(5271 S. K. m. 289) (5237 S. K. m. 58)
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf başvurusunda bulunan sanık ve Cumhuriyet Savcısının istinaf dilekçesi içeriğine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
1-a-) Katılan 19/11/2014 günü saat 15:00'da Germencik İlçe Emniyet Müdürlüğünde verdiği ifadesinde, cep telefonunu bilmediği bir yerde 18/11/2014 günü kaybettiğini ifade etmiş, 20/11/2014 tarihinde Aydın Cumhuriyet Başsavcılığında verdiği ifadesinde ise, cep telefonunu 19/11/2014 günü saat 14:00'da arkadaşı D..'in evinde, D.., D. ve Ş. ile oturdukları sırada koltuğun yanına bıraktığını, daha sonra telefonunun olmadığını gördüğünü ifade etmiş, yargılama esnasında ise olay günü Ş., D. ve Ş.'in eski eşi ile arabada oldukları sırada kendisinin eve gidip tekrar arabaya döndüğünü, döndüğünde cep telefonunun olmadığını gördüğünü ifade etmiştir. Katılanın yargılama esnasındaki ifadesi dikkate alınarak sanık Ş.'in aile nüfus kaydı incelendiğinde, Ş.'in eski eşinin isminin E. olduğu görülmüştür.
Katılanın İlçe Emniyet Müdürlüğü, Cumhuriyet Başsavcılığı ve mahkeme aşamasındaki ifadeleri incelendiğinde, telefonunun çalındığı yer, zaman ve çalınma esnasında yanında kimlerin olduğu konusunda çelişkili beyanlarda bulunduğu görülmektedir. Ayrıca katılan 19/11/2014 günü saat 15:00'de Germencik İlçe Emniyet Müdürlüğüne verdiği ifadesinde sadece telefonunu bir gün önce kaybettiğini ifade etmiş, Cumhuriyet Başsavcılığı ve yargılama aşamasındaki ifadelerinde geçen olaylardan bahsetmemiştir.
Katılana ait cep telefonunun HTS kayıtları incelendiğinde katılanın; çalındığını iddia ettiği telefonla son görüşme anı 19/11/2014 günü saat 13:27'dir. Buna rağmen katılan İlçe Emniyet Müdürlüğüne 19/11/2014 günü saat 15:00'de verdiği ifadesinde telefonunu 18/11/2014 günü kaybettiğini ifade etmiştir.
Katılanın yukarıda açıklanmaya çalışılan kendi içinde çelişen ve HTS kayıtlarıyla uyumlu olmayan ifadelerinden hangisine, hangi nedenle üstünlük tanınarak hükme esas alındığı gerekçede gösterilmeden sanığın eylemi Bina İçinde Muhafaza Altına Alınan Eşya Hakkında Hırsızlık suçu olarak kabul edilmiştir.
b-) Sanık Ş. G.'in soruşturma ve yargılama sırasındaki ifadelerinde geçen telefonu satın aldığını söylediği kişi ile katılanın ifadesinde geçen D.., D. ve Ş.'in eski eşi olan E. isimli kişiler tanık olarak dinlenmeden hüküm kurulmak suretiyle sanığın savunma hakkı kısıtlanmıştır.
2- Kabule göre de;
a-) Sanık Ş. G.'in sabıka kaydında görünen Aydın 2.Ağır Ceza Mahkemesi'nin 08/10/2012 kesinleşme tarihli, 2007/288 Esas, 2008/116 Karar nolu 7 yıl 6 ay hapis cezası ilamı tekerrüre esas olduğu halde sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmaması TCK 58. maddeye aykırıdır.
b-) Suçun işlendiği tarih ve zaman diliminin karar başlığında yazılmaması CMK 232/2-c maddesine aykırıdır.
c-) Sanığın dosyadaki sabıka kaydı ile UYAP ekranındaki infaz evrağı incelendiğinde; sanık hakkında Aydın 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 07/11/2014 tarih, 2014/1059 Değişik İş nolu kararıyla 08/11/2014 tarihinde şartla tahliye karar verildiği, bihakkın tahliye tarihinin 24/02/2019 tarihi olduğu görülmekle; yargılamaya konu suçun tarihi de dikkate alınarak, sanık hakkında ilgili mahkemeye ve infâz dosyasına 5275 Sayılı CGTİHK'un 107/12. Mad. uyarınca şartla tahliyenin geri alınmasının değerlendirilmesi konusunda ihbârda bulunulmaması 5275 Sayılı CGTİHK'un 107/12. Maddesine aykırıdır.
Yukarıdaki açıklamalara göre;
(2) nolu bendde belirtilen hususlar eleştiri konusu yapılarak; (1) numaralı bendde açıklanan nedenlerle CMK 289/1-g,h ve CMK 280/1-b maddesi uyarınca HÜKMÜN BOZULMASINA; dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, CMK 286/1 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 14.04.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)