(5237 S. K. m. 64, 142) (5271 S. K. m. 223)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf başvurusunda bulunan müdafinin istinaf dilekçesi içeriğine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Suça Sürüklenen Çocuk hakkında atılı suçlar nedeniyle istinaf olunan hükümlerin verilmesinden sonra tefhimden itibaren yasal süre içerisinde kararın istinaf edilmesi akabinde bu kere 28/11/2016 tarihli dilekçeyle Suça Sürüklenen Çocuğun karıştığı bir trafik kazası sonrasında öldüğünden bahisle hükmün kaldırılmasının ve kamu davalarının düşmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmakla,
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
UYAP ortamından alınan nüfus kaydına göre Suça Sürüklenen Çocuğun öldüğünün anlaşılması karşısında Yargıtay CGK'nın 05/03/2013 günlü, 2012/1-1560 esas ve 2013/81 karar sayılı ve aynı günlü 2013/8-131 esas ve 2013/75 karar sayılı içtihatlarında da belirtildiği üzere, temyiz incelemesinden önce sanığın ölmesi hâlinde, müsadereye tâbi eşya olsa bile 5237 sayılı TCK'nın 64. maddesi uyarınca, hükmün bozulmasıyla yetinilmesi, müteakip işlemlerin ise; mahkemesince yapılması gerektiğinin kabul edilmesi; UYAP'tan alınan nüfus kaydına göre, suça sürüklenen çocuğun 25/11/2016 tarihinde öldüğünün belirtilmiş olması karşısında, 5271 sayılı CMK'nın 223/8 ve TCK'nın 64/1. maddeleri uyarınca suça sürüklenen çocuğun öldüğünün anlaşılması hâlinde kamu davasının düşürülmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunmasının bozmayı gerektirdiği değerlendirilerek başkaca yönleri incelenmeksizin HÜKMÜN BOZULMASINA,
DOSYANIN YENİDEN İNCELENMEK VE HÜKMOLUNMAK ÜZERE HÜKMÜ BOZULAN İLK DERECE MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, CMK 284/1 maddesi uyarınca kesin olmak üzere 14.02.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)