(5271 S. K. m. 185, 280, 286, 289) (5237 S. K. m. 62, 150, 168)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf başvurusunda bulunan suça sürüklenen çocuk vekili ve sanık vekili istinaf dilekçesi içeriğine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
(1) Suça sürüklenen çocuk A. Ö. hakkında;
Vicdanî kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
5271 sayılı CMK.nun 185. maddesine aykırı olarak 18 yaşını bitirmeyen suça sürüklenen çocuk hakkında duruşmalar kapalı yerine açık yapılmış ise de; telafisi mümkün bulunmadığı ve sonuca etkili olmadığı anlaşılmış,
Suça sürüklenen çocuk hakkında TCK'nun 168/3 maddesi uyarınca uygulama yapılırken 3 yıl 4 ay hapis cezası yerine, 3 yıl 4 ay 10 gün hapis cezası yazılmış ise de; TCK'nun 62 maddesinin uygulanması sırasında doğru ceza üzerinden hesaplama yapıldığından, maddi yazım hatası olarak kabul edilmiş,
TCK'nun 150/2. maddesi uyarınca yapılan istemler konusunda mahkeme kararına açık bir gerekçe yazılmamış ise de; mağdurun cebinden alınan cüzdanın içinde, kimlik, ehliyet, SRC belgesi, iki adet kredi kartı, iki adet banka kartı bulunması karşısında suça konu eşyaların değerinin az kabul edilemeyeceği, bu bağlamda TCK'nın 150/2. maddesinin uygulanma koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından sonuca etkisi bulunmadığı kabul edilmiş,
Suça sürüklenen çocuğun aynı gece diğer müştekilere yönelik eylemleri ile ilgili dava dosyaları getirilip incelenmemiş ise de; UYAP üzerinden dairemizce inceleme yapılarak eksiklik giderilmiş,
Belirtilen hususların dışında;
Mahkemenin kararında usûl ve esasa dair herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu, cezaların kanuni bağlamda uygulandığı anlaşılmış olup;
İstinaf başvurusunda bulunan suça sürüklenen çocuk A. Ö. müdafisinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
2-Sanık Y. Ü. hakkında;
Vicdanî kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanık Y. vekili tarafından 22/07/2016 tarihli duruşma celsesinde; sanığın aslında daha küçük olduğu, doğduktan sonra nüfusa kaydedilmiş olması nedeniyle yaş tespitine ilişkin doğum tutanağının getirilmesi yönünde tevsii tahkikat talebinde bulunulduğu, mahkemece sanık vekilinin bu talebinin yanlış hukuki gerekçe ile reddedildiği, sanık vekilinin bu talebini sonraki celselerde tekrarlamasına rağmen, mahkemece yine aynı şekilde talebin reddine karar verildiği, ret gerekçesinin yerinde olmadığı, mahkemece; sanığın hangi tarihte doğduğu yönündeki iddiayı sorup buna göre gerekli delileri ve belgeleri toplayıp sanığın suç tarihinde kaç yaşında olduğu hususunda Adli Tıp Kurumundan rapor alındıktan sonra, sonucuna göre karar vermesi gerektiği halde, yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile sanık vekilinin tevsii tahkikat talebi hakkında ret kararı verilmesi sureti ile savunma hakkının kısıtlandığı, söz konusu uygulamanın CMK'nun 289/1-h maddesinde ifade edilen "hüküm için önemli olan hususlarda mahkeme kararı ile savunma hakkının sınırlandırılmış olması" halini oluşturduğu ve bozmayı gerektirir hukuka kesin aykırılık hallerinden biri olduğu;
Anlaşılmakla; CMK'nın 289/1-h maddesine aykırılık nedenleriyle başkaca yönleri incelenmeksizin CMK'nın 280/1-b.maddesi uyarınca sanık Y. Ü. hakkında verilen HÜKMÜN BOZULMASINA,
Dosyanın sanık Yakup ÜRE yönünden yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere; Suça sürüklenen çocuk A. Ö. yününden ise infaz işlemlerinin yapılması bakımından hükmü bozulan ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
5271 Sayılı CMK'nun 286/1 ve 286/2-a maddeleri uyarınca KESİN olmak üzere 22.12.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)