(5271 S. K. m. 182, 289) (5237 S. K. m. 31, 32, 57, 119, 151)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf başvurusunda bulunan Suça sürüklenen çocuğun istinaf dilekçesi içeriğine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-SSÇ'nin 14/03/1998 doğumlu olup, suç tarihinde 15-18 yaş grubunda olduğu; 14/03/2016 tarihi itibariyle 18 yaşını ikmal ettiği; bu tarihten sonraki 29/03/2016 tarihli celse ara kararında bu durum tespit edilerek yargılamanın bu aşamadan sonra açık yapılmasına karar verildiği, takip eden 09/06/2016 tarihli celsenin de açık yapıldığı; ancak 28/10/2016 tarihli kararın verildiği celse zaptında ise "kapalı yargılamaya devam olunduğunun" yargılamanın başlangıcında ifade edilip, hükmün tefhiminden önce ise "açık yargılamaya son verildiğinin" ve hükmün tefhiminden sonra da "verilen kararın açıkça okunup usulen anlatıldığının" zabıtta ifade edildiği; CMK'nun 182.maddesinde ifadesini bulduğu üzere duruşmaların herkese açık yapılmasının Ceza Yargılamasının temel kuralı olup CMK'nun 289/1-f maddesinde de "duruşmalı olarak verilen hükümde açıklık kuralının ihlal edilmesinin" hukuka kesin aykırılık halleri arasında sayıldığı; eldeki dosyada karar celse zaptının yukarıda belirlenen haline göre hükmün CMK'nun amir hükümlerine uygun olarak açık duruşmada tefhim edildiğinin kesin olarak belirlenemediğinden bu hususun CMK'nun 289/1-f maddesi kapsamında bozmayı gerektirir hukuka kesin aykırılık hallerinden biri olduğu;
2-Kabule göre de,
SSÇ'nin suç tarihinde 12-15 yaş grubunda olup iddianame ile hakkında TCK'nun 142/2-h, 151/1, 116/1 ve 119/1-c, 31/3 maddelerinin uygulanmasının talep edildiği; tensip ara kararı uyarınca SSÇ hakkında Sosyal Hizmet Uzmanı tarafından 5395 sayılı ÇKK'nun 35.maddesi uyarınca düzenlenen 29/06/2015 tarihli Sosyal İnceleme Raporunun hazırlanması safhasında çocuğun ailesi tarafından Karşıyaka Devlet Hastanesi'nin 28/05/2009 tarihli SSÇ'nin hafif düzeyde mental reterdasyonu(%50) bulunduğuna dair Özürlü Sağlık Kurulu Raporunun ibraz edildiği ve Sosyal İnceleme Raporunda bu rapor da irdelenerek SSÇ hakkında Sağlık ve Danışmanlık Tedbiri uygulanması önerisinde bulunularak üzerine atılı suçlarla ilgili cezai sorumluluğunun olup olmadığı konusunda da rapora atıf yapılarak herhangi bir değerlendirmede bulunulmadığı; bunun üzerine Mahkemece SSÇ'nin TCK'nun 32.maddesi kapsamında cezai ehliyetinin bulunup bulunmadığı yönünden değerlendirme ve rapor talebi ile Karşıyaka Devlet Hastanesine sevk edildiği, anılan hastanenin 19/04/2016 tarihli Psikiyatri Uzmanı imzasını taşıyan raporunda aynen "...H. E. adlı şahsın psiyatrik muayenesi yapılmıştır. Daha önceden de hafif mental reterdasyon tanısı bulunan hastanın iddia edilen suçların hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğini azaltan derecede psikopatolojisi bulunmaktadır. Mevcut hafif mental reterdasyon duruma nedendir..." ifadesinin yer aldığı; bunun sonucunda Mahkemece karar tarihi itibariyle 18 yaşını doldurmuş olan SSÇ hakkında "TCK'nun 32/1 maddesi uyarınca ceza tertibine yer olmadığına ve hakkında TCK'nun 57/1 maddesi uyarınca akıl hastalarına özgü güvenlik tedbiri olarak yüksek güvenlikli sağlık kurumlarından birinde koruma ve tedavi altına alınmasına" karar verildiği;
TCK'nun 32.maddesine bakıldığında 1.fıkrada "akıl hastalığı nedeniyle işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamayan veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneği önemli derecede azalmış olan kişiye ceza verilmez. Ancak bu kişiler hakkında güvenlik tedbirine hükmolunur" denildiği; 2.fıkrada ise "1.fıkrada yazılı derecede olmamakla birlikte işlediği fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneği azalmış olan kişiye, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine 25 yıl, müebbet hapis cezası yerine 20 yıl hapis cezası verilir. Diğer hallerde verilecek ceza 1/6'den fazla olmamak üzere indirilebilir. Mahkum olunan ceza, süresi aynı olmak koşuluyla, kısmen veya tamamen, akıl hastalarına özgü güvenlik tedbiri olarak da uygulanabilir" denildiği görülmektedir.
İlk Derece Mahkemesinin incelenen kararındaki gerekçesine bakıldığında ise "yukarıda ifade edilen Özürlü Sağlık Kurulu Raporu, Sosyal İnceleme Raporu ve Karşıyaka Devlet Hastanesi Raporu'nun birlikte değerlendirilmesi sonucunda SSÇ'nin mental reterdasyon sebebi ile üzerine atılı suçların hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azaltacak şekilde psikopatolojisinin bulunduğu ve cezai ehliyetinin olmadığının tespit edildiği anlaşıldığından" denilerek hakkında TCK'nun 32/1 maddesi uyarınca karar verildiğinin ifade edildiği;
Şu hale göre TCK'nun 31/2, 5395 sayılı ÇKK'nun 35/1, 23/12/2006 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren Yönetmeliğin 20/2,3,4.madde ve fıkraları kapsamında suç tarihinde 12-15 yaş grubunda olan SSÇ'ler hakkında dosyadaki algı raporları ve sosyal inceleme raporlarına göre değerlendirme yaparak işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği konusunda nihai sonuca varmak Çocuk Mahkemesi Hakimlerinin yetki ve görevi kapsamında ise de TCK'nun 32.maddesi akıl hastalığını düzenlemekte olup bu maddenin uygulanmasında Mahkeme Hakimlerinin sanığın durumunu kesin olarak saptayan Uzman Hekim Raporları ile bağlı olduğu; somut olayda Karşıyaka Devlet Hastanesinden alınmış 19/04/2016 tarihli raporda SSÇ'nin durumunun TCK'nun 32/1 maddesi kapsamında mı 32/2 maddesi kapsamında mı olduğunun tam bir açıklıkla ifade edilmediği, bilakis "...azaltan derecede..." denilmek suretiyle belirsiz bir ifade kullanıldığı, bu azalmanın TCK'nun 32/1 maddesi kapsamında ceza verilmesini engelleyecek boyutta yani önemli derecede mi, TCK'nun 32/2 maddesi kapsamında cezada indirim yapılmasını gerektirecek derecede mi olduğunun tam bir açıklıkla belirlenmediği gözetilerek aynı kurumdan belirtilen hususları irdeleyip ortaya koyan rapor alındıktan sonra SSÇ'nin durumunun TCK'nun 32/1 ve 2 fıkraları kapsamında değerlendirilmesi gerektiği tespit edilmekle bu husus kabule göre eleştiri konusu yapılmıştır.
Açıklanan nedenlerle;
Yukarıda 2 numaralı bendde belirtilen hususlar eleştiri konusu yapılarak; 1 numaralı bentte belirtilen CMK'nun 289/1-f maddelerine aykırılık nedeniyle başkaca yönleri incelenmeksizin CMK'nın 280/1-b.maddesi uyarınca HÜKMÜN BOZULMASINA; dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
5271 Sayılı CMK'nun 286/1 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 30.12.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)