(5271 S. K. m. 63, 286)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Yargıtay 11.Ceza Dairesinin 14/05/2014 tarih ve 2012/25440 esas, 2014/9368 karar ve Yargıtay 19. Ceza Dairesinin 10/06/2015 tarih ve 2015/3063 esas, 2015/2623 karar sayılı içtihatlarında da belirtildiği üzere, CMK.nun 63. maddesi uyarınca; sadece çözümü uzmanlığı, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilebileceği, hâkimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukukî bilgi ile çözülmesi olanaklı konularda bilirkişi dinlenemeyeceği, yüklenen suç nedeniyle bilirkişiden sorulan hususların hâkim tarafından takdir ve değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden bilirkişi incelemesi yaptırılarak yargılama konusu meselenin hâlli için gerekli olmayan bilirkişi incelemesi nedeniyle gereksiz yere yargılama giderine neden olunması, eleştiri konusu yapılmakla yetinilmiştir.
Bunun dışında;
Mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, hakimin kanaat ve takdirine göre sanığın üzerine atılı Vergi Usul Kanununa Muhalefet suçundan beraatine dair Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından;
İstinaf başvurusunda bulunan katılan vekilinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
Dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
CMK nın 286/2-g maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 18/03/2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)