(5271 S. K. m. 280, 283, 286) (5237 S. K. m. 53)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
(1) Mağdur İ. B.'e karşı Hırsızlık, Konut Dokunulmazlığını İhlal ve Mala Zarar verme suçları yönünden;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı kararına göre TCK'nun 53/1-b maddesinin tümüyle iptal edilmediği de nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Bunun dışında; mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Cezaların kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından, istinaf başvurusunda bulunan sanık müdafinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, CMK'nun 280/1-a maddesi uyarınca İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
(2) Mağdur N. L.'e karşı İş Yeri Dokunulmazlığını İhlal suçu yönünden;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı kararına göre TCK'nun 53/1-b maddesinin tümüyle iptal edilmediği de nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Bunun dışında; mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Cezaların kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından, istinaf başvurusunda bulunan sanık müdafinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, CMK'nun 280/1-a maddesi uyarınca İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
(3) Sanığın 6136 sayılı kanuna muhalefet suçu yönünden;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı kararına göre TCK'nun 53/1-b maddesinin tümüyle iptal edilmediği de nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Bunun dışında; mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Cezaların kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından, istinaf başvurusunda bulunan sanık müdafinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, CMK'nun 280/1-a maddesi uyarınca İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
(4) Mağdur N. L.'e karşı Hırsızlık ve Silahla Tehdit suçu yönünden;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığın gece vakti mağdur N. L.'e ait hurda dükkanına girdiği, dükkanda bulunan ve mağdura ait olan silahı çekmeceden aldığı, bu sırada mağdurun oğlu tarafından görülmesi üzerine elinde silah ile birlikte işyerinin penceresinden atlamak suretiyle kaçtığı, mağdurun oğlu M. ile tanık O. tarafından kesintisiz takip sırasında işyerinden almış olduğu silahı çekerek takip eden şahıslara yönelttiği, tetik düşürdüğü, akabinde mağdur ve tanıklar ile olay yeri yakınındaki kişilerin yardımı ile kesintisiz takip sonucu yakalanıp kolluk görevlilerine teslim edildiği ve üzerinde bulunan silahın ele geçirildiği anlaşılan olayda; sanığın eyleminin bir bütün halinde yağma suçunu oluşturup oluşturmadığına ilişkin kanıtların takdir ve tartışması ile suç vasfının tayininin üst görevli Ağır Ceza Mahkemesi'ne ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla hüküm kurulması; CMK'nun 289/1-d maddesinde ifade edilen "Mahkemenin kanuna aykırı olarak davaya bakmaya kendisini görevli veya yetkili görmesi" halini oluşturduğu ve kesin hukuka aykırılık hali bulunduğundan başkaca yönleri incelenmeksizin CMK'nun 280/1-b maddesi kapsamında HÜKMÜN BOZULMASINA,
(5) KANUN YOLU
(1), (2), (3) nolu bentlerde yer alan istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE ilişkin kararlar yönünden CMK 286/2-a maddesi uyarınca KESİN olarak;
(4) nolu bentte yer alan BOZMA kararı yönünden 5271 Sayılı CMK'nun 286/1 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere olarak;
Esastan Red kararları yönünden infaz işlemleri yapılmak üzere, Bozma kararı yönünden ise dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
Yeniden yapılacak yargılama sonucunda kazanılmış hak kuralına ilişkin CMK'nun 283/1 maddesinin gözetilmesine,
Dair, 14.03.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)