(5271 S. K. m. 280, 289) (5237 S. K. m. 63)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf başvurusunda sanıklar ve müdafiilerinin istinaf dilekçesi içeriğine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Katılanlar C. Ö. ve M. İ. Ö. anlatımlarına göre; 29/08/2014 günü saat 03:30 sıralarında katılanlara ait petrol istasyonuna gelen yüzleri kapşon ve bezle kapalı olması nedeniyle sadece gözleri görülebilen iki kişinin, istasyonun ofis kısmına ellerindeki sopa ile cama vurarak girdikleri, içeride bulunan katılan C. Ö.'a biber gazı sıkıp kafasına sopa ile vurarak kasadaki 4.000 TL civarındaki parayı aldıkları,
Katılan C. Ö. ifadesinde, kendisini yağmalayan iki kişinin yüzleri kapalı olduğundan, sadece gözlerinin göründüğünü, 20-25 yaşlarında olduklarını, birinin 1.75 cm diğerinin 1.70 boylarında olduğunu, ikisinin de cılız görünümlü, birinin eğri ve kambur yürüdüğünü, şivelerinin kendi yörelerine benzediğini, her ikisinde polarlı kapşon, kısa olanda buz mavisi kot, diğerinde mavi kot pantolon olduğunu ifade etmiştir.
Olay yerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen raporda, yağma olayının meydana geldiği ofis bölümünden kan numunelerinin alındığı ayrıca kasa üzerinden bir adet parmak izinin alındığı, Görgü Tespit Tutanağında ise ofis bölümünde bulunan odun parçasının muhafaza altına alındığı yazılıdır. Ancak alınan kan numuneleri, parmak izi ve muhafaza altına alınan odun parçası üzerinde kriminal inceleme yapıldığına ilişkin dosyada bilgi bulunmamaktadır.
Güvenlik güçlerince olayın meydana geldiği petrol istasyonunda her üç GSM operatörüne ait telefonlarla temsili görüşmeler yapılarak, temsili görüşmeleri gören baz istasyonlarının tespiti için TİB'e yazı yazılmıştır.
Güvenlik güçlerince yapılan araştırmalarda, olay tarihlerinde sanıklar S. Y. ile F. G.in açık cezaevinden izinli çıktıkları, S.'in kardeşi olan sanık E. Y. da olduğu halde Çan ilçe merkezinde bulunan cezaevi arkadaşları F. K.'ı 28/08/2014 günü ziyarete geldikleri ve F.'in bahçesinde alkol aldıklarının tespit edildiği, bu tespit üzerine sanıklardan şüphelenilerek kullandıkları telefon numaralarının tespitine çalışıldığı, sadece E. Y.'nın telefon kullandığı, diğerlerinin kullanmadığının belirlendiği, E.'ın da Ş. K. adına kayıtlı telefonu kullandığı tespit edilip bu telefonun suç tarihlerindeki görüşme kayıtları getirtilmiş, gelen görüşme kayıtları bilirkişiye incelemesi için verilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen rapor ekindeki Lahika 7 isimli bölümde, E.'ın kullandığı telefonun 28/08/2014 günü saat 17:27'den itibaren Çan ilçesinde bulunan baz istasyonlarından görüşmeye başladığı, 29/08/2014 tarihi 05:27'e kadar Çan ilçesinde bulunan baz istasyonlarından görüşme yaptığı, 29/08/2014 saat 01:24'de Çan ilçesi baz istasyonu aracılığı ile görüşme yaptığı, aynı gün 03:42'den 05:27'e kadar Çan ilçesinde bulunan baz istasyonlarından irtibat sağlayarak mesajlaşmalarının bulunduğu yazılıdır.
Çan ilçesinde PTS (Plaka Tanıma Sistemi)'nin olmadığı tespit edilmiş, Biga ilçesindeki PTS kayıtları incelendiğinde sanıkların kullandığı iddia edilen .. … … plakalı aracın 06:18'de Çan yolundan Biga'ya giriş yaptıkları belirlenmiştir.
Sanıkların kullandığı iddia edilen .. … … plakalı yeşil renk, Hyundai marka araç 23/01/2015 tarihinde F. Ö. tarafında Z. K.'a satılmıştır.
Sanık E.'ın evinde yapılan arama sonucu bir adet biber gazı bulunmuş, ancak biber gazının bilirkişi incelemesine göre olayda kullanıldığı tespit edilememiştir.
Olaydan yaklaşık 5 ay sonra ifadesi alınan tanık Ö. B., olay günü F. K.'ın bahçesinde gördüğü sanık E.'da kapşon olduğunu, altında mavi kot pantalon olduğunu ifade ederken, tanık olarak ifadesine başvurulan F. K. sanık E.'da kot pantalon ve tişört olduğunu, E.'ın yanındakilerle yeşil renk Hyundai marka araç ile geldiklerini ifade etmiştir. Olaydan beş ay sonra ifadesine başvurulan ve sanık E.'ın giysilerini rengine kadar tarif eden tanık Ö. B., sanıkların bahçeye araçla geldiklerini gördüğünü ifade etmesine rağmen araç marka ve rengini hatırlayamamıştır.
Tanık F. K. kollukta verdiği ilk ifadesinde, sanıklarla bahçesinde sabaha kadar birlikte olup, Yenice'ye gittiklerini ifade etmiş, Savcılıkta verdiği ifadesinde 01:00- 02:00 gibi sanıkların ayrıldığını söylemiş, mahkeme ifadesinde ise sabah 04:00 gibi sanıkların yanından ayrıldığını ifade etmiştir.
Tanık Ö. T. ifadesinde, sanık E.'ın 16/01/2015 günü F. K.'a, kardeşimi pompacı teşhis etti biz olay günü beraber değilmiydik, kardeşime iftira edildi biz sonra K.'a gitmedik mi dediğini ifade etmiştir.
Çanakkale Emniyetinde 16/01/2015 tarihinde yapılan ilk teşhis işleminde, katılan C., S. Y. ile F. G.'i boy, kilo ve fizik yapıları itibariyle net olarak teşhis ettiğini ifade etmiş, 21/01/2015 tarihinde Çan İlçe Emniyet Müdürlüğünde yapılan teşhiste ise sanık E. Y. ile teşhis için sanığın yanına konulan jandarma erini kesin olarak teşhis ettiğini ifade etmiştir. Sonrasında bu kez teşhise katılanlar konuşturulduğunda sanık E.'ın sesinin birebir benzediğini, jandarma görevlisinin ise sesinin benzemediğini ifade etmiş, bu teşhisler sonrası yeniden yapılan teşhis işleminde, sanık E.'ın bacak yapısı itibariyle sanıklara uyduğunu ifade etmiştir. Katılanın bu beyanı üzerine bu kez E.'ın yanında gelen ikinci kişinin kim olduğu sorularak bu hususun netlik kazanması için sanıklar F. G. ile S. Y.'nın SEGBİS görüntüleriyle sesleri izletilip dinletilmiş, katılan C. bu defa E.'ın yanında gelenin F. olduğunu, Çanakkale'de yapılan teşhiste cam bölmeden dolayı ten rengi konusunda yanıldığını ve S.'deki göz kusurunu fark edemediğini ifade etmiştir.
Sanıklar suçlamaları kabul etmemişler, sanık S. ifadesinde katılan teşhis yapabilseydi öncelikle kendisindeki göz kusurunu fark etmesinin gerektiğini ifade etmiş, sanık E. evinde bulunan biber gazını evde olmadığı sırada eşinin kullanması için bulundurduğunu ifade etmiş, her üç sanık olay günü akşam F. K.'ın bahçesine geldiklerini, burada sabahladıklarını ifade etmişlerdir.
Olay yeri inceleme raporunda, olay mahallinden incelenmesi için kan numunesi alındığı belirtilmesine rağmen yargılama esnasında mahkeme Çan Cumhuriyet Başsavcılığı'na kan numunesi konusunda müzekkere yazmış, Çan Cumhuriyet Başsavcılığı'nca kan numunesine ilişkin dosyada kayıt olmadığı yönünde bilgi verilmesi üzerine mahkeme sanıklardan kan örneği alınarak inceleme yapılması yönündeki talebi red etmiştir.
Mahkeme yargılama sonunda; tanıkların beyanları, dosyadaki tutanaklar, katılanların sanıklara haksız suç isnadında bulunması için makul bir nedenin bulunmaması, sanıkların çelişkili beyanları, sanık E.'ın evinde suçta kullanılan maddeye benzer biber gazının bulunması, HTS kayıtlarına göre sanık E.'ın olay gecesinde belirli bir süre telefonun kapalı kalması, yüzleri olay anında kapalı olmasına rağmen ses ve eşgal ile katılanlarca sanıkların teşhis edilmesini gerekçe göstererek, her üç sanığın yağma ve mala zarar verme suçlarından cezalandırılmalarına karar vermiştir.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde;
1-Tanık Ö. B. olaydan beş ay sonra alınan ifadesinde sanık E.'ın giydiği giysileri ayrıntısıyla rengine kadar hatırladığını ifade ettiği halde, arabayla geldiklerini söylediği sanıkların araçlarının markasını ve rengini hatırlamadığını ifade etmiş, tanık F. K. önce sanıklarla sabaha kadar birlikte olduklarını, sabah Yenice'ye gittiklerini ifade etmiş sonra saat 01:00-02:00 gibi sanıkların ayrıldığını ifade etmiş, mahkemede ise sanıklarla sabah 04:00'e kadar birlikte olduklarını ifade etmiştir. Görüldüğü gibi tanıklar ifadesi kendi içinde çelişkilidir. Kaldı ki tanık Ö. B., sanık E.'ın polar kapşon ve mavi kot pantalon giydiğini söylerken, tanık F. K. sanık E.'da kot pantalon ve tişört olduğunu ifade etmiş bu şekilde tanıkların ifadeleri arasında da çelişki ortaya çıkmıştır.
Katılan C. sanıkların sadece göz kısmını gördüğünü ifade etmesine rağmen olayın üzerinden beş ay geçtikten sonra önce sanıklar C. ve F.'ı teşhis etmiş, daha sonra sanık E. ile teşhise katılan jandarma görevlisini teşhis etmiş, daha sonra ses teşhisi ile sadece sanık E.'ı teşhis etmiş sonrasında ise E.'ın yanında F.'ın olduğunu, E.'ın ayak yapısının sanıklarla uyumlu olduğunu ifade etmiştir. Görüldüğü üzere olayın üzerinde beş ay geçtikten sonra birden fazla yapılan teşhis işlemleri birbiriyle çelişmekte ve netlik içermemektedir.
Sanık E.'ın HTS kayıtlarına göre; sanık E.'ın kullandığı telefon saat 01:24'de Çan ilçesinde sinyal vermiş, 03:47'den 05:27'e kadar mesajlaşarak Çan ilçesinde sinyal vermeye devam etmiştir. Katılan ifadesine göre olay 03:30 sıralarında başlamıştır. HTS kayıtlarındaki bilgilere göre bu saatlerde sanık E. Çan ilçe merkezindedir. Mahkeme gerekçesinde sanık E.'ın telefonunun bu saatlerde kapalı olduğunu belirtmiş ise de; HTS kayıtları ve kayıtları inceleyen bilirkişi raporu ekindeki Lahika 7 isimli belgeye göre telefonun kapalı olduğuna ilişkin bilgi bulunmamaktadır.
Sanık E.'ın evinde suçta kullanılan maddeye benzer biber gazının yakalandığı ifade edilmekte ise de, bilirkişi raporuna göre yakalanan biber gazının suçta kullanıldığı tespit edilememiştir.
Açıklanan bu durum karşısında;
HTS kayıtlarına göre sanık E.'ın kullandığı telefonun Çan ilçe merkezinde sinyal vermesi, tanık ifadelerinin kendi içinde ve birbiriyle çelişkili olması, teşhis işlemlerinin netlik içermeyip birbiriyle çelişkili olması, sanık E.'da bulunan biber gazının suçta kullanıldığının tespit edilmemiş olmasına rağmen mahkemece HTS kayıtları, teşhis işlemi, tanık beyanları ve sanık E.'da biber gazının yakalanması gerekçe gösterilerek; hangi delile niçin üstünlük tanındığı, hangi delilin niçin kabul edilmediği açıklanıp tartışılmayarak hükümde gerekçesizliğe neden olunmuştur.
2-a-)Olayın ardından petrol istasyonundan baz istasyonlarının tespiti amacıyla yapılan temsili görüşmeler sonucu TİB'e yazılan müzekkere sonucunun dosyaya konmaması ve TİB'den gönderilen baz istasyonuna ilişkin bilgilerin sanık E.'a ait görüşme dökümleriyle karşılaştırılmaması,
b-) Olay yeri inceleme raporuna göre, olay yerinden alınan kan numuneleri ile sanıklardan usulünce alınacak kan örnekleri arasında moleküler genetik inceleme yapılmaması,
c-) Olay yeri inceleme raporuna göre, kasa üzerinden alınan bir adet parmak iziyle sanıklara ait parmak izleri arasında mukayese yapılmaması,
d-) Olay yeri görgü tespit tutanağına göre, olay yerinde bulunan odun parçası üzerinde vücut izi bulunup bulunmadığı yönünde kriminal inceleme yapılmaması,
Savunma hakkının kısıtlanması niteliğindedir.
3-Kabule göre de;
Sanık E.'ın gözaltında kaldığı 20/01/2015- 21/01/2015 tarihleri arasındaki bir günlük sürenin TCK'nın 63 maddesi uyarınca mahsubuna karar verilmemesi yasaya aykırıdır.
Açıklanan nedenlerle;
(3) nolu bendde belirtilen hususlar eleştiri konusu yapılarak; (1) ve (2) numaralı bendde açıklanan nedenlerden dolayı ise CMK 289/1-g-h ve CMK 280/1 b maddeleri uyarınca HÜKMÜN BOZULMASINA; dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
CMK 286/1 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 16.02.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)