(5271 S. K. m. 280, 286, 303) (5237 S. K. m. 206, 268) (11. CD. 31.01.2018 T. 2017/4956 E. 2018/672 K.)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
1-) Resmi belgede sahtecilik suçundan verilen mahkumiyet kararına karşı istinaf başvurusunun incelenmesinde:
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu, cezaların kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından, istinaf başvurusunda bulunan sanık müdafiinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
CMK’nın 286/2-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere;
2-) Resmi Belgenin Düzenlenmesinde Yalan Beyan suçundan verilen mahkumiyet kararına karşı istinaf başvurusunun incelenmesinde:
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Olay tarihinde sanığın maddi hasarlı trafik kazası yaptığı, görevlilerin olay yerine gelmesi üzerine üzerinde kendi fotoğrafı olan mağdur kimlik bilgileri ile düzenlenmiş tamamen sahte sürücü belgesini ibraz ettiği, durumundan şüphelenilmesi üzerine kaçtığı ve kovalamaca sonucu yakalandığı olayda; sanığın maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle işlediği bir suç bulunmadığından TCK'nun 268. maddesinde belirtilen "başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması” suçunun unsurlarının oluşmadığı, keza sanığın beyan ettiği sahte kimlik ile düzenlenmiş bir resmi belge bulunmadığından TCK'nun 206 maddesinde belirtilen "resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunmak" suçunun unsurlarının da oluşmadığı, eylemin kül halinde resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturduğu anlaşılmakla; (örn; Y.11.CD'nin 2017/4956 E. - 2018/672 K. vb.) ilamlarında da belirtildiği üzere; mahkemece sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine dair verilen kararın hatalı bulunduğu kabul edilmiş, ancak;
Bu durumun 05/08/2017 tarihinde yürürlüğe giren 7035 sayılı yasa ile CMK'nun 280/1 maddesinde yapılan değişiklik kapsamında CMK'nun 303/a maddesi uyarınca "olayın daha ziyade aydınlanması gerekmeden beraate karar verilebilecek hal" kapsamında olduğu anlaşılmakla CMK'nun 280/1-a maddesi uyarınca Dairemizce düzeltilebilecek hukuka aykırılık olduğu tespit edilmekle; istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
İzmir 33. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 17/07/2018 tarih 2018/264 Esas-2018/798 Karar sayılı kararının hüküm fıkrasının (2) nolu bendinin tamamen karardan çıkarılarak yerine;
"2-) Sanık N. Ç.'nın üzerine atılı Başkasına Ait Kimlik veya Kimlik Bilgilerini Kullanma suretiyle iftira suçunun unsurları itibariyle oluşmadığı anlaşıldığından CMK'nun 223/2-a maddesi uyarınca sanığın BERAA TİNE,
Şeklinde düzeltilmesi suretiyle; HÜKMÜN CMK 280/1-a MADDESİ UYARINCA DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
Dair; CMK'nun 286/1. maddesi uyarınca tebliğden tarihinden itibaren 15 gün içinde Dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt katibine beyanda bulunmak veyahut da bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi veya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek suretiyle, ceza evinde bulunması halinde ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak suretiyle veya bu hususta bir dilekçe göndererek temyiz yoluna başvurabileceği, temyiz etmemesi halinde kararın kesinleşeceği ihtarı ile Yargıtay İlgili Ceza Dairesi tarafından incelenmek üzere TEMYİZ yolu açık olmak üzere 25/10/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)