(2709 S. K. m. 141) (5271 S. K. m. 34, 150, 230, 280, 289) (5237 S. K. m. 43, 142) (YCGK. 18.03.2008 T. 2008/9-7 E. 2008/56 K.)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf başvurusunda bulunan sanık müdafi istinaf dilekçesi içeriğine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Dosya içinde mevcut 14/07/2015 tarih CD izleme ve tespit tutağı içeriğine göre;
a) 11/07/2015 günü kamere saatine göre saat 01:22,51 sıralarında Bostanlı iskele bisiklet durağına 12-13 yaşlarında esmer şahsın yaklaştığı, kilitli bisikletlerden birisini zorlayarak kırdığı ve ayrıldığı, bu kişinin B. İ. isimli şahıs olduğu, bu sırada kamera görüntüsüne 01:23,35 sıralarında 18-19 yaşlarında bir erkek şahsın girdiği, bu kişinin ise E. T. Ç. isimli kişi olduğu, yine 3. bir kişinin olay yerine geldiği, ancak kimliğinin tespit edilemediği, her üçünün suça konu bisiklet ile ayrıldıkları, ancak 3. şahsın bir dakika sonra bisikleti geri getirerek bıraktığının tespit edildiği;
b) Yine güvenlik kamera CD içeriğine göre 11/07/2015 günü 12:30 sıralarında Bostanlı iskele bisiklet durağında 11/07/2015 günü saat 12:30 sıralarında B. İ. isimli şahsın bisiklet biner vaziyette bisiklet durağına geldiği, bisikleti aldığı yerin görülmediği, yanında E. T. Ç. isimli şahsın olduğu, E. T. Ç.'ın da ikinci bir bisikleti zorladığı ve yerinden çıkardığı, B. İ. ile iki adet bisiklet ile ayrılarak gittikleri; aynı gün 14:23 sıralarında bisiklet parkına yine B. İ. isimli şahsın geldiği, bisikletlerden bir tanesinin arka tekerlek kısmının havaya kaldırarak mekanizmasını zorlayıp kırdığı, yanına başka bir erkek şahsın geldiği bir adet bisiklet ile olay yerinde ayrıldıkları;
c) Yine güvenlik kamera CD içeriğine göre Alaybey bisiklet tersane durağına 00:32 sıralarında 17-18 yaşlarında bir kişinin geldiği, saat 00:35 sıralarında bir adet bisikleti yerinden çıkartarak olay yerinde ayrıldığı bu kişinin İ. K. isimli kişi olduğunun açıklandığı;
Müşteki V. T.; belirlenen yerlerden 3 adet bisiklet çalındığını; bunlardan 35 BSK 3.. numaralı bisikletin Alaybey tersane durağından, 35 BSK 3.. numaralı bisikletin Bostanlı İskelesinden, 35 BSK 3..numaralı bisikletin Bostanlı Odağından çalındığını beyan ettiği;
Mahkemenin sanık hakkında hırsızlık suçu yönünden kabulüne bakıldığında; birinci bisikletin Bostanlı İskele durağındaki 35 BSK 3.. plakalı bisiklet olduğu, ikinci bisikletin ise Alaybey Bisiklet İstasyonundaki 35 BSK 3.. numaralı bisiklet olduğu, oysa yukarıda belirlenen CD dökümünün (c) bendine göre; Alaybey Bisiklet İstasyonundaki bisikletin dava dışı İ. K. isimli kişi tarafından alındığının belirtildiği;
Bu durumda delillerin tartışılmasının ve değerlendirilmesinin yapılmadığı, hangi delile ne sebeple üstünlük tanınarak hükme esas alındığının belirtilmediği; dolayısıyla Anayasanın 141, 5271 sayılı CMK.nun 34/1 ve 230 maddeleri uyarınca, mahkeme kararlarının denetime olanak verecek biçimde, açık ve gerekçeli olması, gerekçe bölümünde, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi, ulaşılan kanaat ve delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerektiği halde gerekçenin CMK.230/1b maddesine uygun olmadığı; bu durumun CMK'nun 289/1-g maddesinde ifade edilen "Hükmün CMK 230 maddesi gereğince gerekçeyi içermemesi" halini oluşturduğu ve bozmayı gerektirir hukuka kesin aykırılık hallerinden biri olduğu;
2-) Mahkemece; sanık savunmasında ismi geçen tanık B. İ.'ın dinlenmediği, hakkında bir dava olup olmadığı araştırılmadan, dava açılmış ise dosyasının getirilip incelenmeden hüküm verildiği, keza olayın tek delili olan ve hükme esas alınan CD kaydı görüntüleri sanığa gösterilerek sorulmadığı ve duruşmada okunması zorunlu olan nüfus ve adli sicil kaydı bilgilerinin okunmadığı; sanığın kendisine müdafi atandığından haberi olmaması nedeniyle, müdafine verilen ek savunmanın, sanık hakkında sonuç doğurmayacağı, ancak, mahkemece iddianame sevk maddesine göre ağırlaşan suç vasfını içeren hususlarda; ek savunmanın sanık yerine, müdafiine verilmiş olduğu, bu tespitlerin CMK'nun 289/1-h maddesinde ifade edilen "hüküm için önemli olan hususlarda mahkeme kararı ile savunma hakkının sınırlandırılmış olması" nedeniyle bozmayı gerektirir hukuka kesin aykırılık hallerinden olduğu;
1-Sanığın; aynı katılana karşı hırsızlık suçlarını iki kez işlediğinden bahisle dava açıldığı, bu kapsamda sanık hakkında TCK'nun 43/1 maddesinin uygulanması koşulları tartışılıp değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayininin gerekli olduğu gözetilmeden eksik kovuşturma ile yazılı şekilde karar verilmiş olması,
2-Mahkemece ne hususta keşif yapılacağı konusunda gerekçesi belirtilmeden 13/07/2016 tarihli celse keşif kararı verilmiş olması,
3-Bilirkişi raporu alınmasına rağmen, raporda; güvenlik kamera CD sinde hangi istasyonda hangi saatte kimlerin bulunduğu, bu kişilerin teşhise elverişli görüntülerinin olup olmadığı ve bu kişilerden hangisinin sanık olduğunun açıkça belirlenerek işaretlenmediği, bu anlamda yetersiz ve noksan rapora dayalı olarak karar verilmiş olması,
4-TCK 142/2h maddesinde düzenlenen suçun alt sınırının 5 yıl hapis cezası olması nedeniyle sanığa CMK 150/3 maddesi uyarınca müdafi görevlendirilmesi gerekmediği, ancak 23/12/2015 tarihli oturumda sanığa müdafi görevlendirildiği halde, sanığın savunmasının alındığı 05/06/2016 tarihli tutanakta müdafi yardımından yararlandırılmadığı, sanığın kendisine müdafi görevlendirildiğinden haberinin olmadığı, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 18.3.2008 tarih 2008/9-7 E. 2008/56 K. sayılı “Kendisine zorunlu müdafi atandığından sanığın haberdar edilmediği durumlarda, zorunlu müdafiye yapılmış bulunan tefhim veya tebliğ kendisine bağlanan hukuki sonuçları doğurmaz.” hükmünü içerdiği, bu durumda sanığın kendisine müdafi atandığından haberdar edilip gerekçeli kararın da tebliğ edilmesi gerektiği hususunun düşünülmemesi,
5-Karşıyaka Adli Emanet Memurluğunun 2015/2742 sırasında kayıtlı bulunan CD hakkında karar verilmemiş olması,
Hususlarının eleştiri konusu yapılması gerekmiştir.
SONUÇ OLARAK;
Yukarıda (B) numaralı bentte yer alan hususlar eleştiri konusu yapılarak; (A) numaralı bentte yer alan gerekçelerle, CMK'nun 289/1-g maddesinde ifade edilen "Hükmün CMK 230 maddesi gereğince gerekçeyi içermemesi" ve CMK'nun 289/1-h maddesinde ifade edilen "hüküm için önemli olan hususlarda mahkeme kararı ile savunma hakkının sınırlandırılmış olması" nedeniyle kesin hukuka aykırılık hali bulunduğundan başkaca yönleri incelenmeksizin CMK'nın 280/1-b kapsamında HÜKMÜN BOZULMASINA, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
5271 Sayılı CMK'nun 286/1 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 30.12.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)