(5607 S. K. m. 3, 5, Geç. m. 12) (5237 S. K. m. 7)
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 2015/33918 nolu iddianamesi ile; .... adresinde kayıtlı kayıtlı taşınmaz üzerinde imar kirliliğine neden olma suçunun işlendiğinin tespit edildiği ve sanığın TCK'nın 184/1,53 maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle İzmir 25. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,
İlk Derece Mahkemesi tarafından sanık hakkında İmar Kirliliğine Neden Olmak suçundan 6.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve verilen karara karşı sanık vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurduğu görülmüştür.
Sanık tarafından dosyaya sunulan 21/12/2018 düzenleme tarihli, .... adresinde, 10651 ada, 3 parselde kayıtlı taşınmaz ile ilgili 7143 sayılı kanun kapsamında Yapı Kayıt Belgesi alındığı belirterek Yapı Kayıt Belgesinin ibraz edildiği anlaşılmıştır.
DAİREMİZİN KABULÜ ve GEREKÇE:
18.05.2018 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7143 sayılı Yasanın 16. maddesi ile 3194 sayılı İmar Kanununa geçici 16. maddenin eklendiği, bu düzenlemeye göre;
"...Yapı Kayıt Belgesi yapının kullanım amacına yöneliktir. Yapı Kayıt Belgesi alan yapılara, talep halinde ilgili mevzuatta tanımlanan ait olduğu abone grubu dikkate alınarak geçici olarak su, elektrik ve doğalgaz bağlanabilir.
Yapı Kayıt Belgesi verilen yapılarla ilgili bu Kanun uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezaları iptal edilir.
Yapı ruhsatı alıp da yapı kullanma izin belgesi almamış veya yapı ruhsatı bulunmayan yapılarda, Yapı Kayıt Belgesi ile maliklerin tamamının muvafakatinin bulunması ve imar planlarında umumi hizmet alanlarına denk gelen alanların terk edilmesi halinde yapı kullanma izin belgesi aranmaksızın cins değişikliği ve kat mülkiyeti tesis edilebilir. Bu durumda, ikinci fıkrada belirtilen bedelin iki katı ödenir.
Beşinci fıkra uyarınca kat mülkiyetine geçilmiş olması 6306 sayılı Kanunun ek 1 inci maddesinin uygulanmasına engel teşkil etmez.
Yapı Kayıt Belgesi alınan yapıların, Hazineye ait taşınmazlar üzerine inşa edilmiş olması halinde, bu taşınmazlar Bakanlığa tahsis edilir. Yapı Kayıt Belgesi sahipleri ile bunların kanuni veya akdi haleflerinin talepleri üzerine taşınmazlar Bakanlıkça rayiç bedel üzerinden doğrudan satılır. Bu durumda elde edilen gelirler bu maddenin ikinci fıkrasına göre genel bütçeye gelir kaydedilir. Ayrıca bu gelirler hakkında 29/6/2001 tarihli ve 4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 5 inci maddesinin beşinci fıkrası hükmü uygulanmaz.
Yapı Kayıt Belgesi alınan yapıların belediyelere ait taşınmazlar üzerine inşa edilmiş olması halinde, Yapı Kayıt Belgesi sahipleri ile bunların kanuni veya akdi haleflerinin talepleri üzerine bedeli ilgili belediyesine ödenmek kaydıyla taşınmazlar rayiç bedel üzerinden belediyelerce doğrudan satılır.
Üçüncü kişilere ait özel mülkiyete konu taşınmazlarda bulunan yapılar ile Hazineye ait sosyal donatı için tahsisli araziler üzerinde bulunan yapılar bu madde hükümlerinden yararlandırılmaz.
Yapı Kayıt Belgesi, yapının yeniden yapılmasına veya kentsel dönüşüm uygulamasına kadar geçerlidir. Yapı Kayıt Belgesi düzenlenen yapıların yenilenmesi durumunda yürürlükte olan imar mevzuatı hükümleri uygulanır. Yapının depreme dayanıklılığı hususu malikin sorumluluğundadır... "
Hükümleri getirildiği,
Keza Çevre ve Şehircilik Bakanlığının 06/06/2018 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar Tebliğinin 6.maddesinde yapı kayıt belgesinin kullanım yerlerinin açıklandığı;
".. (1) Yapı Kayıt Belgesi verilen yapıların malikleri, bu belgenin bir örneğini belediye ve mücavir alan sınırları içinde ilgili belediyesine, bu sınırlar dışında il özel idaresine vermek zorundadır.
(2) Yapı Kayıt Belgesi verilen yapılara, talep halinde ilgili mevzuatta tanımlanan ait olduğu abone grubu dikkate alınarak geçici olarak su, elektrik ve doğalgaz bağlanabilir.
(3) Yapı Kayıt Belgesi verilen yapılarla ilgili 3194 sayılı Kanun uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezaları iptal edilir.
(4) Yapı Kayıt Belgesi alındıktan sonra yapı ruhsatı alıp da yapı kullanma izin belgesi almamış veya yapı ruhsatı bulunmayan yapılarda, yapı kullanma izin belgesi aranmaksızın kullanım maksadı değişiklikleri de dahil olmak üzere tapuda cins değişikliği ve kat mülkiyeti tesisi yapılabilmesi için;.....
(5) Kat mülkiyetine geçilmiş olması 16/5/2012 tarihli ve 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanunun Ek 1 inci maddesinin uygulanmasına engel teşkil etmez.
(6) İnşaat halindeki yapılarda 31/12/2017 tarihi itibari ile bitmiş olan kısımlar için ilave inşaat alanı ihdas etmemek şartı ile Yapı Kayıt Belgesi verilir ve Yapı Kayıt Belgesi verilen kısımların eksik inşaat işleri tamamlanabilir.
(7) Yapı Kayıt Belgesi verilen yapılarda ruhsat alınmaksızın yapılabilecek basit onarım ve tadilatlar yapılabilir.
(8) Yapı Kayıt Belgesi verilen yapılarda işyeri açma ve çalışma ruhsatı yapı kullanma izin belgesi aranmaksızın verilir." düzenlemeleri getirildiği anlaşılmıştır.
Yukarıda belirtilen şekilde İmar Kanunu'na eklenen geçici madde ve tebliğler ile; ruhsatsız ve ruhsata aykırı yapılar ile ilgili olarak belirli tarihe kadar başvuruda bulunulması ve yasada öngörülen şartların yerine getirilmesi hâlinde anılan imara aykırı yapılar hakkında yapı kayıt belgesi düzenlenebilecektir. Alınan yapı kayıt belgesi ile; elektrik su ve doğalgaz bağlanabilmesi, binada kat mülkiyeti ve cins değişikliği yapılabilmesi, belge alındıktan sonra eksik inşaat işleri tamamlanabilmesi, basit onarım ve tadilat yapılabilmesi, işyeri açma ve çalışma ruhsatı verilebilmesi ve keza bu yapılarda verilmiş yıkım kararları ve imar para cezaların da iptal edilebilmesi mümkün olduğuna göre; binanın, imar mevzuatına uygun hale getirildiğini kabul etmek gerekmiştir.
TCK'nın 184/5 maddesinde ruhsata aykırı binanın imar planına ve ruhsatına uygun hale getirilmesi halinde açılmış olan kamu davasının düşeceği hükme bağlanmıştır.
Dosya içinde mevcut 21/12/2018 düzenleme tarihli ve dava konusu taşınmaza ilişkin olduğu anlaşılan Yapı Kayıt Belgesi uyarınca; sanığın binayı imar planına ve ruhsata uygun hale getirdiği kabul edildiğinden; TCK'nın 184/5 maddesindeki düzenleme karşısında sanık hakkında düşme kararı verilmesi gerektiği;
Bu durumun 05/08/2017 tarihinde yürürlüğe giren 7035 sayılı yasa ile CMK'nun 280/1 maddesinde yapılan değişiklik kapsamında CMK'nun 303/1-a maddesi uyarınca "olayın daha ziyade aydınlanması gerekmeden düşmesine karar verilebilecek hal" kapsamında olup; CMK'nun 280/1-a maddesi uyarınca Dairemizce düzeltilebilecek nitelikte bulunduğu tespit edilmekle; istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
İzmir 25. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/11/2017 tarih, 2017/521 (E) ve 2017/1001 (K) sayılı hükmün kaldırılmasına, yerine;
"Her ne kadar sanık hakkında İmar Kirliliğine Neden Olmak suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de; sanığın dava konusu imalatları imar planına ve ruhsata uygun hale getirdiği anlaşıldığından; sanık hakkında açılan kamu davasının TCK 184/5 ve CMK 223/8 maddesi uyarınca DÜŞMESİNE"
Yapılan yargılama giderlerinin kamu üzerinde bırakılmasına"
Şeklinde düzeltilmesi suretiyle; hükmün CMK 280/1-a, 303/1-a maddesi uyarınca düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine,
Dair, CMK'nın 286/1.maddesi uyarınca tebliğden tarihinden itibaren 15 gün içinde Dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt katibine beyanda bulunmak veyahut da bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi veya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek suretiyle, cezaevinde bulunması halinde ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak suretiyle veya bu hususta bir dilekçe göndererek temyiz yoluna başvurabileceği, temyiz etmemesi halinde kararın kesinleşeceği ihtarı ile Yargıtay İlgili Ceza Dairesi tarafından incelenmek ve temyiz yolu açık olmak üzere 09.01.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)