(5395 S. K. m. 35) (5271 S. K. m. 230, 283, 286, 289) (5237 S. K. m. 31, 62, 142)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUK A. S. HAKKINDAKİ HÜKÜMLERİN İNCELENMESİNDE:
Mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu, cezaların kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından, istinaf başvurusunda bulunan suça sürüklenen çocuk müdafiinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE;
2-SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUK M. G. HAKKINDAKİ HÜKÜMLERİN İNCELENMESİNDE:
a-)Suç tarihinde 12-15 yaş grubunda bulunan SSÇ M.. hakkında 5395 sayılı ÇKK 35/1, 23/12/2006 tarihli Resmi Gazetede Yayınlanarak yürürlüğe giren yönetmeliğin 20/2,3,4 maddeleri uyarınca sosyal inceleme raporu alınmasının zorunlu olduğu; Mahkemece tensiple bu konuda ara karar kurulduğu halde suç tarihinde 15-18 yaş grubunda olan diğer SSÇ Azad hakkında sosyal inceleme raporu alınarak dosyaya konulduğu; hükmün gerekçesinde de sosyal inceleme raporunun SSÇ M.. hakkında alındığının ve SSÇ Azad'ın ise yaşı itibariyle gerekçede belirtilen nedenlerle hakkında sosyal inceleme raporu alınmadığının dosya kapsamı ile uyumlu olmayan şekilde ifade edildiği;
Bu haliyle SSÇ M.. hakkında 5395 sayılı ÇKK 35/1, 23/12/2006 tarihli Resmi Gazetede Yayınlanarak yürürlüğe giren yönetmeliğin 20/2,3,4 maddeleri kapsamında alınması gereken raporlar temin edilmeden SSÇ'nin atılı suçun hukuki anlam ve sonuçlarını algılama veya davranışlarını yönlendirme yeteneğinin bulunduğu sonucuna hangi gerekçeyle varıldığının da gerekçede tartışılmadığı anlaşılmakla bu husus CMK'nun 289/1-g maddesinde ifade edilen "hükmün CMK'nun 230.maddesi uyarınca gerekçeyi içermemesi" halini oluşturduğu ve bozmayı gerektirir hukuka kesin aykırılık hallerinden biri olduğu;
b-)Kabule göre de; SSÇ M.. hakkında TCK'nun 142/2-h maddesinin uygulanmasında temel cezanın 5 yıl hapis cezası olarak belirlenmesinden sonra TCK'nun 31/2 maddesi uyarınca 1/2 oranında indirim yapılarak cezanın 2 yıl 6 ay hapis cezası olarak tespiti gerekirken hatalı indirimle 1 yıl 8 ay olarak belirlendiği, bu ceza üzerinden TCK'nun 62.maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılarak cezanın 1 yıl 11 ay 10 gün hapis cezası olarak tespiti gerekirken hatalı indirimle 1 yıl 4 ay 20 gün hapis cezası olarak belirlendiği; SSÇ'nin aleyhine istinaf başvurusu olmadığından bozma sonrası dosyanın yeniden ele alınarak yapılacak yargılama sonucunda bu hususun CMK'nun 283.maddesi kapsamında sonuç cezada kazanılmış hak ilkesini ihlal etmeyecek şekilde dikkate alınması gerektiği anlaşılmakla;
Yukarıda 2/b numaralı bendde belirtilen hususlar eleştiri konusu yapılarak; 2/a numaralı bendde açıklanan nedenlerle SSÇ M.. G. hakkındaki hükmün hukuka aykırı olduğuna ve istinaf başvurusunda bulunan SSÇ müdafiinin istinaf nedenleri ile CMK'nın 289/1-g maddesi uyarınca başkaca yönleri incelenmeksizin HÜKMÜN BOZULMASINA,
Dosyanın SSÇ M.. yönünden yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
SSÇ A. S. hakkındaki karar CMK'nun 286/2-a maddesi uyarınca; SSÇ M. G. hakkındaki karar ise CMK'nun 286/1 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 31.01.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)