(5271 S. K. m. 280, 286, 289)
Yerel mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Hükmün verildiği 03/11/2016 tarihli son celsede SSÇ Ümit'in başka suçtan İzmir Çocuk ve Gençlik Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda tutuklu ya da hükümlü olarak bulunduğu; bu hususun UYAP'ın uyarı vermesiyle duruşma tutanağında da yer aldığı; SSÇ'nin yakalama emrine istinaden 28/07/2016 tarihinde Mahkemede hazır edilmekle duruşma açılarak alınan savunmaları sırasında duruşmadan vareste tutulma talebinde bulunmadığı, bu yönde bir beyanının zapta geçmediği; bu haliyle duruşmadan vareste tutulma talebi olmayan ve başka suçtan tutuklu ya da hükümlü olarak cezaevinde bulunan SSÇ'nin karar duruşmasında hazır edilmeyerek yokluğunda karar verilmesinin Yargıtay 14.Ceza Dairesinin 18/02/2015 tarih 2015/1337 Esas-2015/1193 Karar sayılı ve benzer mahiyetteki pek çok Yargıtay Kararında ifade edildiği gibi CMK'nun 289/1-h maddesinde ifade edilen "hüküm için önemli olan hususlarda mahkeme kararı ile savunma hakkının sınırlandırılmış olması" halini oluşturduğu ve bozmayı gerektirir hukuka kesin aykırılık hallerinden biri olduğu anlaşılmakla;
CMK'nun 289/1-h maddelerine aykırılık nedeniyle başkaca yönleri incelenmeksizin CMK'nın 280/1-b.maddesi uyarınca HÜKMÜN BOZULMASINA; dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
5271 Sayılı CMK'nun 286/1 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 22.12.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)