(5271 S. K. m. 279, 280) (5237 S. K. m. 106, 109, 110, 148, 149)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-) MAĞDUR T.'A YÖNELİK SİLAHLA TEHDİT SUÇU YÖNÜNDEN VERİLEN HÜKMÜN İSTİNAF İNCELEMESİNDE:
Dosya kapsamındaki mağdur şoförlerden O. K.'ın Emniyetteki ve Mahkemelerindeki ifadelerinde sanıktan şikayetçi olmadığı, olay tarihinde geceleyin sanığın Mağdur O.'dan kendisini taksiyle bir yere götürüp getirmesini istediği, mağdur O.'ın ise bu talebi kabul etmeyip taksisiyle başka bir yolcuyu götürüp yeniden durağa döndüğü, bu esnada sanığın bu duruma kızarak durakta mağdur O.'a bağırıp çağırıp küfür ettiği, o esnada mağdur şoför T.'ın da araya girerek sanığa "sen kime küfür ediyorsun sen benim arkadaşıma küfür edemezsin" dediği, bunun üzerine sanığın taksi durağının yakınındaki, daha önceden babası ile birlikte işletmekle birlikte olay tarihinde faaliyette olmayan oto yıkama iş yerinin bitişiğinde olup dosyadaki 24/03/2016 tarihli tespit tutanağı ile durumu tespit edilen ikamet olarak kullandığı yere gidip bir tüfek alarak tekrar durağa geldiği; elinde bu tüfek olduğu halde T.'a doğru yürüdüğü ve diğer şoförlerin araya girerek sanığı durdurup yatıştırıp elinde tüfeği aldıkları ve sanığın taksi durağından ayrıldığı; bu olayı sanığın savunmalarında kısmen anlatmakla birlikte sadece tartıştıklarını ve elinde tüfek değil sopa olduğunu ve tehdit etmediğini savunduğu; mağdur T.'ın ise soruşturma ifadesinde olayı ayrıntıları ile anlatıp sanığın pompalı tüfekle üzerlerine geldiğini ifade ettiği, Mahkeme ifadesinde ise sanığın kendisini tehdit etmediğini söyleyip sorulması üzerine tüfeği tam olarak doğrultmadığını beyan ettiği; ancak mağdurlardan M. Ö.'ın soruşturma ifadesinde sanığın tüfeği T.'a doğrulttuğunu beyan edip Mahkeme ifadesinde de olayı ayrıntılarıyla anlattığı; mağdurlardan O. K.'ın ise olayı genel ifadeleri ile anlatıp olaya tanık olduğunu beyan ettiği; mağdur Tamer'in de soruşturma ifadesinde tanık olduğu bu olayı anlattığı; bu haliyle mevcut delil durumuna göre Yargıtay 4.Ceza Dairesi'nin 29/05/2015 tarih 2013/16188 Esas-2015/30142 Karar sayılı; aynı Dairenin 08/06/2015 tarih 2015/8186 Esas-30716 Karar sayılı; aynı Dairenin 21/01/2015 tarih 2013/4091 Esas-2015/1792 Karar sayılı kararı ve benzer mahiyette pek çok içtihadında da değinildiği üzere sanığın silahtan sayılan tüfeği herhangi bir tehdit sözü söylemese bile mağdura gösterme şeklindeki eyleminin TCK'nun 106/2-a maddesinde tanımlanan suçu oluşturduğu sabit olmakla;
Mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu, cezaların kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından, istinaf başvurusunda bulunan sanık vekilinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, mağdur T.'a yönelik silahla tehdit suçu yönünden verilen hükme yönelik İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
2-) MAĞDUR A.'YA YÖNELİK 3 KEZ YAĞMA 1 KEZ SİLAHLA TEHDİT SUÇLARI YÖNÜNDEN VERİLEN HÜKÜMLERİN İSTİNAF İNCELEMESİNDE:
Suçların tarihleri yönünden: Mağdur A.'nın 24/03/2016 tarihli soruşturma ifadesinde 1.olayın 15/10/2015 tarihinde gerçekleştiğini, 2.olayın ifade tarihi olan 24/03/2016 tarihinden 2 ay kadar önce gerçekleştiğini, 3.olayın ise ifade tarihi olan 24/03/2016 tarihinden 2 ay 20 gün önce gerçekleştiğini belirtmiş iken; Mahkemedeki ifadesinde 1.olayın Ekim 2015 tarihinde gerçekleştiğini, 2.olayın 1.olaydan 1 veya 1,5 ay sonra gerçekleştiğini, 3.olayın ise 2.olaydan 2 veya 3 ay sonra gerçekleştiğini beyan ettiği; Mahkemece mağdurun Mahkemedeki ifadesinin esas alındığı görülmüş; dosya kapsamı, diğer mağdurların anlatımları ve şikayet tarihi ile olay tarihleri arasında geçen süre nazara alındığında Mahkemenin kabulünün dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmıştır.
a-)15/10/2015 tarihinde geceleyin silahla yağma suçundan mahkumiyet hükümlerinin incelenmesinde:
Mağdurun gerek soruşturma gerekse Mahkemede olayı ayrıntılı olarak ifade ettiği, bu beyanları arasında olayın oluş şeklinde ilişkin çelişki bulunmadığı, kovuşturma aşamasında sanığın yağmanın konusunu oluşturan 300.TL'yi posta çeki ile ödeyerek zarar gideriminde bulunduğu; Mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu, cezaların kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından, istinaf başvurusunda bulunan sanık vekilinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, mağdur A.'ya yönelik 15/10/2015 tarihinde geceleyin silahla yağma suçundan mahkumiyet hükümlerine yönelik İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
b-)15/10/2015 tarihinden 2 ay sonra geceleyin silahla yağma suçundan mahkumiyet hükümlerinin incelenmesinde:
Mağdurun gerek soruşturma gerekse Mahkemede olayı ayrıntılı olarak ifade ettiği, bu beyanları arasında olayın oluş şeklinde ilişkin çelişki bulunmadığı, kovuşturma aşamasında sanığın yağmanın konusunu oluşturan 150.TL'yi posta çeki ile ödeyerek zarar gideriminde bulunduğu; Mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu, cezaların kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından, istinaf başvurusunda bulunan sanık vekilinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, mağdur A.'ya yönelik 15/10/2015 tarihinden 2 ay sonra geceleyin silahla yağma suçundan mahkumiyet hükümlerine yönelik İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
c-) 15/10/2015 tarihinden 2 ay 20 gün sonra, "silahla geceleyin iş yerinde yağma" ve "silahla hürriyetinden yoksun kılma" suçları yönünden mahkumiyet hükümlerinin istinaf incelemesinde:
Olay tarihinde geceleyin saat:24.00'te sanığın durağa gelerek mağdur A.'nın içinde bulunduğu taksisine binip "benim hakkımda ileri geri konuşuyormuşsunuz, şikayet edecekmişsiniz, gel bakalım biraz konuşalım" şeklinde söz söyleyerek mağduru dosyadaki 24/03/2016 tarihli tespit tutanağı ile durumu tespit edilen ikamet olarak kullandığı yere çağırdığı, mağdur ve sanığın birlikte sanığın ikametine gittikleri, odaya girdiklerinde sanığın kapıyı kilitleyip eline tahrayı alarak sağa sola vurup tehdit sözleri sarfettiği, mağdurun Mahkemenin 1.celsesinde alınan beyanlarında ve soruşturma beyanlarında olayı ayrıntılarıyla ve beyanları arasında çelişki bulunmaz biçimde tanımladığı, bu şekilde sanığın mağdurdan 100.TL para istediği, mağdurun sanığa tehdit içeren davranışlarının etkisi ile 100.TL parayı korkarak verdiği, 15 dk.kadar bu şekilde sanığın ikametindeki odada kaldıkları ve daha sonra sanığın kapıyı açtığı, birlikte dışarı çıktıkları;
Dosya kapsamına ve mevcut delillere göre açıklanan şekilde gerçekleştiği sabit olan eylem nedeniyle sanığın Mahkemece TCK'nun 149/1-a-d-h maddesine muhalefet suretiyle geceleyin silahla iş yerinde yağma; TCK'nun 109/1, 109/3-a maddelerine muhalefet suretiyle silahla hürriyetten yoksun kılma suçlarını işlediğinin kabulü ile ayrı ayrı mahkumiyetine karar verildiği;
Ancak hürriyetten yoksun kılma suçu yönünden mağdurun olaya ilişkin anlatımlarına göre Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 08/12/2015 tarih 2014/14-645 Esas-2015/498 Karar sayılı kararında niteliği ve uygulama koşulları ayrıntılı olarak irdelenen TCK'nun 110.maddesinin uygulama koşullarının oluştuğu anlaşılmasına rağmen Mahkemenin gerekçesinde bu maddenin değerlendirilmediği, koşullarının irdelenmediği; öte yandan yağma suçuna ilişkin olarak ise olayın meydana geldiği yerin "sanığın daha önceden babası ile birlikte işletmekle birlikte olay tarihinde faaliyette olmayan oto yıkama iş yerinin bitişiğinde olup dosyadaki 24/03/2016 tarihli tespit tutanağı ile durumu tespit edilen ikamet olarak kullandığı yer" olduğu dolayısıyla faaliyette olmayan oto yıkama iş yerinde olayın gerçekleştiği şekildeki kabulün dosyadaki somut delillerle örtüşmediği, olay yerinin sanığın konutu olduğu, bu konuda yukarıda değinilen tespit tutanağının yanı sıra sanığın da mağdurların ve tanıkların da tüm ifadelerinde bu yeri sanığın konutu olarak ifade ettikleri ancak Mahkemece hükmün gerekçesinde bu hususun değerlendirilmediği, suçun konutta yağma olarak değil iş yerinde yağma olarak kabul edilmesinin gerekçelerinin gerekçeli kararda açıklanmadığı; belirtilen hususların aynı anda gerçekleştiği anlaşılan nitelikli yağma ve nitelik hürriyetten yoksun kılma suçları yönünden CMK'nun 289/1-g maddesinde ifade edilen "hükmün CMK'nun 230.maddesi uyarınca gerekçeyi içermemesi" halini oluşturduğu ve bozmayı gerektirir hukuka kesin aykırılık hallerinden biri olduğu anlaşılmakla CMK'nın 289/1-g maddesine aykırılık nedenleriyle başkaca yönleri incelenmeksizin CMK'nın 280/1-b.maddesi uyarınca 15/10/2015 tarihinden 2 ay 20 gün sonra, "silahla geceleyin iş yerinde yağma" ve "silahla hürriyetinden yoksun kılma" suçları yönünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA; dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-) MAĞDUR T.'E YÖNELİK SİLAHLA YAĞMAYA TEŞEBBÜS SUÇU YÖNÜNDEN VERİLEN HÜKMÜN İSTİNAF İNCELEMESİNDE:
Mağdur T.'in 24/03/2016 tarihli soruşturma beyanında özetle, "bir gece ben nöbetteyken sanık geldi, para istedi, yok dedim, sol elinin giysi içine sakladığı bıçağı gösterdi- bak burada bıçak var- dedi, sonra belindeki ot biçilen orağı gösterdi, korkutup para almak istedi, ama vermedim" dediği; 20/06/2016 tarihli Mahkemenin 1.celsesindeki beyanında özetle, "geceleri nöbet tuttuğumuz için sanık bize tahra gösterip para bulun diyordu, ancak para olmadığı için hiçbir zaman para vermedim" dediği;
Görüldüğü üzere mağdurun olaya ilişkin beyanları arasında çelişkiler bulunduğu gibi, Mahkemedeki beyanının genel ifadeler içerdiği; bu olaya ilişkin olarak mağdurun açıklanan çelişkileri içinde barındıran beyanları dışında diğer mağdur ve tanıkların anlatımlarında ya da dosya kapsamında başka delil ya da ifadenin bulunmadığı; Mahkemenin ise mağdura bu çelişkileri sorup gidermeden ve hangi beyanını ne sebeple üstün tuttuğunu gerekçesinde tartışmadan atılı suçtan mahkumiyet hükmü kurduğu; belirtilen hususların CMK'nun 289/1-g maddesinde ifade edilen "hükmün CMK'nun 230.maddesi uyarınca gerekçeyi içermemesi" halini oluşturduğu ve bozmayı gerektirir hukuka kesin aykırılık hallerinden biri olduğu anlaşılmakla CMK'nın 289/1-g maddesine aykırılık nedenleriyle başkaca yönleri incelenmeksizin CMK'nın 280/1-b.maddesi uyarınca mağdur T.'e karşı 14/02/2015 tarihinde silahla yağmaya teşebbüs suçu yönünden HÜKMÜN BOZULMASINA; dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-) MAĞDUR M.'YA YÖNELİK 3 KEZ YAĞMA 1 KEZ SİLAHLA TEHDİT SUÇLARI YÖNÜNDEN VERİLEN HÜKÜMLERİN İSTİNAF İNCELEMESİNDE:
Mağdur M.'nın 24/03/2016 tarihinde soruşturma aşamasında, 20/06/2016 tarihinde 1.celsede Mahkemece beyanlarının alındığı;
1.olaya ilişkin olarak; soruşturma aşamasındaki beyanında, "2015 yılı Ekim ayı içerisinde gece ben çalıştığım bir gün durakta müşteri bekliyordum, E. K. durağa geldi ve direk bana işaret ederek gel buraya dedi, yanına gittim. Benden 300.TL borç para istedi, ben de olmadığını ve veremeyeceğini söyledim. Bunun üzerine şahıs bağırarak bana baskı yapmaya başladı hatta tehdit içeren sözler söyleyerek bu parayı bana bulacaksın dedi. Ben de şahıs eski sabıkalı şahıslardan olduğu için ve bana gecenin o saatinde zarar verebileceğini düşündüğümden, o saatte benden başka durakta kimse bulunmadığından şahsa istemeyerek 300.TL parayı elden verdim. Şahıs parayı aldıktan sonra gitti" dediği; Mahkemedeki beyanında ise "okunan soruşturma beyanım doğrudur, aradan zaman geçtiği için tarihlerini tam olarak hatırlamıyorum. 2015 yılı Eylül ya da Ekim ayı idi, benden 300.TL para istedi, hasılat kelimesinden bahsetmedi ancak benim üzerimde ticari taksinin hasılatı olduğunu biliyordu, vermek istemedim ancak bana bu parayı bulacaksın diyerek bağırıp çağırarak 300.TL istemişti, hatta ben de 300.TL verdikten sonra bu parayı aldığımı babam ya da ağabeyim duyarsa seni öldürürüm diye de tehdit etti" dediği, Mahkemedeki beyanında diğer olayları anlatmak için beyanına devam ettiğinde ise "biz 24 saat çalışmaktayız, sabahleyin 07.00'de aracı teslim aldıktan sonra ertesi sabah 07.00'ye değin şoförlüğünü yapmaktayız ve günün devamında ve henüz taksiyi bırakmadan ve şoförlüğüm devam etmekte iken gece saat:03.00-04.00 gibi..." diyerek beyanına devam ettiği;
2.olaya ilişkin olarak; soruşturmadaki beyanında, "...bu olayın (Ekim 2015 yılında geceleyin olduğunu beyan ettiği 1.olayın) olduğu günün sabahı olan saat:07.00 sıralarında durakta beklerken E. K. tekrar geldi, bana tekrar acil ihtiyacım var, 400.TL daha ver dedi. Hatta bana para verdiğini babamda duymasın, yoksa seni öldürürüm diyerek tehdit etti. Ben ilk önce vermek istemedim ancak şahıs ısrarla ve baskı ile benden para istemeye devam etti. Ben de şahsın baskılarına dayanamadım ve 400.TL daha para verdim" dediği; Mahkemedeki beyanında ise "... gece saat 03.00-04.00 gibi sanık durağa tekrar geldi. Benim yanımdan tekrar ayrıldı. Oto yıkama iş yerine gitti, zaten bulunduğumuz durak ile sanığın bulunduğu yer karşı karşıyadır. Bana oto yıkama iş yerinde yatıp kalktığı yerin kapısı önünden yanına çağırdı, sanığın yanına gittim, sanık ile birlikte evin içine girdim, kapıyı kapattı, kilitlemiş değildir ve bana 400.TL para ver diye söyledi, ben de param yok demiş isem de bu parayı bulacaksın benim işimi çözeceksin, benim başımı belaya sokmayın şeklinde konuşmaya başladı, bu şekilde üsteleyince ben de 400.TL para vermek zorunda kaldım, bu evde yaklaşık 15-20 dk kadar kaldıktan sonra sanık evinde kaldı, ben durağa tekrar geldim..." dediği;
3.olaya ilişkin olarak; soruşturmadaki beyanında, "... bu olaydan (soruşturmada 2.olay olarak beyan ettiği olay) 2 gün sonra yine gece çalışırken saat:22.00 sıralarında Erkan isimli şahıs telefonumu nereden bulmuşsa beni telefon ile aradı ve telefonda benden para istedi, bana ne yaparsan yap bana 200.TL para bul dedi. Ben de bulamam veremem dedim. Gece saat 02.00'ye kadar sürekli olarak beni cepten aradı ve baskı yaptı. Saat 03.00 sıralarında durağa geldi. Ben duraktaydım, beni alarak kaldığı kulübeye götürdü. Kapıyı üstüme kapattı ve kulübede sağı solu karıştırarak birşey arıyormuş gibi bana baskı yaptı. Kulübenin içerisinde beni tehdit etti. Ben de bu baskı ve tehditlerine dayanamadım ve kulübenin içerisinde O'na 200.TL daha para vermek zorunda kaldım..." dediği; Mahkemedeki beyanında ise "... Bu olaydan 2 gün sonra akşamüstü saatleri idi. Akşam saat 20.00'den sonra olabilir. 35 T 6606 plakalı otomobile yolcu almış Alsancak semtine doğru gidiyordum, sanık telefon numaramı bir yerden bulmuş, cep telefonum çaldı, açtığımda sanık yine benden 200.TL para istedi, olmadığını söyleyince bana bu parayı bulacaksın, bana bu parayı getireceksin diye söyledi, sanıkla karşılaşmamak için ve sanığa para bulmakta zorlanmamak için 3-5 saat durağa gelmedim. Karşıyaka Alaybey Mahallesindeki sahildeki diğer durağımıza gittim ve ben bu durakta iken de sanık beni sürekli cep telefonumdan aramaya başladı, huzursuz oldum. Sanık bulunduğum bu durağa kendisi gelmedi ancak sanığın yanında daha önceden gördüğümüz bir arkadaşını göndermiştir. Bu arkadaşına 200.TL daha verdim..." dediği;
Görüldüğü üzere mağdurun
a-) 1.olayı soruşturma aşamasında gece vakti oluştuğu şeklinde, Mahkemede ise gündüzleyin oluştuğu şeklinde anlattığı;
b-) 2. ve 3. olaylarla ilgili ise anlatımları arasında açık çelişkilerin bulunduğu, soruşturma aşamasında 2.olay olarak anlattığı eylemin gündüzleyin gerçekleştiğini söyleyip para miktarını da 400.TL olarak ifade ettiği, Mahkemede 2.olayı geceleyin sanığın konutunda hürriyetten yoksun kılma suçu ile birlikte işlenen yağma eylemi olarak tarif edip para miktarını 400.TL olarak ifade ettiği; soruşturma aşamasında 3.olay olarak anlattığı eylemin Mahkemede 2.olay olarak anlattığı eylemi tarif ettiği ancak para miktarını 200.TL olarak ifade ettiği, Mahkeme aşamasında ise 3.olayı Alaybey Taksi durağında sanığın arkadaşına vermek zorunda kaldığı 200.TL olarak ifade ettiği;
Mahkemece mağdur M.'ya karşı eylemler yönünden mağdurun anlatımları arasındaki bu açık çelişkiler giderilmeden ve gerekçede hangi beyana ne sebeple üstünlük tanınarak suçların sübutunda sonuca varıldığı açıklanmadan Ekim 2015 tarihinde 300.TL'nin gündüzleyin yağması suretiyle TCK'nun 148/1 maddesine muhalefet suçundan, bu olayın ertesi günü 400.TL'nin gündüzleyin yağması sureti ile TCK'nun 148/1 maddesine muhalefet suçundan, ilk olaydan 2 gün sonra 200.TL'nin geceleyin iş yerinde yağması suretiyle TCK'nun 149/1-d-h maddesine muhalefet suçundan ve hürriyetten yoksun kılma suretiyle TCK'nun 109/1 maddesine muhalefet suçundan sanığın ayrı ayrı mahkumiyetine karar verildiği;
Yine hürriyetten yoksun kılma suçu yönünden mağdurun olaya ilişkin anlatımlarına göre Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 08/12/2015 tarih 2014/14-645 Esas-2015/498 Karar sayılı kararında niteliği ve uygulama koşulları ayrıntılı olarak irdelenen TCK'nun 110.maddesinin uygulama koşullarının oluştuğu anlaşılmasına rağmen Mahkemenin gerekçesinde bu maddenin değerlendirilmediği, koşullarının irdelenmediği; öte yandan hürriyetten yoksun kılma suçu ile birlikte aynı tarihte gerçekleşen yağma suçuna ilişkin olarak ise olayın meydana geldiği yerin "sanığın daha önceden babası ile birlikte işletmekle birlikte olay tarihinde faaliyette olmayan oto yıkama iş yerinin bitişiğinde olup dosyadaki 24/03/2016 tarihli tespit tutanağı ile durumu tespit edilen ikamet olarak kullandığı yer" olduğu dolayısıyla faaliyette olmayan oto yıkama iş yerinde olayın gerçekleştiği şekildeki kabulün dosyadaki somut delillerle örtüşmediği, olay yerinin sanığın konutu olduğu, bu konuda yukarıda değinilen tespit tutanağının yanı sıra sanığın da mağdurların ve tanıkların da tüm ifadelerinde bu yeri sanığın konutu olarak ifade ettikleri ancak Mahkemece hükmün gerekçesinde bu hususun değerlendirilmediği, suçun konutta yağma olarak değil iş yerinde yağma olarak kabul edilmesinin gerekçelerinin gerekçeli kararda açıklanmadığı;
Belirtilen hususların 3 ayrı tarihte gerçekleştiği anlaşılan yağma ve bu yağma suçlarından biri ile birlikte gerçekleştiği anlaşılan hürriyetten yoksun kılma suçları yönünden CMK'nun 289/1-g maddesinde ifade edilen "hükmün CMK'nun 230.maddesi uyarınca gerekçeyi içermemesi" halini oluşturduğu ve bozmayı gerektirir hukuka kesin aykırılık hallerinden biri olduğu anlaşılmakla CMK'nın 289/1-g maddesine aykırılık nedenleriyle başkaca yönleri incelenmeksizin CMK'nın 280/1-b.maddesi uyarınca mağdur M.'ya karşı 3 ayrı tarihte gerçekleştiği anlaşılan yağma ve bu yağma suçlarından biri ile birlikte gerçekleştiği anlaşılan hürriyetten yoksun kılma suçları yönünden suçları yönünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA; dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
5-)KANUN YOLU:
1 Numaralı bendde verilen esastan red kararına ilişkin olarak 5271 Sayılı CMK 286/2-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere;
2-a ve 2-b numaralı bendlerde verilen esastan red kararına ilişkin olarak CMK'nun 286/1 maddesi uyarınca tebliğden tarihinden itibaren 7 gün içinde dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt katibine beyanda bulunmak veyahut da bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi veya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek suretiyle, Yargıtay İlgili Ceza Dairesi tarafından incelenmek üzere TEMYİZ yolu açık olmak üzere;
2-c, 3 ve 4 numaralı bendlerde verilen bozma kararlarına ilişkin olarak 5271 Sayılı CMK'nun 286/1 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere; 31.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)