T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2024/5148
KARAR NO: 2024/3102
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
(HMK'nun 40/2. maddesi uyarınca merci sıfatıyla)
TARİHİ : 18/10/2024
ESAS NO : 2024/238
KARAR NO: 2024/241
DAVANIN KONUSU : Reddi Hakim/Hakimin Çekinmesi İncelemesi
KARAR TARİHİ :17.12.2024
GEREKÇELİ KARAR TARİHİ : 17.12.2024
Reddi hakim talebinde bulunan davacı vekili Av. ... tarafından yapılan 11.11.2024 tarihli istinaf kanun yolu başvurusu ve dosya kapsamı incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
Reddi hakim talebinde bulunan davacı tarafından açılan İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/484 Esas sayılı dava dosyasında reddi hakim talebinde bulunulmuştur.
Reddi hakim talebini inceleyen mercii tarafından red sebeplerinin HMK'nun 36.maddesindeki sebeplerden olmadığı gerekçesi ile talebin reddine karar verilmiştir.
Reddi hakim talebinde bulunan istinaf dilekçesinde; Davasının, ilk olarak İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/756 Esas numaralı dosyası ile ikame edilmiş olduğunu, Mahkeme'nin 2020/298 Karar numaralı kararının hukuka ve yasaya aykırı kararı ile harç konusunda yasaya ve içtihata aykırı şekilde ısrarcı olduğunun akıl almaz kararı ile sonuçlandığını ve bu kararın İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi'nin 2021/1768 Esas, 2022/1152 Karar sayılı kararı ile kaldırıldığını, davasının sebepsiz zenginleşme sebebi ile açılmış olan tazminat davası olduğunu, sebepsiz zenginleşmenin dava tarihinde hangi meblağa tekabül ettiğini belirlemek için "denkleştirici adalet ilkesi" ışığında hesaplama yapılmasının zorunlu olduğunu, bu hesaplamanın yapılmasını ara kararları ile onaylayan bir hakimin sonradan bu konuda karar değiştirmesinin ve tarafına dosyayı ıslah edip etmeyeceğimizi sorması ile birlikte davayı reddedeceğinin şüphe götürmez irade beyanı olduğunu, 6 yıldır büyük bir zararda olduğunu ve hak ettiği tazminatı alamadığını, her geçen gün ise enflasyon ve kur farkı sebebiyle daha büyük zarara uğradığını, redd-i hakim talebini davayı ve yargılamayı uzatma saikiyle sunmuş olduğu iddiası ile disiplin cezasına çarptırılmasının bir hukuk katliam olduğunu, denkleştirici adalet ilkesi ışığında hesaplama yapılması talebinin, her geçen gün uğradığı ekonomik adaletsizliği gidermeye yönelik olduğunu, davanın uzamasından herhangi bir fayda sağlayacağının mümkün olmadığı gibi, davanın bir an önce tamamlanması talebinin ve bu talebe yönelik bilirkişi raporunda belirtilen hesaplamanın yapılması isteği bulunduğunu, reddi istenen hakimin, mevcut dosyayı uzatmaya matuf bir istemde bulunduğunu iddia eden bir mütalaa sunmuş olmasının dahi, başlı başına bir reddi hakim sebebi olduğunu belirterek kararın kaldırılmasının gerektiğini belirtmiştir.
6100 sayılı HMK'nun 34. maddesi "(1) Hâkim, aşağıdaki hâllerde davaya bakamaz; talep olmasa bile çekinmek zorundadır:
a) Kendisine ait olan veya doğrudan doğruya ya da dolayısıyla ilgili olduğu davada.
b) Aralarında evlilik bağı kalksa bile eşinin davasında.
c) Kendisi veya eşinin altsoy veya üstsoyunun davasında.
ç) Kendisi ile arasında evlatlık bağı bulunanın davasında.
d) Üçüncü derece de dâhil olmak üzere kan veya kendisini oluşturan evlilik bağı kalksa dahi kayın hısımlığı bulunanların davasında.
e) Nişanlısının davasında.
f) İki taraftan birinin vekili, vasisi, kayyımı veya yasal danışmanı sıfatıyla hareket ettiği davada." şeklinde düzenlenmiştir.
6100 sayılı HMK'nun 39. maddesinde ''Hâkim, taraflardan birinin ret talebi üzerine veya kendiliğinden çekilme yönünde görüş bildirirse, ret talebini incelemeye yetkili merci, bu çekilmenin kanuna uygun olup olmadığına karar verir.''şeklinde düzenlenmiştir.
6100 sayılı HMK'nun 40.Maddesinde "(1) Hâkimin reddi talebi, reddi istenen hâkim katılmaksızın mensup olduğu mahkemece incelenir.
(2) Reddedilen hâkimin katılmamasından dolayı mahkeme toplanamıyor ya da mahkeme tek hâkimden oluşuyor ise ret talebi, o yerde asliye hukuk hâkimliği görevini yapan diğer mahkeme veya hâkim tarafından incelenir. O yerde, asliye hukuk hâkimliği görevi tek hâkim tarafından yerine getiriliyorsa, o hâkim hakkındaki ret talebi, asliye ceza hâkimi varsa onun tarafından, yoksa en yakın asliye hukuk mahkemesince incelenir.
(3) Sulh hukuk hâkimi reddedildiği takdirde, ret talebi, o yerdeki diğer sulh hukuk hâkimi tarafından incelenir. O yerde, sulh hukuk hâkimliği görevi tek hâkim tarafından yerine getiriliyorsa, o hâkim hakkındaki ret talebi, bulunma sıralarına göre; o yerdeki sulh ceza hâkimi, asliye hukuk hâkimi, asliye ceza hâkimi, bunların da bulunmaması hâlinde, en yakın yerdeki sulh hukuk hâkimi tarafından incelenir.
(4) Bölge adliye mahkemesi hukuk dairelerinin başkan ve üyelerinin reddi talebi, reddedilen başkan ve üye katılmaksızın görevli olduğu dairece karara bağlanır. Hukuk dairelerinin toplanmasını engelleyecek şekildeki toplu ret talepleri dinlenmez." şeklide düzenlenmiştir.
HMK'nun 36. maddesinde '' (1) Hâkimin tarafsızlığından şüpheyi gerektiren önemli bir sebebin bulunması hâlinde, taraflardan biri hâkimi reddedebileceği gibi hâkim de bizzat çekilebilir. Özellikle aşağıdaki hâllerde, hâkimin reddi sebebinin varlığı kabul edilir:
a) Davada, iki taraftan birine öğüt vermiş ya da yol göstermiş olması.
b) Davada, iki taraftan birine veya üçüncü kişiye kanunen gerekmediği hâlde görüşünü açıklamış olması.
c) Davada, tanık veya bilirkişi olarak dinlenmiş veya hâkim ya da hakem sıfatıyla hareket etmiş olması; uyuşmazlıkta arabuluculuk veya uzlaştırmacılık yapmış bulunması.
ç) Davanın, dördüncü derece de dâhil yansoy hısımlarına ait olması.
d) Dava esnasında, iki taraftan birisi ile davası veya aralarında bir düşmanlık bulunması.''şeklinde düzenlenmiştir.
Mahkemece, tarafların iddia ve savunmaları ile delillerinin dosya kapsamına ve yasalara uygun olarak değerlendirip verilen kararın, usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına ve özellikle ret sebeplerinin HMK'nun 36.maddesinde sayılı sebeplerden olmaması, dosya hakiminin verdiği usul ve esasa ilişkin kararların asıl karar ile birlikte kanun yoluna başvurulacağı, verdiği bu kararlarından dolayı taraflı davrandığına ilişkin bir delil bulunmadığının anlaşılmasına göre reddi hakim talebinde bulunan istinaf kanun yolu başvurularının esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
KARAR : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
Reddi hakim talebinde bulanan tarafın istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 43/2 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
Kararın taraflara tebliğine,
İstinaf karar harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 43/2. maddesi uyarınca kesin olmak üzere 17.12.2024 günü oy birliği ile karar verildi.