(5237 S. K. m. 50) (5271 S. K. m. 231, 280, 289)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanık hakkında Banaz Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/222 esas ve 2012/22 karar sayılı dosyası ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, sanığın deneme süresi içinde suç işlediği, ancak hükmün açıklanmasına dair verilen kararın gerekçesinde; ulaşılan vicdani kanı sonucunda sanığın hangi fiillerinin suç sayıldığı hususunun açıklanmadığı, fiillerin hukuki nitelendirilmesinin yapılmadığı, ilk hükümde sübuta ilişkin gerekçe bulunduğu halde bu kararın infaz kabiliyeti olmayıp, askıda bir hüküm olduğu, açıklanan hükme ilişkin olarak da ilk hükümdeki sübuta ilişkin gerekçeye değiştirilmeksizin yer verilmesi gerekirken, açıklanan bu hususlara uyulmayarak gerekçesiz hüküm kurulduğu, bu durumun CMK'nun 289/1-g maddesinde ifade edilen "Hükmün CMK 230 maddesi gereğince gerekçeyi içermemesi" halini oluşturduğu ve bozmayı gerektirir hukuka kesin aykırılık hallerinden biri olduğu anlaşılmıştır.
(2) Ayrıca;
Sanık hakkında daha önce 18/01/2012 tarihinde erteleme yapılmaksızın hapis cezalarına hükmedildikten sonra hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiğine göre, sanığın deneme süresinde yeniden suç işlemesi karşısında açıklanması geri bırakılan hükmün aynen açıklanmasına karar verilmesi gerektiği halde, ancak mahkemece CMK'nın 231/11. maddesi uyarınca kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanık hakkında koşullarının varlığı halinde cezanın ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar verilerek yeni bir mahkumiyet hükmü kurabilecekken, sanığın tekrar suç işlemesi durumunda açıklanması geri bırakılan hükmün aynen açıklanması dışında, bir imkan mahkemeye tanınmadığı gözetilmeden sanık hakkında hükmedilen hapis cezasını bu kez erteleyerek yazılı şekilde hüküm kurulması hususunun eleştiri konusu yapılması gerekmiştir.
Sanık hakkında kısa süreli hapis cezası verildiği, hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı, deneme süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi nedeniyle artık TCK'nun 50 maddesinin uygulama olanağı bulunmadığı halde, farklı gerekçeyle söz konusu maddenin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmiş olması hususu eleştiri konusu yapılmıştır.
Sonuç olarak;
Yukarıda (2) numaralı bentte yer alan husus eleştiri konusu yapılarak; (1) numaralı bentte yer alan gerekçelerle, CMK'nun 289/1-g maddesinde ifade edilen "Hükmün CMK 230 maddesi gereğince gerekçeyi içermemesi" nedeniyle kesin hukuka aykırılık hali bulunduğundan başkaca yönleri incelenmeksizin CMK'nın 280/1-b kapsamında HÜKMÜN BOZULMASINA, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
5271 Sayılı CMK'nun 286/1 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 14.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)