(5237 S. K. m. 31, 141, 145, 149, 150) (5271 S. K. m. 182, 185, 223, 230, 231, 232, 268, 280, 286, 289) (YCGK 05.05.2015 T. 2014/8-145 E. 2015/145 K.)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı SSÇ yönünden istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf başvurusunda bulunan SSÇ müdafinin istinaf dilekçesi içeriğine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
A-BOZMA NEDENLERİ;
1-Olay tarihinde 14 yaşında olan mağdur M.. B…'ın soruşturma aşamasında 10/12/2013 tarihinde müdafi huzurunda alınan beyanları ile yargılama sırasında 28/03/2014 tarihli duruşmadaki beyanlarının kapsamı; olay sırasında mağdurun yanında bulunan tanık O. E.'un soruşturmada 13/12/2013, yargılamada 04/11/2014 tarihli duruşmadaki beyanlarının kapsamı; mağdur velisi müşteki M.'nın soruşturmada 10/12/2013 tarihinde alınan ifadesinin kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; olay tarihinde mağdur ve arkadaşı O.'un öğlen saatlerinde okul çıkışında bir arada bulundukları sırada SSÇ'ler A. ve D.'ın yanlarına gelip SSÇ A.'in mağdurun eldivenlerini istediği, mağdurun vermek istememesi üzerine sinkaflı söz sarfederek ve korkutarak eldivenleri vermesini sağladığı, mağdurun beyanlarında istikrarlı olarak daha önceden de SSÇ'ler okul çıkışlarında bir süredir kendisine sataşmaları nedeniyle korktuğu için eldivenlerini almalarına sesini çıkaramadığını ifade ettiği; bu beyanlar bir arada değerlendirildiğinde her ne kadar SSÇ'ler hakkında iddianame ile TCK'nun 141.maddesine muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de SSÇ'lerin eylemlerinin TCK'nun 149/1-c, 150/2,31/2(SSÇ Derman), 31/3 (SSÇ Adalet) maddelerinde düzenlenen yağma suçunu oluşturup oluşturmadığına ilişkin kanıtların takdir ve tartışması ile suç vasfının tayininin üst görevli Ağır Ceza Mahkemesi'ne ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla hüküm kurulması; CMK'nun 289/1-d maddesinde ifade edilen "Mahkemenin kanuna aykırı olarak davaya bakmaya kendisini görevli veya yetkili görmesi" halini oluşturduğu ve kesin hukuka aykırılık hallerinden biri olduğu;
2-SSÇ'ler hakkında 03/01/2014 tarihli iddianame ile kamu davası açılmakla dosyanın 2014/1 Esas sırasına kayden yürütülen yargılaması sonucunda 04/11/2014 tarih 2014/607 Karar sayılı kararla her iki SSÇ'nin TCK'nun 141/1 maddesine muhalefet suçundan ayrı ayrı mahkumiyeti ile mahkumiyet hükümlerinin açıklanmasını geri bırakılmasına karar verildiği; bu kararın SSÇ müdafiilerinin itirazlarının Uşak 2.Ağır Ceza Mahkemesinin 27/01/2015 tarih 2015/32 D.iş sayılı kesin nitelikteki kararı ile reddedilmekle kesinleştiği; SSÇ Adalet hakkında Uşak 4.Asliye Ceza Mahkemesinin 2 ayrı dosyasından ve Uşak 5.Asliye Ceza Mahkemesi dosyasından CMK'nun 231/11 maddesi uyarınca yapılan ihbarlar üzerine bu SSÇ yönünden dosyanın yeniden ele alındığı ve ihbara konu suçların deneme süresi içerisinde işlendiği tespit edilerek 06/12/2016 tarih 2016/565 Esas-2016/617 Karar sayılı kararla önceki hükmün açıklanmasıyla birlikte hüküm kurulduğu; ancak 06/12/2016 tarihli hükmün açıklanmasına dair olan ve infaz edilecek olan hükümde gerekçe bulunmadığı sadece iddianame, ihbarlar ve ihbarlara konu suçların deneme süresinde işlendiğinin tespiti ile yetinildiği; Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 05/05/2015 tarih 2014/8-145 Esas- 2015/145 Karar sayılı içtihadında ve benzer mahiyette pek çok içtihatta ifade edildiği gibi "5271 sayılı CMK'nun 230 ve 232 maddeleri uyarınca hüküm fıkrasında 223 maddeye göre verilen kararın ne olduğu, uygulanan kanun maddeleri, tayin olunan ceza miktarı ve kanun yollarına başvurmanın mümkün olup olmadığının hiç bir tereddüte yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekip öncelikle denetime imkan verecek şekilde, diğer taraftan kesinleştiğinden başka bir kararın varlığını gerektirmeden infaza esas alınabilecek nitelikte bir hüküm kurulması gerekirken CMK'nun 232/6 maddesi uyarınca denetime imkan verecek ve kesinleştiğinde bir başka kararın varlığını gerektirmeden infaza esas alınabilecek nitelikte yeni bir karar verilmeyip açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen hükme atıf yapılmakla yetinilmesi usul ve kanuna aykırı olup"; bu hususun CMK'nun 289/1-g maddesinde ifade edilen "hükmün CMK'nun 230.maddesi uyarınca gerekçeyi içermemesi" halini oluşturduğu ve bozmayı gerektirir hukuka kesin aykırılık hallerinden biri olduğu;
3-SSÇ A.'in 10/05/1998 doğumlu olduğu; 10/05/2016 tarihinde 18 yaşını doldurduğu; CMK'nun 231/11 maddesi uyarınca yapılan ihbarlardan sonra dosyanın yeniden ele alınmasından sonra kararın verildiği 06/12/2016 tarihli celse itibariyle SSÇ'nin 18 yaşını doldurmuş olmasına rağmen CMK'nun 182 ve 185.maddelerine aykırı olarak yargılamanın kapalı yapılıp hükmün kapalı celsede tefhim edildiği, bu husus CMK'nun 289/1-f maddesi uyarınca "duruşmalı olarak verilen hükümde açıklık kuralının ihlal edilmesi"nin sözkonusu olduğu ve bozmayı gerektirir hukuka kesin aykırılık hallerinden biri olduğu;
B-Kabule göre de;
1-CMK'nun 231/11 maddesi uyarınca yapılan ihbarlardan sonra dosyanın yeniden ele alınmasından sonra 06/12/2016 tarihinde verilen 2016/565 Esas-2016/617 Karar sayılı kararda CMK'nun 232/2-b maddesine aykırı olarak mağdur ve müştekinin kimlik ve adres bilgilerinin yer almaması;
2-Kabule göre suç eşyasının suç tarihi itibariyle 17.TL olan değeri yönünden TCK'nun 145.maddesinn uygulama koşullarının tartışılmaması;
3-SSÇ'nin hakkında iddianame ile kamu davası açıldığı tarih itibariyle dosyada mevcut adli sicil kaydı ve dosyaya celp edilen mahkeme kararlarına göre 8 ayrı sabıkası yönünden (Uşak 3.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2011/135 Esas sayılı, Uşak 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/562 Esas sayılı, Uşak 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/517 Esas sayılı, Uşak 2.Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/467 Esas sayılı, Uşak 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/459 Esas sayılı, Uşak 2.Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/489 Esas sayılı, Uşak 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/361 Esas sayılı, Uşak 3.Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/303 Esas sayılı dosyalara ilişkin olarak) hükümle birlikte mahkemelerine CMK'nun 231/11 Maddesi uyarınca koşulları oluştuğu hâlde ihbarda bulunulmaması;
4-04/11/2014 tarih 2014/24 Esas-607 Karar sayılı karara SSÇ müdafiilerinin itirazı üzerine Uşak 2.Ağır Ceza Mahkemesinin 27/01/2015 tarih 2015/32 D.iş sayılı kararı ile CMK'nun 268.maddesi kapsamında inceleme merci olarak yaptığı denetim sonucunda itirazların reddine karar verdiği ve bu kararın aynı yasa maddesi uyarınca kesin nitelikte olup anılan kararın sonuç kısmında da kesin nitelikte olduğunun Mahkemece ifade edilmesine rağmen; itiraza uğrayan kararın kesinleşme tarihi 27/01/2015 olduğu halde Uşak 2.Ağır Ceza Mahkemesinin kararının taraflara tebliğe çıkarılıp itiraz süresi beklenerek kararın hatalı şekilde 13/02/2015 tarihinde kesinleştiğine dair kesinleşme şerhi düzenlenmesi;
Hususlarının hukuka ve kanuna aykırı olduğu anlaşılmakla; B-3 numaralı bentte gösterilen eksikliğin hükmün esasına dair olmadığı ve mahkemesince her zaman ikmâlinin mümkün olduğu; sair eksikliklerin bozmadan sonraki yargılama aşamasında gözetilebilir olduğu anlaşılmış olup;
Yukarıda B bendinde 4 ayrı alt bent halinde belirtilen hususlar eleştiri konusu yapılarak; A bendinde belirtilen CMK'nun 289/1-d, 289/1-g, 289/1-f maddelerine aykırılık nedeniyle başkaca yönleri incelenmeksizin CMK'nın 280/1-b.maddesi uyarınca HÜKMÜN BOZULMASINA; dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
5271 Sayılı CMK'nun 286/1 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 23.01.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.(¤¤)