(2709 S. K. m. 141) (5271 S. K. m. 34, 52, 230, 236, 253, 279, 280, 286, 289) (5237 S. K. m. 2, 7)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
(1) Katılan M. Ç. müdafi Av. Z. Ç. tarafından yapılan istinaf başvurusunun incelenmesinde;
Suç tarihinde 16 yaşında olan ve şikayet hakkı bulunan müşteki M. Ç.'in 04/10/2016 tarihli oturumda sanık ve suça sürüklenen çocuklardan şikayetçi olmadığını beyan ettiği, kollukta verdiği ifadenin okunmasından sonra müştekinin bu kez "sanık ve suça sürüklenen çocuklardan şikayetçiyim davaya katılmak istiyorum" şeklinde beyanda bulunduğu; söz konusu beyanın şikayetten vazgeçmeden vazgeçme niteliğinde olup, ikinci beyanın geçerli olmayacağı, şikayetçi olarak kabul edilmediği için katılma kararının da hukuki değerden yoksun olduğu, mağdur ile müdafinin iradesinin çelişmesi durumunda 15 yaşından büyük olan mağdurun iradesinin geçerli sayılacağı, 15 yaşından büyük mağdura yönelik eylem nedeniyle babasının mağdur adına şikayet ve katılma hakkının da bulunmadığı anlaşılmış olup, bu nedenlerle katılma hakkı bulunmayan mağdur müdafinin istinaf başvurusun CMK 279/1-b maddesi uyarınca REDDİNE,
(2) Cumhuriyet Savcısı'nın istinaf kanun yolu talebinin incelenmesi de;
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Olay tarihinde suça sürüklenen çocukların Irlamaz vadisi yeşillik alanda oturdukları sırada mağdur E. D.’ya ait köfteci dükkanını arayarak 6'şar kişilik yemek siparişi verdikleri, mağdur M. Ç.'in siparişleri belirtilen yere götürdüğü, suça sürüklenen çocukların siparişi kendilerinin verdiklerini söyleyerek mağduru yanlarına çağırdıkları, mağdurun siparişin parasını istemesi üzerine suça sürüklenen çocukların "vermezsen kötü olur, döveriz seni" şeklinde tehditte bulunarak mağdurun elinden zorla siparişleri aldıkları, suça sürüklenen çocuk H..'ın mağdurun cebinden zorla para aldığı, mağduru dövmekle tehdit ettikleri, mağdurun davacı ve şikayetçi olduğu, bir kaç gün sonra suça sürüklenen çocuk H..ın mağduru gördüğü ve şikayetini alma konusunda tehditte bulunduğu ve mağdura bir kaç kez vurduğu belirtilerek nitelikli yağma, suça sürüklenen çocuk H.. yönünden ise ayrıca kasten yaralama ve tehdit suçlarını işlediklerinden bahisle kamu davası açıldığı;
Mağdur soruşturma aşamasında alınan beyanında; olay günü verilen siparişi götürdüğünü, suça sürüklenen çocuklar H.., M.., A.., H.., R.. ve sanık A..'in sipariş verdiklerini söyleyerek yanlarına çağırdığı, mağdurun siparişin parasını istediği ancak şahısların para vermeyip, siparişi vermezsen kötü olur, seni döveriz diyerek tehdit etmek suretiyle siparişi zorla elinden aldıklarını, ayrıca H..'ın cebindeki paralarını zorla alıp, 13 TL sini geri verdiğini, ardından sanık A..'in anlatırsan seni döveriz diyerek tehdit ettiğini, ustası E..'ın yanına gittiğinde olanları anlattığını, ustası ile olay yerine gittiklerinde suça sürüklenen çocukların inkar ettiğini, 30/04/2016 tarihli ek şikayetinde ise suça sürüklenen çocuk H..'ın ifadesini geri alması için tehdit edip vurduğunu beyan ettiği;
Kovuşturma aşamasında ise; siparişleri götürdüğünde, suça sürüklenen A..'in siparişleri aldığını, M.. ve A.. ile birlikte biraz uzaklaştıklarını, siparişleri yedikleri sırada H..'in geldiğini, suça sürüklenen çocuk H..'ın ise üzerini aradığını, 20 TL sini aldığını, kendisine para vermediğini, oradan uzaklaştıklarını, kendisinin onların bulunduğu yere gittiğinde siparişleri yediklerini ve kendisine kimseye söylersen sonun iyi olmaz diyerek tehdit ettiklerini, gittiğinde dükkan sahibine söylediğini, olay yerine gittiklerinde suça sürüklenenlerin inkar ettiğini, birkaç gün sonra H.. ile karşılaştıklarında kendisine vurup, şikayetinden vazgeçmesi konusunda karakola götürmeye zorladığını beyan ettiği,
13/05/2016 tarihli teşhis tutanağında mağdurun; suça sürüklenen çocuk H..'ın 7TL sini alarak kendisini dövmekle tehdit ettiğini, suça sürüklenen çocuk M..'in kendisine zarar vermediğini sadece köftelerden yediğini, suça sürüklenen çocuk H..'in sadece köfte yediğini, suça sürüklenen çocuk R..'ın olay günü orada olmadığını, ancak olaydan 2-3 gün sonra kendisini dövdüğünü, suça sürüklenen çocuk A..'in köfteleri zorla elinden alarak kaçtığını, sanık A..'in ise köfteleri yediğini ve 2-3 gün sonra "şikayetini geri al, almazsan kötü olur" şeklinde tehdit ettiğini beyan ettiği,
Soruşturma aşamasında suça sürüklenen çocuk H..'ın; olay günü A.. ve H.. ve sonradan yanlarına gelen A.. ile birlikte Irlamaz vadisinde gezerken mağdurun yanlarına gelerek ekmekleri ve cebindeki parayı zorla aldıklarını anlattığını, Tipo marka bir aracın peşinden koştuğunu, ancak kimin aldığını söylemediğini, mağdur M.. ile aralarında bir husumet olmadığını, mağdurdan hiç birşey almadığını, 4-5 gün sonra mağdur M.. ile karşılaştıklarını ve H..'a senin adını yanlışlıkla verdim demesi üzerine beraber karakola gittiklerini beyan ettiği, kovuşturma aşamasında; suça sürüklenen çocuk H..'ın diğer suça sürüklenen çocuklarla beraber olduklarını, siparişler geldiğinde tuvalette olduğunu, geldiğinde verilen siparişlerden biraz yediğini beyan ettiği ve soruşturma aşamasında verdiği ifade ile kovuşturma aşamasında verilen ifadesinin tamamen çelişkili olduğu,
Suça sürüklenen çocuk A..'in soruşturma aşamasında verdiği ifadesinde; olay günü H..'ın siparişi verdiğini, siparişi aldığını ve parası olmadığından para vermeden oradan uzaklaştığını, 5 dakika sonra köftelerle H.. ve H..'in yanına geldiğini, mağdurun orada olmadığını, parasının alındığını görmediğini ifade ettiği, kovuşturma aşamasındaki ifadesinde ise; siparişleri kendisinin verdiğini, siparişler geldiğinde katılanı dövme, tehdit etme ve zorla parasını alma gibi durumların olmadığını beyan ettiği, soruşturma aşamasında verdiği ifade ile kovuşturma aşamasında verilen ifadesinin çelişkili olduğu,
Suça sürüklenen çocuk H..'in soruşturma aşamasındaki ifadesinde; olay günü A..'in kendisinden telefonunu isteyerek siparişleri verdiğini, telefonunu alıp eve gittiğini, siparişler geldiğinde orada olmadığını, suçlamaları kabul etmediğini beyan ettiği, kovuşturma aşamasında ise; A..'in 6 kişilik sipariş verdiğini, sipariş paralarını sonra vereceklerinden ödeme yapmadıklarını, tehdit veya zorla para alma gibi bir durumun olmadığını beyan ettiği,
Suça sürüklenen çocuk M..'in soruşturma aşamasındaki ifadesinde; olay günü saat 21:00 sıralarında A.. ile gezdiğini, Irlamaz vadisinden geçerken H.. ve A..'in M.. ile konuştuğunu gördüğünü, mağdur M..'den para ve siparişleri almadığını beyan ettiği, kovuşturma aşamasındaki beyanında ise; sipariş verildiğinde ve siparişler geldiğinde orada olmadığını, sadece mağdur E..'ın geldiği sırada orada bulunduğunu, olay günü M..'i hiç görmediğini beyan ettiği,
Sanık A..'in soruşturma aşamasındaki ifadesinde; olay günü saat 21:00 sıralarında M.. ile gezerken diğer suça sürüklenen çocukları gördüğünü, daha sonra mağdurlar E.. ve M..'in geldiğini, orada bulunan H..'a köfteyi ve parayı alıp almadıklarını sorduğunu ve suçlamaları kabul etmediğini beyan ettiği;
Suça sürüklenen çocukların soruşturma aşamasında sipariş verdiklerini ve parasını ödemediklerini beyan etmeleri ve aşamalarda çelişkili ve birbirleriyle uyumlu olmayan savunmaları, mağdur M.. anlatımını doğrulayan işyeri sahibi mağdur E..'ın beyanları ve ikinci olayla ilgili kamera görüntüleri ve mağdurun suça sürüklenen çocuklar ile sanığa suç atmasını gerektiren bir neden bulunmaması karşısında; mahkemece kimin beyanına ne şekilde üstünlük tanındığı, kimin beyanının hangi sebeple hükme esas alındığı hususunun da açıklanmadan ve suça sürüklenen çocuk A..'in çelişkili ve hayatın olağan akışına aykırı beyanları ile mağdur E.. D..'nın; mağdur M.. hakkında sadece kanaat içeren ve delil niteliğinde olmayan beyanı esas alınarak hüküm oluşturulduğu; dolayısıyla Anayasanın 141, 5271 sayılı CMK.nun 34/1 ve 230 maddeleri uyarınca, mahkeme kararlarının denetime olanak verecek biçimde, açık ve gerekçeli olması, gerekçe bölümünde, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi, ulaşılan kanaat ve delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerektiği halde gerekçenin CMK.230/1b maddesine uygun olmadığı; bu durumun CMK'nun 289/1-g maddesinde ifade edilen "Hükmün CMK 230 maddesi gereğince gerekçeyi içermemesi" halini oluşturduğu ve bozmayı gerektirir hukuka kesin aykırılık hallerinden biri olduğu;
(2)-Ayrıca;
-CMK'nun 236 ve CMK'nun 52/3-a maddeleri uyarınca mağdur çocukların tanık olarak dinlenmesi sırasında görüntü ve seslerinin kayda alınmasının zorunlu olduğu halde, ses ve görüntü kaydı alınmadan beyanının alınmış olması,
-Olay günü mağdurun siparişleri getirdiği aşamadan itibaren, hangi suça sürüklenen çocuğun ve sanığın, hangi eylemde bulunduğu ve olay sıralaması tam olarak açıklatılmadan, çelişkiler tam olarak giderilmeden ve teşhis tutanağı mağdura açıklatılmadan, mağdurun üzerindeki paranın mağdur E..'a ait olup olmadığı, mağdurun da parasının olup olmadığı belirlenmeden hüküm kurulmuş olması,
-İddianame ile suça sürüklenen çocuk H.. hakkında tehdit suçundan da dava açıldığı halde, Cumhuriyet Savcısının mütalaasında tehdit suçuna ilişkin bir talep bulunmaması,
-Mahkemece dosya içinde bulunan kamera kaydına ilişkin CD'nin izlenmeyerek eksik inceleme ile karar verilmiş olması,
-02/12/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve suça sürüklenen çocuğa isnat edilen TCK'nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre suça sürüklenen çocuk H..'ın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
-Mağdur M..'in şikayetten vazgeçmesi göz önüne alınarak, suça sürüklenen çocuk H..'dan şikayetten vazgeçme hususu sorulmak suretiyle kasten yaralama suçu yönünden hukuki durumunun değerlendirilmesi,
Hususlarının eleştiri konusu yapılması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (2) numaralı bendde belirtilen hususlar eleştiri konusu yapılarak;
(1) numaralı bentte belirtilen CMK'nun 289/1-g maddelerine aykırılık nedeniyle başkaca yönleri incelenmeksizin CMK'nın 280/1-b.maddesi uyarınca HÜKMÜN BOZULMASINA; dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
5271 Sayılı CMK'nun 286/1 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 14.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)