(2709 S. K. m. 141) (5271 S. K. m. 34, 230, 243, 279, 280, 286, 289) (5237 S. K. m. 148, 150)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
(1) Sanık E. Y. hakkında verilen BERAAT kararı hükmüne yönelik olarak katılan vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuş olmakla yapılan incelemede;
Katılanın 22/12/2016 tarihli duruşmada sanık E. Y.'a yönelik şikayetinden vazgeçtiği, yargılama konusu suçun şikayete tabi olmadığı, katılanın şikayetinden vazgeçmesi CMK 243.maddesi uyarınca sanık E. Y. hakkındaki katılma talebinden vazgeçmesi niteliğinde olup,
Sanık E. Y. yönünden katılan sıfatı bulunmayan A. T. vekilinin istinaf kanun yolu talebinin CMK'nun 279/1-b Maddesi uyarınca REDDİNE,
2) Sanıklar A. A., T. Y. ve F. Y. hakkında Birden fazla kişi ile birlikte konutta geceleyin yağma suçuna yönelik olarak yapılan incelemede;
a) Anayasanın 141, 5271 sayılı CMK.nun 34/1 ve 230 maddeleri uyarınca, mahkeme kararlarının denetime olanak verecek biçimde, açık ve gerekçeli olması, gerekçe bölümünde, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi, ulaşılan kanaat ve delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerektiği;
Mahkemenin gerekçesinde; deliler ortaya konularak ve tanık ile sanıklar ve katılanın beyanları irdelenerek, kimin beyanına neden itibar edildiği, hangisinin beyanının ne sebeple diğerine üstün tutulduğu belirtilmeden ve kimin beyanının hükme esas alındığı açıklanmandan yazılan gerekçenin CMK.230/1b maddesine uygun olmadığı CMK'nun 289/1-g maddesinde ifade edilen "Hükmün CMK 230 maddesi gereğince gerekçeyi içermemesi" halini oluşturduğu ve bozmayı gerektirir hukuka kesin aykırılık hallerinden biri olduğu;
b) Katılan A. T.'ın eşine ait arsada inşaat yapmaya başladığı ve inşaatın işçiliğini sanık A. A.'nın yaptığı, katılanın inşaatın yapımı sırasında maddi sıkıntıya düştüğü, sanık ile inşaatın devamı ve belirli dairenin sanık A.'e verileceğine yönelik 20/05/2013 tarihli sözleşme yaptıkları ve bu şekilde inşaata devam etmeye başladıkları, ancak katılanın maddi sıkıntıları nedeniyle üzerinde 100.000,00-TL ipotekli bulunan inşaatı, ipotek gününde ipoteği kaldırmak şartıyla borçlarına karşılık sanık A.'e devrettiği, ancak günü geldiğinde ipoteği kaldırmadığı, sanık A. A.'nın üzerinde ipotek bulunan arsanın inşaatına devam edebilmek için ipoteği kaldırarak borçlandığı ve bu yüzden maddi sıkıntıya düştüğü, inşaaatı tamamlayabilmek için katılanın söylemiyle tanık F. E. ile 13/01/2014 tarihli sözleşme yaptıkları, bir süre F. E. ile beraber inşaata devam ettikleri, ancak tanık F. ile sanık A. arasında inşaat konusunda anlaşmazlıklar çıktığı, bu arada inşaatı devam ettirememesi ve sorunlar çıkması nedeniyle, inşaatı N. U.'a haricen sattığı, sattığı paranın bir kısmını peşin olarak alıp bu para ile kredi borçlarını ve F. E.'in parasını ödediği, katılan A. T.'ın satış işleminden haberdar olduktan sonra tanık K. U.'ı arayıp "inşaatı niye aldınız, tapuda ismim yazmasa da bende o inşaata ortağım, A.'ten alacağım var size o inşaatı yaptırtmam" şeklinde sözler söylediği, sanığın satıştan sonra F. E.'e 28.000 TL ödediği halde tanığın daha fazla para istemesi nedeniyle anlaşamadıkları, bunun üzerine tanıklar C. A. ve H. K.'nın araya girmesi sonucu sanığın 03/09/2014 tarihinde 22.000 TL sı bedelli tanık F. E.'in eşi adına düzenlenmiş senet verdiği, aralarındaki meseleden dolayı, sanığın tanık F. E.'i 04/09/2014 tarihinde tehdit ettiğinden bahisle Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunduğu, bu arada inşaatı alan N.'nın eşi K. U.'ın, satış bedelinden kalan borcunu ödemek ve inşaatta sorun yaşamamak için sanık A.'e bu işi çözmesi gerektiğini söyleyerek, katılana imzalatılmış borcu yoktur belgesi getirmesini istediği, hatta bu konuda çalıştıkları mimar M. İ.'i arayarak bu konuda belge hazırlamasını istediği, bunun üzerine sanık A. A.'nın katılan A. T.'ın kendisinden alacaklı olmadığını gösteren yazılı bilgisayar çıktısı niteliğindeki belgeyi mimar M. İ.'ten aldığı, katılan ile olay günü 09/09/2014 tarihinde S..Z.. isimli çay bahçesinde buluşmak üzere sözleştiği, sanık A. A.'nın buluşma yerine kayın pederi E. Y., yeğeni T. Y. ve akrabası F. Y. ile birlikte gittiği, olay yerinde bir kısım tanıkların da bulunduğu, A. A.'nın katılana borcunun bulunmadığını iddia ettiği ve belgeyi F. E.'e vererek müştekiye imzalatmasını söylediğini, F. E.'in belgeyi katılana verdiği, ancak katılanın imzalamayı kabul etmediği, sanıkların katılan A. T.'ın oturduğu masanın yanına geldikleri, aralarında tartışma çıktığı, katılan A. T.'ın kalkarak yürüdüğü sırada, sanık F. Y.'ın gelip katılana tekme ve yumruk attığı, sanık A. A.'nın ise, okey tahtasını alarak katılana doğru havaya kaldırdığı anlaşılan olayda;
Katılan A. T. soruşturma aşamasında; sanık A.'in inşaatı 320.000 TL sattığını, ipotekten kalan kısımdan sonra, satış bedelini paylaşacaklarını, ancak A.'in 50.000 TLyi ödedikten sonra kalan 20.000 TL borcunu ödememek için bahane uydurduğunu ve söz konusu olayların yaşandığını iddia ettiği,
Kovuşturma aşamasında ise; inşaatı ipotekli olarak sattığı sırada (12/08/2013), sanık A.'in kendisine 32.500 TL bedelli ve bir yıl vadeli senet verdiğini ve söz konusu senet borcunu ödememek için borcu yoktur kağıdı imzalatmaya çalışıldığını iddia ettiği, bu şekilde borcun sebebi konusunda tamamen birbirinden farklı çelişkili beyanlarda bulunduğu;
Sanık A. A. soruşturma aşamasında; katılan A. T. ile tanık F. E.'in birlikte hareket ettiklerini ve F.'a verdiği 22.000 TLlik senedin ödenmesi konusunda kendisini tehdit ettiklerini beyan ettiği; sanık A.'in borçlu olduğu ve alacaklısı F. E.'in eşi olan söz konusu 22.000 TL lik senedin; sanık tarafından olaydan daha sonra 28/10/2014 tarihinde İş Bankası yolu ile ödendiği ve aynı gün (20/08/2014) tapuda resmi senet ile söz konusu inşaatın tapusunu N. U.'a devrettiği;
İşbu olaydan sonra katılan A. T.'ın eşi olan D. T.'ın alacaklısı olduğu ve borçlusu A. A. olan 20/08/2014 ödeme tarihli 32.500 TL lık senedin Ayvalık İcra Dairesinin 2015/261 sayılı dosyası ile 12/02/2015 tarihinde icra takibine konulduğu, sanık A. A. tarafından senet üzerindeki imzaya ve borca itiraz edildiği, dosyanın Ayvalık İcra Hukuk Mahkemesinin 2015/45 sırasında kayıtlı olduğu, bu dosyaya katılan A. A.'nın 20/08/2013 tarihli belgeyi delil olarak sunduğu, dosyalar içinde mevcut Kriminal Uzmanlık Raporlarına göre; 32.500 TL lık senedin üzerinde bulunan imzaların "borçlusu A. A., alacaklısı Şerife Erden olan 22.000 TL lık 15/10/2014 ödeme tarihli senet üzerindeki imzalardan bilgisayar girdi/çıktı birimleri kullanılarak fotokopi/printer yoluyla mevcut yerine taşındıktan sonra üzerlerinden mavi mürekkepli kalem ile mükerrer olarak gidilerek sahte olarak düzenlendiği, keza 20/08/2013 tarihli belgenin de aynı şekilde düzenlenmiş ve sahte olduğuna dair raporlar verildiği, katılan A. T.; inşaatı A.'e sattıkları 12/08/2013 tarihinde sanığın kendisine söz konusu senedi verdiğini beyan etmiş ise de; tanık F. E.'e senedin 03/09/2014 tarihinde verilmiş olması ve bu senetteki imzaların kopyalanmış olması halinde, 12/08/2013 tarihinde senedin verilmiş olmasının mümkün bulunmadığı, sanık A. tarafından yapılan şikayetler neticesinde, katılan A. T. ve eşi D. T. aleyhine Burhaniye 1.ACM 2016/154 esas sayılı dosyası ile Resmi Belgede Sahtecilik, Nitelikli Dolandırıcılık ve Özel Belgede Sahtecilik suçları nedeniyle kamu davası açıldığı ve yargılamasının halen davanın devam ettiği;
Bu bilgiler ışığında;
Sanık A.'in, katılan A. T.'dan alacağı bulunduğu iddia ve kabulü olmadığından olayda TCK 150/1 maddesinin koşullarının bulunmadığı,
Sanık A.'in; tanık F. E.'e, olay öncesi itibarıyla 22.000TL lık senetten dolayı borçlu olduğu ancak, suça konu eylemlerin tanık F. E.'e karşı gerçekleştirilmediği,
Sanık A.'in, katılana borcunun olmaması ve sadece sattığı inşaattan kalan satış bedelini alıp tapuyu devredebilmek ve sattığı kişiye karşı kendisini temiz göstermek için bu belgeyi imzalatmak istemesi halinde TCK'nun 148/2 maddesinde belirtilen yağma suçunun unsurlarının oluşmayacağı, ancak sanıkların diğer eylemleri ile sorumlu olacakları;
Bu nedenle mahkemece öncelikle; sanık A.'in katılan A. T.'a borcu olup olmadığının tespiti bakımından Burhaniye 1.ACM 2016/154 esas sayılı dosyası ile birleştirilmesi ve/veya sonucunun beklenmesi gerektiği;
İlk Derece Mahkemelerine açılmış kamu davalarının Bölge Adliye Mahkemelerinde inceleme aşamasında olan dosyalarla birleştirilmesine veya Bölge Adliye Mahkemelerinde bekletici mesele yapılmasına 5271 Sayılı CMK düzenlemelerinin cevaz vermemesi nedeniyle, mahkemece bu eksikliğin giderilmemiş olmasının CMK'nun 289/1-h maddesinde tanımlandığı haliyle "Hüküm için önemli olan hususlarda Mahkeme kararı ile savunma hakkının sınırlandırılması" niteliğinde olduğu ve bozmayı gerektirir hukuka kesin aykırılık hallerinden biri olduğu;
(c)-Ayrıca;
-Hükmün verildiği 22/12/2016 tarihli oturumda iddia makamının mütalaasının yeniden açıkça verilmesi veya okunması gerekli iken, tekrar etmekle yetinilmesi,
-Burhaniye Cumhuriyet Başsavcılığının Adli Emanetin 2015/327 sırasında kayıtlı kolluk tarafından düzenlenen CD kaydının sanıklar ve katılanın da bulunduğu duruşmada izlenerek raporda tarif edilen kişilerin kim olduğunun (katılan, sanık, tanık) belirlenmemesi,
-Ayvalık İcra Hukuk Mahkemesinin 2015/45 esas sayılı dosyası sonuçlanmış ise, söz konusu kararın bir suretinin dosya içine alınmaması,
Hususlarının eleştiri konusu yapılması gerektiği anlaşılmıştır.
SONUÇ: Yukarıda (2-c) numaralı bentte yer alan hususlar eleştiri konusu yapılarak; (2-a-b) numaralı bentlerde açıklanan nedenle, CMK'nun 289/1-g maddesinde ifade edilen "Hükmün CMK 230 maddesi gereğince gerekçeyi içermemesi" nedeniyle ve CMK'nun 289/1-h maddesinde tanımlandığı haliyle "Hüküm için önemli olan hususlarda Mahkeme kararı ile savunma hakkının sınırlandırılması" nedeniyle kesin hukuka aykırılık hali bulunduğundan başkaca yönleri incelenmeksizin CMK'nın 280/1-b kapsamında HÜKMÜN BOZULMASINA,
Dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
Sanık E. Y. yönünden (1) numaralı bentte yer alan kararın tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçilmek üzere zabıt katibine beyanda bulunmak veya bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi veya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe göndermek sureti ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi tarafından incelenmek üzere İTİRAZ kanun yolu açık olarak,
Yukarıda (2) numaralı bentte yer alan karar yönünden 5271 Sayılı CMK'nun 286/1 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 14.02.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)