(5237 S. K. m. 7, 35, 116, 142, 151)
Suça sürüklenen çocuğun hırsızlık suçundan TCK'nın 142/2-h, 35/2,31/3 maddeleri gereğince neticeten 1 Yıl 8 Ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair hükme yönelik istinaf isteği yönünden CMK'nın 280/1 maddesi gereğince dosya ve dosyayla birlikte sunulmuş olan delillerin incelenmesi sonunda;
02/08/2016 tarihli yakalama, üst arama, teslim ve tesellüm tutanağında detaylı olarak belirtildiği üzere görevli memurların kovalamacısından kaçan suça sürüklenen çocuğun peşindeki görevli memurların takibinden kurtulmak için mağdurun evine girip saklandığı, saklanmasına rağmen peşindeki görevli memurlar tarafından yakalandığı, mağdurun herhangi bir eşyasını hırsızlamak için değil, peşindeki görevli memurların takibinden kurtulmak amacıyla mağdurun evine girdiği, hırsızlık kastı bulunmadığından hırsızlık suçunun unsurları itibariyle oluşmadığı, yakalama, üst arama ve teslim ve tesellüm tutanağı, mağdur beyanı, savunma, olay yeri inceleme raporu, raporlar ve sair dosyanın bu yönde olduğundan ve olayın daha fazla araştırması gerektiren herhangi bir sebebin kalmadığı anlaşıldığından ve yeniden duruşma yapılarak davanın yeniden görülmesini, olayın daha fazla araştırılmasını, hükmün kaldırılmasını gerektirmeyen, düzeltilebilir hukuka aykırılık niteliğindeki CMK'nın 223 maddesine aykırılık yönünden istinaf başvurusu yerinde görülerek;
Hırsızlık suçuna ilişkin hükümdeki TCK'nın 142/2-h,35/2,35/3 maddelerinin uygulanmasına TCK'nın 143,62,51, CMK'nın 231. Maddelerinin uygulanmamasına ilişkin bölümlerinin hükümden çıkarılıp yerine;
"Yüklenen hırsızlık suçu açısından failin kastının bulunmaması sebebiyle CMK'nın 223/2-c maddesi gereğince suça sürüklenen çocuğun müsnet suçtan BERAATİNE," bölümlerinin konulması suretiyle CMK'nın 303, 280/1.a maddeleri gereğince hatalı karardaki hukuka aykırılığın DÜZELTİLEREK, suça sürüklenen çocuk müdafiinin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
Suça sürüklenen çocuğun konut dokunulmazlığını ihlal suçundan ve mala zarar vermek suçundan cezalandırılmasına dair hükümlere yönelik istinaf isteği yönünden CMK'nın 280/1 maddesi gereğince dosya ve dosyayla birlikte sunulmuş olan delillerin incelenmesi sonunda;
Suça sürüklenen çocuğun hırsızlık suçundan beraatine karar verilmesi dolayısıyla CMK'nın 253/3 maddesindeki uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla işlenmiş olması halinin ortadan kalktığı, bu sebeple de konut dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar vermek suçlarının uzlaşma kapsamında kaldığı, gözetilerek CMK'nun 174 maddesi gereğince uzlaşma usulü uygulanmaksızın düzenlenen iddianamenin iadesi gerektiği gibi uzlaştırma kapsamındaki suçlara ilişkin kovuşturmanın sürdürülmesi ve esastan hüküm verilmesi, uzlaşmanın gerçekleşmemesi şartına bağlı tutulduğundan uzlaşmanın gerçekleşmemesi şartı gerçekleşmedikçe kovuşturmanın sürdürülmesi ve esastan hüküm (bilhassa mahkumiyet hükmü) verilmesinin usul ve kanuna aykırı olması gözetilerek uzlaşmanın gerçekleşmemesi şartının gerçekleştiğinin hangi sebeple kabul edildiği hususunda kararın herhangi bir açıklama ya da gerekçe içermemesinin,
Yine 6763 sayılı kanunun yürürlüğe girmesi sebebiyle TCK'nın 7/2 maddesinin hükmü de dikkate alındığında TCK 116, 151/1, CMK'nın 253 ve 254 madde hükümlerinin mağdurun yanı sıra savunma için de uzlaşma hakkı içerdiği, uzlaşma hakkının kullanılması için savunmaya imkan verilmesi gerektiği, uzlaşma hakkını kullanma imkanı verilmemesinin savunma hakkının sınırlandırılması niteliğinde olduğu, savunma hakkının sınırlandırılmış olmasının CMK'nın 289/1.g-h maddesi anlamında hukuka kesin aykırılık niteliğinde olması sebebiyle suça sürüklenen çocuk müdafiinin istinaf sebepleri de bu yönden yerinde görüldüğünden suça sürüklenen çocuğun konut dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar vermek suçlarından cezalandırılmasına dair iki HÜKMÜN BOZULMASINA,
Dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükümleri bozulan mahkemeye gönderilmesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda verilen; hırsızlık, mala zarar vermek ve konut dokunulmazlığını ihlal suçlarının hükümlerine ait kararların CMK'nın 286/1-2a-b maddesi gereğince kesin olarak verildiği, açıklanarak oyçokluğu ile karar verildi. 13/10/2017
KARŞI OY:
5271 sayılı CMK.nun 193/2. maddesindeki derhal beraat kararı verilecek hallerin eylemin suç teşkil etmemesi gibi durumlara yönelik olduğu, sanığa, müştekiye usulen haber verilmeden ve duruşma açılmadan dosya üzerinden beraat kararı verilmesine;
CMK 2./1-f maddesinde, kovuşturma “iddianamenin kabulü ile başlayıp hükmün kesinleşmesine kadar geçen evreyi" belirtmekte olup ilk derece mahkemesince karar verilmesini müteakip istinaf başvurusunda bulunulması üzerine dava dosyası dairemize gelmiş olmakla henüz kesinleşen bir karardan söz etmenin mümkün bulunmadığı, kovuşturma aşamasının halen sürmesi nedeni ile CMK 254. maddesindeki düzenlemeye göre uzlaştırma işleminin dairemizce yapılmasının gerekip duruşma açılarak uzlaştırma hükümlerinin uygulanması gerektiği kanaatinde olduğumdan sayın çoğunluğun görüşüne muhalifim. 13/10/2017 (¤¤)