Yukarıda açık kimliği yazılı sanıklar hakkında verilen hükmün süresi içinde istinafı üzerine Dairemizce yapılan duruşma sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 19/09/2017 tarih ve 2017/32733 esas sayılı iddianamesiyle; Suç tarihinde müştekinin Karabağlar İlçesi Muammer Akar Mahallesi İnönü Caddesi No:743/14 adresindeki evinin kapısının kilit göbeği kırılarak evine girilip evinden bir adet tek taş yüzük, bir adet alyans, bir adet üzerinde ince altın yüzük, 3 adet altın kolye ve 2 çift altın küpenin hırsızlandığı, olay yerinde güvenlik kamera görüntüleri ve tanık İ. S.'nun beyanları ile yaptırılan fotoğraf teşhisinde şüpheliler C. C.'ın ve Ö. A.'ın tespit edildikleri, şüpheli C. C.'ın Sulh Ceza Hakimliğindeki sorgu savunmasında Emniyetteki kolluk savunmasını tekrar ederek çalışmadığını, paraya ihtiyacı olduğunu, arkadaşı Ö. A. ile hırsızlık yapmaya karar verdiğini, müştekinin ziline bastıklarını, kimsenin olmadığını anlayınca kapı kilit göbeğini kırıp içeri girdiklerini, içeriden ziynet eşyalarını alıp çıktıklarını, daha sonra kuyumcuya sattıklarını belirterek suçlamayı kabul ve ikrar ettiği anlaşılmakla, sanıkların eylemlerine uyan TCK 142/2-h, 116/1, 151/1, 53, 63, 58 maddeleri gereğince ayrı ayrı cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır.
YEREL MAHKEME HÜKMÜ:
Mahkemece sanık hakkında;
-Bina İçinde Muhafaza Altına Alınmış Olan Eşya Hakkında Hırsızlık suçundan sanıklar hakkında ayrı ayrı TCK 142/2-h, 62 maddeleri gereğince 4 yıl 2 ay hapis cezası, TCK 53 maddesi gereğince hak yoksunluğu, TCK 58 maddesi,
-Konut Dokunulmazlığını İhlal Etme suçundan sanıklar hakkında ayrı ayrı TCK 116/1, 119/1-c, 62 maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası, TCK 53 maddesi gereğince hak yoksunluğu, TCK 58 maddesi,
-Mala Zarar Verme suçundan sanıklar hakkında ayrı ayrı TCK 151/1, 62 maddeleri gereğince 3 ay 10 gün hapis cezası, TCK 53 maddesi gereğince hak yoksunluğu, TCK 58 maddesi uygulanmasına karar verilmiştir.
İSTİNAF TALEBİ:
Sanık C. C. müdafisi istinaf dilekçesinde; görüntülerin bilirkişiye gönderilerek çözümünün yapılmasını talep ettiklerini ancak bu talebin reddedildiğini, eksik incelemeyle karar verildiğini, mahkumiyete yeterli kesin delil olmadığını, tanığın yapmış olduğu teşhis işleminin geçersiz olduğunu, yerel mahkeme kararının bozularak sanığın beraatine karar verilmesini talep etmiştir.
Sanık Ö. A. istinaf dilekçesinde; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, bozularak beraatine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
Sanık Ö. A. ilk derece mahkemesindeki savunmasında: "Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. İddia edildiği gibi suça konu hırsızlık olayını diğer sanık olarak adı geçen C.C.’la olaya katılmış değilim. C. C.'ın niye benim hakkımda beyanda bulunduğunu bilemiyorum. Kendisini mahalleden tanıyorum. Onun dışında birlikte hırsızlık olayına katılmış değiliz" şeklinde savunmada bulunmuştur.
Sanık Ö. A. Dairemizdeki savunmasında ve beyanında: "İstinaf dilekçemin içeriğini tekrar ederim, ben kesinlikle tek başıma ve diğer sanıkla atılı suçları işlemedim, müştekiye ait eve girmedim, suçsuzum, beraatimi isterim." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Sanık C. C. ilk derece mahkemesindeki savunmasında: "Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. Daha önceden de hırsızlık olayları nedeniyle emniyet görevlileri ile sorun yaşamıştım. Bu nedenle hırsızlık olaylarında güvenlik kamera kayıtlarında geçen şahısların ben ve diğer sanık olduğu söylenilerek hakkımızda tutanak tuttular. Bu anlamda daha önceki hırsızlık olaylarına katıldığıma ilişkin beyanları da kabul etmiyorum. Olayla ilgim yoktur" şeklinde savunmada bulunmuştur.
Sanık C. C. Dairemizdeki savunmasında ve beyanında: "Avukatım tarafından verilen istinaf dilekçesini tekrar ederim, bizim bu olayla bir alakamız yoktur, hırsızlık masasında dosyayı zorla bana kabul ettirdiler, ben mahkemede işin doğrusunu söyledim ve dosyanın da görüntüler yönünden bilirkişiye gönderilmesini istedim ancak kayda almadılar, tek başıma veya huzurdaki diğer sanıkla birlikte atılı suçları işlemedim, sanık Ö.'i öncesi itibariyle tanırım, öncesi itibariyle ikimizin birlikte mahkum olduğu suç olmuştur, ceza aldık, ancak bu olayı işlemedik, olay tarihinde ve öncesinde Ö.'i görmedim, suçsuzum, yerel mahkemenin mahkumiyet kararları doğru değildir, kaldırılsın, beraatime karar verilsin, dedi.
Katılan E. Y. ilk derece mahkemesindeki beyanında: "Olay tarihinde saat 08:00 sıralarında evden çıkmıştık. Daha sonra 18:30 sıralarında eve geldiğimizde evin dış kapısının kilit göbeğinin kırılarak içeriye girildiğini ve içeriden müracaat tutanağında geçtiği üzere 1 adet tek taş yüzük, 1 adet alyans, 1 adet ince altın yüzük, 3 adet altın kolye ve 2 çift altın kolyenin çalındığını tespit ettik. Ayrıca müracaat sonrası benim tespit ettiğim kadarıyla 1.800-TL nakit para, 1 adet saatimde çalınmıştı. Toplamında tahmini 12.000-TL ile 15.000-TL arasında zararım mevcuttur. Bana herhangi bir ödemede bulunulmamıştır. Olay nedeniyle sanıklardan şikayetçiyim. Katılma talebim vardır" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık K. C. ilk derece mahkemesindeki beyanında: "Olay tarihinde mahallede kahvehanede bulunduğum sırada kahvehaneden çıkıp eve gitmek isterken A. Ö.'i gördüm, el edip durduğunda beni eve bırakmasını rica ettim. Araba ile giderken emniyet görevlileri bizi durdurdular. Arka koltukta C. C.'ın da uzandığını o an fark ettim. Daha sonra C. C.'ı emniyete götürdüler. Bilgim bundan ibarettir" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık A. Ö. ilk derece mahkemesindeki beyanında: "Olay tarihinde C. C.'ı Bozyaka'dan arabama aldım. Kendisi ile arkadaş olduğumuzda birlikte araba ile gezdik. Daha sonra gezinirken K. C.'e rastladık. Bu arada C. C. arkaya geçip arabanın arka koltuğunda uyumuştu. K.'ı eve doğru götürürken emniyet görevlileri bizi durdurup uygulama yaptılar. Bir olaya katıldığından bahisle sanığı göz altına almışlardı. Hırsızlık olayına ilişkin herhangi bir bilgiye sahip değilim" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık İ. S. ilk derece mahkemesindeki beyanında: "Olay tarihinde benim hırsızlık yapılan binanın altında bulunan iş yerinde bulunduğum sırada huzurdaki sanığın yanında başka bir şahıs ile birlikte ki bunu Ö. A. olarak fotoğraftan teşhis etmiştim. Bu şahıslar sözü edilen apartmana girdiler. Yaklaşık 15 dakika kadar sonra apartmandan çıkıp gittiler. Daha sonradan müşteki hırsızlık olayı olduğunu söyleyince karakola gidip görüntüleri de incelemek suretiyle teşhiste bulunmuştum" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık İ. S. Dairemizdeki beyanında: "Benim Poligonda kuru temizleme dükkanım vardır, müşteki E. Y. hemen yan binada oturur, olaydan müştekinin daha sonra gelip benim evime hırsızlar girmiş demesi üzerine haberdar oldum, müşteki bana aynı gün söyledi, ben akşam üzeri binadan 2 genç çocuğun çıktığını gördüm, ancak girdiğini görmedim, üzerinden zaman geçtiği için şahısların başında şapka olup olmadığını bilmiyorum, giyimlerini hatırlamıyorum, daha sonra müşteki hırsızlık olayından bahsedince ben de 2 kişiyi gördüğümü söyledim, daha sonra polisler geldi, binanın güvenlik kameralarına baktılar, karakolda polis tarafından bana bilgisayarda resimler gösterildi ancak ne kadar resim gösterildiğini hatırlamıyorum, şu an mahkeme huzurunda bana göstermiş olduğunuz hem SEGBİS aracılığıyla hem burada bulunan sanıkların olayı işleyen kişiler olduğu konusunda net bir şey söyleyemem, hava kararmak üzereydi, huzurdaki her iki gösterdiğiniz sanığı atılı suçların failleri olduğu konusunda tam olarak teşhis edemiyorum, bilgim bundan ibarettir, dedi.
ESAS HAKKINDA MÜTALAA:
Cumhuriyet Savcısı: "1-Sanık C. C.'ın üzerine atılı Bina İçinde Muhafaza Altına Alınmış Olan Eşya Hakkında Hırsızlık, Mala Zarar Verme, konut Dokunulmazlığını İhlal Etme suçları yönünden; soruşturma ve kovuşturmanın sonuçlarını içeren tutanaklar, belgeler ve ileri sürülen savunmalar doğrultusunda yapılan incelemede;
Sanığa yükletilen dava konusu eylemlerin yasada öngörülen suç tiplerine uygun olarak nitelendirildiği, İddiaya, savunmalara ve toplanıp karar yerinde gösterilen yeterli kanıtlara göre belirtilen suçun sanık tarafından işlendiği, soruşturma aşamalarında ileri sürülen iddia, itiraz ve savunmaların incelenip tartışıldığı ve kanıtlara uygun olarak değerlendirildiği, yasal ve takdiri arttırıcı ve indirici nedenlerin gözetildiği, duruşma sonunda oluşan vicdani kanı ve uygulama maddeleri uyarınca cezaların doğru olarak belirlendiği, anlaşıldığından, sanığın, ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine, karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa olunur.
2-)Her ne kadar yerel mahkemece yapılan yargılama sonunda Sanık Ö. A.'ın Bina İçinde Muhafaza Altına Alınmış Olan Eşya Hakkında Hırsızlık, Mala Zarar Verme, konut Dokunulmazlığını İhlal Etme suçlarından cezalandırılmasına karar verilmiş ise de,
Sanığın tüm aşamalarda suçlamayı kabul etmediği, olay yerinde sanığa ait vücut izinin tespit edilemediği, fotoğraftan teşhis eden tanık İ. S. tarafından duruşmada fiziken tesbit edilemediği,
Mevcut bulgulara göre sanığın atılı suçu işlediğine dair sanık C. C.'ın suç isnadı dışında yeterli ve inandırıcı kesin delil elde edilemediğinden CMK 280/2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılarak şüpheden sanık yararlanır ilkesi uyarınca atılı tüm suçlardan CMK'nun 223/2-e maddesi uyarınca beraatına karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa olunur" şeklinde mütalaada bulunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Tüm dosya kapsamından 21/08/2017 günü saat 17:56 sıralarında sanık C. C.'ın katılan E. Y.'a ait Karabağlar ilçesi İnönü Cad. No:743/14 adresindeki ikametinin kapı kilit göbeğini kırarak içeri girdiği, evden 1 adet tektaş yüzük, 1 adet alyans, 1 adet üzerinde. olan altın yüzük, 3 adet altın kolye, 2 çift altın küpeyi aldığı, sanık C.'ın emniyette avukat huzurundaki ifadesinde ve Sulh Ceza Hakimliğindeki ifadesinde üzerine atılı suçu işlediğini ikrar ettiği, atılı suçu Ö. A. ile birlikte işlediklerini, çaldıkları eşyaları kuyumcuya sattıklarını beyan ettiği, sanık Ö. A.'ın gerek soruşturma gerek kovuşturma aşamasında suçlamayı kabul etmediği, tanık İ. S.'nun duruşmada sanık C.'ı teşhis ettiği, böylelikle sanık C.'ın üzerine atılı suçu işlediğinin sabit olduğu, mahkumiyeti gerektiği, suça konu eşyaların değerinin 12.000 TL kadar olduğu, mahkemece hırsızlık suçundan mahkumiyet hükmü kurulurken TCK 61 maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken söz konusu maddenin 1.fıkrasında 7 bent halinde sayılan hususlarla aynı kanunun 3.maddesinin1.fıkrasındaki "suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur" şeklindeki yasal düzenlemeler ile dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar birlikte ve isabetle değerlendirilip, denetime olanak verecek şekilde ve somut gerekçelerde gösterilmek suretiyle ilgili kanun maddesindeki cezanın alt ve üst sınırları arasında takdir hakkının kullanılması, temel cezanın hak ve nefasete uygun bir şekilde tayin edilmesi gerekirken, orantılılık ilkesine aykırı olarak temel cezanın asgari hadden belirlenmesi doğru görülmemişse de aleyhe istinaf olmadığı, sanık C. hakkındaki mahkumiyet hükümlerine ilişkin istinaf başvurularının esastan reddine karar vermek gerektiği,
Her ne kadar sanık Ö. hakkında hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçlarından cezalandırılması talep edilmiş ve mahkemece mahkumiyetine karar verilmişse de, sanık Ö.'in suçlamayı kabul etmediği, Ulusal Kriminal Polis Laboratuvarından gelen bilirkişi raporunda da kamera görüntüsündeki kişilerin sanık C. C. ve sanık Ö. A. olup olmadığının tespit edilmesinin mümkün olamayacağının belirtildiği, sanık Ö.'in atılı suçları işlediğine dair diğer sanık C.'ın atfı cürüm niteliğindeki beyanı dışında delil olmadığından sanık Ö. A. hakkındaki mahkumiyet hükümlerinin kaldırılarak atılı suçlardan beraatine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
SONUÇ: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
A-)İzmir 4. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2017/775 esas 2018/530 karar sayılı 19/06/2018 tarihli kararı ile sanık C. C. hakkında katılan E. Y.'a yönelik hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal etme ve mala zarar verme suçlarından mahkumiyetine dair kararlara yönelik sanık müdafii tarafından kararların bozulması talebiyle istinaf yoluna başvurulmakla; Dairemizce duruşma açılmasına karar verilerek yapılan yargılama sonucunda bu yöndeki hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal etme ve mala zarar verme suçları yönünden yerel mahkemenin mahkumiyet kararlarının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla; CMK madde 280/2 gereğince sanık müdafiinin istinaf gerekçeleri yerinde görülmediğinden bu yöndeki İSTİNAF BAŞVURULARININ AYRI AYRI ESASTAN REDDİNE,
B-)İzmir 4. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2017/775 esas 2018/530 karar sayılı 19/06/2018 tarihli kararı ile sanık Ö. A. hakkında katılan E. Y.'a yönelik hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal etme ve mala zarar verme suçlarından dolayı mahkumiyetine dair verilen hükümlerle ilgili olarak sanık tarafından kararların bozulması talebiyle istinaf yoluna başvurulmakla; Dairemizce yapılan yargılama sonucunda sanık hakkındaki mahkumiyetine dair bu yöndeki yerel mahkemece verilen kararların usul ve yasaya aykırı olduğu anlaşılmakla; CMK madde 280/2 gereğince bu yöndeki HÜKÜMLERİN KALDIRILMASINA,
1-)Sanık Ö. A.'ın katılan E. Y.'a yönelik atılı hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal etme ve mala zarar verme suçlarını işlediğine dair suçu inkar eden savunmasının aksine her türlü şüpheden uzak kesin, yeterli ve inandırıcı delil elde edilemediğinden CMK madde 223/2-e gereğince yüklenen suçların sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle sanığın atılı suçlardan AYRI AYRI BERAATİNE,
Yerel mahkemece ve dairemizce sanık C. ile ilgili yapılan 340 TL yargılama giderinin mahkum olan sanık C.'dan tahsiline,
Beraat eden sanık Ö. ile ilgili yargılama giderinin hazine üzerinde bırakılmasına,
Dairemizce sanık C. ile ilgili istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararlar yönünden CMK madde 286/2-a gereğince KESİN olarak,
Dairemizce sanık Ö. ile ilgili verilen beraat kararları yönünden; huzurda bulunanlar yönünden tefhim tarihinden itibaren, bulunmayanlar yönünden tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt katibine beyanda bulunmak veyahut da bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi veya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek suretiyle, Yargıtay İlgili Ceza Dairesi tarafından incelenmek üzere TEMYİZ yoluna başvurabileceği, temyiz yasa yoluna gidilmediği taktirde kararın kesinleşeceği ve infaza konu olacağına ilişkin, Cumhuriyet Savcısının huzuruyla talebe uygun, sanıkların yüzüne karşı, katılanın yokluğunda oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09.10.2019 (¤¤)