve savunmalar ile ikame edilen delillerin denetimi sağlayacak biçimde ve eksiksiz olarak sergilenerek tespit edildiği, yargılama sonucunda dosyaya yansıyan tüm deliller ve bilgilerin gerekçeli kararda yöntemince tartışılarak ulaşılan vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu, cezaların kanuni bağlamda uygulandığı, anlaşıldığından;
Sanık A. K. K. hakkında Balıkesir 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 29/09/2016 Tarih, 2014/337 Esas 2016/246 Karar sayılı Katılan S.'e yönelik HIRSIZLIK suçundan, sanık vekilinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden, Katılan A.'a yönelik DOLANDIRICILIK suçundan katılan A. K. vekilinin ve sanık vekilinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden, ayrıca RESMİ BELGEDE SAHTECİLİK suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik sanık vekilinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden CMK'nun 280/1-a Maddesi gereğince ayrı ayrı istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yine mağdur O.'a yönelik dolandırıcılık suçu açısından suçun sanık tarafından işlendiğine yönelik kabulü yerinde görülmüş ise de; mağdur O.'ın zararının diğer sanık S. tarafından giderildiği, sanık A.'nin, zararın giderilmesine açıkça karşı çıkmadığı, mağdur'un sanıklardan şikayetçi olmadığı, bu halde sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi için davanın yeniden görülmesine karar verilmiştir.
Sanık A.'nin katılan S.'in işyerinde çalıştığı sırada hırsızladığı Z00330039 numaralı çeki, birlikte yaşadığı sanık S.'nın ikametine alınacak mobilyalar karşılığı olmak üzere sahte olarak düzenleyip mağdur O.'a teslim edilmek üzere sanık S.'ya verdiği, soruşturma aşamasında çek bedelinin sanık S. tarafından ödendiği, sanığın ödemeye açıkça karşı çıkmadığı, bu halde sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiği anlaşılmış, Sanık hakkında Balıkesir 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 29/09/2016 Tarih, 2014/337 Esas 2016/246 Karar sayılı mağdur O.'a karşı mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle kabulü ile duruşma açılmasına karar verilmiş ve yapılan yargılama sonucunda CMK'nın 280/2. Maddesi uyarınca sanığın sübuta eren dolandırıcılık suçundan cezalandırılmasına, cezasından TCK'nun 168/1 maddesi uyarınca 2/3 oranında indirim yapılmasına, takdiri indirim hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiş ve aşağıda yazılı şekilde hüküm oluşturulmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Gerekçesi ekli kararda açıklanacağı üzere;
1-) Katılan vekilinin Sanıklardan S. T.'ın Balıkesir 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 29/09/2016 Tarih, 2014/337 Esas 2016/246 Karar sayılı kararıyla verilen beraat hükmüne yönelik istinaf taleplerinin CMK'nun 280/1-a Maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-) Sanık A. K. K. vekilinin Balıkesir 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 29/09/2016 Tarih, 2014/337 Esas 2016/246 Karar sayılı Katılan S. S.'na yönelik hırsızlık suçundan, Katılan A. K.'e yönelik dolandırıcılık suçundan ayrıca resmî belgede sahtecilik suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik istinaf taleplerinin CMK'nun 280/1-a Maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,
3-) Sanık A. K. K. hakkında mağdur O. K.'ya yönelik nitelikli dolandırıcılık suçundan TCK'nun 158/1-f, 62, 52, 52/4, 53 maddeleri uygulanmak suretiyle Balıkesir 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 29/09/2016 Tarih ve 2014/337 Esas-2016/246 Karar sayılı kararı ile verilen 2 yıl 6 ay hapis cezası ve 12.080 TL adli para cezasına ilişkin mahkumiyet hükmüne yönelik sanık A. K. K. vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile CMK'nun 280/2. Maddesi uyarınca hükmün KALDIRILMASINA,
2-) a- Sanık A. K. K.’ın Mağdur O. K.’ya yönelik nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediği sabit olmakla eylemine uyan TCK'nun 158/1-f maddesi uyarınca suçun işleniş biçimi, suç işlemede kullanılan araç ve yöntemler ile fiilin diğer özellikleri göz önüne alınarak takdiren asgari hadden ceza tayini ile 3 yıl hapis ve suçtan elde edilen menfaat miktarı ile Sanığın ekonomik ve sosyal durumu da dikkate alınarak taktiren 725 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına,
Mağdurun zararının soruşturma aşamasında (icra takibi sırasında) hakkında beraat kararı verilen Sanık S. tarafından tamamen ödendiği anlaşılmakla etkin pişmanlık hükümlerini düzenleyen TCK'nun 168/1 Maddesi uyarınca Sanığın verilen cezasından 2/3 oranında indirim yapılarak 1 yıl hapis ve 241 gün adlî para cezası ile cezalandırılmasına,
Cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri sanık lehine takdiri indirim nedeni kabul edilerek TCK.nun 62.maddesi gereğince cezasından 1/6 oranında indirim yapılarak sanığın neticeden 10 ay hapis cezası ve 200 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına,
b- TCK'nun 50/1-a Maddesi gereğince Sanığın şahsî ve sosyal hali, işi, ekonomik durumu ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre, Sanığa verilen kısa süreli hapis cezasının bir gün karşılığının taktiren 20 TL‘den paraya çevrilerek 6.000 T.L. ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
c- Sanığa verilen adli para cezasının TCK'nun 52/2. Maddesi uyarınca bir gün karşılığının taktiren 20 TL‘den paraya çevrilerek 4.000 T.L. ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
d- TCK'nun 52/4 Maddesi gereğince, Sanığın şahsi ve sosyal hali, ekonomik ve mali durumu, paranın satın alma gücüne göre, Sanığa verilen para cezasının aylık taksitler halinde ve taktiren 20 eşit taksitte alınmasına, Sanığın taksitlerden birisini zamanında ödememesi halinde geri kalan kısmının hapse çevrileceğinin ihtarına (ihtar edildi)
e- Sanık A. K. K.'ın aynı anda birçok suçu birlikte işlemiş olması, cezasının ertelenmesi halinde ileride bir daha suç işlemekten çekineceğine ilişkin kanaatin oluşmaması nedeni ile hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını düzenleyen CMK'nun 231/5 Maddesinin uygulanmasına takdiren yer olmadığına, bu konudaki talebin reddine,
e- İlk derece mahkemesince yapılan yargılama gideri olan 85,85 TL ile daha sonra yapılan 10 Adet tebligat gideri 110 TL olmak üzere 195,85 TL'nin Sanık A. K. K.'tan tahsili ile hazineye irad kaydına,
Dair; Sanık A. K. K.'ın ve müdafii ile Katılan A. K.'in SEGBİS'le yüzüne karşı, Sanık S. N., Katılan S. S.'nun yokluğunda, Cumhuriyet Savcısının huzuru ile istinaf başvurusunun esastan reddine yönelik kararlar yönünen CMK'nun 286/2-a Maddesi uyarınca, mahkumiyet kararı yönünen CMK'nun 286/2-b Maddesi uyarınca KESİN olmak üzere Cumhuriyet Savcısının huzurunda mütalaaya uygun olarak oybirliği ile verilen karar açıkça okunup tefhim olundu. 14/06/2017 (¤¤)